DÜNYADAN FUTBOL - 11 Kasım 2014 Salı 10:37

Mersin İdmanyurdu'nun bileği bükülmüyor

A
A
A
Mersin İdmanyurdu'nun bileği bükülmüyor

Spor Toto Süper Lig takımlarından Mersin İdmanyurdu, ilk 9 haftada topladığı puanlarla Süper Lig tarihinde 1969-1970 sezonundan sonra en yüksek puanı yakaladı.

Bu yılla birlikte 14 yıl Süper Toto Süper Lig'de mücadele eden kırmızı-lacivertli takım, bugüne kadar ligde 413 maç yaparken, bu maçlardan 123 galibiyet, 121 beraberlik ve 169 mağlubiyet elde etti.

 1925'de kurulan ve 89 yıldır varlığını sürdüren Mersin İdmanyurdu, bu yılla birlikte 14 yıl Süper Lig, 38 yıl 2. liglerde mücadele etti. 38 yıllık 2. lig serüveninde 898 maç oynayan kırmızı-lacivertli ekip, bu maçların 395'inden galibiyetle ayrılırken, 217 maç berabere kaldı. Mersin ekibi bu maçların 286'sını ise kaybetti. Bu maçlarda rakip filelere bin 203 gol atan Güney ekibi, kalesinde 964 gol gördü. Mersin ekibi 2. ligdeki en ilginç istatistiklerden birini 1994-1995 ile 1998-1999 sezonlarında yakaladı. Bu iki sezonda ligde 36 maça çıkan Mersin İdmanyurdu, bu maçların 17'sinden galibiyet, 19'undan mağlubiyet alarak hiç berabere kalmadan ligleri tamamladı.

28 YILLIK BEKLEYİŞ

Mersin ekibinin Süper Lig'le tanışması ise 1967-1968 yılında oldu. İlk sezonunda 32 maça çıkan Güney ekibi, bu maçların 12'sinde galibiyet, 6'sında beraberlik, 14'ünde ise mağlubiyet aldı. İlk senesinde topladığı 30 puanla ligi 10. sırada bitiren Mersin İdmanyurdu, 7 yıl birinci ligde kalmayı başardı. 1973-1974 yılında oynadığı 30 maçtan 8 galibiyet, 6 beraberlik, 16 mağlubiyet alan Mersin ekibi, topladığı 22 puanla ligi 15. sırada bitirerek bir alt lige düştü. 2 sene ikinci ligde mücadele eden Güney ekibi, 1975-1976 yılında 30 maçta 39 puan toplayarak ligi şampiyon bitirip tekrar Süper Lig'e yükseldi. Burada ancak 2 yıl kalabilen kırmızı-lacivertli ekip, 1977-1978 yılında 30 maçta 21 puan toplayarak ligi sonuncu sırada bitirip, 2. lige düştü. Bu sezon ayrıca Mersin ekibinin, birinci ve 2. lig dahil 52 sezonda en düşük puan topladığı yıl olarak tarihe geçti. Yine 2 yıl 2. ligde mücadele eden Mersin İdmanyurdu, 1979-1980 sezonunda 30 maçta 41 puan toplayarak ligi şampiyon tamamlayıp, Süper Lig'e tekrar yükseldi. Ancak çıktığı sezon ligi 15. sırada tamamlayan Mersin ekibi, bir alt lige yeniden düştü. 1981-1982 yılında yine iyi bir hava yakalayan Mersin ekibi, bu sezon oynadığı 28 maçta 47 puan toplayarak Süper Lig'e yeniden merhaba dedi. Ligden 4 takımın düştüğü 1982-1983 yılında oynadığı 34 lig maçında 29 puan toplayabilen Güney ekibi, tekrar bir alt lige düştü. Bu sezonun ardından kırmızı-lacivertli ekip tam 28 yıl Süper Lig'e çıkamadı. 2010-2011 sezonuna kadar tam 28 yıl alt liglerde mücadele eden Mersin ekibi, bu sezon şampiyonluğunu ilan ederek yeniden Süper Lig'e 'merhaba' dedi.

413 MAÇTA 373 GOL


28 yıl aradan sonra çıktığı Süper Lig'de ilk sene 34 maçta 42 puan toplayan kırmızı-lacivertli ekip, ligi 13. sırada rahat bir konumda bitirdi. Süper ligdeki ikinci sene ise Mersin ekibi için kabus gibi bitti. 2012-2013 sezonunda 34 maçta sadece 22 puan toplayabilen Güney ekibi, ligi sonuncu sırada bitirerek yeniden alt lige düştü. Ancak burada bu sefer fazla kalmayan Mersin İdmanyurdu, 2013-2014 sezonunda kaldığı play-off'larda rakiplerini yenerek tekrardan Süper Lig'e yükseldi. Bu seneye ise Beşiktaş'ın efsanevi futbolcusu ve 'Atom Karıncası' olarak bilinen teknik direktör Rıza Çalımbay ile başlayan Güney ekibi, ilk 9 haftada 5 galibiyet, 1 beraberlik, 3 de mağlubiyet alarak 16 puanla 4. sırada yer alıyor. Bu puanla Mersin ekibi, Süper Lig tarihinde 1969-1970 sezonundan sonra en yüksek puanı yakalamış oldu. Bu yılla birlikte 14 yıllık Süper Toto Süper Lig serüveni bulunan kırmızı-lacivertli ekip, ligde 413 maç yaptı. 413 maçta 123 galibiyet, 121 beraberlik ve 169 mağlubiyet elden eden Güney ekibi, bu maçlarda 377 gol atarken, kalesinde ise 446 gol gördü. Mersin ekibi en çok golü Süper Lig'le ilk tanıştığı yıl olan 1967-1968 sezonunda attığı 42 golle yakalarken, kalesinde en çok golü ise 2012-2013 yılında 53 gol yiyerek gördü. 

KORAY ÜNLÜ
MERSİN  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Memişoğlu: "Türkiye’miz, ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Maalesef dünyada üzücü olaylarla da karşı karşıyayız. Ama Türkiye’miz, gördüğünüz gibi ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’nın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen ‘Külliyede Ramazan’ etkinlikleri çerçevesinde kurulan Sağlık Bakanlığı etkinlik alanını ziyaret etti. Bakan Memişoğlu, Aile Hekimliği İstasyonu, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi Birimi (UMKE) İstasyonu, 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile Ağız ve Diş Sağlığı İstasyonu atölyelerinde incelemelerde bulunan Memişoğlu, burada görevlilerle ve çocuklarla sohbet etti, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaretinin ardından açıklamada bulunan Memişoğlu, etkinlikte emeği geçenlere teşekkür etti. "13 günde tam 15 bin çocuğumuza sağlık elçileriyle beraber sağlık kültürünü aşılayacak eğitimler verdik" Memişoğlu, alanda çocuklara sağlık kültürünü ve bilincini aşılamaya çalıştıklarını aktararak, "Burada ’Sağlıklı Çocuk Sağlık Gelecek’ diye çocuklarımızı sağlık elçisi yapmaya çalışıyoruz. Onlara sağlık kültürünü ve sağlık bilincini aşılamaya çalışıyoruz. Çünkü bizim amacımız toplumun hastalanmadan sağlığını kazanması. ’Sağlıklı Çocuk Sağlık Gelecek programı’, şu ana kadar Milli Eğitim Bakanlığı ile protokol kapsamında okullardaki sağlıkla ilgili eğitimi vermek, bilinç oluşturmak için yapılan bir program. Yaklaşık şimdiye 500 bin çocuğumuzu bu programda sağlık elçisi yaptık. Burada da 13 günde tam 15 bin çocuğumuza sağlık elçileriyle beraber sağlık kültürünü aşılayacak eğitimler verdik. Pratik gösterilerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’miz, gördüğünüz gibi ateş çemberi içinde" Ramazan ayının birlikteliğin ayı olduğunu dile getiren Memişoğlu, şunları kaydetti: "Gerçekten Ramazan, birlikteliğin, iradenin, nefsin, aynı zamanda sosyal yaşamın yaşandığı en önemli ay. Mübarek ayımız bizim. Herkese şimdiden hayırlı bayramlar diliyorum. Maalesef dünyada üzücü olaylarla da karşı karşıyayız. Ama Türkiye’miz, gördüğünüz gibi, ateş çemberi içinde barış ve iyilik ülkesi olarak Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde çalışmaya devam ediyoruz. İnşallah dünya daha iyi, daha huzurlu birçok ramazana ulaşır. Bizim temennimiz o, çabamız o, çalışmamız o. Herkese hayırlı günler diliyorum. İbadetlerimizin Allah tarafından kabul edilmesini diliyorum."
İstanbul ’Yolsuzluk’ soruşturması kapsamında tutuklanan Ekrem İmamoğlu, pazartesi hakim karşısına çıkacak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında açılan davanın ilk duruşması 9 Mart Pazartesi günü görülecek. İddianamede hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapsi talep edilen Ekrem İmamoğlu ile aralarında CHP’li belediye başkanlarının da bulunduğu 402 sanık Silivri’de ilk kez hakim karşısına çıkacak. Duruşma öncesi mahkeme, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca iddianame düzenlenmiş ve 402 sanık hakkında dava açılmıştı. Hazırlanan iddianame, 25 Kasım 2025 tarihinde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. Sanıklar 9 Mart günü hakim karşısına çıkıyor Soruşturma kapsamında 402 sanık, 9 Mart Pazartesi günü ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ekrem İmamoğlu ve tüm sanıklar, üzerlerine atılı suçlamalar yönünden ilk kez savunma yapacak. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde görülecek olan duruşmada, Cezaevinden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla geniş güvenlik önlemleri alınacak. Duruşma öncesi mahkeme Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere gönderdi Yargılama öncesi İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, Silivri kampüsünden sorumlu olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı müzekkere gönderdi. Müzekkerede, "Davanın sanık sayısı, dosya kapsamı, tutuklu sanıkların çokluğu gibi fiili nedenler ve güvenlik gerekçesiyle duruşmanın 9 Mart günü saat 10.00’da Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonları binasında bulunan1 Nolu salonda yapılmasına karar verilmiş olup, bu durumla mahkememizce gerekli hazırlıkların tamamlanması için müzekkere gönderilmiştir. Bunlara ek olarak, duruşma salonuna girişlerin öncelikle sıralamasının, tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık avukatları, müştekiler, müşteki avukatları, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri" şeklinde olacağı aktarıldı. Öte yandan müzekkerede, "Duruşma salonunun fiziki kapasitesi nedeniyle salona alınamayan basın mensuplarının, duruşma kurum bünyesinde tahsis edilen basın odasından takip edebilmelerine, bu hususların herhangi bir aksaklığa sebebiyet vermeyecek şekilde güvenlik görevlileri ve ilglili birimlerce titizlikle yerine getirilmesine, gereği rica olunur" ifadelerine yer verildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-şüpheli’ ve İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanununa muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede "10 yıllık süreçte kamu zararı 160 milyar lira" denildi.