EKONOMİ - 17 Nisan 2025 Perşembe 14:00 | Son Güncelleme : 17 Nisan 2025 Perşembe 14:16

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!

A
A
A
Merkez Bankası faiz kararını açıkladı!

Merkez Bankası faizi 350 baz puan artırarak, yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya yükseltti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya yükseltilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 46’dan yüzde 49’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 41’den yüzde 44,5’e yükseltti.

Karar metninde şu ifadelere yer verildi:

''Enflasyonun ana eğilimi mart ayında gerilemiştir. Aylık temel mal enflasyonunun finansal piyasalardaki gelişmelerin etkisiyle nisan ayında bir miktar yükseleceği, hizmet enflasyonunun ise görece yatay seyredeceği öngörülmektedir. Öncü veriler yurt içi talebin ilk çeyrekte ivme kaybetmekle birlikte öngörülenin üzerinde seyrettiğini ve enflasyonu düşürücü etkisinin azaldığını ima etmektedir. Küresel ticarette artan korumacı eğilimlerin küresel iktisadi faaliyet, emtia fiyatları ve sermaye akımları kanalıyla dezenflasyon sürecine olası etkileri yakından takip edilmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.

Para politikasındaki kararlı duruş; yurt içi talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme vasıtası ile dezenflasyon sürecini güçlendirmektedir. Maliye politikasının artan eşgüdümü de bu sürece önemli katkı sağlayacaktır. Enflasyonda kalıcı düşüş ve fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşu sürdürülecektir. Bu doğrultuda, politika faizi; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla belirleyecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.
Finansal piyasalarda son dönemde yaşanan gelişmeler neticesinde parasal aktarım mekanizmasını destekleyen ilave adımlar ivedilikle atılmıştır. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir.
Kurul, politika kararlarını parasal sıkılaştırmanın gecikmeli etkilerini de dikkate alarak, enflasyonun ana eğilimini geriletecek ve enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Bu doğrultuda, tüm para politikası araçları kararlılıkla kullanılacaktır. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.''  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da iftar saatinde feci kaza: 1 ölü, 2 yaralı İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde iftar saatinde meydana gelen trafik kazasında sürücü hayatını kaybederken, eşi ve çocuğu ise yaralandı. Kaza, iftar saatinde Arnavutköy Hacımaşlı Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, F.N. (28) yönetimindeki 38 KH 077 plakalı kamyonet, Hacımaşlı istikametine ilerlediği sırada karşı yönden gelen İsa Taşkan (39) idaresindeki 34 TU 7079 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle otomobil savrulurken, sürücü İsa Taşkan (39), eşi Hanife Taşkın ve çocuğu A.D.B. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis olay yerinde güvenlik önlemi aldı. Sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde İsa Taşkan’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Yaralanan eşi Hanife Taşkan ve çocuğu ise ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Polis ekipleri, kamyonet sürücüsü F.N.’yi yapılan sağlık kontrolünün ardından gözaltına aldı. "Bu yol çok tehlikeli hale geldi" Mahalle sakinlerinden Gürol Özkan, "Burası köyümüzden Arnavutköy’e giden orman yolu. Bir köylümüz trafik kazasında yaşamını yitirdi. Hacımaşlı Mahallesi’nde yapılan toplu konut inşaatları başladıktan sonra bu yolu sıklıkla kullanmaya başlayan kamyonlar burayı çok tehlikeli hale getirdi. Biz sürekli bu tarz olaylarla karşılaşıyoruz. Buraya bir önlem alınmasını istiyoruz. Bugün de bir akrabamız, aynı zamanda köylümüz yaşamını yitirdi" ifadelerini kullandı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Düzce İkinci el araç piyasasında durgunluk yaşanıyor Düzce’de otomotiv sektörü 2026 yılına durgunlukla başlarken, sektör temsilcileri yatırımcıların farklı alanlara yönelmesinin piyasaya yansımalarını değerlendiriyor. Düzce’de uzun yıllardır galericilik yapan İhsan Açıkgöz, 2026 yılı itibariyle otomotiv piyasasında yaşanan durgunluğa ilişkin açıklamalarda bulundu. Piyasalardaki yön değişimlerinin sektörü doğrudan etkilediğini belirten Açıkgöz, araç alım satımında ciddi bir yavaşlama yaşandığını ifade etti. Geçmiş yıllarda kripto para borsalarındaki yükseliş dönemini hatırlatan Açıkgöz, "Kripto para artarken herkes o işin uzmanıydı. Ardından araç fiyatları yükseldi, bu kez herkes araç satış uzmanı oldu. Şimdi ise altın ve gümüş yükseliyor, herkes bu alanın uzmanı kesildi" dedi. 30 yılı aşkın süredir galericilik yaptıklarını belirten Açıkgöz, çok iyi ve çok kötü piyasa dönemleri gördüklerini vurguladı. "Araç satışı eş-dost üzerinden dönüyor" Mevcut dönemde araç alım satımının büyük ölçüde tanıdık çevre üzerinden gerçekleştiğini söyleyen Açıkgöz, şehir dışından araç alımının ciddi oranda azaldığını kaydederek, "İnsanlar artık ’Arabamı satayım’ diye galerilere koşmuyor. Sadece eş, dost ve tanıdık vasıtasıyla alım satım yapılıyor. Şehir dışından araç almaya kimse sıcak bakmıyor. Çünkü dışarıdan alınan araçlarda yaşanan sorunlar güveni zedeledi. Bu nedenle alışveriş daha çok bilindik çevrede dönüyor" diye konuştu. Altın ve gümüş yatırımı araç satışını etkiliyor Araç satışlarındaki düşüşün başlıca nedenlerinden birinin yatırım tercihlerindeki değişim olduğunu belirten Açıkgöz, vatandaşların birikimlerini otomobile bağlamak yerine altın ve gümüşe yöneldiğini söyleyerek, "Altın ve gümüş sürekli yükseliyor. İnsanlar parasını faize ya da kıymetli metallere yatırıyor. Yüksek faiz oranları da piyasayı etkiliyor. Çoğu esnaf şu an kâr etmiyor, sadece günü kurtarıyor. Ancak müşteri portföyü güçlü olan işletmeler ayakta kalabiliyor" şeklinde konuştu. "Savaş bitmeden piyasaların düzelmesini beklemek yanlış" Altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişi de küresel gelişmelere bağlayan İhsan Açıkgöz, piyasaların normalleşmesi için uluslararası gerilimlerin sona ermesi gerektiğini savunarak, "Altın ve gümüş savaş odaklı yükseliyor. Ne zaman savaşlar biter, o zaman bu emtialarda gerileme olur. Ardından araç ticareti, arsa ve konut piyasası yeniden hareketlenir. Ancak savaşlar bitmeden eski düzenin geri gelmesini beklemek doğru olmaz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er, vatandaşların mahalle bakkallarına ve fırınlarına olan borçlarını kapattı Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, mübarek Ramazan ayında Osmanlı’dan miras kalan zimem defteri geleneğini sürdürerek, ihtiyaç sahibi vatandaşların mahalle bakkallarına olan borçlarını kapattı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Osmanlı döneminde Ramazan aylarında maddi durumu iyi olanların bakkal esnafının veresiye defterlerini rastgele sayfalar seçerek satın alıp borçlarını silme geleneğini sürdürdü. Kentte ihtiyaç sahiplerinin yoğunlukta yaşadığı mahallelere giden Başkan Er, zimem defteri geleneği kapsamında ihtiyaç sahiplerinin bütün borçlarını kapattı. Bakkalların mahalle için önemli yerler olduğunu dile getiren Başkan Er, "3,5 sene bakkallık yaptım. Mahalle bakkalı çok önemli; mahallenin en güvendiği yerdir. Bakkal, o mahallenin ağabeyidir, amcasıdır, kardeşidir, evladıdır. Gelir derdini sana anlatır. Aileler çocuklarını bakkala emanet ederlerdi. Ben bakkallık yaparken aileler çocuklarını getirirlerdi. Benim matematiğim çok iyiydi. Çocuklara ders çalıştırırdım" dedi. Ziyaretinde bakkallardan borç defterlerini isteyen Başkan Sami Er, "Osmanlı’da zimem defteri geleneği vardır. Hali vakti yerinde olan insanlar bakkala gider, mahallelinin ne borcu varsa bir sayfayı açar öderdi. Biz sadece bir sayfayı değil, bütün borç defterini kapatacağız. Bakkala borcu olan mutlaka ihtiyaç sahibidir. Biz o borçları kapatmaya geldik. Büyükşehir Belediyemizin de imkânları var ama hayır sahipleriyle vatandaşlar arasında bir köprü oluşturuyoruz" diye konuştu. Hayırseverler ile ihtiyaç sahibi vatandaşlar arasında köprü görevi üstlenen Büyükşehir Belediyesi, bakkallara ve fırınlara borçlu olan ihtiyaç sahibi vatandaşların borçlarını kapatmak isteyen hayırseverlerin de desteklerini bekliyor.
İstanbul Zeytinburnu’nda cesetleri bulunan anne ve kızın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’ndan alındı İstanbul Zeytinburnu’nda denize atlamaları sonucu hayatını kaybeden anne ve kızının cenazeleri aile yakınları tarafından Adli Tıp Kurumu morgundan alındı. Olay, dün akşam saat 22.00 sıralarında Zeytinburnu’nda bulunan Kazlıçeşme Sahili’nde yaşandı. Balık tutmaya gelen vatandaşlar denizde gördükleri hareketsiz halde duran insan bedeni sonrası polise ihbarda bulunmuş, olay yerine gelen polis ekiplerinin yaptığı inceleme sonrası, denizden çıkartılan cesedin 8 yaşındaki H.İ.Ş.’ye ait olduğu ortaya çıkmıştı. İlk cesedin bulunmasından 1 saat sonra sahil güvenlik ekiplerinin yaptığı geniş kapsamlı arama sonucu anne Fatma Nur Çelik isimli şahsın (30) de cesedine ulaşıldı. Olay yerinde bulunan görgü tanıklarının ifadelerine göre önce annenin, daha sonra ise kızının denize atlayarak hayatını kaybettiği iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanması için Adli Tıp morguna kaldırıldı. Bugün ise otopsisi tamamlanan anne ve kızının cenazesi aile yakınları tarafından teslim alındı. "3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz" Avukat Buse Naz Güneş yaptığı açıklamada, "Ben kendisini 3 yıl önce bir dernek aracılığıyla tanıdım. 3 senedir anne ve kızın sesini duyurmaya çalışıyoruz. Soruşturma aşamasında zaten çok büyük sorunlarla karşılaştık. Dosyayı üstlendik, kovuşturma aşamasındaydık. Zaten hala çok şaşkınım. Sanıyorum 1 hafta önce çocuğunu kendisi bir özel hastaneye yatırmıştık bir süre tedavi alması için. Çünkü çocuk artık yaşadığı travmalardan ve ihmallerden kaynaklı olarak yemeden içmeden kesilmişti. Zar zor şırıngayla artık birkaç damla su verilecek şekilde bekleniyordu. Bu sebeple öncelikle acil bir şekilde bir özel hastaneye yatışı yapıldı. Burada kısa bir tedavi görüldü ilk müdahale olarak. Daha sonra bu çocuğun psikolojik açıdan destek alması gerektiği için tam teşekküllü bir hastaneye yatışının yapılması konusunda zaten biz haftalardır belki yetkililerle iletişim halindeyiz" şeklinde konuştu. "Avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum" Çocuğun önceki süreçte neşeli bir yapısı olduğuna değinen Güneş, "Ben bunu şu an avukatı olarak değil 3 senedir tanıdığım bir dostum için konuşuyorum. O yüzden cümlelerim çok profesyonel gelmeyebilir ama gerçekten 7 yaşında bir çocuk, neşeyle bana sarılan, hayata böyle çok bağlı olan, çok zeki olan, çok akıllı bir çocuktu kendisi" ifadelerini kullandı. "Şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" "Babası bir gün bile ne gözaltına alındı ne tutuklu yargılandı" şeklinde açıklamasına devam eden avukat, "Bir gün bile hapis yüzü görmedi. Ben ifadeye çağrılacağını düşünmüyorum şu an. Zaten biz şüpheli bir ölüm olduğunu belirtiyoruz ancak ben de henüz raporlara ulaşamadım. İntihar olup olmadığı ile ilgili veya arkasında başka bir şey olup olmadığı ile ilgili net bir şey söyleyemiyoruz. Şu an şüpheli bir ölüm var ama şüpheli olmayan tek şey bir karanlığın el birliğiyle anne ve çocuğu aldığıdır" dedi. "Anne 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi" Açıklamasına devamında Avukat Güneş, "Anne, biz ilk tanıştığımızda kendisi de çok daha dirayetliydi. Bu 3 sene boyunca inanılmaz bir mücadele verdi. Tek başına, yanında hiç kimse yoktu, tek başına mücadele verdi ve bu süreçte oldukça yıprandı. Kendisini zaten bildikleri için çocuğuyla korkuttular. Sürekli adliye önünde eylem yaptığı esnada bu eylemlere devam edersen bak çocuğu ihmal ediyor olursun, işte çocuğun elinden alınır gibi şeylerin kendisine gayri resmi yollarla söylendiğini bize söylüyordu. Sürekli korkutulmaya, sindirilmeye çalışılıyordu" dedi.