TEKNOLOJİ - 11 Ağustos 2018 Cumartesi 13:21

NASA güneşe yaklaşacak uyduyu yarın fırlatacak

A
A
A
NASA güneşe yaklaşacak uyduyu yarın fırlatacak

NASA’nın 1.5 milyar dolara mal olan bir otomobil büyüklüğündeki Parker Solar Probe ismi verilen Güneş inceleme uydusunun, yarın Cape Canaveral’den Delta IV roketinin üstünde uzaya fırlatılacağı kaydedildi. Uydunun uzayda saatte 430 bin kilometre hızla yol alacağı belirtildi.

NASA, Parker Probe’un 7 yıl sürecek olan yolculuğu sırasında güneşin etrafında 24 tur atacağını açıkladı. Parker Solar Probe’un Güneş'e her defasında daha da yaklaşması amacıyla Venüs’ün çekim gücünden istifade etmek için Venüs’ün etrafından 7 defa tur atacağı kaydedildi. Parker Probe’un Güneş yüzeyine 6 milyon 115 bin 500 kilometre yaklaşacağı belirtildi.

Bu durumda, diğer tipik yer çekim desteğinde olduğu gibi Solar Probe’un Güneş'e daha çok yaklaşması için Venüs'ün yan yol hareketini yavaşlatacağı, sonunda Güneş'e yakınlaştığı zaman Parker Solar Probe’un yan yol hızının çoğunu kaybederken Güneş'in çekim gücü sayesinde büyük bir hız kazanacağı ve Güneş'e 6 milyon 115 bin 500 kilometre yaklaşacağı ifade edildi.

Parker Probe bu seviyede bin 371 derecelik bir ısıya maruz kalmasına rağmen, ısıya dayanıklı zırhı sayesinde 30 derecelik bir ısının etkisinde kalacağı belirtildi.

Parker Solar Probe’u fırlatacak olan ULA Delta IV’ün dünyadaki en güçlü roket olduğu kaydedildi. NASA, Ula Delta IV Roketinin Mars’a ulaşması için gereken enerjinin 55 katı daha enerjiye ihtiyacı olduğunu belirtti.
NASA'nın bilim adamları, Parker Solar Probe’un güneşe her bir yaklaşımında güneşin atmosferinin yeni bölgelerinin görüleceğini, onlarca yıldır merak edilen yıldız mekaniği hakkında bilgeler öğrenileceğini belirtti.
NASA, Dünya ve üstündeki her şeyin Güneş'in yörüngesinde saatte yaklaşık 108 bin kilometre giderken Parker Solar Prob’un bu yörüngeden çıkması için bu akışın tersine doğru fırlatılması gerektiğini belirtti.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Başkan Kocaman’dan Kartepeli yıldızlara tam destek Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Milli Judocu Doğukan Coşar ve MKE Ankaragücü futbolcusu Yusuf Mervan Yiğit’i ağırlayarak başarı dileklerini iletti. Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, ilçenin yetiştirdiği başarılı sporcuları ağırladı. Başkan Kocaman, Milli Judocu Doğukan Coşar ve MKE Ankaragücü’nde forma giyen futbolcu Yusuf Mervan Yiğit ile bir araya geldi. İsveç’te düzenlenecek olan Avrupa Judo Şampiyonası öncesinde hazırlıklarını sürdüren Kartepeli milli sporcu Doğukan Coşar, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette, sporcunun hazırlık süreci ve şampiyona hedefleri üzerine istişarelerde bulunuldu. Başkan Kocaman başarılar diledi Günün bir diğer ziyaretçisi ise Kartepeli futbolcu Yusuf Mervan Yiğit oldu. MKE Ankaragücü forması giyen ve yarım sezonda 15 gol atma başarısı gösteren Yiğit, Başkan Kocaman’ı makamında ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi paylaştı. Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kocaman Kartepe’de her branşta sporcu sayısını arttırmayı amaçladıklarını belirterek "Bayrağımızı Avrupa’da dalgalandıracak olan Doğukan evladımızın her zaman yanındayız. İnanıyorumki İsveç’ten altın madalya ile dönerek hem ülkemizi hem de Kartepe’mizi gururlandıracaktır. Aynı şekilde yarım sezonda 15 gol atarak bizleri temsil eden Yusuf Mervan Yiğit kardeşimi de tebrik ediyor, her iki sporcumuza da başarılarının devamını diliyorum" dedi.
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu; "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında" Denizli Sanayi Odası (DSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı’nda küresel ekonomik gelişmelerin imalat sanayisine etkileri ele alındı. Enerji maliyetleri, ihracat şartları ve finansmana erişim başta olmak üzere sanayicilerin karşı karşıya olduğu sorunlar Meclis gündeminde yer aldı. DSO Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu başkanlığında DSO Hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıya konuk olarak Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle katıldı. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, Güney Kore ve Çin ziyaretlerinden edindiği bilgileri Meclis Üyeleriyle paylaşarak küresel sanayideki dönüşüme dikkat çekti. Bu ülkelerin hızlı, kaliteli ve teknoloji odaklı üretimi tüm ölçeklerde bir kültür haline getirdiğini vurgulayan Konyalıoğlu, fuar organizasyonlarındaki güçlü yapıları, planlı sanayi politikaları ve gelişmiş lojistik kabiliyetleriyle rekabette önemli avantaj sağladıklarını ifade etti. Konyalıoğlu, Denizli sanayisinin de bu dönüşümü doğru okuyarak katma değerli ve yenilikçi üretime odaklanması gerektiğini vurguladı. Toplantının devamında kürsüye gelen DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, konuşmasında Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri ve sanayicinin karşı karşıya olduğu temel sorunları değerlendirdi. Bu çerçevede Kasapoğlu, Türkiye ekonomisinde sanayisizleşme patikasının giderek belirginleştiğine dikkat çekerek mevcut enflasyonla mücadele programının reel sektör üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ifade etti. "Reel sektör çoklu maliyet baskısı altında, enerji, faiz ve jeopolitik riskler kıskacı derinleşiyor" Küresel ekonomik gelişmelere değinen Başkan Kasapoğlu, "Bugün enerji maliyetleri, yüksek faiz, jeopolitik riskler, zayıflayan talep ve daralan finansman şartlarıyla aynı anda mücadele ediyoruz. Uluslararası Para Fonu Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporuna göre, küresel büyüme 2026 yılında yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,2 olarak gerçekleşecek. Özellikle Orta Doğu’daki savaş, küresel büyümeyi ve enflasyonla mücadeleyi doğrudan tehdit eden bir unsur olarak görünüyor. Enerji arzına yönelik olumsuz gelişmeler tüm dünyanın ekonomik dengelerini doğrudan etkiliyor. Savaş öncesinde 65-70 dolar civarında seyreden Brent petrolün varil fiyatı son üç ayda %63, son bir yılda %77 artışla 110 dolar seviyesine yaklaşmış durumda. Bu gelişmelerin enflasyonist ortamı besleme endişelerini beraberinde getirdiğini söylemek yanlış olmaz. Sanayici açısından bu tablo, doğrudan üretim maliyetlerine yansıyan yeni bir baskı alanı anlamına geliyor. Enerji fiyatlarındaki her artış birim maliyetleri yükseltiyor, fiyatlama gücünü zayıflatıyor ve uluslararası rekabetçiliği zorluyor." dedi. Kasapoğlu: "Sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" Sanayicinin artan maliyet baskısı altında üretimini sürdürdüğünü, buna karşılık ihracat pazarlarındaki daralma ve döviz gelirlerindeki herhangi gerilemeyle birlikte kur şoku riskinin daha da belirgin hale geldiğini belirten Başkan Kasapoğlu, mevcut şartların sanayiciyi döviz borcuna dayalı bir yapıya zorladığını ifade etti. Kasapoğlu, "sanayici döviz borcuyla değil, üretim gücüyle büyümelidir" diyerek büyüme modelinin yeniden düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Kur riskine teslim olmuş bilançoların ne yatırımı taşıyabileceğini ne de üretimi büyütebileceğini dile getiren Kasapoğlu, çözümün sanayiciyi döviz borcuna mecbur bırakmayan, uygun maliyetli ve erişilebilir Türk lirası kredi imkânlarının artırıldığı ve kur riskinden korunma araçlarının daha etkin kullanıldığı bir finansman yapısının kurulması olduğunu söyledi. Kasapoğlu, ithal ara malı bağımlılığının da azaltılmasına yönelik üretim politikalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. "Küresel Pazarlarda tutunma mücadelesi artıyor" İhracat tarafında kur hareketlerinin maliyet artışlarını yeterince karşılayamamasının kâr marjlarını ciddi biçimde daralttığını belirten Kasapoğlu, birçok firmanın artık büyümeden çok mevcut pazardaki varlığını korumaya odaklandığını, işletmelerin zararına ihracat yapmak zorunda kaldığını ifade etti. Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemeleri, sürdürülebilirlik raporlama yükümlülükleri ve tedarik zinciri denetimleri gibi yeni kuralların da bu tabloya eklendiğini vurgulayan Kasapoğlu, ihracatın artık kurallara uyum ve iklim politikalarıyla da şekillenen çok katmanlı bir rekabet alanına dönüştüğünü vurguladı. "Mesele artık pazara girmek değil, pazarda kalabilmektir" ifadesiyle bu dönüşümü özetleyen Kasapoğlu, dayanıklılık, uyum ve finansmana erişimin bugün her zamankinden daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Merkez Bankasının Döviz Dönüşüm Desteği uygulamasının süre uzatımı kararına da değinen Kasapoğlu, "Reel sektörün beklentisi, bu düzenlemenin çok daha uzun vadeli ve daha güçlü bir çerçevede sürdürülmesi yönündedir" ifadesini kullandı. "Oyunun kuralı maç başladıktan sonra değişmemelidir" Başkan Kasapoğlu, enerji alanında yapılan yeni düzenlemelere de değinerek lisanssız elektrik üretiminde aylık mahsuplaşma yerine saatlik mahsuplaşma uygulamasının yatırım planlamalarını zorlaştırdığını, nakit akışı ve geri dönüş süreleri açısından belirsizlik oluşturduğunu söyledi. Kasapoğlu, "Oyunun kuralı, maç başladıktan sonra değişmemelidir. Bu nedenle saatlik mahsuplaşma uygulamasının sanayimizin üretim gerçekleri, yatırım güvenliği ve ülkemizin yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda yeniden gözden geçirilmesini; mahsuplaşmanın aylık bazda ve doğrudan kWh üzerinden yapılmasına imkân sağlayacak daha öngörülebilir bir yapının oluşturulmasını önemli buluyoruz." dedi. "İstihdam sanayiden uzaklaşıyorsa, ekonomi üretimden uzaklaşıyor demektir" Türkiye ve Denizli’ye ilişkin istihdam verilerini Meclis Üyeleriyle paylaşan Kasapoğlu, "Ücretli çalışan verileri, istihdam kompozisyonunu net biçimde ortaya koymaktadır. 2026 Şubat itibarıyla sanayi sektöründe istihdam yıllık bazda yüzde 3,2 gerilerken, özellikle emek yoğun alanlarda kayıplar daha belirgin hale geldi. Buna karşılık inşaat ve hizmet sektörlerindeki artış, istihdamın üretimden ziyade daha düşük katma değerli alanlara kaydığını gösteriyor. Denizli örneğinde tekstil ve giyim gibi sanayinin omurgasını oluşturan sektörlerdeki sert istihdam kaybı, üretim gücündeki erozyonu somut biçimde ortaya koymaktadır. Bizim meselemiz, istihdamın niteliğidir. Nerede, nasıl ve hangi sektörlerde istihdam oluşturduğumuzdur. Eğer sanayide istihdam kaybediyorsak, eğer ana sektörlerimiz güç kaybediyorsa, bugün gördüğümüz iyileşmeler kalıcı olmayacaktır." yorumunda bulundu. Kasapoğlu’ndan sanayide güven ve öngörülebilirlik vurgusu Sanayicinin ancak öngörülebilir bir ortamda yatırım yapabildiğini, yatırımın ise büyümenin temelini oluşturduğunu söyleyen Kasapoğlu, "İçinden geçtiğimiz dönem, sanayicinin dayanıklılığını sınayan sıradan bir dalgalanma değil; yönümüzü yeniden tayin etmemizi gerektiren bir eşiktir. Bu nedenle ihtiyaç duyduğumuz şey; geçici rahatlama sağlayan adımlar değil, güven veren, öngörülebilirliği tesis eden ve üretimi merkeze alan güçlü bir politika çerçevesidir. Sanayici önünü görebildiği ölçüde yatırım yapar, yatırım yaptığı ölçüde büyüme mümkün olur.Üretim varsa istihdam vardır, ihracat vardır, daha fazla refah vardır. Üretim yoksa, geri kalan her şey tartışmalıdır" sözleriyle konuşmasını tamamladı. Denizli Orman Bölge Müdürlüğü faaliyetleri DSO Meclisinde görüşüldü DSO’nun Mayıs Ayı meclis toplantısına konuk olarak katılan Denizli Orman Bölge Müdürü Ahmet Köle, Bölge Müdürlüğünün Denizli’deki faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Köle, yürütülen projeler ve planlanan çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendirirken özellikle ağaçlandırma, orman bakımı ve yangınla mücadele kapsamında yapılan çalışmalara dikkat çekti. Orman varlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin sürdüğünü ifade eden Köle, yeşil alanların artırılması ve doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılması için çalışmaların aralıksız devam ettiğini vurguladı. Toplantı Meclis Üyelerinden gelen soruların Köle tarafından yanıtlanmasıyla son buldu.
Yalova Yalova’da lunapark işletmecisine silahlı saldırı Yalova merkezde bulunan lunaparkı işleten Ali Altınbaş silahlı saldırıya uğradı. Tabancayla 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, ağabeyi M.A. tarafından istenen 30 milyonluk haracı ödemediği için vurulduğunu iddia etti. 2 Mayıs’ta Yalova sahilinde bulunan lunapark işletmecisi Ali Altınbaş (46) otomobiliyle Barış Manço Açık Hava Tiyatrosu arkasında geçeceği sırada yolun çöp kovalarıyla kapandığını gördü. Aracından yolu açmak için inen Altıntaş’a bu sırada 25 yaşlarındaki bir şüpheli tabancayla 9 el ateş etti. Kurşunlardan 3’ü Ali Altınbaş’a isabet etti. Şüpheli daha sonra bölgeden koşarak uzaklaştı. Eli, sağ ve sol bacağına isabet eden 3 kurşunla yaralanan Altınbaş, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Bir süredir ağabeyi M.A.’nın (52) lunaparktan haraç aldığını iddia eden Ali Altınbaş, son olarak 30 milyon haraç istediğini ve bunu vermediği için vurulduğunu ileri sürdü. Hapisten çıktı lunaparkı haraca bağladı iddiası Ağabeyi M.A.’nın 2020’de hapisten çıktığını belirten Altınbaş, "Hapishaneden çıktıktan sonra kendisine biz bir sermaye verdik, iş kursun diye. Daha sonrasında bu hapis yattığını, işte ’ben cezaevinde yattığımdan dolayı sen her şeyi bana borçlusun’ diyerekten kendisinin kabadayı olduğunu ve bize devamlı bu lunaparktan para vermemiz, haraç vermemiz gerektiğini söyledi. Biz kendisine birkaç defa böyle verdik. Sonra baskıyla bizden bunları almaya, yaptırmaya çalıştı. En son cezaevi arkadaşlarıyla birlikte ihalemize dosya aldırmak suretiyle yine bizi tehdit ettiler. Kendileri zaten beş parası olmayan insanlar, lunapark ihalesine girecek maddi bir durumları da zaten yoktur. Daha sonra bizden belli bir meblağ para istediler. Biz buna eyvallah etmedik, duymamazlıktan geldik" dedi. Yurt dışına çıktıktan sonra saldırı oldu Barışma bahanesiyle ağabeyinin dükkanına çağrıldıklarını dile getiren Altınbaş, olaydan 1 hafta önce de M.A.’nın Dubai’ye gittiğini belirterek, "Bayramüstüydü. Yeğenlerim bizi hadi gidelim diye ikna ettiler. Dükkanlarına gittik. Orada yanındaki kişiler bize küfür etmeye başlayınca kavga çıktı, silah çektiler bize orada. Maksat orada da bizi bir tuzağa düşürmekti niyetleri. Daha sonra bunda da başarılı olamayınca ’yurt dışına gidiyorum ama bak oradan seni öldürteceğim, vurdurtacağım’ dedi. Daha sonra da bizi vurdurttu. Tetikçiler bizi Yalova’da şehrin merkezinde vurdular. Oradan nasıl kaçtılar onu da tam bilmiyorum. Biz zaten daha önce vurulacağımızı emniyete bildirdik, defalarca bildirdik dedik ki yani bu olay geliyor. Ama burada aile içi basit bir durummuş gibi gösterdiler. Aslında organize şekilde üzerimize gelen bir konuydu. Asayiş konusu gibi biraz konuya baktılar" diye konuştu. "Ölüm tehditleri devam ediyor" Şikayetlerini geri almaları için tehdit edildiklerini anlatan Altınbaş şöyle konuştu: "Biz şikayetçi olunca, şikayetimizi geri almamamız durumunda beni, yanımda çalışan yeğenlerimi, abilerimi, herkesi vurduracağını söyledi. Biz yıllarca 20 yıl hapishanede kendisine kardeşimiz olduğu için maddi manevi desteklerde bulunduk. Çıktığında da kendisine sermaye yaptık ama biz bunu vere vere doyuramadık. En son böyle yurt dışına kaçarak bazı şahıslara da bizi vurduracağını söyledi. 28 yıl hapishanede yattığından dolayı çok çete ve bu gayrimeşru kişileri tanıdığından bizim peşimize adam takma suretiyle bizi vurdurttu. Daha önce silah yakalatma, burada yeğenimin arabasını yaktırma gibi durumlar da olmuştur. Kendisi şu an yurt dışına kaçıp, orada da Dubai’den ’Türkiye beni alamaz’ deyip dışarıdan bizleri ölümle tehdit edip, işte gördüğünüz gibi de vurdurttu."
Malatya Battalgazi Belediyesi’nden asırlık çınarlara gönül köprüsü Battalgazi Belediyesi, ilçe genelinde yalnız yaşayan yaşlıları ziyaret ederek gönül köprüleri kuruyor. Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın talimatıyla başlatılan ""Asrın Çınarları" projesi kapsamında, şu ana kadar 100’e yakın evinde yalnız yaşayan yaşlı vatandaşın kapısı çalındı. İhtiyaçlar gideriliyor, gönüller alınıyor Battalgazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü ekipleri, ilçede yaşamını yalnız sürdüren asırlık çınarları evlerinde ziyaret ederek hem hal ve hatırlarını soruyor hem de ihtiyaçlarını yerinde tespit ediyor. Ziyaretler sırasında yaşlılara çeşitli hediyeler takdim edilirken, eksikleri olan vatandaşların talepleri belediye imkanlarıyla anında karşılanıyor. Hedef ilçedeki tüm yaşlılara ulaşmak Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın, yaşlıların toplumun hafızası ve bereketi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan ziyaretler ile yaşlıların gönüllerine dokunuluyor. Proje kapsamında hedef; Battalgazi sınırları içerisinde ikamet eden ve yalnız yaşayan tüm yaşlılara ulaşarak devletin şefkat elini hissettirmek. "Kapımızda görünce mutlu olduk" Karşılarında belediye ekiplerini gören yaşlıların mutluluğu ise yüzlerine yansıdı. Hatırlandıkları için büyük sevinç yaşayan vatandaşlar, kendilerini yalnız bırakmayan Başkan Taşkın ve ekibine teşekkür ederek hayır dualarında bulundu.