KENT HABERLERİ - 25 Temmuz 2013 Perşembe 11:30

Minik Salih’in dramı ikiye katlandı

A
A
A
Minik Salih’in dramı ikiye katlandı

İstanbul'da yüzünün yarısı kıllı, lekeli ve şiş olarak dünyaya gelen 1 yaşındaki minik Salih’in hastanede ameliyat olacağı gün babasına otomobil çarptı.

İlk operasyonunu geçiren Salih, yüzünün güleceği günü bekliyor.Başakşehir Şahintepe Mahallesi'nde oturan Yaşar Kanlıbaş (41) ve Minyeser Kanlıbaş (41) çifti, geçen sene ikinci çocuklarının dünyaya gelmesiyle büyük bir sevinç yaşadı. Kanlıbaş çiftinin sevinci, minik Salih'in yüzünün büyük bölümünün lekeli, şiş ve kıllı olması sebebiyle üzüntüye dönüştü. Oğullarının yüzünde lekeler gören aile ve yakınları ne yapacaklarını şaşırdı. Doktorları da hayrete düşüren ve bir çaresi bulunamayan olay, aileyi daha da perişan etti. Yemek yiyemeyen ve gülemeyen Salih'in dram haberi tüm Türkiye'yi ağlattı. İhlas Haber Ajansı'nın haberinin ardından harekete geçen Medipoll Üniversite Hastanesi yetkilileri, 1 yaşındaki Salih'in bütün tedavi ihtiyacını karşılayacaklarını belirttiler.

AMELİYAT GÜNÜ BABASI KAZA GEÇİRDİ

Hastaneye getirilen minik Salih, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mithat Akan ve ekibi tarafından kontrolden geçirildi. Yapılan ilk kontrollerin ardından Salih'in yanağındaki tümörün alınmasına karar verildi. Minik Salih önceki gün ilk operasyonunu geçirdi. Ancak Salih’in ameliyat olacağı gün baba Yaşar Kanlıbaş, Halkalı’da trafik kazası geçirdi. Yoldan karşıya geçtiği sırada Kanlıbaş, bir otomobilin altında kalarak ağır yaralandı. Kanlıbaş olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Bakırköy Kamu Hastaneler Birliği Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde 2 gün tedavi gören Yaşar Kanlıbaş’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi. Hayati tehlikeyi atlatan Kanlıbaş’ın tedavisi sürüyor.

“HEM ÜZÜLÜYORUM, HEM GÜLÜYORUM”

Anne Minyeser Kanlıbaş, “Salih doğdu. Yüzünde bir leke vardı. Lekesi büyüdü. Durumumuz yoktu, öyle kaldı. Bakıyorum acıyorum, çocuğumdur. Elim dar. Nereye götüreceğim, param yok. Kiracıyım. Ne yapacağımı bilemiyorum. Allah razı olsun, uğraştınız. Salih ameliyat oldu, Allah’a şükür şu an iyi. Salih ameliyat olmadan kocam trafik kazası yaptı. Şu an yoğun bakımda. Oğlum hastanede, eşim de hastanede. Eşimin durumu kötü. Hem üzülüyorum hem gülüyorum. Her şey Allah’ın işi. Çocuğuma seviniyorum, kocama üzülüyorum” dedi.

Kaza haberini alarak memleketinden İstanbul’a gelen Salih’in dayısı Cuma Üstündağ ise gözyaşlarını tutamadı. Hastanede yeğeni ve kız kardeşinin yanında duran Cuma Üstündağ, “Babasının trafik kazası yaptığını duydum. Salih’i ameliyata aldılar. Allah sizden razı olsun, ameliyatı da başarılı geçti. ‘Hastalığı iyileşiyor’ diyorlar. Babası işe giderken kaza yaptı. Şu an yoğun bakımda. Çocuğu da hastaneye getirdik, ameliyat ettirdik. Bir buradayız, bir babasının yanına gidiyoruz. Babasını zaten göremedik. Durumunun nasıl olduğunu öğrenemedik. Çocuk burada ameliyat olurken çok sevindik, şimdi babası hastanede çok üzülüyoruz. Daha önce çok üzülüyorduk” diye konuştu.

“TÜMÖRÜN İYİ HUYLU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ”

Yapılan ilk operasyon hakkında bilgi veren Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. İsmail Mithat Akan, “Salih ilk bize başvurduğunda nadir de olsa toplumun belirli bir kısmında gözüken dev kıllı nevüs dediğimiz, yüzün yaklaşık tamamını kaplayan, alnını içeren pigmente yani renkli, üzeri kıllarla, saçlarla kaplı bir lezyonu mevcuttu. Bu lezyonun altında yanak bölgesinde bir de kitlesi, yani tümörü vardı. Ama bu tümörün iyi olduğunu düşünmekteyiz. Biz ilk ameliyatta bir seans planladık yaptık. Birkaç seansta bir ameliyat yapacağız. İlk seans ameliyatında da o tümörden kendisini uzaklaştırdık. Tümörünü çıkarttık. O tümör şu an incelenmekte. Yüzünün de yanak kısmındaki bütün kıllı bölgeyi çıkartıp kasık bölgesinden aldığımız deri yamasıyla, deri aşısıyla onarımını yaptık. Şu an yüzünde alın bölgesinde bir lezyonu kaldı. Ufak tefek burun ve dudak kenarında var. Onları da inşallah önümüzdeki seansta, seanslarda yapacağız. Tedavisini bu yönde sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

Yoğun bakım ünitesinden çıkan baba Yaşar Kanlıbaş’ı da ilk kez İhlas Haber Ajansı görüntüledi. Güçlükle konuşabilen Yaşar Kanlıbaş, “Ben yola çıktım, fark etmediğimiz bir otomobil bana çarptı. Aklım çocuktaydı. Benim durumum kötü. Çocuğuma üzülüyorum, her şeye üzülüyorum” dedi.

REFİK FİDAN
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Fetih coşkusu 700. yılda zirveye ulaştı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri, fethin 700. yılına yakışır bir coşku ve katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu süren programlar, hem tarihi mirasa duyulan saygıyı hem de ortak hafızayı diri tutma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın köklü geçmişine duyduğu vefayı bu yıl da güçlü bir organizasyonla ortaya koydu. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında Tophane Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreni mehteran ve kılıç kalkan gösterileriyle renkli görüntülere sahne olurken, programa katılan vatandaşlar tarihi atmosferi yoğun bir şekilde hissetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Stari Grad Belediye Başkanı Irfan engi, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Mehmetçik Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Moğolistan Arkhangai İli Vatandaş Temsilcileri Meclisi Üyesi, Tsetserleg Belediye Başkanı ve Erdenebulgan İlçe Valisi Tumurbaatar Ganzorig, Osmangazi Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile muhtarlar katılım gösterdi. "Ecdatlarımız ve atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar" Açılış töreni öncesinde protokol üyeleriyle birlikte Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua eden Başkan Erkan Aydın, ardından tören alanına geçerek Osmangazili vatandaşlarla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin taşıdığı tarihi anlam ve medeniyet mirasına dikkat çekerek, bu büyük değerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Aralık ayında 700. yılımızı anmak için bütün bir yıl boyunca sürecek olan etkinliklerimizin lansmanını yaptık. Bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bugün de hem buradaki açılışımızla hem de yürüyüşümüzle programımıza devam edeceğiz. 700 yıl önce Osman Gazi, uzun bir kuşatmadan sonra kendisi göremese de oğlu Orhan Gazi bu toprakları fethediyor. Bursa Kalesi fethedildikten sonra hiçbir kan akıtmadan; adaletle, barışla, isteyenin burada yaşamaya devam edebileceği, istemeyenin göç edebileceği imkanlar sunularak Osmanlı Cihan Devleti’nin temeli burada atılıyor. Bu temel; adaletin, barışın, hoşgörünün, fethedilen topraklardaki insanların kültürünü, dilini ve dinini yaşayabildiği bir anlayış üzerine kuruluyor ve yedi cihana hükmeden bir imparatorluk doğuyor. 700 yıl önce burada bu temeller atılırken belki onlar da bu kadar büyük bir imparatorluk oluşacağını düşünmemişlerdi. Ama ecdatlarımız, atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar. Bir kez daha mekanları cennet, ruhları şad olsun; kendilerini saygı ve minnetle anıyoruz." "Bursa medeniyetler açısından kadim bir kenttir" 700. yıl etkinlikleri ile bu topraklarda aslında binlerce yıldır var olduklarını bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, "Bugün ecdadın mirasına dayanarak barışın, birlik ve beraberliğin, huzurun öneminin altını özellikle çizmek istiyoruz. Osmanlı da bu değerlerle büyüdü, genişledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yine aynı şekilde bu ruhla yoluna devam etti. Bundan 100 yıl önce Bursa işgal altına girdiğinde, Yunan komutanın gelip Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyerek ‘Kalk Osman, kalk da imparatorluğunu kurtar’ dediğinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk o gün Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüş ve bu siyah örtü iki yıl, iki ay, iki gün boyunca kürsüden kaldırılmamıştır. Ta ki 11 Eylül 1922’de Bursa kurtulduğunda o siyah örtü kaldırılmıştır. Yani hem Osmanlı, hem Cumhuriyet, hem de daha önceki dönemler itibarıyla Bursa; medeniyetler açısından ve tabii ki Türkler açısından son derece önemli, kadim bir kenttir. Biz de Bursa’nın bu kadimliğine yakışır bir şekilde hem 700. yılı kutlamak hem de ecdadı saygıyla anmak için bu törenleri gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 21’incisi düzenlenen ve artık gelenek haline gelen bu programın, umarım daha nice 21 yıllar, daha nice 700 yıllar sürmesini diliyorum. Buraları yurt edindik, bir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bursa’nın fethinin 700. yılı hayırlı, uğurlu olsun" açıklamalarında bulundu. Tophane Meydanı’ndaki açılış programının ardından, Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri’nin en anlamlı bölümlerinden biri olan Fetih Yürüyüşü, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin öncülük ettiği korteje; yöresel derneklerin halk oyunları ekipleri, amatör spor kulüplerinin sporcuları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da eşlik etti. Saltanat Kapı’dan başlayan yürüyüş, kentin ana arterleri boyunca büyük bir coşku eşliğinde ilerleyerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi önünde sona erdi. Program, halk oyunları ekiplerinin sergilediği gösterilerle tamamlanırken, ortaya çıkan tablo birlik, beraberlik ve tarih bilincinin en güçlü yansımalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Tekirdağ Tekirdağ’da Şanlıurfa rüzgarı: 1 ton çiğ köfte ikram edildi Tekirdağ’da düzenlenen Şanlıurfalılar gecesinde davullar eşliğinde yoğrulan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edildi. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen sıra gecesi programı, adeta kültür şölenine dönüştü. Davul seslerinin yükseldiği gecede tam 1 ton çiğ köfte yoğrularak katılımcılara ikram edildi. Davulcuların şovu geceye damga vururken, halaylar salonu doldurdu. Başkanlar vekiller halaya katıldı Gecede sahne alan sanatçılar Urfa türküleriyle davetlilere keyifli anlar yaşattı. Davul ve zurna eşliğinde çekilen halaylar, salonu adeta düğün havasına çevirdi. Coşkunun zirveye çıktığı anlarda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı, farklı partilerden milletvekilleri ve çeşitli siyasi parti temsilcileri aynı halay halkasına katılarak renkli görüntüler oluşturdu. 1 ton çiğ köfte yoğruldu Gecenin en dikkat çeken anı dev kazanlarda yoğrulan çiğ köfte oldu. Hazırlanan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edilirken, gece boyunca birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, konuşmasında dayanışma ve kültürel birlikteliğe vurgu yaparak, Şanlıurfalıların Tekirdağ’a katkı sunduğunu ve bu birlikteliğin kente güç verdiğini ifade etti. Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bedlek ise derneğin siyaset üstü bir dayanışma ve gönül hareketi olduğunu belirterek, kültürün yaşatılması ve birlik ruhunun önemine dikkat çekti. Program, plaket takdimi ve sahne gösterilerinin ardından sona ererken, gece boyunca renkli görüntüler oluştu. Programa Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile davetliler katıldı.