DÜNYA - 13 Haziran 2025 Cuma 22:30 | Son Güncelleme : 14 Haziran 2025 Cumartesi 00:39

Netanyahu: "Kabine toplantısında başka çaremiz yok dedim, saldırmazsak yüzde 100 öleceğiz"

A
A
A

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, "Kabine toplantısında başka çaremiz yok dedim. Saldırmazsak, yüzde 100 öleceğiz. Bu mükemmel olmasa bile yapmak zorundayız, çünkü İran’ın hem balistik hem nükleer silahlanma yönünü değiştirmek zorundayız. ABD desteği ya da en azından karşı çıkmaması bizim için son derece arzu edilen bir şey" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a düzenlenen saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Video kaydıyla açıklama yapan Netanyahu, İran’ın nükleer programının ortadan kaldırılması talimatının 2024 yılının kasım ayında verildiğini belirterek, "Talimat, Nasrallah’ın suikastından kısa süre sonra geldi" dedi. Netanyahu, İran’ın uranyum zenginleştirmeden öteye geçerek nükleer silahlanma yolunda somut adımlar attığını ileri sürdü.

Saldırı için hedef olarak Nisan ayını belirlediklerini ancak çeşitli nedenlerle bu tarihte gerçekleşemediğini ifade eden Netanyahu, saldırı için neden bugünü seçtiğini söylemedi. Geçen yıl İran’ın balistik füze programına yönelik İsrail saldırılarından sonra Tahran’ın ayda 300 balistik füze üretmeyi hedefleyen bir programa başladığını ileri süren Netanyahu, "Artık daha fazla bekleyemezdik" şeklinde konuştu.

"Bize yönelik bir saldırı bekliyorum"

İran’ın karşılık vereceğini belirten Binyamin Netanyahu, "Bize yönelik bir saldırı bekliyorum. Dalgalar halinde çok ciddi saldırılar olabilir" ifadelerini kullandı. Netanyahu, İsrail halkına çağrı yaparak, yetkililerin talimatlarını dinlemelerini istedi.

İran’a yönelik ilk saldırıların "çok başarılı" olduğunu söyleyen Netanyahu, İran genelkurmayının önemli bir kısmının ve önde gelen nükleer bilim insanlarının hedef alındığını söyledi. Netanyahu, "İsrail, Natanz tesisini yok etti" ifadelerini kullandı.

"ABD desteği bizim için son derece arzu edilen bir şey"

Netanyahu, ABD desteği konusuna da değinerek, "Kabine toplantısında başka çaremiz yok dedim. Saldırmazsak, yüzde 100 öleceğiz. Bu mükemmel olmasa bile yapmak zorundayız, çünkü İran’ın hem balistik hem nükleer silahlanma yönünü değiştirmek zorundayız. ABD desteği ya da en azından karşı çıkmaması bizim için son derece arzu edilen bir şey" dedi.

Netanyahu, Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ile birlikte ABD’li muhataplarıyla yaptığı ve bir kısmı hala gizli olan görüşmelerle Washington’un desteğini aldıklarını vurgulayarak, saldırı hakkında Trump yönetiminin önceden bilgilendirildiğini açıkladı.

"Elde edilen başarı yeni bir Orta Doğu’ya kapı aralayabilir"

Dünya liderlerinin İsrail’in İran’a karşı kendini savunma hakkını tanıdığını savunan Netanyahu, bu operasyonun ne kadar süreceğini bilmediğini söyledi.

Kum kenti yakınlarındaki Fordo tesisi gibi zorlu hedeflerin varlığını kabul ettiklerini söyleyen Netanyahu, balistik füze programının tüm bileşenlerinin savunmasız ve yer üstünde olduğunu da vurguladı. Netanyahu, "İran’daki saldırılarda elde edilen başarıların, Gazze’deki durumu da etkileyeceğini ve yeni bir Orta Doğu’ya kapı aralayabileceğini" ifade etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ’den Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla farkındalık etkinliği Erciyes Üniversitesi (ERÜ), Melikgazi Belediyesi, Çevre Sorunları ve Temiz Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi (ERÇEVREM), ERÜ Çevre ve Sıfır Atık Kulübü ve Erciyes İlkokulu tarafından ’30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ dolayısıyla farkındalık programı düzenlendi. Kültür Sitesi’nde düzenlenen etkinliğe; ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Özkan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk, ERÜ Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Afşın Alper Cerit, ERÇEVREM Müdürü Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur, Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetim Genel Müdürlüğü Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanlığı Çevre Mühendisi Zeynep Sayaroğlu Karaboğa ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Etkinlikte ilk olarak; Erciyes İlkokulu öğrenci tarafından düzenlenen serginin açılışı gerçekleştirilerek, davetliler tarafından gezildi. Sergi açılışın ardından saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinliğin açılışında konuşan ERÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Özkan, Erciyes Üniversitesi’nin bugüne kadarki bilgi birikimi tecrübesi ile sıfır atık konusunda çok büyük çalışmalara imza attığını belirterek; "Erciyes Üniversitesi çevreci üniversiteler sıralamasında dünyanın 66’ncı üniversitesi. Türkiye’de genç üniversiteler sıralamasında birinci, genel sıralamada ise üçüncü konumdayız. Bu bizim için çok büyük bir başarı" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Mehmet Fatih Namık Öztürk de Türkiye’de sıfır atık hareketinin önemine değinerek, "Sıfır Atık Hareketi 2017 yılında Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde başlatılmıştır. Birleşmiş Milletler tarafından 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildi bu özel gün, sürdürülebilir atık yönetimini teşvik etmek ve küresel olarak israfı azaltmak için farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır" diye konuştu. ERÇEVREM Müdürü Doç. Dr. Hamdi Mıhçıokur ise sıfır atığın bir süreç olduğuna vurgu yaparak, "Sıfır atık bir hedef ve bu hedef doğrultusunda sürekli ilerlemek gerekir. Atık sadece katı atık değil; sıvı ve gaz atıkları da bu kapsamda değerlendirmeliyiz" şeklinde konuştu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sıfır Atık Uygulamaları Dairesi Başkanlığı Çevre Mühendisi Zeynep Sayaroğlu Karaboğa ise Türkiye’nin uluslararası arenadaki öncü rolüne değindi. Açılış konuşmalarının ardından Erciyes İlköğretim Okulu öğrencileri tarafından dans gösterisi gerçekleştirildi. Gösterinin ardından düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Etkinlik, Prof. Dr. Ali Ünlükara tarafından ’Su Verimliliği ve Sıfır Atık’, Doç. Dr. Mehmet Fatih Kaya tarafından ’Elektronik Atıklar’ ve Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uyanık tarafından da ’Türkiye’de Sıfır Atık ve Geri Dönüşüm’ konularında sunumların ardından sona erdi.
Ankara MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 12 yıldır firari olan casus Önder Sığırcıkoğlu’nu Suriye-Lübnan sınırında düzenlenen operasyonla yakaladı. MİT ile Suriye İstihbarat Servisi’nin koordineli yürüttüğü çalışma sonucu yakalanan Önder Sığırcıkoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde adli mercilere teslim edildi. Operasyon sınır hattında gerçekleştirildi MİT’in elde ettiği istihbarat üzerine Sığırcıkoğlu’nun yeniden Suriye’ye geçmeye çalışacağı bilgisi doğrultusunda, MİT ile Suriye istihbaratı arasında ortak operasyon planlandı. Sınır hattında kurulan koordinasyon sonucu düzenlenen operasyonla Sığırcıkoğlu’nun yakalandığı ve 12 yıllık firarın sona erdirildiği aktarıldı. Yeni suçlamalarla yargılanması bekleniyor Adli makamlara teslim edilen Sığırcıkoğlu’nun mevcut 20 yıllık hapis cezasının yanı sıra siyasal ve askeri casusluk, terör örgütüne yardım ve yataklık, görevi kötüye kullanma ve öldürmeye yardım suçlarından da yargılanmasının beklendiği bildirildi. Suriye’deki kritik olayda yer aldı Sığırcıkoğlu’nun, 2011 yılında Özgür Suriye Ordusu komutanları Hüseyin Harmoush ve Mustafa Kassum’u kaçırarak Beşşar Esed rejimine teslim ettiği, Harmoush’un işkence sonucu hayatını kaybetmesine neden oldu. Bu olayın ardından 2013 yılında "cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Sığırcıkoğlu’nun, 2014 yılında Osmaniye Açık Cezaevi’nden firar etti. Firar sürecinde FETÖ bağlantısı tespit edildi Firar sürecine ilişkin yapılan incelemelerde, FETÖ bağlantılı yapıların rol oynadığı belirlendi. Dosya kayıtlarında usulsüz değişiklikler yapıldığı, ceza süresinin hatalı hesaplandığı ve izin sürecinde ciddi ihlaller bulunduğu tespit edildi. İddianamenin, MİT TIR’ları davasında görevli FETÖ mensubu savcı Özcan Şişman tarafından hazırlandığı, müddetnamelerin ise yine FETÖ bağlantılı bir infaz savcısı tarafından imzalandığı kaydedildi. Sığırcıkoğlu’nun firarının ardından Suriye, Rusya ve Lübnan’da saklandığı, bu süreçte MİT tarafından fiziki ve teknik yöntemlerle kesintisiz takibe devam etti. İstihbarat birimlerince yapılan analizlerde, Sığırcıkoğlu’nun Suriye’den Lübnan’ın Cebel Muhsin bölgesine, ardından Rusya’nın Krasnodar bölgesine geçtiği, daha sonra Mısır üzerinden yeniden Lübnan’a döndüğü tespit edildi. Esed rejimi istihbaratıyla iş birliği yaptı Suriye’ye sığındıktan sonra Esed rejimi istihbaratı tarafından koruma altına alınan Sığırcıkoğlu’nun, Türkiye aleyhine istihbari faaliyetlerde bulunduğu, Türkiye lehine çalışan bazı kişilere ilişkin bilgileri rejim istihbaratıyla paylaştığı kaydedildi. Ayrıca, THKP/C-Acilciler lideri Mihrac Ural ve Reyhanlı saldırısının faili Yusuf Nazik ile temas kurduğu, propaganda ve manipülasyon faaliyetlerinde yer aldı. Rus istihbaratıyla temas kurdu Sığırcıkoğlu’nun, Rusya istihbaratıyla da görüşmeler yaptığı ve Türkiye’ye ait bazı hassas bilgileri paylaştığı değerlendirildi. Güvenlik kaynakları, operasyonun Türkiye’nin istihbarat kapasitesi ve uzun vadeli takip kabiliyetini ortaya koyduğunu, ayrıca Türkiye ile Suriye arasında istihbarat düzeyinde yeni bir iş birliği sürecine işaret ettiğini belirtti.