DÜNYA - 18 Mart 2026 Çarşamba 18:47 | Son Güncelleme : 18 Mart 2026 Çarşamba 18:50

Merz: "Washington, İran'a yönelik saldırılar öncesinde bize danışmadı"

A
A
A

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Alman Federal Meclisi’nde yaptığı konuşmada İran’a yönelik saldırılara ilişkin, "Bugüne kadar hala bu operasyonun nasıl başarılı olabileceğine ilişkin ikna edici bir plan bulunmuyor. Washington yönetimi, İran'a yönelik saldırılar öncesinde bize danışmadı ve Avrupa'nın yardımını gerekli görmedi. Eğer danışsaydı tavsiye etmezdik" dedi.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, 19-20 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek Avrupa Birliği (AB) Konseyi toplantısı öncesinde Alman Federal Meclisi’nde milletvekillerini bilgilendirerek zirvede ele alınacak konuları aktardı. Almanya tarihinde önemli bir yer tutan "18 Mart’ tarihinin ilk kez "Demokrasi Tarihi Günü" olarak kutlanması nedeniyle konuşmasına demokrasi ve özgürlük vurgusu ile başlayan Almanya Başbakanı Merz, dış politika konusunda dikkat çekici açıklamalarda bulundu. İran savaşına değinen Almanya Başbakanı Merz, Tahran yönetiminin yıllardır kuralları çiğneyerek dünyayı kaosa sürüklediğini ve komşularını istikrarsızlaştırarak endişeye neden olduğunu savundu.
Merz, "İran’daki rejim bölgedeki krizin sorumluluğunu taşımaktadır. Almanya, İran'ın gelecekte ne İsrail ne de bölgedeki komşu ülkeler için bir tehdit oluşturmaması hedefini İsrail ve ABD ile paylaşmaktadır. İran rejiminin diğer ülkeleri istikrarsızlaştırıp tehdit edebildiği zamanlar geride kalmalıdır. İran halkının geleceğini kendi eline alabilmesini ve demokratik seçimlerle meşru bir hükümet kurmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı.

"Washington yönetimi, İran'a yönelik saldırılar öncesinde bize danışmadı"

İran’daki savaş sürdükçe yeni soruların gündeme geldiğini belirten Merz, "Bugüne kadar hala bu operasyonun nasıl başarılı olabileceğine ilişkin ikna edici bir plan bulunmuyor. Washington yönetimi, İran'a yönelik saldırılar öncesinde bize danışmadı ve Avrupa'nın yardımını gerekli görmedi. Eğer danışsaydı tavsiye etmezdik" açıklamasında bulundu.

"Hürmüz Boğazı'nda askeri bir operasyona katılmayacağız"

Merz, "Savaş devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı'nda gemilerin serbest geçişini sağlamak için askeri bir operasyona katılmayacağız. Bunun için şu ana kadar bir plan yok. Birleşmiş Milletler (BM), AB veya NATO'dan bir talep veya verilmiş bir yetki de yok. Bu diplomatik araçlarla savaşın hızlı bir şekilde sona ermesi için çaba göstermemizi kesinlikle dışlamıyor" dedi.
Almanya’nın çatışmaların sona ermesinden sonra bölgede bir barış düzeni kurmaya katkıda bulunacağına vurgu yapan Merz, "Şartlar uygun olursa, biz buna hazırız. Savaşın sona ermesinden sonra Hürmüz Boğazı'nda serbest deniz seyrüseferi konusunda bir tartışmaya da kapımızı kapatmayacağız. Ancak her zaman Avrupalı komşularımızla mümkün olan en iyi dayanışmayı sağlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

Merz’den Trump’ın bölgeye asker göndermeyen ülkelere eleştirisine cevap

Merz, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin güvenliğinin askeri olarak korunması çağrısına olumsuz yanıt veren Almanya’nın da aralarında bulunduğu ülkelere gösterdiği tepkiye cevap verdi. Almanya Başbakanı, "Bu savaşın transatlantik ortaklık için bir yük haline gelmesini istemiyoruz çünkü bu ortaklığı istiyoruz. Bizim buna ihtiyacımız var ve bu nedenle her düzeyde görüşüyoruz. Transatlantik uzlaşma arıyoruz. ABD’nin önemli hedeflerini paylaşıyoruz ancak ortaklarımıza hangi konularda farklı görüşlere sahip olduğumuzu ve başka çıkarlarımız olduğunu dürüstçe söylemekten çekinmeyeceğiz. Böyle bir ortaklık bunu kaldırabilmelidir, aksi takdirde ortaklık olmaz" diye konuştu.
Merz, "İran'ın bu savaşa acımasızca ve zalimce çekmeye çalıştığı Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere bölgedeki ortaklarımızın yanındayız" ifadelerini kullandı.

"İran’daki durum Libya ve Irak’ta yaşananlara benziyor"

AB’nin İran’daki savaşın bir an önce sona ermesi, bölgede daha fazla gerginlik yaşanmaması ve İran'ın devlet yapısının parçalanmamasında çıkarı olduğunu belirten Merz, askeri müdahalelerin ülkelerde beklenen değişimin gerçekleşmesini sağlamadığını vurguladı. Merz, "Bugün gördüğümüz durum, Libya, Irak veya bölgedeki diğer ülkelerde yaşadığımız senaryoya benziyor. Bu durum bize de büyük zarar verecektir. Ayrıca güvenliğimiz de ciddi şekilde tehlikeye girecektir. Bu, enerji tedarikimiz üzerinde olumsuz etkiler oluşturacak ve muhtemelen büyük göç hareketlerini de tetikleyecektir" dedi.
Orta Doğu’da istikrara ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Merz, "Ne İsrail ne de diğer ortakların tehdit altında olmadığı, Tahran'ın nükleer emellerinden ve tüm dünyaya yaydığı terörden vazgeçtiği bir bölgesel barış ve güvenliğe ulaşmalıyız. Orta Doğu'da istikrara ihtiyacımız var. Bir barış anlaşmasının ardından buna katkıda bulunacağız. Sonuçta, enerji piyasasındaki olumsuz gelişmeler bu görevin ne kadar acil olduğunu gösteriyor. Zamanımız yok. Bu savaş ABD de dahil hepimize zarar veriyor. Kimse, bu günlerde giderek daha fazla hissettiğimiz bu ekonomik çalkantıları göze alamaz" dedi.

"Perdeleri çekip dışarıdaki fırtınanın geçmesini bekleyemeyiz"

İran savaşı başta olmak üzere dünyayı saran risklere dikkat çeken ve bunların Almanya'yı etkilemeden geçmeyeceğini vurgulayan Merz, "Bu riskleri birlikte üstlenmeliyiz. Perdeleri çekip dışarıdaki fırtınanın geçip gitmesini bekler gibi davranmamalıyız. Hepimizi etkileyen bu sarsıntılardan kendimizi korumak istiyoruz ve koruyacağız. Bu nedenle, Avrupalı ortaklarımızla birlikte hem net hem de farklı bir şekilde kendi çıkarlarımızı belirleme ve bunları takip etme cesaretine sahip olmalıyız. Krizlerle yüzleşmeliyiz. Onlarla mücadele etmeliyiz ve bu krizlerden daha da güçlenerek çıkabilmek için birlikte çalışmalıyız" çağrısında bulundu.

"ABD ve Avrupa, Rusya üzerindeki baskıyı artırmalı"

Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Başbakan Merz, ABD Rusya ve Ukrayna arasında yapılan görüşmelere Avrupa’nın da katılması gerektiğini söyledi. Merz, "Görüşmelerin Avrupalılar olmadan Rusya ve ABD arasında yürütülmesi kabul edilemez. Moskova üzerindeki baskıyı artırmamız ve ABD ile Avrupalı ortaklarımızın da bunu birlikte yapması gerekir. AB olarak şimdi 20. yaptırım paketi konusunda hızla bir anlaşmaya varmalıyız ve Ukrayna için daha önce kararlaştırılan 90 milyar euroluk krediyi de acilen serbest bırakmalıyız" diye konuştu.
Merz, her iki konuya da muhalefet eden Macaristan'ın bu konuda direniş gösterdiğini belirterek, "Tek bir ülkeye ayrıcalık göstermemeliyiz" ifadelerini kullandı.

"Ukrayna görüşmelerinde Avrupa da masada olmalı"

Merz, "Rus ekonomisinin bu savaştan ve yaptırımlarımızdan büyük ölçüde zarar gördüğüne ilişkin güvenilir bilgilerimiz var. Bu, AB ve ABD'nin kullanmaya devam etmesi gereken bir kaldıraçtır. Ukrayna'da kalıcı bir barış düzeni sağlanırsa, ABD haklı olarak Avrupalılardan bir katkı bekleyecektir. Ancak bunun ön şartı Ukrayna için sağlanacak güvenlik garantileri gibi müzakerelerde elbette en başından itibaren masada olmamızdır" ifadelerini kullandı.

Merz, Ukrayna'da adil bir barış meselesinin tüm transatlantik alan için güvenlik, özgürlük ve barış meselesi olmaya devam ettiğine dikkat çekerek, "Bu sadece büyük bir Avrupa ülkesinin toprak bütünlüğü ile ilgili değil aynı zamanda insanlık ve adalet ile de ilgilidir. Ukrayna uzun zamandır barış görüşmelerine hazır. Rusya ise bugüne kadar tüm barış çabalarını sistematik olarak baltaladı" dedi.

İlhan Atasoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe: "Futbol takımındaki bütünlüğü hedef alan hiçbir girişime alan açılmayacaktır" Fenerbahçe’den yapılan açıklamada, futbol A takımı içinde yaşanan bir diyaloğun medyada farklı bir amaçla servis edildiğini belirtilerek, "Fenerbahçe; teknik ekibi, oyuncuları ve yönetimiyle bir bütündür. Bu bütünlüğü hedef alan hiçbir girişime alan açılmayacaktır. Futbol takımımızın tek odağı önümüzdeki maçlar ve hedeflerimiz doğrultusunda mücadelemizi en güçlü şekilde sürdürmektir" denildi. Sarı-lacivertli kulübün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve yaklaşık bir ay önce Trabzon maçı dönüşünde uçakta geçtiği iddia edilen diyaloglara ilişkin bazı ifadelerin, bağlamından koparılarak farklı bir amaçla servis edildiğini görmekteyiz. Söz konusu diyalog, aile içinde, oyuncularımızla gerçekleşen ve profesyonel futbolun doğası gereği her takımda benzer şekilde yaşanabilecek son derece doğal bir iletişimin parçasıdır. Futbolun içinde bu tür sohbetler ve zaman zaman espri düzeyinde geçen konuşmalar olağandır. Bu tür anlık diyaloglar üzerinden takımımıza dair farklı anlamlar çıkarılması futbolun doğasına aykırıdır. Oyuncularımızın bu tür başlıklar üzerinden hedef haline getirilmesine müsaade etmeyiz. Bu takım, sezon boyunca sahada ortaya koyduğu mücadele, birliktelik ve karakterle Fenerbahçe formasının ne anlama geldiğini defalarca göstermiştir. Bu emeği ve bu duruşu tek bir başlık üzerinden tartışmaya açmak, bu formayı taşıyan oyuncularımıza haksızlıktır. Fenerbahçe; teknik ekibi, oyuncuları ve yönetimiyle bir bütündür. Bu bütünlüğü hedef alan hiçbir girişime alan açılmayacaktır. Göreve geldiğimiz günden bu yana kulübümüzde planlı bir prim sistemi uygulanmakta olup, bu sistem oyuncularımızla karşılıklı mutabakatla belirlenmiş ve aynı çerçevede devam etmektedir. Tüm ödemeler belirlenen sistem doğrultusunda, zamanında ve eksiksiz şekilde gerçekleştirilmektedir. Oyuncularımızın bu tür başlıklar üzerinden yıpratılmasına yol açan yaklaşımlara karşı gerekli hassasiyet gösterilmiş; aile içindeki bir konuşmayı maksadını aşacak şekilde dışarıya taşıyan kişiyle yollarımız ayrılmıştır. Futbol takımımızın tek odağı; teknik direktörümüz Domenico Tedesco önderliğinde, oyuncularımızla birlikte önümüzdeki maçlar ve hedeflerimiz doğrultusunda mücadelemizi en güçlü şekilde sürdürmektir. Bu süreçte hocamıza ve oyuncularımıza olan inancımız ve desteğimiz tamdır" ifadeleri kullanıldı.
İzmir AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı’dan yeni il binası müjdesi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Vefa İftarı programında teşkilatın üye kayıt hedeflerini aştığını belirterek kente kazandırılacak çevreci ve modern yeni il başkanlığı binasının müjdesini verdi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftarı ve Bayramlaşma programında teşkilat mensupları bir araya geldi. Programda konuşan İl Başkanı Bilal Saygılı, teşkilatın çalışmalarını değerlendirerek kente kazandırılacak yeni il başkanlığı binasının müjdesini verdi. Programa; son Başbakan Binali Yıldırım, TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, önceki dönem bakanlar, milletvekilleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve teşkilat mensupları katıldı. "Devraldığımız görev bayrağını ileri taşıyoruz" Programın açılışında konuşan Bilal Saygılı, "Sözlerimin hemen başında şanlı ecdadımızı, Çanakkale’yi geçilmez kılan şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Vefa bizim mazimize borcumuzdur. Vefa, AK Parti siyasetinin mayasıdır. Vefa, AK Parti siyasi kültürünün hafızasıdır. Vefa, AK Parti siyasi varlığının değişmez ilkesidir. Vefa, Sayın Cumhurbaşkanımızın rahle-i tedrisatında öğrendiğimiz ilk derstir. Bugün bu muhteşem tablo vefanın, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve İzmir teşkilatlarının eseridir. Son Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın aramızda bulunması da ayrıca çok özeldir. AK Parti teşkilatları olarak İzmir’deki politik büyüme, güçlenme ve ilerleme sürecimizi ilk göreve geldiğimiz günden beri sürdürüyoruz. Devraldığımız görev bayrağını daha ileri noktalara taşıyoruz. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle 1 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirdiğimiz kongremizde 600 delegeden 533’ünün oy kullanmasıyla demokratik bir süreci başarıyla tamamladık. Mayıs 2025 döneminde tarafımıza verilen yeni üye hedefini yüzde 119 oranında aşarak 48 bin 693 yeni üye kaydı yaptık. Bu başarıyla Ege Bölgesi genelinde birinci, Türkiye’de ise üçüncü sırada yer aldık. 2026 yılı için belirlenen 48 bin 921 yeni üye hedefimizi de en kısa sürede aşmayı planlıyoruz" dedi. "Başarıların arkasında teşkilatımızın emeği var" İl genelindeki bin 297 mahallenin bin 293’ünde mahalle başkanlıkları ve yönetimlerinin kurulduğunu belirten Saygılı, "Sandık Yönetim Kurulları çalışmalarında yüzde 67,52 oranına ulaşarak Ege Bölgesi’nde birinci, Türkiye genelinde üçüncü il olma başarısını elde ettik. 30 ilçemizde İlçe Danışma Meclisi toplantılarımız kesintisiz devam ediyor. Genişletilmiş İl Danışma Meclisi toplantımızı 7 bin 500 kişinin katılımıyla rekor düzeyde tamamladık. Bu saydığım başarıların arkasında dünden bugüne bu davanın harcına alın ve akıl terini koyan her bir yol arkadaşımın emeği vardır. Biz o emeklerin üstüne gayret ve samimiyetle çalışarak yeni başarılar eklemeye söz verdik. İzmir’e, İzmirliye ve Sayın Cumhurbaşkanımıza söz verdik" ifadelerini kullandı. Yeni il binası müjdesi Teşkilata yeni bir il binası yapılacağı müjdesini veren Saygılı, "İzmir’de AK Parti’mize yeni bir bina, yeni bir yuva yapıyoruz. Yaklaşık 600 metrekarelik bir bina oturum alanımız olacak. Yeni İl Başkanlığı binamız 500 metrekare açık otopark alanı ile bin 562 metrekare yeşil alana sahip olacak. Protokol ağırlamaları için ayrı bir kapalı otopark inşa edeceğiz. Çevre dostu, yeşil enerji yaklaşımıyla çatıda 700 metrekarelik güneş enerjisi sistemi kuracağız. Yeni il başkanlığımızın zemin yüksekliği 4,5 metre, çatı katı yüksekliği ise 7,7 metre olacak. İzmir’e ve teşkilatlarımıza hayırlı olsun. Mahalle teşkilatlarımızla, ilçe yönetimlerimizle, ana kademelerimiz, gençlik ve kadın kollarımızla iki hedefimiz var. Cumhurbaşkanımızı bir dönem daha başkan yaptırmak ve İzmir’i AK Parti’nin bayrak şehri yapmak. Cefadan gözümüz korkmaz, vefadan taviz vermeyiz. Bugün buraya teşrif eden son Başbakanımıza şükranlarımı sunuyor, ahirete irtihal etmiş tüm teşkilat mensuplarımızı rahmetle anıyorum" şeklinde konuştu.
Erzurum Tarih Derneği Başkanı Özden’den 18 Mart mesajı: "Çanakkale, sadece bir savaşın değil, bağımsızlık uğruna verilen eşsiz bir mücadelenin adıdır" Erzurum Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden, "18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci Yıl Dönümü’ münasebetiyle mesaj yayımladı. Başkan Özden, Çanakkale Savaşının önemine değinerek, ‘’Çanakkale’yi geçilmez yapan Milletimizin vatan sevgisi ve onun bağımsız yaşama isteğidir’’ dedi. Çanakkale, tarihi nice şanlı zafer ile dolu olduğunu ifade eden Tarih Derneği Başkanı Ömer Özden; mesajında; şu ifadelere yer verdi; "Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümü. O zafer ki; Türk milletinin içindeki bağımsızlık ateşini ve inancını dost, düşman herkese en açık şekilde göstermiş ve ’Çanakkale geçilmez’ sözlerini hepimizin zihinlerine adeta kazımıştı. Çanakkale, sadece bir savaşın değil, bağımsızlık uğruna verilen eşsiz bir mücadelenin adıdır. Aziz milletimizin, dünyada eşine rastlanmamış bir mücadelenin ardından kahramanlık destanını yazdığı yerdir. Çanakkale, sarsılmaz bir imanla vatanını canı pahasına koruyan, kader birliği yapmış bir milletin vatan evlatlarının şehit düştüğü, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle: ‘Bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan’ zaferin adıdır. Sonuçları itibariyle yalnız bizim için değil, dünya tarihi için bir mihenk taşı ve bir dönüm noktası olan bu zafer, İstiklal Savaşı’nda elde edilen zaferin adeta bir ‘ön sözü’; tarihten silinmek istenen bir milletin, bütün yokluk ve imkânsızlıklara rağmen vatanını canı pahasına nasıl savunduğunun bir belgesidir. Trablusgarp’tan ve Balkan Savaşlarından çıkmış Türk ordusu henüz buralardaki kayıplarını telafi edemeden Mehmet Akif’in tabiri ile ‘Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer, Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela’ olarak nitelendirilecek sayıca fazla ve dünyanın değişik milletlerinden gelen düşmana karşı göğüs göğüse çarpışmıştır. Yaklaşık 8 buçuk ay süren savaş alanında baş gösteren açlık susuzluk ve hastalıklar ile de mücadele eden ordu aynı zamanda savaş hukukunda asla kabul edilmesi mümkün olmayan düşman askerinin atmış olduğu zehirli gazlara da maruz kalmıştır.’’ dedi. Türk ordusunun savaşta gösterdiği kahramanlıklara zekâsını kullanarak zaferin kazanılmasına da değinen Başkan Özden, ’’Bu savaş Mustafa Kemal’in stratejik hamlelerinin, İngiliz ve Fransız armadalarını sulara gömen mayınları yerleştirerek savaşın seyrini değiştiren Cevat Çobanlı Paşa’nın dehasının aynı zamanda Onbaşı Seyit Ali, silah arkadaşı Niğdeli Ali’nin yardımıyla devasa 276 kiloluk top mermisini sırtlayıp kundağa yerleştirmek suretiyle Birleşik Krallık’a ait Ocean zırhlısını yan yatırarak sulara gömen mücadele ruhunun da bir yansımasıdır.18 Mart 1915 tarihinde ‘Çanakkale geçilmez’ diyerek yazılan bu destanla, vatan toprağı içinde kardeşliğin ve vatan olma bilincinin tohumları atılmıştır. Çanakkale’yi geçilmez yapan Milletimizin vatan sevgisi ve onun bağımsız yaşama isteğidir. Bu istek, geçmişimizden bizlere bir miras, gelecek nesillere bırakacağımız müstesna bir emanettir. Bugün aziz milletimiz, ‘Çanakkale Ruhu’ bilinciyle birlik ve beraberlik içinde hareket ederek, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ülkemiz üzerinde oynanmak istenen her türlü kirli oyunu bozacak kudrete sahiptir. Bugün sadece biz değil, bütün dünya biliyor ki Çanakkale Boğazı biz Türk milletinin elinde olduğu sürece savaşarak geçilemez. Milletimizin her ferdinin işgalci güçlere karşı omuz omuza verdiği bu mücadele, bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü örneklerinden biri oldu. Bugün geldiğimiz noktada, atalarımızdan bizlere miras kalan bu topraklarda bilimin önderliğinde sanayiden teknolojiye, sanattan spora, eğitimden sağlığa pek çok alanda dünyada önde gelen devletlerden biri olmak adına, atalarımızdan bizlere miras kalan; azim, kararlılık, inanç, milli ve manevi ruh ile hep birlikte omuz omuza verip daha çok çalışmaktır. Gelecek nesillerimize müreffeh bir ülke bırakmak için daha çok çalışmak, bu cennet vatanı bizlere yurt yapan atalarımıza ve şehitlerimize karşı olan sorumluluklarımızın başında gelmektedir.18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111.yıl dönümünde, şehitlerimizin kanı ile canı ile bizlere emanet edilen bu kutsal vatan topraklarının korunması, al bayrağımızın göklerde özgürce dalgalanması ve atalarımızdan aldığımız birlik, beraberlik, kardeşlik ve millet olma bilincinin gelecek kuşaklarımıza miras bırakılması adına bugün bizlere önemli sorumluluklar düşmektedir. Erzurum Tarih Derneği Yönetim Kurulu adına bu şanlı zaferin 111’nci yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.’ sözleriyle vücut bulan Çanakkale ruhu, milletimizin birlik ve beraberlik içinde her türlü zorluğun üstesinden gelebileceğinin en büyük kanıtıdır. Bu şanlı mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, hepimizin en önemli sorumluluğudur. Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta Millî Mücadele’nin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’de canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz ile şanlı tarihimizi yazan, vatan ve mukaddesat uğruna mücadele eden tüm şühedayı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz." ifadelerine yer verdi.
Antalya Joao Pereira: "Ligi iyi bir şekilde bitirmemiz gerekiyor’’ Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira Kocaelispor galibiyetinin ardından, ’’Şu an ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. 5-0 kazandık. Bizim mücadeleye, çalışmaya odaklı olmaya devam etmemiz. gerekiyor. İyi bir şekilde ligi bitirmemiz gerekiyor’’ dedi. Trendyol Süper Lig’in 27. haftasında Corendon Alanyaspor, evinde karşılaştığı Kocaelispor’u 5-0 mağlup etti. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Corendon Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, "Sonunda bugün 3 puanı alabildik. Uzun süredir hak ettiğimiz bir galibiyetti. Bugün farkı oluşturan şey aslında topun kaleye girmesiydi. Önceki maçlarda bu konuda çok sıkıntı yaşıyorduk. Oyuncularım için ayrıca mutluyum. Çünkü hafta boyunca çok sıkı çalıştılar ve bizim için iyi bir galibiyet iyi goller ve akşamı üç puan alarak tamamladık. Oyuncuların bugün oyunu çok iyi anladı galibiyet için ne yapmamız gerektiğini çok iyi anladılar. Devreye avantajlı bir şekilde girdik ama içeride konuştuk. 0-0 gibi oynayacağız dedik. Önümüzde 45 dakika daha var diye konuştuk ikinci yarının ilk 15 dakikası oyunu tutmak çok önemliydi. Skoru koruduk bunu başardık ve sonrasında 5-0’lık bir galibiyete ulaştık’’ dedi. "Önümüzde 7 maç var" Ligde geri kalan maçlar için daha iyi konsantre olmaları gerektiğini belirten Pereira, "Galibiyet alamıyorken çok kötü bir takım değildik. Bugün galibiyet aldık ama en iyi takım değiliz böyle düşünmemek gerekiyor. Önümüzde 7 maç var. Alabileceğimiz 21 puan var maksimumuzu verip daha fazla puan kazanmamız gerekiyor. Çünkü buna ihtiyacımız var. Oyuncular için çok önemli bir galibiyetti. Çünkü çok iyi şeyler yapıyorlar daha öncesinde de çok iyi şeyler yaptılar. Ama golü atamıyorduk. Bugün yine aynı şekilde iyi işler yaptılar ve beş gol bulduk. Şu an ayaklarımızın yere sağlam basması gerekiyor. 5-0 kazandık. Bizim mücadeleye çalışmaya odaklı olmaya devam etmemiz gerekiyor iyi bir şekilde ligi bitirmemiz gerekiyor’’ şeklinde konuştu.