POLİTİKA - 05 Mayıs 2023 Cuma 15:51

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’e sert eleştiri!

A
A
A
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’e sert eleştiri!

Çorum’da konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bir HDP’li diyor ki, ‘Anayasadan Türklüğü çıkartacağız, dokunulmaz maddelere dokunacağız.’ Aynı şerefsiz ifadeleri Ali Babacan da paylaşıp, ‘Türklüğü Anayasadan çıkartacağız’ demedi mi? Bu ağırlaştırmış suç teşkil eden ve düşmanlık saçan açıklamalara Kılıçdaroğlu sessiz, İYİ Parti başkanı tepkisiz kaldı. Utanmadan üç maymunu oynadılar'' dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, açık hava toplantılarına Çorum’da devam etti. İl merkezinde bulunan Abide Meydanı’nda vatandaşlara seslenen Bahçeli, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

“Cumhuriyetin yeni yüzyılında güçlü devleti hep birlikte ihya ederiz”

Seçimlerin hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Bahçeli, “14 Mayıs 2023 tarihi bir dönüm noktasıdır. Türk ve Türkiye yüzyılının cümle kapısı açılmıştır. Lider ülke Türkiye’nin meşalesi yakılmıştır. Bu meşalenin aydınlığı ile yürüyüşümüz hızlanmıştır. Allah’ın izni ile gelen Türk asrı, geleceğin gücü Türkiye’dir. Bizim ülkümüz Türkiye merkezli yeni bir medeniyet ve insanlığın huzurudur. Bizim anlayışımıza göre toplumsal uzlaşmanın dinamikleri milliyetçilik ve demokrasidir. Sosyal, siyasi, siyasal ve ekonomik uzlaşma hedefimize refakat edecek toplumsal dayanışma ve uzlaşma ile milli birliğimiz çok daha güçlenecektir. Elbette yapacağız, hep birlikte güçleneceğiz. Cumhuriyetin 100’üncü yıl dönümü, yani 29 Ekim 1923 artık ufukta görülmüştür Bu ufukta milli kucaklamayı dört başı mamur şekilde sağlayabilmek için 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerini Cumhurun zaferi ile pekiştirmek lazımdır. Devlet milletiyle her şeyden önce Türkiye, yeni Türkiye, yeni hayatı hep birlikte kurarız. Milli birlik ve kardeşlikle hep beraber yaşarız. Bugüne istikrar yarına huzur diyorsak hep birlikte başarırız. Engelleri, zorlukları hep birlikte aşarız. Devletin gücü, milletin feraseti ile hep birlikte yaparız. Cumhuriyetin yeni yüzyılında güçlü devleti hep birlikte ihya ederiz” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’e sert eleştiri!

"Ağırlaştırmış suç teşkil eden ve düşmanlık saçan açıklamalara Kılıçdaroğlu sessiz, İYİ Parti başkanı tepkisiz kaldı"

"Söz sizin, karar sisin, ülke sizin, gelecek sizin, vatan sizin, bayrak sizin, devlet sizin, millet sizsiniz” diyerek sözlerini sürdüren Bahçeli, muhalefet partilerine sert tepki göstererek, “Geleceğinizi karartmak isteyenler var. Zilleti zemzem diye servis edenler var. Cumhurbaşkanı Adayı Kılıçdaroğlu Türkiye’nin önünü kesmek için çırpınıyor. Kervan yağmacıları istikrarımızı bozmak için uğraşıyor. Bölücü terör örgütü PKK Kılıçdaroğlu ile yol yürüyor. FETÖ Kılıçdaroğlu’na umut bağlıyor. Terörist Demirtaş, cezaevinden, ‘Kılıçdaroğlu’na oy vereceğim’ diyor. Merhum şairimiz Abdürrahim Karakaş, ‘beden ölür, çürük cana bakın siz, kim kiminle yürür ona bakın siz, bırakın dönsün dönme dolapları haktan, hakikatten yana bakın siz’ diyor. Biz haktan, hakikatten yana bakıyoruz. Biz halkımız ne diyor ise ona bakıyoruz. Baktığımız yerden zillet ittifakının kumpaslarını görüyoruz, baktığımız yerden ülkemize zincir vurmak isteyenleri görüyoruz, Kılıçdaroğlu’nun Ağrı ve Van mitingleri bir demokrasi şölenine değil, bölücülüğün meydan okumasına, azgınlaşan terör sevenleri intikam çığlıklarına sahne oldu. Kimin kimlerle yürüdüğünü, Çorumlu bir kez daha gördü. İhanet ve rezalet ittifakına yeniden aziz milletimiz şahit oldu. Bir HDP’li diyor ki, ‘Anayasadan Türklüğü çıkartacağız, dokunulmaz maddelere dokunacağız.’ Aynı şerefsiz ifadeleri Ali Babacan da paylaşıp, ‘Türklüğü Anayasadan çıkartacağız’ demedi mi? Bu ağırlaştırmış suç teşkil eden ve düşmanlık saçan açıklamalara Kılıçdaroğlu sessiz, İYİ Parti başkanı tepkisiz kaldı. Utanmadan üç maymunu oynadılar. İşlerine öyle geldiği için itiraz etmeyi çıkarlarına uygun bulmadılar. Türklüğün Anayasadan çıkartılması demek Türk’e biçilmiş kefendir. Türklüğün Anayasadan çıkartılması Türkiye’nin temellerine dinamit döşenmesidir. Allah ecelden aman verdiği müddetçe son Türkoğlu Türk yaşadığı müddetçe bu topraklarda Türk ve Türk milletini hiç kimse, hiçbir alçak, hiçbir dış bağlantılı hain sökemez, buna güç yetiremez. Çünkü muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’e sert eleştiri!

“Ne kadar Türk ve İslam düşmanı varsa zalimlerin paravan Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun arkasında duruyor”

“Bir terörist çıkıp demiş ki, ’14 Mayıs’ta sadece Cumhurbaşkanı değil, sistem de değişecek.’ Yine bir başka terörist, adeta kin ve nefretini kusarak, ‘Türkiye’nin Suriye ve Irak’tan geri çekilmesini sağlayacağız’ demiş. İngiliz menşeli The Ekonomist dergisi, muhalefetin iktidar olması halinde güney sınırlarımız boyunca bir terör koridorunun açılacağını, Türk dış politikasının tamamen değişeceğini, S-400 hava savunma füze sisteminin de depoya alınarak çürümeye bırakılacağını iddia etmiş. Yine aynı ülkeden yayımlanan bir gazeteden Kılıçdaroğlu’nun bir tabuyu yıktığını, dolambaçlı sözlerle Erdoğan’ın kaybedeceğini ileri sürmüş. 7 düvel, 14 Mayıs’ı bekliyor, Haçlı bakiyeleri 14 Mayıs için senaryo geliştirip son kozlarını oynuyor, ne kadar Türk ve İslam düşmanı varsa zalimlerin paravan Cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun arkasında duruyor. Terörü aklamaya, arındırmaya ve asıl maksadını saklamaya niyetlenen bu melanet siyaseti ekonomik ve diplomatik amaçlarının içine tıpkı bir mayın gibi yerleştiren ülkeler 14 Mayıs için mual hayal kuruyor. Hakkından vaz geçmiş bir Türkiye’nin özlemini çekiyorlar. İçine kapanmışı, iç meselelere gömülmüş, etnik ve mezhep bölünmesine düşmüş, tarihi ve kültürel müktesebatından kopmuş bir Türkiye için ayin yapıyorlar. Ancak hevesleri boşuna, çabaları beyhudedir. Çünkü sıra ve söz aziz milletimdedir. Teröristin hükmü Türkiye’den geçmez, bebek katillerinin temkin ve temellileriyle yaprak bile kımıldamaz, küresel emperyalizmin borusu Türk vatanında ötemez. Karşımıza kim gelirse gelsin, nasıl bir güce ve imkana sahip olursa olsun, son neferimize, son damla kanımıza kadar milli şerefimizi, milli varlığımızı, istiklal ve istikbal haklarımızı gözü kapalı şekilde koruyacağız. Biz Türkiye’yi yolda bulmadık, zillete ve destekçilerine bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

“Zillet ittifakının tek yaptığı koltuk ve makam taksimidir”

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ezberleriyle Türkiye'nin siyasi istikrarsızlık yıllarına geri götürülemeyeceğini ifade eden Devlet Bahçeli, “Cumhurbaşkanı yardımcı sayısının her gün arttığı dokuz başlı zillet korkuluğuna Çorum tahammül etmez, geçit vermez. Zillet ittifakının tek yaptığı koltuk ve makam taksimidir. İşleri güçleri rant takviyesi, ikbal tahkimidir. Tek bir projeleri yoktur. Gündeme ve geleceğe dönük tek bir mesajları, kavrayıcı ve kuşatıcı sözleri, hazırlıkları, üstelik heyecan ve birikimleri yoktur. Türkiye’de istikrar Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle sağlanmıştır. Geride kalan yaklaşık beş yıllık dönemde ülkemizin karşılaştığı ağır sorun ve saldırılar Parlamenter Sistemin egemenliğinde gerçekleşmiş olsaydı hiç birinin altından kalkamaz, üstesinden gelemezdik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kazanımları sayesinde, devletin ve hükümetin tesirli mücadelesiyle krizlere zamanında mukavemet edilmiştir. Siyasi ve ekonomik operasyonlara her anlamda direnç gösterilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güvenlik, refah, huzur ve barış iklimini derinleştirmiş; kuvvetler ayrımını netleştirmiştir. Kazanan Türkiye olmuştur. CHP’sinden İYİ Partisi’ne varıncaya kadar koalisyon dönemlerine övgüler düzen siyasi zihniyetler milletimizin ve ülkemizin munzam ve muntazam gerçekleriyle ters düşen aymazlardır. Bunlar iş bilmez, yol bilmez, erdem bilmez, ahlak bilmez. Akıntıya karşı kürek çekmek nafiledir. Güneşi balçıkla sıvamaya çalışmak akılsızlıktır” ifadelerini kullandı.

Muhammed Muttalip Yalçın - Eray Uzun - İsmail Kabakdere

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Bakan Kurum: "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut" kapsamında düzenlenen ’Ev Sahibi Türkiye Kura Çekim Töreni’ne katıldı. Bakan Kurum, "500 bin sosyal konut seferberliğimiz kapsamında Edirne’de inşa edeceğimiz 2 bin 537 konutumuzun kura heyecanını yaşıyoruz. Şimdiden yeni yuvalarımızın kıymetli annelerimize, babalarımıza, yavrularımıza ve gençlerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık" Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Edirne’de bugüne kadar yaklaşık 27 milyar liralık yatırımımızda devam ediyor. Edirne’de hamdolsun, 7 bin 597 konutu, eğitimden sağlığa, sosyal donatı alanlarından altyapıya kadar birçok projeyle birlikte şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında, yürüyüş ve bisiklet yolları, gençlerimiz için sosyal alanlar, kütüphaneler ve 7 gün 24 saat hizmet veren millet bahçesiyle toplam 600 bin metrekarelik büyük bir projeyi Edirne’ye armağan ettik. Ayrıca Selimiye Camii’nin eski ihtişamına kavuşması için meydan ve çevre düzenlemesini gerçekleştirdik. Çarpık yapıları kaldırdık, tarihi silueti ortaya çıkardık. Yeşil alanları, aydınlatması ve zemin düzenlemeleriyle Selimiye’nin görkemini ön plana çıkardık. Edirne’nin kalbi Saraçlar Caddesi’nde de restorasyon ve sokak sağlıklaştırma çalışmalarını tamamladık. Caddeyi ışıl ışıl, modern ve huzurlu bir görünüme kavuşturduk" şeklinde konuştu. "455 bin konutu hızla tamamlıyoruz" "Bir yandan deprem bölgesinde 455 bin konutu hızla tamamlıyoruz, diğer yandan 500 bin sosyal konut projemizi sürdürüyoruz" diyen Bakan Kurum, "Bugüne kadar yaklaşık 72 ilde 314 bin konutun hak sahiplerini belirledik. Edirne’de de 2 bin 537 konutumuzun inşa sürecini başlatıyoruz. Vatandaşlarımızı bir saat, bir dakika daha erken yuvalarına kavuşturabilmek için işçi kardeşlerimizle birlikte gece gündüz, 7 gün 24 saat çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır" 2 yıl gibi kısa bir sürede Avrupa ülkesi büyüklüğünde alanı yeniden inşa ettiklerini belirten Bakan Kurum, "11 ilimizde eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik. 455 bin yuvamızı, 2 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak depremzede kardeşlerimize teslim ettik. Söz verdiğimiz gibi konutlarımızı sahiplerine ulaştırdık. Asrın inşası, Türkiye’nin başarısıdır. Asrın inşası, Türkiye’nin yüz akıdır. Biz sadece afet sonrasında değil, afetlere hazırlık noktasında da kararlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar 2 milyondan fazla konutun dönüşümünü gerçekleştirdik" dedi. "İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük" "Yapılan her iki dönüşümden birini bugün İstanbul’da hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki yaşanabilecek bir İstanbul depremi, Allah korusun, bir milli güvenlik meselesidir. Bunun tek ve zorunlu çözümü kentsel dönüşümdür" ifadelerini kullanan Bakan Kurum, "Bu anlayışla İstanbul’da bugüne kadar 924 bin konutu dönüştürdük, 300 bin konutluk kentsel dönüşüm projesini de hızla sürdürüyoruz. Bu süreçte belediyelerimizin sorumluluk alması, vatandaşlarımızın dönüşüme destek vermesi hayati öneme sahiptir. Biz devlet olarak dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. Milletimizden gelen talepleri dikkate alıyor, süreci kolaylaştıracak düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Son olarak İstanbul’da ’Yarısı Bizden’ kampanyasında uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi uygulamaya alıyoruz. Kampanya 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edecek. Bu tarihe kadar evini ya da iş yerini riskli yapı olarak tescil ettiren tüm vatandaşlarımız kampanyadan yararlanabilecek. Böylece ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği gibi zaman alan işlemler nedeniyle yaşanabilecek mağduriyetlerin de önüne geçmiş olacağız. Şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.
Sakarya Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.
Sakarya Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.
Ankara "Sazan sarmalı" ile 13 milyonluk vurgun yapan 13 şüpheli tutuklandı Ankara’da ilan sayfası üzerinden "sazan sarmalı" yöntemiyle 13 milyon liralık dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla gözaltına alınan 16 şüpheliden 13’ü tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Ankara’da bir vatandaş, internet sitesinde yer alan konut ilanını görerek ilandaki numara üzerinden şüphelilerle iletişime geçti. Telefonda görüştüğü kişinin yönlendirmesiyle tapu müdürlüğünde gerçek mal sahibiyle bir araya gelen müşteki, ortamın güven vermesi üzerine 13 milyon lirayı şüpheliler tarafından iletilen hesap numarasına gönderdi. Paranın gerçek satıcının hesabına ulaşmadığını fark eden mağdur, "sazan sarmalı" olarak bilinen dolandırıcılık yöntemiyle kandırıldığını anlayarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında talimat üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince olayla bağlantısı olduğu belirlenen 16 şüpheli, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Hatay, Gaziantep, Bursa, Konya ve Şırnak’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı. Şüphelilere ait banka hesaplarında yapılan incelemede, 2023 ve 2025 yılları arasında 220 milyon lira tutarında para trafiği olduğu anlaşıldı. Şüphelilerden 2’si emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken, 14’ü Ankara Adliyesine getirildi. Soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince sorgulanan şüphelilerden 13’ü "nitelikli dolandırıcılık" suçundan tutuklanırken, 1 şüpheliyse adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.