GÜNDEM - 25 Ocak 2018 Perşembe 11:55

MHP Lideri Bahçeli'den 'Kızıl elma şirktir' açıklamasına sert tepki

A
A
A
MHP Lideri Bahçeli'den 'Kızıl elma şirktir' açıklamasına sert tepki

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Kızıl elma şirktir" diyen İhsan Eliaçık'a “Allah'tan korkmaz kripto” sözleriyle yanıt verdi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki adresinden, “Doğru politika doğru stratejiyle, doğru strateji doğru taktiklerle desteklenip eklemlenirse milli gurur zaferle pekişir, milli ruh muzafferlikle perçinlenir. Türkiye çok şükür dik bir duruşla doğrunun yanında, hainlerin karşısındadır. Zeytin Dalı Harekatı’nın beşinci gününde teröristler ihanetlerinin bedelini ağır bir şekilde öderken; her dağın yamacı, her taşın altı kirden, pastan arındırılmaktadır. Afrin’in huzura kavuşacağı günler sayılı ve yakındır. Sahadaki mıntıka temizliği kahramanca sürdürülmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Türk askeriyle birlikte yüzyıllarca okunacak yeni bir destana imza atmaktadır. Teröristler aldıkları ölümcül darbelerle son nefeslerini verme noktasına gelmişlerdir. Kaçmak nafiledir, hamd olsun beklenenler gelmiş, Afrin’i kuşatmışlardır. Mazlumlar uzatılan zeytin dalıyla umutlanmışlar, hainler uzayan ve ufku saran milli öfkeyle kahrolmuşlardır. Günahkarlar köşeye sıkıştırılmış, suçlular kuyruklarını kıstırmışlardır. Türkiye havadan karadan ateş olup Afrin’i kavramış, barış ve huzur olup masumları kollamıştır. Haklı, ahlaki ve milli bir mücadeleyle terör örgütlerine Afrin zindana çevrilirken, inşallah Münbiç zehir edilecektir. Bu sürecin başka bir alternatifi, başkaca bir çıkış ve çözüm yolu kalmamıştır. Afrin ya hıyanetten ayrılacak, ya da caniler tek tek bulunup hayattan ayıklanacaktır. Milletimiz, Zeytin Dalı Harekatı’na yürekten ve yüreklice sahip çıkmıştır. Analar, babalar, dedeler, gelinler, henüz bıyığı terlememiş yavrular Afrin’deki terör hedeflerinin imha gayesinin yüksek bir faziletle ardında durmuş ve dualarıyla manevi desteğini göstermişlerdir” ifadelerine yer verdi.

“Kızılelma’yı duyunca beti benzi atanlar, size rağmen millet olduk, size rağmen istiklalimizi koruduk”

MHP Lideri Bahçeli, açıklamalarına şöyle devam etti:

“Ancak içimizde ve dışımızda suyu bulandırmaya çalışan bölücüler, azılı teröristler de boş durmamışlardır. Bu odaklar, halkı sokağa çıkarmaya uğraşıp provokasyonlardan medet umsalar da, nihai olarak hezimet ve hüsrandan kurtulamayacaklardır. Türkiye, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları doğrultusunda meşru müdafaasını sonuna kadar icra ve ifa edecektir. 'İstikamet neresi' sorusuna 'Kızılelma' cevabını veren kahramanlar oldukça bu millet, bu devlet, bu vatan ilelebet payidar kalacaktır. Şu rezilliğe bakınız ki, Kızılelma’yı şirk gören kripto münkirler varmış! Bre Allah’tan korkmaz, kuldan utanmazlar, Kızılelma’yı biliyor musunuz da şirk diye yaftalıyorsunuz? Kızılelma’yı duyunca beti benzi atanlar, size rağmen millet olduk, size rağmen istiklalimizi koruduk. Kızılelma ülküdür, ülküsüzler anlayamaz. Kızılelma aleme nizam iradesinin tezahürüdür, iradesizler tanıyamaz. Kızılelma Türk milletinin cihana hakimiyet mefkuresi ve sembolüdür, Türk düşmanları tanımlayamaz, işbirlikçiler idrak edemez. Kızılelma, pazarda alınıp-satılan elma değildir. Türk milletinin ilahi sır gibi asırlardır vicdanında yaşatıp büyüttüğü milli ahlakı, milli asabiyeti, milli varlığının istikbal nurudur. Kızıl ruhlar, kirli emeller, gizli ve kindar hevesler Kızılelma’dan gocunsa da, Türk milletinin Kızılelma’sı vardır, mutlaka bir gün ulaşılacaktır. Merhum Ziya Gökalp bakınız ne diyordu: 'Zemini mefkûre, seması hayal; bir gün gelecek, fakat şimdilik masal' Kızılelma gideceğimiz, gitmek istediğimiz, izimizi kazıyıp ismimizi tarihin alnına yazacağımız her yerdir. Merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu, Malazgirt Marşı’nda, 'Kızılelma’ya hey Kızılelma’ya' derken elbette İ’lay-ı Kelimetullah’ı haykırıyor, Türk milletinin özlemlerini seslendiriyor, milli hedef ve hayallerinin önünü açıyordu. İçimizdeki YPG’lilerin, sağa sola konuşlanmış PKK ve FETÖ artıklarının Türk milletinin ülkülerini karalaması, ülke ve ilkelerine kast etmesi imkansızdır. Bu alçalma haline teşebbüs edenler Kızılelma’nın onuruyla manen küle döneceklerdir. Merhum Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu diyor ya: 'Gazi alperenler işe koyulun, gayrı söze vakit az verilmeli. Bidevi atlara rüzgarca soluk ve yıldırımlarca hız verilmeli.' Devam ediyor: 'Barak Baba, Sarı Saltuk orada, Hacı Bektaş Veli, Taptuk orada, bir mübarek vatan yaptık orada, ki, bir can dilerse bin verilmeli.' Türk milleti mazluma sığınak, zalime ateştir. Bu ateşte teröristler Allah’ın izniyle yanacak, Zeytin Dalı Harekâtı huzur ve güvenliğimizi sağlayacaktır. Çünkü Afrin demek Hatay demektir, Afrin demek Kilis demektir. Yani vatan demektir.”

Bahçeli, “Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit düşen Üsteğmen Oğuz Kaan Usta’ya, bizlere tutacağımız vasiyet bırakan Astsubay Üstçavuş Musa Özalkan’a ve Uzman Çavuş Mehmet Muratdağlı’ya Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize şifalar diliyorum. Dua ve desteğimiz Mehmetlerimize. Ve diyorum ki, Tanrı Türk'ü Korusun ve Yüceltsin, hainleri ise yerin yedi kat dibine mahkum etsin” diyerek açıklamalarını tamamladı.  

Musa Erdoğan
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Deve güreşlerinde, "Bu sene mangal yakılmayacak, basın mensupları dışarıya çıkarılacak" Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF), güreş sezonunun başlamasına sayılı günler kala yönetim olarak yeni kararlar aldıklarını duyurarak, Ramazan ayı nedeniyle güreş alanlarında gözle görülür şekilde mangal yakılmayacağını ve basın mensuplarının ilk 5 güreş sonrası kalabalık etmemesi için dışarıya çıkarılacağı açıkladı. İlk beş güreş sonrası organizasyonun basın huzurunda yapılmayacak olması dikkat çekti. Aydın’da kış mevsiminin en önemli festivalleri arasında yer alan deve güreşleri yaşanan şap hastalığı nedeniyle ertelenmesinin ardından sezonun ilk deve güreşi İncirliova’da gerçekleştirilecek. Uzun süren uğraşların ardından yeniden başlayacak olan deve güreşleri sezonu için hazırlıklar tamamlanırken, sezonun ilk güreşi için de geri sayım başladı. İncirliova’da 8 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek olan güreş öncesinde Devecilik Kültürü ve Deve Güreşleri Federasyonu (DEGÜF) açıklama yaparak yeni kararlar aldıklarını duyurdu. Ramazan ayı nedeniyle bazı uygulamalara özel hassasiyet gösterileceği ifade edilirken, güreş alanlarında mangal gibi unsurların umuma açık şekilde bulundurulmaması ve satış tezgahlarının seyir alanı dışında kurulması kararlaştırıldı. Ayrıca organizasyonlarda davul ve zurna çaldırılmaması yönünde karar alındı. Saha içi düzenini sağlamak amacıyla basın ve yayın kuruluşlarına yalnızca ilk beş güreşin açık olacağı belirtilirken, güreş sırasında bir devenin başında en fazla 2+1 kişinin bulunabileceği bildirildi. Güreş esnasında sahaya aynı anda en fazla iki çift devenin alınacağı, anons edilen develerin ise 15 dakika içinde ağızları bağlı şekilde hazır bekletilmesi gerektiği kaydedildi. Süresi içinde hazır olmayan develerin münferit gelişen durumlar haricinde güreş haklarının sona ereceği ifade edildi. Federasyon açıklamasında ayrıca saha içi ve dışındaki görevli ve işaretçilerin talimatlarına uyulması gerektiği vurgulanırken, deve sahiplerinin masa hakemliği alanını gereksiz yere işgal etmemeleri istendi. Saha içindeki yoğunluğu azaltmak amacıyla saha komiserliği görevinin kapı görevlisi olarak yeniden düzenlendiği de duyuruldu. Öte yandan, Aydın İl Hayvan Zabıtası Komisyonu kararı doğrultusunda Aydın’daki güreşlere katılacak olan deve sahiplerinin bağlı bulundukları il ve ilçe tarım müdürlüklerinden deve sevk belgelerini alarak yanlarında bulundurmaları gerektiği hatırlatıldı.
İstanbul "Orta Doğu’daki savaş havacılıkta kalıcı değişikliklere yol açabilir" ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan savaş, havacılık sektörünü de etkiledi. 1-4 Mart tarihlerinde günlük ortalama 4 binden fazla uçuş iptali olduğuna dikkat çeken Bahçeşehir Üniversitesi Pilotaj Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, uzayan rotalar nedeniyle artan maliyetlerin ve savaşın getirdiği risklerin kalıcı değişikliklere yol açabileceğini söyledi. İran’a yönelik ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat’ta başlayan saldırılar sonrası yaşanan savaş ortamı farklı ülkeleri de kapsayınca birçok sektör durumdan etkilendi. Savaştan en çok etkilenen sektörlerden biri de havacılık oldu. Saldırılar sebebiyle birçok uçuş iptal edilirken bazı uçuşlarda da aksama yaşandı. Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, 1-4 Mart tarihlerinde günlük ortalama 4 binden fazla uçuş iptali, 19 bin seferde de gecikme olduğunu ifade etti. İnan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "ABD ve İsrail’in İran’a yönelik büyük çaplı hava operasyonları ile İran’ın bölgeye misillemeleri sonucunda Orta Doğu hava sahalarında geniş çaplı kapanmalar ve NOTAM (uçuşa yasak/uyarı) yayınları yaşandı. Bu durum küresel rotalarda ani yeniden planlamalara, binlerce uçuşun gecikmesine veya iptaline ve hava kargosu ile yolcu taşımacılığında ciddi aksamaya neden oldu." 4 binden fazla uçuş iptali İran, İsrail, Katar ve birkaç Körfez ülkesi ve komşu bölgelerde farklı derecelerde hava sahası kapanmaları raporlanmasının ardından birden fazla ülke geçici olarak hava sahasını kısıtladığını hatırlatan İnan, "Bu durum birçok uzun menzilli hattın doğrudan geçişini imkânsız hâle getirdi. Çeşitli kaynaklar, birkaç günlük dönemde on binlerce uçuşun etkilendiğini belirtti. Yalnızca 1 Mart günü 3 bin 400 uçuş iptali ve yaklaşık 20 bin gecikme yaşandı. 5 Mart’a kadar günlük ortalama 4 binden fazla iptal, 19 bin gecikme rapor edildi. Bu durum hem yolcu mağduriyetine hem de bağlantı zincirlerinin kırılmasına yol açtı" dedi. Değişen rotalar uçuş maliyetlerini artıracak Sürecin Orta Doğu’daki büyük hava yollarını doğrudan etkilediğini de söyleyen Tüzün Tolga İnan, şunları söyledi: "Körfez taşıyıcıları ile pek çok Avrupalı/Asyalı taşıyıcı rotalarını askıya almak veya yoğun şekilde yeniden planlamak zorunda kaldı. Bazı taşıyıcılar belirli hatlarını tamamen durdurdu. Doha, Dubai, Abu Dabi gibi büyük hub’ların geçici kapanması küresel transit akışını bozdu. Hava sahası riskinin artmasıyla birlikte uçaklar daha uzun rotalar kullanmak zorunda kaldılar. Mesela Asya-Avrupa seferleri için alternatif Kuzey ve Orta Asya rotalarına sapma yaşandı. Bu da yakıt tüketimini, uçuş süresini ve mürettebat maliyetlerini artıracaktır." Tazminat taleplerinde artış Aktif çatışma bölgelerinin yakınında uçuş yapılması sigorta maliyetlerini yükselteceğini de söyleyen İnan, "Bazı sigortalar ‘savaş eylemi’ (act of war) sebebiyle kapsamasını sınırlayabilir. Dolayısıyla taşıyıcılar ya ek prim ödemek ya da sigorta dışı riskleri kendileri üstlenmek durumunda kalabilirler. Raporları bu baskının hızlı şekilde arttığını bildiriyor" dedi. Yoğun iptal (re-routing) durumlarının, tüketici hakları ve tazminat taleplerinde artışa sebep olacağına da dikkat çeken İnan, havalimanları ve otoriteler ile koordinasyon yükünün de artacağını belirtti. Kargo taşımacılığında aksamalar oluyor Kargo taşımacılığında yaşanan sorunlara da değinen Dr. Öğr. Üyesi Tüzün Tolga İnan, "Özellikle Avrupa-Asya ve Kuzey Amerika-Asya hatlarında aktarmalar etkilendi. Bu sebeple de yüksek değerli ve acil sevkiyatlarda gecikmeler tedarik zincirlerinde aksamaya neden oluyor. Genel olarak 2026’da hava kargo talebinin yüzde 2,6 büyüme öngördüğü bildiriliyordu. Mevcut durum kısa vadede bu büyümeyi aksatabilir veya yönlendirebilir" dedi. Fiyatlar kalıcı olarak değişebilir Savaşın orta ve uzun vadede sektörel ve politik olarak da sonuç oluşturabileceğini söyleyen Dr. Tüzün Tolga İnan, sözlerini şöyle tamamladı: "Eğer Körfez hub’larındaki güvenlik algısı uzun süreli olarak düşük kalırsa, taşıyıcılar, Asya içi, Avrupa kuzey koridoru gibi alternatif aktarma merkezleri geliştirerek uzun vadede hub paterninde kalıcı değişikliklere neden olabilir. Ayrıca daha uzun uçuşlar, artan sigorta primleri, yakıt maliyeti oynaklığı ile taşıyıcılar hizmet fiyatlarına kademeli zam yapabilir veya kârlılık baskısı yaşayabilir. Bu da kalıcı fiyat artışlarına sebep olabilir. Uluslararası sivil havacılık otoriteleri (ICAO, Ulusal Sivil Havacılık Kurulları) yüksek risk dönemlerinde uçuş emniyeti ve NOTAM yönetimini sıkılaştırabilir; standardizasyon talepleri artabilir."
Adana Yolu silahla açtıran genç tutuklandı: Arazi sahibi "Şikayetçi değilim, değmezdi" dedi Adana’da hisseli arazilerinin kamulaştırılmadan kullanıldığını öne süren arazi sahipleri tarafından kapatılan İlim Yolu Bulvarı’nda silah göstererek yolu açtıran genç, polis tarafından yakalanarak tutuklandı. İddiaya göre, merkez Sarıçam ilçesine bağlı Çarkıpare Mahallesi’nde 413 hisseli yaklaşık 540 dönüm arazinin kamulaştırılmadan kullanıldığını ve Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından İlim Yolu Bulvarı yapıldığını öne süren Fadime Köseler ve diğer hisse sahipleri, 26 Şubat günü bulvarı iş makinesiyle kapatarak tepki gösterdi. Bu sırada otomobiliyle bulvara gelen M.D. isimli genç, yolun açılması için arazi sahipleriyle konuştu. Bir süre telkinde bulunan genç, yol açılmayınca yanında bulunan silahı göstererek yolu açtırdı. Olayın ardından yol tekrar trafiğe açıldı. Olayın basına yansımasının ardından polis ekipleri silah gösteren genci tespit ederek yakaladı. Emniyette ifadesi alınan M.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Biz zaten yolu açacaktık" Olayla ilgili konuşan arazi sahiplerinden Fadime Köseler, gençten şikayetçi olmadığını belirterek olayın büyütülmemesi gerektiğini söyledi. Köseler, "Genç bir çocuktu, bilmedi. Bizden yolu açmamızı istedi, biz de zaten yolu açacaktık. Normal olarak akışını durdurduk. Orada genç bize fevri davrandı. Kendisinden şikayetçi olmadım. O da böyle olmasını istemezdi. Bize silah çekti ama bilinçsiz bir şekilde çekti. Onluk hiçbir şey yoktu. Yeni çıkan yasaya göre tutuklandı, değmezdi. Yazık oldu" ifadelerini kullandı.