DÜNYA - 12 Şubat 2025 Çarşamba 17:51 | Son Güncelleme : 12 Şubat 2025 Çarşamba 18:16

NATO Genel Sekreteri Rutte: "Türk savunma sanayisinin temeli çok güçlü"

A
A
A

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türk savunma sanayi şirketlerinin performansına övgüde bulunarak, "Türk savunma sanayisinin temeli çok güçlü ve inovasyon için çalışan yüzlerce şirket var" dedi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, yarın Brüksel'de gerçekleştirilecek NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesi açıklamalarda bulundu. NATO müttefiklerinin savunma harcamalarını ve savunma üretimini artırmalarının, ittifakın geleceği ile güvenliği için önemine dikkat çeken Rutte, Türk savunma sanayisinin performansından övgüyle söz etti. Rutte, "Türk savunma sanayisinin temeli çok güçlü ve inovasyon için çalışan yüzlerce şirket var" ifadelerini kullandı.
Rutte, Türk savunma sanayisine dahil olan binlerce şirket bulunduğunu ve Ankara'da Türk Savunma Sanayii Başkanlığı yetkilileri ile tanıştığını hatırlattı. Rutte, "Bu kurumun başındaki isim (Haluk Görgün), beni burada ziyaret etti. Bu kurumun başkanı (Haluk Görgün), doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ofisine bağlı olarak çalışıyor ve bu gerçekten önemli bir durum. Biliyorum ki Türkiye'de yapılan çalışmalar ile Avrupa'daki müttefikler ve ABD arasında yakın bir iş birliği mevcut" dedi.

"Türkiye'de ne yapabiliyorsanız bunun üretimini artırın"

Türk savunma sanayisinin, savunma endüstrisi için en önemli parça ve ürünleri tedarik ettiğine dikkat çeken Rutte, "Bu konuda size söyleyebileceğimiz tek şey, daha fazla üretmenizi talep etmek olabilir. Türkiye'de ne yapabiliyorsanız, bunun üretimini artırın, daha fazla vardiya ekleyin, daha fazla üretim hattı kurun. Tahminimce önümüzdeki 4-5 yıl içinde tüm üretim kapasitenizin tamamen dolduğunu göreceğiz. Zira para ve fonlar mevcut. Aynı durum Fransa'da Naval ve Thales, İtalya'da Leonardo, Almanya'da Rheinmetall, İngiltere'de BAE Systems gibi Avrupa'nın önde gelen savunma şirketleri ile ABD'de Raytheon, Boeing ve Lockheed Martin gibi şirketler için de geçerli" dedi.

Rutte, "Bu yüzden artık savunma sanayisini nasıl teşvik edeceğimizi tartışmaktan çok, bütçenin mevcut olduğunu ve üretime odaklanmak gerektiğini hatırlamak gerekiyor. Üretin, üretin, üretin ve burada güvenliğimizi sağlamaya devam edin" şeklinde konuştu.

Gündemde savunma harcamaları var

Yarın NATO Savunma Bakanlarının ABD'nin yeni Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de katılacağı toplantıda bir araya geleceklerini ifade eden Rutte, "Daha tehlikeli bir dünyada 1 milyar insanı güvende tutmak için güçlü planlarımız var. Ancak bu planları tam olarak uygulayabilmek için ihtiyaç duyduğumuz her şeye sahip değiliz. Şu anda müttefikler için iddialı ve yeni savunma kabiliyetleri edinme hedefleri üzerinde çalışıyoruz. Bu hedefler, caydırıcılık ve savunmamız için gerekli insan kapasitesi ve ekipmana sahip olmamızın garanti altına alınması için kritik önem taşıyor. Bu da, özellikle Kanada ve Avrupa'daki birçok müttefikin çok daha fazla yatırım yapmasını gerektiriyor" dedi.

"Ukrayna'ya askeri yardımların yüzde 99'unun NATO ülkelerinden"

Yarın öğleden sonra Ukrayna Savunma Bakanı Rüstem Umerov ve Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın katılımıyla NATO-Ukrayna Konseyi'nin toplanacağını da belirten Rutte, NATO müttefiklerinin 2022'den bu yana Ukrayna'ya eşi görülmemiş bir destek sağladığını ve Ukrayna'ya askeri yardımların yüzde 99'unun NATO ülkelerinden geldiğini ifade etti. Rutte, "Bu desteğe son dönemde İsveç, Finlandiya, Kanada ve Fransa'dan Mirage savaş uçakları ve Hollanda'dan F-16 savaş uçakları da eklendi. Diğer müttefikler de Ukrayna askerlerinin eğitimi için çabalarını artırdı" dedi.

Washington'daki NATO Zirvesi'nde Ukrayna'ya 2024 yılı için 40 milyar euro yardım taahhüdünde bulunan müttefiklerin bu hedefi geride bırakarak şimdiye kadar 50 milyar milyar euro yardım sağladıklarını ifade eden Rutte, "Bu, Ukrayna'ya destekleme konusundaki sarsılmaz kararlılığımızın açık bir göstergesidir" şeklinde konuştu.

"Putin, NATO'ya saldırırsa alacağı karşılık yıkıcı olur ve kaybeder"

Danimarka istihbaratının Rusya'nın bir Avrupa ülkesine saldıracağı yönündeki iddiasına ilişkin yorumu sorulan Rutte, tüm istihbarat verilerine yorum yapamayacaklarını, ancak yine de bu bilgileri dikkate aldıklarını söyledi. Rutte, "Şu anda eğer Putin NATO'ya saldırırsa alacağı karşılık yıkıcı olur ve kaybeder. Bu yüzden buna kalkışmamalı. Caydırıcılığımız ve savunma çok güçlü bir konumda" dedi.

"Rusya şu anda devlet bütçesinin yüzde 40'ını savunma harcamalarına ayırıyor"

Rutte, Rusya ve Çin'in savunma üretimi dikkate alındığında NATO'nun bundan 4-5 yıl sonrasında da caydırıcılığını ve güvenliğini muhafaza edebilmesi için savunma üretimini artırma konusunda adım atmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Rutte, "Rusya şu anda devlet bütçesinin yüzde 40'ını savunma harcamalarına ayırıyor ve milli gelirinin neredeyse yüzde 10'unu savunmaya harcıyor. Tabii bu rakamlarda satın alma gücü de hesaba katılmalı. Bu durum Aralık ayında yaptığım konuşmada vurgulamak istediğim bir noktayı bir kez daha doğruluyor. Evet, şu anda güvendeyiz, caydırıcılığımız ve savunmamız güçlü. Ancak eğer bu yıl bazı zor kararlar almazsak 4-5 yıl içerisinde bu durum değişebilir" şeklinde konuştu.

İbrahim Aydoğan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.