GÜNDEM - 01 Mayıs 2020 Cuma 13:41

Meyvelerde kabuklu bit uyarısı

A
A
A
Meyvelerde kabuklu bit uyarısı

Sert çekirdekli meyve ağaçlarında zarar yol açan kabuklu bit hastalığı, bu yıl iklimin yağışlı ve değişkenlik göstermesi nedeniyle halen bir potansiyel tehlike olarak görülüyor.

Malatya Tarım ve Orman il Müdürü Tahir Macit, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “2011 yılından beri ilimizdeki kayısı bahçelerine büyük zarar veren Erik koşnili (Kabuklu bit) ile mücadele için üreticilerimiz çok yoğun olarak il müdürlüğümüze müracaat etmektedirler. 2020 yılı sonu itibariyle ilimizde Battalgazi, Yeşilyurt, Kale, Yazıhan, Akçadağ ve kısmen de Darende, Pütürge ve Doğanyol ilçelerimizde bu zararlının yoğunluğu azalmakla birlikte bu yıl iklimin yağışlı ve değişkenlik göstermesi nedeniyle halen bir potansiyel tehlike olarak karşımızda durmaktadır. Çiftçilerimizin doğru zamanda ve bilinçli bir şekilde mücadele etmeleri için bu zararlının biyolojisini çok iyi bilmeleri gerekir” dedi.

Kubuklu Bit’in yumurtalarının Mayıs ayından itibaren görülmeye başladığına dikkat çeken Macit, “Bir dişi kabuğunun altında 2000-3000 yumurta bulunabilir. İlimizde ilk hareketli nimfler sıcaklığa da bağlı olarak Mayıs başından itibaren Haziran ortalarına kadar görülebilir” ifadelerine yer verdi. Macit, “Erik koşnili, gövde ve kalın dallarda koloniler oluşturur. Ergin ve nimflerin beslenmesi sonucu ağaçları zayıflatıp, dalları kurutmak ve yoğun tatlımsı madde salgılamak suretiyle iki şekilde zarar yapar. Emgi sonucunda dallarda ağaç tarafından salgılanan zamk akıntısı meydana delir. Salgılanan tatlımsı madde sürgün, yaprak ve meyvelere bulaştığında yaprakların solunumunu engellemekte ayrıca; meyvelerin üzerinde mantar geliştirerek meyve kalitesini bozmaktadır” şeklinde konuştu.

Kabuk Bit’inin sert çekirdekli meyve ağaçlarında bulunduğunu, en çok eriklerde görüldüğünü, Malatya’da ise kayısı ağaçlarında yoğun olarak görüldüğüne parmak basan Tahir Macit, mücadele yöntemlerinin kültürel önlemler ve kimyasal mücadele olduğuna işaret etti.

Yazlık yağlarla ilaçlama yapılmamış ise ilk dönem nimflere karşı yumurtlama döneminden sonra genellikle Nisan sonu ve mayıs başında kabuk altından hareketli nimflerin çıkışları takip edilerek, ilk çıkışlardan 15-20 gün sonra veya hareketli nimflerin çıkış oranı yüzde 60'a ulaştığında ilaçlama yapılmasını öneren Macit, Malatya’da bu dönem sıcaklığa bağlı olarak genellikle Mayıs başından Haziran ayının ortasına kadar olan dönem olduğunu ifade etti.

Macit, kayısı üreticilerinin erik koşnili ile mücadele yapacaklarsa mutlaka Tarım ve Orman il ve ilçe müdürlüklerine müracaat edip reçete yaptırmaları büyük önem arz ettiğini hatırlatarak, “Bildiğimiz gibi kayısımız ihracat ürünüdür. İhracata giden ürünlerde kesinlikle ilaç kalıntısının olmaması gerekir. Aksi takdirde ürünümüz geri dönmekte bu da Malatya kayısını olumsuz etkilemektedir. İl Müdürlüğü olarak hasat öncesi aldığımız kayısı numunesinin bir kısmında Erik Koşnili için reçete almadan rastgele kullanılan ilaçlardan dolayı kalıntı çıkmış olup, bunlara karşı cezai işlem uygulanmıştır. Kayısıda kesinlikle ilaç kalıntısının olmaması için üreticilerimizin, bu yıl erik koşnili ile mücadele yapacaklarsa mutlaka İl ve İlçe Müdürlüğümüze uğramaları ve reçete yaptırmaları büyük önem arz etmektedir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla işçi, memur ve işveren temsilcileriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen programda işçi, memur ve işveren temsilcilerini kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada, katılımcılarla bir araya gelmekten dolayı memnuniyet duyduğunu ifade ederek, "Sizlerin şahsında tüm işçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş hayatına kendisinin de işçi unvanıyla başladığını da sözlerine ekleyerek, bu yüzden dolayı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kendi bayramı olarak gördüğünü de ifade etti. "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk" Gerek şahsının gerekse AK Parti hükümetinin emeğe ve emeğin hak ettiği karşılığı almasına verdiği önemi en iyi işçilerin bildiğini söyleyen Erdoğan, "23 yılı geride bırakan iktidarlarımız boyunca daima işçi kardeşlerimizin ve onların temsilcilerinin yanında olduk. Yıllarca istismar edilen, yıllarca hükümetlerin göz ardı, kulak arkası ettiği hususları sizlerle el birliği ve gönül birliği içinde hayata geçirdik. Sendikal hakları genişlettik. Örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdık. Toplu sözleşme sistemini güçlendirdik. Çalışanlarımızın pazarlık gücünü artırdık. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki tarihi düzenlemeleri devreye aldık. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Kadınların, engellilerin ve diğer hassas kesimlerin çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini güçlendirdik. Tüm bunları yaparken hiçbir zaman tek taraflı hareket etmedik. Her zaman sizlerle yani çalışanlarımızın temsilcileriyle istişare ettik. Sendikalarımızla, konfederasyonlarımızla ve meslek kuruluşlarımızla birlikte yürüdük. Yine bu süreçte hangi sebeple olursa olsun işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine rıza göstermedik. En son bir firmadan alacaklarını tahsil edemedikleri için eylem yapan madenci kardeşlerimizin sorunlarının çözülmesini sağladık" diye konuştu. "Ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz" İşçinin, emekçinin ve çalışanların aleyhine hiçbir adım atmayacaklarını dile getiren Erdoğan, "Bu ülkeyi gerçek anlamıyla vatan kılan sizin alın terinizdir. Fabrikada üreten, tarlada çalışan, atölyede emek veren, ofiste alın teri döken her bir kardeşimin emeği bu ülkenin yükselişinin temelidir. Siz ve sizin gibi emeğiyle geçinen, ülkesi ve milleti için katma değer üreten işçilerimizin hakkının yenilmesine asla müsaade etmeyiz. Bizim vizyonumuz nettir" dedi. "İnsanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ediyoruz" Başkan Erdoğan, insanı merkeze alan, emeği yücelten ve sosyal adaleti güçlendiren bir çalışma hayatının Türkiye’de egemen olmasını arzu ettiklerinin altını çizerek, sözlerine şöyle devam etti: "Sendikalarımızı da bu önemli hedefe giden yolda yol arkadaşlarımız olarak görüyoruz. İnşallah hep birlikte, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde ülkemizi kalkındırmaya, büyütmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Sizlerin ve tüm işçilerimizin, çalışanlarımızın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum."
Ankara Savunma Sanayii Başkanı Görgün: "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, "Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" dedi. Türk mühendisleri tarafından tasarlanıp geliştirilen ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) tesislerinde üretilen genel maksat helikopteri T625 GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi dolayısıyla TUSAŞ’ta tören gerçekleştirildi. Törene, Savunma Sanayii Başkanı Görgün, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu ve çok sayıda mühendis ile davetli katıldı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, GÖKBEY’in tanıtım filminin seyredilmesiyle devam etti. Ardından açılış konuşmalarına geçildi. Haluk Görgün, Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı adımların ülkeyi ileriye taşıdığını ve uluslararası alanda dikkatle takip edildiğini belirterek, son dönemde yabancı heyetlerin artan ilgisinin bu başarının göstergesi olduğunu ifade etti. Görgün, T625 GÖKBEY’in yalnızca bir platform değil, Türkiye’nin milli inovasyon gücü ve savunma sanayisindeki dönüşümünün somut bir örneği olduğunu vurguladı. "GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız" Gelecek yıllarda gerçekleştirilecek GÖKBEY teslimatlarına değinen Haluk Görgün, "İlerleyen yıllarda Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza 15 adet, İçişleri Bakanlığımıza 42 adet daha GÖKBEY teslimatını gerçekleştireceğimizi ifade etmek isterim. Diğer kullanıcılarla beraber GÖKBEY programı dahilinde toplamda 83 helikopteri kurumlarımızın hizmetine sunacağız. GÖKBEY, sahip olduğu özelliklerle Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetlerine önemli katkılar sunacak. Çok yönlü kullanım imkanıyla Kara Kuvvetlerimizin harekat kabiliyetini ve görev esnekliğini daha da arttıracak. GÖKBEY’in Kara Kuvvetleri envanterine girmesi sahadan 3beslenerek zaman içinde daha da gelişecek dinamik bir süresinde başlangıcı olduğunu da söylemek gerekir. Geri bildirimler doğrultusunda görev ekipmanları zenginleşecek, yeni alt sistem entegrasyonlarıyla platformlarımızın kabiliyeti giderek derinleşecektir" diye konuştu. "GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir" "GÖKBEY hem sivil hem de askeri sahada kullanılmasıyla ülkemizin gücüne güç katacaktır. Bunun yanı sıra tıpkı birçok platformumuzda olduğu gibi GÖKBEY’in de ihracat başarısı yakalayacağına da tüm kalbimle inanıyorum" diyen Görgün, şunları kaydetti: "Öte yandan, yerli motorumuz TS 1400’ün sertifikasyon süreçlerinin de devam ettiğini söylemek gerekir. GÖKBEY’de yerlilik oranımız bugün itibariyle yüzde 70’in üzerindedir. Bu oranı yüzde 80’in üzerine çıkaracağız inşallah. Yerli motorlarımızla semalarda olması milli teknoloji hamlemizin stratejik çıktılarından biri olacaktır." "Kuvvetleri Komutanlığımız, beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir" Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığının artırılması ve ülke çıkarlarının korunabilmesi için, artan küresel risk ve tehditler karşısında yerli, milli ve modern bir savunma sanayine sahip olmanın kritik önemde olduğunu vurgulayan Orgeneral Metin Tokel, "Kara Kuvvetleri Komutanlığı olarak savunma sanayi projelerine, dünyada ve bölgemizde meydana gelen gelişmelerin geleceğe yansımaları, yaşanan çatışmalardan alınan ders ve tecrübelerle teknolojideki hızlı gelişmeleri dikkate alan bir yaklaşım ve vizyonla bütün projelere destek ve yön vermeye çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliklendirme vizyonu ve direktifleriyle Kara Kuvvetleri Komutanlığımız; kamikaze dron ve İHA, uzun menzilli füzeler, entegre ve çok katmanlı hava savunma sistemleriyle bunları koruyacak beka sisteminin kurulmasına yönelik faaliyetlere devam etmektedir. Bu önceliklerimize ilave olarak günümüzde yerli ve milli olarak üretilen insanlı sistemlere olan ihtiyaçlarımız da devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Tokel, TUSAŞ’ın insanlı hava sistemlerini günümüz teknolojilerine uygun şekilde geliştirip modernize ederek Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na önemli katkılar sunduğunu belirtti. Tokel, teslim edilen milli helikopterin uluslararası standartlara ve müşterek harekât ihtiyaçlarına cevap verebilecek kabiliyette olduğunu, bu sayede Kara Kuvvetleri’nin envanterine önemli bir yetenek kazandırıldığını ifade etti. "GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz" İlklerin her zaman önemli olduğunu belirten TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu ise, "GÖKBEY bizim her şeyiyle yerli ilk helikopterimiz. Bu ilkler çoğalarak artacak. Bu teslimat iki helikopterden birincisi. İkincisini Haziran ayında gerçekleştireceğiz. Üretim ve teslimat çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor. Hem Kara Kuvvetlerimize hem diğer kuvvetlerimize bu sene ve önümüzdeki senelerde hızla artan sayıda teslimatları gerçekleştireceğiz. TUSAŞ yönetim kurulundan başlayarak çalışanların çok emekleri var. Onların sayısız, bitmeyen, tükenmeyen emekleri, uykusuz geceleri olmasaydı biz bu teslimatları yapamazdık. İnşallah her bir ürünümüz, kullandığımız her bir platform bu ve buna benzer benzer yerli ve milli fabrikalarımızda bizler tarafından yapılacak, bizler tarafından teslim edilecek ve bizler tarafından kullanılacak" diye konuştu. Tören sonunda, GÖKBEY’in maketi Tokel ve Görgün’e takdim edildi. GÖKBEY’in Platform Teslimat Belgesi, Haluk Görgün tarafından Orgeneral Metin Tokel’e teslim edildi. Ardından protokol üyeleri ile toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.
Kayseri Şarkışlalılar Derneği, okul saldırısında hayatını kaybedenler için mevlit okuttu Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda düzenlenen silahlı saldırılarda hayatını kaybedenler için Şarkışlalılar Derneği tarafından Mevlidi Şerif okutuldu. Şarkışlalılar Derneği tarafından, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybedenler için mevlit okutuldu. Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Bürüngüz Cami’nde okutulan mevlitte hayatını kaybedenler için dualar edildi. Burada açıklamalarda bulunan Kayseri Sivaslı Dernekler Federasyon Başkanı İsa Gün, şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğunu vurgulayarak; "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan ve yüreklerimizi derinden yaralayan elim hadiseler karşısında tarifsiz bir üzüntü içerisindeyiz. Masum yavrularımıza yönelen bu insanlık dışı saldırıyı en güçlü şekilde kınıyor, hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Şarkışla Derneği olarak bugün okuttuğumuz Mevlidi Şerif ile kaybettiğimiz canları anarken bir kez daha ifade etmek isteriz ki şiddet hiçbir şekilde kabul edilemez. Okullarımız; sevginin, bilginin ve güvenin yuvasıdır. Bu acı olaylar bizlere bir kez daha göstermiştir ki birlik ve beraberliğimiz daha güçlendirmeli, çocuklarımızın birlik ve beraberliği için hep birlikte sorumluluk almalıyız. Toplum olarak kenetlendiğimizde bu tür karanlık olayların üstesinden geleceğimize inanıyoruz" dedi. Dernek üyeleri, cami çıkışında vatandaşa çeşitli ikramlarda bulundu.