TEKNOLOJİ - 23 Eylül 2014 Salı 15:08

Mobil teknoloji sağlığın hizmetinde

A
A
A
Mobil teknoloji sağlığın hizmetinde

Turkcell’in kronik hastalıklarla mücadele için geliştirdiği mobil sağlık inovasyonu, hem hasta ve hasta yakınlarının hem de doktorların hayatını değiştiriyor.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi işbirliği ile Turkcell SağlıkMetre çözümünün 100 diyabet hastası için kullanıldığı projede sonuçlar başarılı: Alanında dünyada ilklerden biri olma özelliği taşıyan projenin takip grubunda yer alan hastalarda, ek bir ilaç kullanılmadan ve ilaç dozları arttırılmadan, kan şekeri yüzde 16 oranında azaldı. Turkcell SağlıkMetre cihazı, kronik hastaların her yerde 7/24 doktor kontrolü altında tutulabilmesini sağlıyor. Cihaz, diyabet dışında aritmi, tansiyon, astım, aritmi ve KOAH için de kullanılabiliyor.

Turkcell SağlıkMetre, İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi ile yapılan çalışmada, klinik faydasını ispat etmesi ile bireysel kullanıma da açıldı. SağlıkMetre’ye, 24 saat medikal destek merkezi hizmeti de dahil olmak üzere ayda 49 TL ödeyerek sahip olmak mümkün.

Turkcell’in 2012 yılında geliştirdiği ve İstanbul Üniversitesi işbirliği ile denemelerine başlanan SağlıkMetre çözümünün klinik başarısı kanıtlandı. Uzaktan sağlık takip yönetiminde yeni bir dönem başlatan Turkcell SağlıkMetre çözümü, ilk etapta İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi’nde tedavi gören toplam 100 diyabet hastası için kullanıldı. Ortak projenin sonuçları, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Güloğlu, İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Karan ve İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Endokrin Bölümü Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İlhan Satman’ın katıldığı basın toplantısında açıklandı.

Proje kapsamında, Turkcell tarafından geliştirilen SağlıkMetre cihazı ile İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi’nde diyabet hastalığıyla mücadele eden 100 kronik hastanın önemli tıbbi ölçüm verileri 7/24 uzaktan takip edildi ve kayıt altına alındı. Halen devam eden projenin çalışma grubunda yer alan hastalarda, tedaviye uyum, yüzde 25 oranında arttı. Hastaların açlık kan şekeri ortalaması yüzde 16 oranında düşerken, HbA1c adı verilen son üç aylık kan şekeri kontrol parametresi de başlangıç değerine göre yüzde 9 oranında azaldı. Diyabeti kontrol altında olan hastaların oranı ilk 3 ayda yüzde 41, ikinci 3 ayda ise yüzde 37 oldu. SağlıkMetre kullanmayan kontrol grubundaki kontrol oranları ise sırası ile yüzde 38 ve yüzde 26 olarak gerçekleşti. Böylece, Turkcell SağlıkMetre ile takip edilen hastalardaki diyabet kontrol başarısı yüzde 41’e ulaştı.
Proje, Sağlık Bakanlığı himayesinde, 19 Avrupa ülkesinin katılımı ile gerçekleştirilen "Kronik Hastalıklarda Sürdürülebilir Sağlık için Çözüm Arayışı" toplantılarında, İstanbul Üniversitesi tarafından sunuldu ve kabul gördü.
Ülkemizde Diyabet hastalığının yayılımını araştıran ve 1998’de yapılan TURDEP-I’e kıyasla, 2010 yılında yapılan TURDEP-II çalışmasına göre, Türkiye’de 12 yılda diyabet sıklığı yüzde 90 artış göstermiştir.
İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Güloğlu, toplantıda Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 22 milyon kişinin bir veya birden fazla kronik hastalık taşıdığını ve Türkiye’de hasta sayısı 8 milyona ulaşan diyabetin (şeker hastalığı) yıllık maliyetinin 13 milyar TL’yi bulduğunu söyleyerek şöyle devam etti: “Kronik hastalık tedavisi bir ekip işidir; inovatif bir teknoloji iyi bir ekibin kullanımına sunulduğunda, takip işi kolaylaşır, hasta açısından tedavi daha başarılı şekilde sağlanır. Turkcell ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma da inovatif çözümlerin sağlık sistemindeki yükün azaltılması, hasta bakım ve diğer operasyonel maliyetlerin düşürülmesi ve hastaların yaşam kalitesinin artırılması açısından ülke ekonomisine büyük katkı sağlayabileceğini göstermiştir. Sağlık alanında teknoloji kullanımının başarıya ulaşması için hasta ve doktorların yanı sıra bu alanda söz sahibi olan tüm paydaşların ülke olarak elde edilecek faydaya inanmaları gerekiyor. Önümüzdeki dönemde Turkcell ile yaptığımız üniversite - sanayi işbirliğine benzer çalışmaların ülkemizde yaygınlaşmasını umut ediyor, sağlık alanında teknolojiden daha fazla yararlanılmasını arzuluyoruz.”
Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Turkcell SağlıkMetre’nin milyonlarca kronik hastanın hayatına dokunacak bir inovasyon olduğunu vurguladı. Sağlıkmetre’yi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ciliv şöyle konuştu:

“Turkcell’de daima, ‘İşimiz teknoloji, ama esas işimiz insan’ diyoruz. Takım olarak kendimize en çok sorduğumuz soru: ‘İnovasyonu, teknolojimizi kullanarak insan hayatına nasıl daha fazla değer katabiliriz, müşterilerimizin hayatlarını nasıl kolaylaştırabiliriz?’ Biz inovasyonu, yeni bir fikrin toplumsal ve ekonomik faydaya dönüşmesi olarak görüyoruz. Turkcell mühendislerinin imzasını taşıyan SağlıkMetre tam da bu açıdan önemli bir çözüm. Gerek hastaların yaşam kalitesine olumlu etkisi, gerekse sosyal güvenlik sistemindeki yükü azaltma potansiyeli ve bakım ve diğer operasyonel maliyetlerin düşürülmesi açısından ciddi katkılar sunuyor. Bu başarının ülkemizin köklü bilim yuvalarından biri olan İstanbul Üniversitesi’nde kanıtlanmış olması ise bize büyük gurur verdi. SağlıkMetre Turkcell için ilk basamaktı. Bundan sonra da Turkcell’in teknolojisi gerek sağlık gerekse sağlıklı yaşam alanlarında insanımıza fayda sağlamak için çalışmaya devam edecek.”

İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Endokrin Bölümü Bilim Dalı Başkanı ve SağlıkMetre projesinin koordinatörü Prof. Dr. İlhan Satman da basın toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Araştırmamız kapsamında 1 yıl süreyle toplam 200 diyabet hastasını takip ettik. Bu hastalardan 100’ünün takibini Turkcell SağlıkMetre'yi kullanarak gerçekleştirdiğimiz çalışma kapsamında elde ettiğimiz ilk sonuçlara göre, SağlıkMetre kullanımının kan şekeri, tansiyon değerleri ve kan yağları üzerine olumlu etkileri görülmüştür. Bu araştırma, gelişen teknolojinin desteği ile hasta verilerinin anlık olarak takip edilmesi ve değerlendirilmesi sayesinde yeni veya ilave ilaç tedavisine gerek kalmaksızın, mevcut tedavi koşullarında, kan şekerlerinin kontrol altına alınmasında ve hastaların tedaviye daha iyi cevap verebilmelerin de çok başarılı sonuçlar alınabildiğini göstermiştir. Bir GSM operatörü ile bir üniversitenin işbirliğinde gerçekleştirilen İstanbul Üniversitesi Turkcell SağlıkMetre projesi, hasta verilerinin anlık olarak takip edilmesinden araştırma dizaynına kadar açıklanmış sonuçları ile birlikte incelendiğinde alanında bilinen ilk çalışmalardan biri olma özelliğine sahiptir.”

Turkcell SağlıkMetre cihazı, hem insan sağlığını hem de sebep olduğu yüksek maliyet ile ülkemizin sağlık ekonomisini tehdit eden 5 farklı kronik hastalığı (diyabet, aritmi, tansiyon, astım ve KOAH), en son teknoloji ve maksimum kullanım kolaylığı ile takip edebilmeyi sağlıyor. Tamamen Turkcell Teknoloji mühendisleri tarafından yerli kaynaklarla geliştirilen Turkcell SağlıkMetre, içerisindeki SIM kart sayesinde, her yaştan kronik hastanın zamandan ve mekândan bağımsız olarak yaptığı ölçümleri tek bir tuşa basarak doktoruna otomatik olarak iletmesine imkân tanıyor, gerektiğinde hastaya ölçüm yapmasını hatırlatıyor. Bu sayede hasta için takip defteri tutmak, bu defteri her muayenede doktoruna götürmek ya da ölçüm yapmayı unutmak gibi sorunlar ortadan kalkıyor. Yakın takip sayesinde çok daha etkin bir tedavi alabiliyor. SağlıkMetre aynı zamanda, iki ayrı hastanın tek bir cihaz üzerinde takip edilebildiği dünyadaki ilk uçtan uca uzaktan sağlık yönetim çözümlerinden biri.

Hasta yakınları, hastalarının tüm ölçümlerini uzaktan takip edebiliyor, sağlık verilerinde bir bozulma gözlemlendiğinde ya da ölçüm yapılmadığı durumlarda cep telefonlarına SMS ile alarm alabiliyorlar. Bu sistem sadece yaşlı ebeveynleri olan hastalar için değil, aynı zamanda Tip-1 diyabetli çocukları olan anne babalar tarafından da beğeniliyor. Hekimler ise hastalarından gelen ölçüm değerlerini internet tabanlı Sağlık Takip Sistemi üzerinden izleyerek, tedavi programlarını proaktif bir şekilde değiştirebiliyorlar. Eğer dilerlerse, ölçümleri hasta bazında cep telefonlarına SMS olarak da alabiliyorlar.

Turkcell SağlıkMetre ile hastanın bakım ve yaşam kalitesinin artırılması, doktor ile hasta arasında bakım ve takip sürekliliğinin sağlanması, daha fazla hastaya daha kaliteli hizmet sunulması, komplikasyonların engellenmesi, verimliliğin artırılması ve sağlık sektöründe maliyetlerin azaltılması. 

İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Baki Ersoy’un paylaştığı #İyiKiDoğdun38AyarAdam etiketi X gündeminde 1. sırada yer aldı Milliyetçi Hareket Partisi Kayseri Milletvekili Baki Ersoy’un, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in doğum günü dolayısıyla başlattığı #İyiKiDoğdun38AyarAdam etiketi, sosyal medya platformu X’te gündemin 1. sırasına yerleşti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek’in özellikle 6 Şubat depremleri sonrası deprem bölgelerinde yürüttüğü çalışmalar ve sahadaki aktif rolüne atıfla geçtiğimiz yıl kullanılan 38AyarAdam ifadesi, doğum günü dolayısıyla yeniden gündeme taşındı. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy tarafından, Vali Çiçek’in doğum günü dolayısıyla başlatılan #İyiKiDoğdun38AyarAdam etiketi, sosyal medya platformu X’te gündem olarak 1. sıraya yükseldi. Geçtiğimiz yıl Kayseri’de 38AyarAdam ifadesi tüm billboardlara asılarak şehrin gündemine oturmuş 5 Şubat tarihinde 38AyarAdam’ın Kayseri Valisi Gökmen Çiçek olduğu açıklanmıştı. Vali Çiçek’in özellikle 6 Şubat depremleri sonrası deprem bölgelerinde yürüttüğü çalışmalar ve sahadaki aktif rolüne atıfta bulunulan 38AyarAdam ifadesi bugün doğum günü dolayısıyla yeniden gündeme taşındı. MHP Kayseri Milletvekili Baki Ersoy tarafından, Vali Çiçek’in doğum günü dolayısıyla başlatılan #İyiKiDoğdun38AyarAdam etiketi, sosyal medya platformu X’te gündem oldu. Vali Çiçek’in Kayseri’de göreve başladığı günden bu yana yürüttüğü çalışmalar ile deprem sürecindeki koordinasyon ve saha faaliyetlerine yönelik paylaşımlar, etiket altında çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşıldı. Kısa sürede yoğun etkileşim alan etiket, X gündem listesinde 1. Sırada yer aldı.
Konya Rektör Zorlu: "Dünyada ilk 500 sözümüzü tuttuk" Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Basın Buluşması’ programında basın mensupları ile bir araya geldi. Program, Köyceğiz Yerleşkesi Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak hayatın her alanında yer aldıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, "Bu nedenle bu yılki basın buluşmamızın sloganı ‘Hayatın içinde, yenilik peşinde bir üniversite.’ Hayatın içinde, yenilikler peşinde bir üniversite olmaya gayret ettik ve etmeye de devam ediyoruz" dedi. "NEÜ, bilgiyi hayatla buluşturan üniversite idealinin karşılığıdır" Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak 2019-2025 yılları arasında yürüttükleri tüm kurumsal, akademik ve toplumsal çalışmaların; bilgiyi hayatla buluşturan üniversite idealinin karşılığı olduğunu belirterek, "Bu dönem; somut yatırımlarla güçlenen, akademik üretimde belirgin bir ivme yakalayan ve kurumsal kapasitesini sistemli biçimde inşa eden bir dönüşüm sürecini ifade etmektedir. Bugün Necmettin Erbakan Üniversitesi, tanımlı süreçleri, işleyen organizasyon yapısı ve net sorumluluk alanlarıyla kendi kendini yönetebilen güçlü bir kurumsal yapıya kavuşmuştur" diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, göreve geldiklerinde ilk önce üniversite için durum tespiti yaptıklarını belirterek, "Fiziki, akademik ve öğrenci olarak ne durumdayız onu ortaya koyduk. 2010 yılında kurulan genç bir üniversiteyiz. Kurulduğumuzda, ulusal ve uluslararası ölçekte performansın, üretkenliğin ve görünürlüğün çok sayıda göstergeyle değerlendirildiği yoğun bir rekabet ekosisteminin içine dahil olduk. Kurumsallaşmayı tamamladık. Bu süreç içerisinde tempomuzu asla kaybetmedik. Görevde bulunduğumuz süreç içerisinde üniversitemizde çok ciddi seviyede fiziki dönüşüm yaptık. Sadece devlet kaynaklarını kullanmadık. Doğru ve güçlü ilişkiler kurarak hayırseverlerimizden kaynaklar temin ettik; şu an basın buluşmamızı gerçekleştirdiğimiz kütüphanemiz de dahil olmak üzere önemli bir alanda fiziki dönüşüm sağladık. 2019-2025 yılları arasında kapalı alanda yüzde 40 artış sağlandı. Bu artışın yüzde 53’ü hayırseverlerden sağlanmıştır" şeklinde konuştu. Necmettin Erbakan Üniversitesi Yayınları (NEU PRESS) hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zorlu, "Bilimsel Yayınlar Koordinatörlüğü’nün bünyesinde 2020 yılında kurulan NEU Press, günümüze kadar 505 eser çıkardı. Üniversite yayıncılığı genelde zarar eder diye bilinir. Türkiye’de ilk kez Necmettin Erbakan Üniversitesinin yayınevi NEU Press para kazanmıştır ve kazanmaya da devam edecektir. Bunun yanında çocuk yayıncılığına da başlayarak NEU Press Kids’i kurduk" dedi. "Dünyada ilk 500 sözümüzü tuttuk" "Kaliteyi sadece hedef koyarak artırabilirsiniz" diyerek Necmettin Erbakan Üniversitesinin geldiği seviyeyi aktaran Rektör Prof. Dr. Zorlu, "Göreve geldiğim ilk dönemde bu üniversiteyi merhum Necmettin Erbakan’ın adına yaraşır hale getirmeyi hedeflediğimi söylemiştim. Necmettin Erbakan Üniversitesini dünyada ilk 500 üniversite arasına sokacağımızı söylemiştik. Ranking kuruluşları arasında en muteber ve popüler olan Times Higher Education (THE) sıralamalarında 2019-2020 yıllarında ismimiz dahi yoktu. Tarama kapsamına dahi giremiyorduk. Genç bir üniversite olduğumuz için 50 yaş ve daha genç olan üniversitelerin değerlendirildiği THE Genç Üniversiteler sıralaması bizim için çok daha önemliydi. Türkiye’deki 208 üniversitenin yüzde 92’si bu kategoride yer alıyor. Dünyada ise bu yüzde 60’larda. Hangi seviye ile yarıştığımız daha net anlaşılsın diye bu rakamları veriyorum. 2022’de 401-500 bandına girdiğimiz bu sıralamada, şu an 251-300 bandındayız. Biz bu sözümüzü yerine getirdik. Bunu ben yapmadım, hepimiz yaptık. Stanford Üniversitesi tarafından her yıl ‘Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları Listesi’ yayınlanıyor. Üniversitedeki eğitim ve akademik kalitenin artmasının en önemli göstergesi olması nedeniyle bizim için bu liste çok önemli. 2020 yılında 5 akademisyen ile girdiğimiz bu listede, 2025 yılı itibariyle 23 akademisyenimiz yer alıyor. Ayrıca 2025 yılında Yükseköğretim Kurulu değerlendirme raporu yayınladı. 7 farklı kategoride değerlendirdi. Bu 7 farklı kategorinin hepsinde Türkiye’de ilk 20’de yer aldık" şeklinde konuştu. Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi, Türkiye’deki nadir kütüphanelerden Basın toplantısının gerçekleştirildiği Ahmet Keleşoğlu Kütüphanesi’nin Türkiye’nin önemli büyük kütüphanelerinden olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu, "İçinde bulunduğumuz kütüphanemiz çok önemli. Ben teknolojik olarak, mimari proje itibarıyla da Türkiye’de sanırım en iyisi diyebileceğimiz bir noktada olduğunu düşünüyorum. 27 bin 500 metrekare alana sahip. Çok devasa bir yapı, bugünkü parayla milyarlara mal oldu. Ahmet ve Nezahat Keleşoğlu Vakfı’na huzurlarınızda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. 155 bin basılı kitap var, bu sayı 1 milyona çıkabilir, o kapasitemiz mevcut. Veri tabanları yeni yılda 28’e çıkarıldı. Veri tabanlarında erişilen kitap sayısı; 2019’da 22 bin 500 iken şu anda bu rakam 3 milyon 126 bine ulaştı. Dışarıdan gelecek araştırmacılara da açık kütüphanemiz. Ayrıca 3 farklı ses seviyesine uygun; sesli, sessiz ve fısıltılı çalışma ortamlarına sahip, Türkiye’deki nadir kütüphanelerden" şeklinde konuştu. Üniversitenin uluslararasılaşma stratejisi ve çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Zorlu, "Uluslararasılaşma başlığı bizim açımızdan çok önemli. Yurtdışına yaptığımız ziyaretler sayesinde bilinir hale geldik" dedi. KOS MYO’da mezun olunduğunda hemen iş bulunan 7 bölüm Ortak Eğitim Modeli ve aday mühendislik hakkında konuşan Rektör Prof. Dr. Zorlu, "Konya Sanayi Odası ile birlikte kurduğumuz KOS MYO’nun Türkiye’de benzeri çok az. Dört bölümle başladık. CNC operatörlüğünü ilk kez biz açtık. Döküm, kaynak, otomasyon, sonra hidroliği ilk kez biz açtık. Şimdi yapay zekâ ve büyük veri ile devam ediyoruz. Mezun olunduğunda hemen iş bulunan 7 bölümden bahsediyoruz. Mühendislik alanlarından daha yüksek puanla öğrenci alıyor. Basın sektörünün talepleri çerçevesinde halkla ilişkiler, radyo televizyon sinema ve grafik öğrencileri için de aday öğrenci uygulaması bu sene inşallah başlayacak. Programları revize ediyoruz. Öğrenciler son sene tamamen sahada olacak. Mezun olduğu andan itibaren tecrübe kazanmış, iş hayatına hazır öğrenciler yetiştirmek temel gayemiz" şeklinde konuştu. Necmettin Erbakan Üniversitesi Geliştirme Vakfı’nın (NEVA) çalışmaları hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zorlu, "NEVA çok büyük işler yapıyor. Bu sene burs olarak vereceğimiz miktar 4 milyon liraya yakın" ifadelerini kullandı. TİBAM’da Türkiye’de ilk defa kullanılan sistemlerle üretim yapılıyor Tıbbi ve Kozmetik Bitkiler Uygulama ve Araştırma Merkezinde (TİBAM) Türkiye’de ilk defa kullanılan sistemlerle ürünler geliştirdiklerini aktaran Prof. Dr. Cem Zorlu şu şekilde konuştu: "Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon sistemiyle bitkilerden ekstraktlar elde ediyor, mikroenkapsülasyon yapıyoruz. Bu iki sistem de Türkiye’de kullanılmıyor. Süperkritik karbondioksit ekstraksiyon sistemi ile bitkinin içerisindeki ekstraktı en faydalı şekilde maksimum derece elde ediyoruz. Benim açımdan önemli olan ikinci husus ise, mikroenkapsülasyon sistemi. Özellikle midede parçalandığında ağızdan gelen, çörek otu yağı gibi bitkiler için önemli. Mikroenkapsülasyon midede çözülmeyi engelliyor. Dolayısıyla faydalı bölümlerin mide enzimleri tarafından tahrip edilmesi engelleniyor Doğrudan bağırsaklarda emilim gerçekleşiyor. Bu iki tane sistem ile 10 ürün elde ettik. Çörek otu yağı, keten tohumu yağı, susam yağı, menengiç yağı, kabak çekirdeği yağı, aspir yağı, haşhaş yağı, tatlı badem yağı, ısırgan tohumu, kayısı çekirdeği yağı da üretilen ürünlerimiz arasında. Ayrıca kuşburnu, kayısı çekirdeği ve üzüm çekirdeği kremi var. Kremler için Sağlık Bakanlığında ruhsatlama dönemi devam ediyor. Tamamen doğal içerikli, kısa süre içerisinde emiliyor. Herhangi bir problem yok. Tüm bu ürünleri satışa çıkaracağız. İnşallah en kısa zamanda, vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Cem Zorlu’nun ardından Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hidayet Oğuz, Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ve Prof. Dr. Mehmet Birekul; BİTAM, akreditasyon ve kalite çalışmaları ile TRAUM ve NEÜ Plus hakkında detaylı bilgiler verdi.
İstanbul TFF’den VAR Merkezi’ne yapılan ziyaretle ilgili açıklama Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), VAR Merkezi’ne yapılan ziyaretin; hakemlik eğitim süreçlerinde kullanılan teknolojik altyapının tanıtılması, sistemin genel işleyişine ilişkin bilgilendirme yapılması amacıyla gerçekleştiğini açıkladı. TFF’den yapılan yazılı açıklamada, "10 Şubat Salı günü Gençlik ve Spor Bakanımız Dr. Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla TFF Riva Hasan Doğan Millî Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde düzenlenen FIFA Kokart Töreni sonrasında, program akışı içerisinde Merkez Hakem Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren VAR Merkezi’ne bir ziyaret gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ziyaret; hakemlik eğitim süreçlerinde kullanılan teknolojik altyapının tanıtılması, sistemin genel işleyişine ilişkin bilgilendirme yapılması ve VAR uygulamasının eğitim boyutunun aktarılması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu ziyaretin devam eden ya da geçmiş herhangi bir müsabakaya, hakem kararına veya spesifik bir karşılaşmaya yönelik inceleme, değerlendirme ya da müdahale niteliği bulunmamaktadır. Türkiye Futbol Federasyonu’nun tüm müsabakalarda temel önceliği şeffaflık, tarafsızlık ve futbolun oyun kuralları çerçevesinde adil şekilde yönetilmesidir. VAR sistemi de bu amaca hizmet eden teknik bir destek mekanizması olup, uluslararası standartlar doğrultusunda uygulanmaktadır. Kamuoyunda ziyaretin amacı dışında oluşturulmaya çalışılan değerlendirmeler gerçeği yansıtmamakta olup, sürecin teknik ve eğitim odaklı niteliğinin özellikle altını çizeriz" ifadelerine yer verildi.