MAGAZİN - 07 Mart 2013 Perşembe 15:06

Müslüm Baba'nın albümleri yok satıyor

A
A
A
Müslüm Baba'nın albümleri yok satıyor

Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden arabesk müziğin sevilen ismi Müslüm Gürses’in albümlerine, Diyarbakır halkı büyük ilgi gösterdi.

DİYARBAKIR'DA HALK YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ

Vefatının ardından Müslüm Gürses’in albümlerine ilginin arttığını dile getiren albüm satıcısı Cengiz Çiftçi, albüm yapımcılarından, albümlerini yenileyip tekrardan piyasaya sürmelerini istedi. Yaşanan yoğun talebe cevap veremediklerini kaydeden Çiftçi, uzun süreden beri albümlerinin yenilenmediğini, ellerinde bulunan tüm CD’lerin tükendiğini söyledi.

Sadece Diyarbakır’da değil, tüm Türkiye’de gençlerin Müslüm Gürses'i büyük beğeniyle dinlediğini söyleyen albüm satıcısı A. Vahap Çiftçi ise, Gürses'in vefatından sonra, albümlerine olan ilginin daha da arttığını belirtti.

Gürses’in ölümünün tüm arabesk camiasını derinden üzdüğünü dile getiren albüm satıcısı Tayfur Birtane de, CD satışlarının aşırı derecede arttığını vurguladı.

ESKİŞEHİR'DE YOK SATIYOR

Tedavi gördüğü hastanede önceki günü hayatını kaybeden ünlü sanatçı Müslüm Gürses’in hayranları, ülkenin birçok kentinde olduğu gibi Eskişehir'de de müzik marketlerine akın etti.

Sanatçının 100'e yakın albümünü koleksiyonlarında görmek isteyen Gürses hayranları, kaset ve CD’leri almak için müzik marketlere yoğun ilgi gösteriyorlar. Merhum Gürses’in toprağa verilmesinin ardından kaset ve CD’lerde satış patlamasının yaşandığını belirten Eskişehir'deki müzik marketi sahibi Emre Alagaş, müşterilerin koleksiyon yapmak için usta sanatçının albümlerini almak istediğini söyledi.

Alagaş, evlerinde kasetçalar olmadığı halde Müslüm Gürses’in kasetini almak için gelen müşterilerinin bile olduğunu ifade ederek, “Vefatından sonra bize gelen müşteriler 'Müslüm Baba'nın video ve müzik kliplerini istediler. Biz de Gürses’in katıldığı TV programlarından ve konserlerinden oluşan bir görüntü CD’si hazırladık. Elimizde bulunan CD’ler tükendi, kasetler ise tükenmek üzere" diye belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Menopozda kritik ilk 10 yıllık dönem Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Sevgi Selen, "Kadın sağlığında östrojen ve progesteron dengesi temel rol oynar. Menopoz döneminde biyoeşdeğer hormon tedavileriyle kalp damar sağlığından kemik sağlığına, ruh sağlığından ürogenital şikayetlere kadar pek çok sorun yönetilebilmektedir" dedi. Kadın sağlığında östrojen ve progesteron dengesinin temel rol oynadığını belirten Selen, "Yaşam süresinin uzamasıyla birlikte menopoz döneminde geçen süre de artmaktadır. Kadının sosyal, aile ve iş yaşamındaki sorumluluklarının da artmasıyla birlikte menopoz döneminde ortaya çıkan sağlık sorunları daha zor yönetilebilir hale gelmiştir" diye konuştu. "İlk 10 yıl kritik dönem" Menopoz döneminde overlerin fonksiyon kaybına uğramasıyla birlikte hormonal dengenin değiştiğini belirten Selen, "Bu süreçte birçok sağlık sorunu ortaya çıkabilmektedir. Kardiyovasküler hastalıklar, osteoporoz, bilişsel fonksiyonlarda azalma, ruhsal değişiklikler ve cinsel sağlık sorunları bu dönemde sık görülür. Biyoeşdeğer hormon tedavisiyle vücutta eksilen hormonlar dışardan yerine konulabilmekte ve takip edilmektedir. Biyoeşdeğer terimi insan vücudunda üretilen hormonlarla aynı moleküler yapıya sahip hormonları ifade eder. Bu tedavide en sık kullanılan ajanlar; Estradiol, Progesteron ve gerekli durumlarda testosteron veya DHEA’dır. Tedaviye menopozdan sonraki ilk 10 yıl içinde başlanmalıdır. Bu sürenin aşılması durumunda kardiyovasküler riskler nedeniyle tedaviye başlanması her hasta için uygun olmayabilir" uyarısında bulundu. "Biyoeşdeğer hormonların kadınlarda menopoz sonrası kemik kaybını önlemede etkili olduğu kanıtlanmıştır" Biyoeşdeğer hormon tedavisinin uygun zamanda başlandığında kalp-damar hastalıkları riskini azaltabileceğini belirten Selen, "Ağızdan alınan sentetik hormon tedavilerinde bazı risk artışları görülebilirken, ciltten uygulanan (transdermal) tedavilerde bu risk elimine edilmektedir. Benzer şekilde BHRT olarak bilinen biyoeşdeğer hormonların kadınlarda menopoz sonrası kemik kaybını önlemede etkili olduğu kanıtlanmıştır. Osteopeni ve osteoporoz riskini azaltmada önemli bir tedavi seçeneğidir. Ayrıca cilt, kıkırdak ve bağ dokusunda görülen olumsuz etkiler de bu tedavi ile iyileşebilmektedir" dedi. "Hormon tedavisi ile depresyon eğilimi de azalıyor" Vajinal östrojen desteği ile menopoz sonrası dönemde sık görülen vajinal kuruluk, yanma, ağrılı ilişki ve idrar problemlerinin azaltılabildiğini belirten Selen, "Hormon tedavisi yalnızca fiziksel değil, menopozun psikolojik etkilerini azaltmaktadır. Menopoz sürecinde ve sonrasında bilişsel fonksiyonlarda azalma, uyku düzeninde dengesizlikler ve tüm bunlara bağlı olarak depresyon eğilimi artarken biyoeşdeğer hormon tedavisiyle tüm bu şikayetler en aza indirilirken depresyon eğilimi de azalıyor" diye konuştu. "Meme kanseri riski hastaya göre değerlendirilmeli" Hormon tedavisi denildiğinde en çok merak edilen konulardan birinin meme kanseri riski olduğunu belirten Selen, "Sentetik progesteron kullanılan tedavilerde risk artışı görülürken, mikronize progesteron kullanımında bu risk daha düşüktür. Ayrıca hormon tedavisine bağlı risk artışı, obezite ve fiziksel hareketsizlik gibi faktörlerle benzer düzeydedir" dedi. "Tedavi kişiye özel planlanmalı" Biyoeşdeğer hormon replasman tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğini belirten Selen, doğru hasta seçimi ve düzenli takip ile menopoz döneminin daha konforlu geçirilebileceğini ifade etti.