DÜNYA - 15 Eylül 2025 Pazartesi 18:56 | Son Güncelleme : 15 Eylül 2025 Pazartesi 18:58

Netanyahu: "(Doha saldırısı) Tamamıyla bağımsız alınmış bir karardı, bu kararı ben aldım"

A
A
A
Netanyahu: "(Doha saldırısı) Tamamıyla bağımsız alınmış bir karardı, bu kararı ben aldım"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile düzenlediği ortak basın toplantısında Katar’daki Hamas heyetine düzenledikleri saldırıya değinerek, "Tamamıyla bağımsız alınmış bir karardı, bu kararı ben aldım. Yönetimini biz üstlendik ve tam sorumluluk alıyoruz" dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, dün başladığı İsrail ziyareti çerçevesinde bugün İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile bir araya geldi. Rubio ve Netanyahu, işgal altındaki Kudüs’teki İsrail Başbakanlık Ofisi’ndeki görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi. Konuşmasında Gazze ve Katar’a ilişkin açıklamalarının tümünde İsrailli esirlere odaklanan Rubio, "Başkan Trump, Gazze’de devam eden meseleler konusunda netti. Her bir rehine, ister hayatta, ister vefat etmiş olsun derhal evine dönmelidir. Gazze halkı daha iyi bir geleceği hak ediyor. Fakat bu gelecek, Hamas ortadan kaldırılmadan ve tüm rehineler evlerine dönmeden başlayamaz" dedi.

"Nükleer füzelere sahip bir İran, dünyanın tamamı için kabul edilemez bir risktir"

Rubio, Netanyahu ile İran konusunu da görüştüklerini vurgulayarak, bu durumun İsrail’in yanı sıra ABD, Körfez ülkeleri ve Avrupa’yı da tehdit ettiğini söyledi. Rubio, "Nükleer füzelere sahip bir İran, dünyanın tamamı için kabul edilemez bir risktir" dedi.

ABD Başkanı Trump’ın İran yönetimi tavrını değiştirene dek bu ülkeye en üst düzeyde baskı yapılmasını öngördüğünü ifade eden Rubio, "Avrupalılar tarafından başlatılan yaptırımlara geri dönüş sürecini destekliyor ve kendilerini bu süreci devam ettirme konusunda teşvik ediyoruz. Gerekli olan şey budur" dedi.

"Gazze halkı daha iyi bir geleceği hak ediyor"

İsrail’e sarsılmaz destek taahhüdünde bulunan Rubio, "Gazze halkı daha iyi bir geleceği hak ediyor ama bu Hamas ortadan kaldırılmadan başlayamaz. O gelecek, o türden bir barış, rehineler serbest bırakılmadan mümkün değildir. İşte, bu nedenle odaklandığımız nokta budur. Başkanın görmek istediği de budur. Bunun gerçekleşmesi için sarsılmaz desteğimize ve kararlılığımıza güvenebilirsiniz" dedi.

Rubio, İsrail’den Gazze’deki askeri harekatını durdurması ve Katar’a bir daha saldırmamasının talep edilip edilmediği yönündeki soruya, "Şu anda Katar’ın rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak ve Gazze halkı için daha iyi bir gelecek inşa edilmesinde oynayabileceği role odaklanıyoruz. Hamas orada olduğu sürece, 48 rehine orada olduğu sürece durum böyle. Nihayetinde Hamas ve 48 rehinenin varlığı ortadayken, bir sonraki adımda neler yapılabileceğine odaklanıyoruz" dedi.

"Filistin’i tanıma çabaları, savaşın sona erdirilmesini zorlaştırıyor"

Rubio, Filistin Devleti’nin tanınması yönündeki adımların savaşın sona erdirilmesini zorlaştırdığını da iddia etti. Bu konudaki görüşlerini İngiltere, Fransa ve Kanada’ya da ilettiklerini ifade eden Rubio, Filistin Devleti’nin tanınmasını Hamas’a uluslararası destekle bağdaştırdı. Rubio, Hamas’ın uluslararası destek görmesinin "taktiksel olarak kabul ettiği" anlaşmalardan çekilmesine sebep olacağını ve İsrailli rehinelerin serbest bırakılmasını riske atacağını savundu.

"İsrail’in ABD’den daha iyi bir müttefiki yoktur"

İsrail Başbakanı Netanyahu ise, "İran halen 'ABD’ye ölüm' ve 'İsrail’e ölüm' naraları atıyor fakat bu tehditler, ortak kararlılığımız ve Başkan Trump’ın nükleer tesisleri vurma kararı sayesinde durdurulmuştur. Bu, tüm dünyaya Amerika’nın kendi çıkarlarını ve müttefiklerini savunma yolunda hareket ettiği mesajı vermiştir. İsrail’in ABD’den daha iyi bir müttefiki yoktur" dedi.

Hamas’ı yenmek zorunda olduklarını ifade eden Netanyahu, "Orada kalamazlar. Ziyaretiniz, ABD’nin İsrail’in yanında olduğunu, Ortaçağ yalanlarına, dünya genelinde artan antisemitizme ve kendi baskılar altında çökmekte olan zayıf hükümetlerin bize uyguladığı baskılara karşı durduğunu gösteren bir mesajdır" ifadelerini kullandı.

"Tam sorumluluk alıyoruz"

Netanyahu, Katar’ın başkenti Doha’da Hamas liderlerini hedef alan saldırı öncesinde ABD’ye bilgi verilip verilmediği yönündeki soruya cevabında, "Oradaki elebaşlarını vurma kararı, tamamıyla bağımsız alınmış bir karardı, bu kararı ben aldım. Yönetimini biz üstlendik ve tam sorumluluk alıyoruz. Çünkü teröristlere güvenli sığınak sağlanamaz. İsrail’e yönelik kınamalarda bir iki yüzlülük ve sinsilik söz konusu. BM, devletlerin teröristlere ev sahipliği yapmaması gerektiğini teyit etmiştir. ABD de aynı şekilde Afganistan’da El-Kaide’nin sığınaklarına ve Pakistan’da Bin Ladin’e karşı cesurca hareket etmiştir" ifadelerini kullandı.

Netanyahu, ABD’de uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden sağcı aktivist Charlie Kirk’ün öldürülmesine de değinerek, "Kirk, İsrail’in muazzam bir dostuydu. Kendisi bizim mücadelemizi görmüş ve özgürlüğümüz ve ortak değerlerimize inanmış biriydi. Trump’a da suikast düzenleyip öldürmeye çalıştılar, bana da. Bu, ABD ve İsrail’in ortak problemi. Her iki ülke de aşırılık yanlısı şiddetle mücadele ediyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli İsmini taşıyan üniversite kampüsünü kira artışı için dava etti Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) ile kampüs binasının mülk sahibi Mehmet Şerif Kanık arasındaki kira artışı anlaşmazlığı yargıya taşındı. Konuyla ilgili yeni değerlendirmelerde bulunan Rektör Muzaffer Elmas, "5 yıl önce de ekspertiz değerine göre kiralama yapıldı. Bu süre zarfında her yıl resmi kira artışı yapılmıştır. Bunun üzerine ne oldu da beş yıl sonunda tekrar 15 kat kira artışı talep ediliyor?" dedi. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nin Başiskele’deki kampüsü için mal sahibi Mehmet Şerif Kanık, 15 kat kira artışı talep etmiş, üniversite yetkilileri ise bu talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığını söyleyince Kanık dava açmıştı. Konuyla ilgili mülk sahibinden yapılan açıklamada, "Uzmanlar tarafından emsal çalışmalar yapılmış ve ortaya çıkan kira bedeli karşı tarafa iletilmiştir. Süreç halen ilgili mahkemeler nezdinde devam etmekte olup, yargı sürecine duyulan saygı gereği konuya ilişkin detaylı değerlendirme yapılmamaktadır. Eğitim faaliyetlerinin ve öğrencilerin öneminin bilinciyle hareket edilmekte olup, sürecin sağduyu ve hukuk çerçevesinde sonuçlanması temennimizdir" denildi. Konuyla ilgili yeni değerlendirmelerde bulunan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise talep edilen artış oranına tepki gösterdi. Sürece dair açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, şu ifadeleri kullandı: "5 yıl önce de ekspertiz değerine göre kiralama yapıldı. Bu süre zarfında her yıl resmi kira artışı yapılmıştır. Bunun üzerine ne oldu da beş yıl sonunda tekrar 15 kat kira artışı talep ediliyor? Ne olduğu açık, üniversitemizin 5 milyon dolar harcayarak yaptığı yatırım ve Know-How." "KOSTÜ bir ticarethane değildir" Ekspertiz sürecinin objektif ve hakkaniyetli verilere dayanması gerektiğini vurgulayan Rektör Elmas, açıklamasına şöyle devam etti: "Ekspertize objektif ve hakkaniyetli bilgi vermek lazım. Şöyle ki: Şurada ticari faaliyet gösteren ve 6 bin öğrenci okutan bir kurumun kirasını tespit et demek var; altı yıldır boş duran, üniversiteden başka bir kurumun kiralaması çok zor olan, okul iskanlı, 21 yıllık kira kontratı olan ve kiracının 5 milyon dolar harcayarak yaptığı tadilatı da göz önüne alarak değerleme yap demek var. İkisi farklı sonuçlar doğurur. Biz de ekspertiz yaptırdık. Gayet gerçekçi. Sonuçta yargıya intikal etmiş bir durum. Adalet en doğrusuna karar verir. Tekrar ediyorum, KOSTÜ bir ticarethane değildir. Cumhurbaşkanımızın talimat ve teveccühleriyle Kocaeli’ne gelmiştir. Vakıf zihniyetiyle yönetilmektedir. Mütevelli Heyet Başkanımız Dr. Talip Emiroğlu ile daha iyi eğitimle, daha fazla burslu öğrenci okutarak devlet büyüklerimizin itimadına layık olmaya çalışıyoruz. Bugün bin 200 öğrenciyi tam burslu okutuyoruz. Hedefimiz bu sayıyı her yıl artırmaktır. Gençlerin okuma hakkını sonuna kadar savunacağız, tüccarca yaklaşımlara fırsat vermeyeceğiz."