DÜNYA - 19 Mart 2025 Çarşamba 07:53 | Son Güncelleme : 19 Mart 2025 Çarşamba 07:55

New York’ta binlerce Filistin destekçisi Times Meydanı’nda toplandı

A
A
A

 İsrail’in ateşkes anlaşmasını bozarak Gazze Şeridi’ne yönelik son saldırılarda 400’den fazla Filistinlinin hayatını kaybetmesinin ardından, New York’ta büyük bir protesto düzenlendi.

Filistin yanlısı grupların çağrısıyla Times Meydanı’nda toplanan binlerce gösterici, İsrail’in saldırılarını ve Başkan Donald Trump'ın İsrail yanlısı politikalarını protesto etti.

Filistin yanlısı Yahudi aktivist grubu Jewish Voice for Peace (JVP) başta olmak üzere, çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve aktivist protestoya katıldı. Göstericiler, "Soykırımı tekrar protesto etmek suç değildir", "Mahmoud Khalil’i serbest bırakın", "Öğrencilerimizden ellerinizi çekin", "Amerika, İsrail’e yardımı kes", "Özgür Filistin, Özgür Gazze" yazılı pankartlar taşıyarak slogan attı.

Times Meydanı’nda gergin anlar

Protestoya, İsrail yanlısı küçük bir grubun da karşı gösteri düzenlemek için katılması zaman zaman gergin anların yaşanmasına neden oldu. İki grup arasında sözlü atışmalar yaşanırken, polis olayların büyümesini engellemek için geniş güvenlik önlemleri aldı.

New York Polis Departmanı (NYPD), meydanda olası taşkınlıkları önlemek amacıyla yüzlerce polis memurunu görevlendirdi. Ancak protesto büyük ölçüde barışçıl bir şekilde devam etti.

Göstericiler New York Halk Kütüphanesi’ne yürüdü

Times Meydanı’nda başlayan protesto, daha sonra yürüyüşe dönüştü. Göstericiler, New York Halk Kütüphanesi’nin önüne kadar yürüyerek burada bir süre slogan atmaya devam etti. New York’un simge yapılarından biri olan kütüphane, protestocular tarafından çevrelenirken, burada yapılan konuşmalarda Gazze’de derhal ateşkes sağlanması için uluslararası topluma çağrıda bulunuldu.
Polisin yoğun güvenlik önlemleri altında geçen gösteri, olaysız bir şekilde sona erdi. Göstericiler, Filistin halkına destek mesajlarını yineleyerek alandan ayrıldı.

Dilek Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Canpolat ve Kaymakam Şahin’den gece sağanak mesaisi Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat ve Haliliye Kaymakamı Dr. Muhammed Serkan Şahin, kentte etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle gece boyunca sahadaki çalışmaları yerinde koordine etti. Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, kent genelinde etkili olan sağanak yağışlar nedeniyle gün merkez ve kırsal mahallelerdeki durumu yakından takip etti. Başkan Canpolat, birimler arası koordinasyonu bizzat sağlayarak müdahale çalışmalarını yönetti. Kırsal mahallelerde sağanaktan etkilenen bölgeleri ise Canpolat, Haliliye Kaymakamı Muhammed Serkan Şahin ile ziyaret etti. İlk olarak Kaynaklı Mahallesine geçen Canpolat ve Kaymakam Şahin, burada Mahalle Muhtarı Abdulsamet Turan ve vatandaşlarla bir araya geldi. Sağanak dolayısıyla etkilenen bölgelerde incelemeler yapan Canpolat ve Şahin, vatandaşların ihtiyaçlarıyla ilgili de gerekli talimatlar verdi. Kaynaklı Mahallesinde açıklama yapan Canpolat, "Evet, Valimizin talimatıyla ve Kaymakamımız Muhammed Serkan Şahin ile birlikte Kaynaklı Mahallesine geldik. Yoğun yağışın etkisiyle, kuzeyden güneye doğru akan tahliye kanalı ve derenin taşması sonucu Kaynaklı Mahallesi’nde su baskınları yaşandı. Allah’a hamdolsun ki herhangi bir can kaybı ya da vatandaşlarımızı mağdur edecek bir durum söz konusu değildir. İlk andan itibaren devletimizin tüm kurumları, AFAD başta olmak üzere, Haliliye Belediyemiz de tüm ekipleri ve iş makineleriyle sahadaydı. Şu anda gecenin bu vaktinde su seviyesinin oldukça düştüğünü ve yağışların durduğunu birlikte görüyoruz. Bazı hanelerde suyun yükselmesi nedeniyle hasar meydana gelmiştir. Ancak devletimizin ve Haliliye Belediyemizin tüm imkanları vatandaşlarımız için seferber edilmiştir. İş makinelerimiz bu bölgelerde kalmaya ve çalışmaya devam edecektir. En kısa sürede inşallah buraları toparlayarak normale döndüreceğiz" diye konuştu. Kaymakam Şahin’de yaptığı açıklamada, "Belediye başkanımızla, muhtarımızla, jandarma komutanımızla, belediyenin ekibiyle, sosyal yardımlaşma vakfımızla bölgede gelip incelemelerde bulunuyoruz. Valimizin talimatlarıyla buralarda bulunuyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynaklı Mahalle Muhtarı Abdulsamet Turan ise devletin tüm kademelerinin ilk andan itibaren sahada olduğunu ve herhangi bir zayiat verilmediğinin altını çizdi. Canpolat ve Kaymakam Dr. Muhammed Serkan Şahin, Kaynaklı’dan sonra Yarımsu Mahallesine geçti. Burada Haliliye Belediye Meclis Üyesi Faruk Aksoy ve vatandaşlarla görüşen Canpolat ve Kaymakam Şahin, su seviyesinin yükseldiği alanlarda inceleme yaptı. Su seviyesinin gece boyu takip edilmesi ve iş makinelerinin bölgede hazır bulunması talimatlarını da yenileyen Canpolat, daha sonra Şahin ile birlikte Mutluca Mahallesine geçti. Mahalle Muhtarı Vehbi Koç ve vatandaşlarla görüşen Canpolat ve Kaymakam Şahin, su seviyesinin yükseldiği ve taşkın yaşanan bölgelerde inceleme yaptı. Canpolat ve Kaymakam Şahin, son olarak Yenisu Mahallesine geçti. Ortaköy bölgesinde Mahalle Muhtarı Mustafa Aksu ve mahalle sakinleriyle görüşen Canpolat ve Şahin, taşkın yaşanan bölgelerde incelemelerini tamamladıktan sonra bölgeden ayrıldı. Haliliye Belediyesi ekipleri de, sağanak yağış uyarısıyla birlikte merkez ve kırsal mahallelerde olumsuzlukların yaşanamaması için gece boyunca sahadaki çalışmalarını devam ettirdi.
Mersin Mersin’de kıyı kentleri için kritik çalıştay düzenlendi Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Kıyı Kentleri Çalıştayı’nda, kıyı alanlarının korunması, sürdürülebilir yönetimi ve yerel politikalar kapsamlı şekilde ele alındı. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde düzenlenen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı’ akademisyenleri, yerel yönetim temsilcilerini ve farklı kurumlardan uzmanları bir araya getirdi. Çalıştayda kıyı alanlarının korunması, sürdürülebilir kullanımı ve yerel yönetimlerin kıyı yönetimindeki rolü kapsamlı olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer yaptı. Mersin Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde TBB Kıyı Kentleri Komisyonu iş birliğiyle düzenlenen ‘Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politikaları Çalıştayı’, kıyı alanlarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile kıyı kentlerine yönelik yerel politika önerilerinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Akademisyenlerin, yerel yönetim temsilcilerinin ve farklı kurum ve kuruluşlardan uzmanların katıldığı çalıştayda, kıyı ve deniz ekosistemlerinin karşı karşıya olduğu riskler, kıyı alanlarının planlanması, mavi ekonomi ve kıyı yönetiminde yerel yönetimlerin rolü gibi başlıklar çok yönlü olarak ele alındı. Çalıştayda, kıyının kamu yararına kullanımı, kamusal alanlar, kent hakkı, kıyıya erişim, engelli erişimi, mekânsal erişilebilirlik, kıyıların özelleştirilmesi, toplumsal eşitlik ve kentsel yaşam kalitesi gibi başlıklar gündeme geldi. Kıyı ve deniz ekosisteminin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve dayanıklılık kapsamında, iklim değişikliği, deniz su seviyesi değişimi, biyolojik çeşitlilik, çevresel kirlilikler ve doğa esaslı çözümler öne çıkan konular arasında yer aldı. "Kıyı kentleri için politika belgesi oluşturmayı hedefliyoruz" Mersin Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Kemal Zorlu, çalıştayın temel amacının kıyı alanlarına ilişkin yürütülen çalışmaların bir araya getirilerek, Türkiye genelinde yerel yönetimler için yol gösterici bir politika belgesi oluşturmak olduğunu söyledi. Kıyıların korunmasına büyük önem verdiklerini ifade eden Zorlu, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, kıyıların korunması, ekosistemin desteklenmesi ve biyolojik çeşitliliğin artırılmasına yönelik çalışmaları çok önemsiyoruz" dedi. Deniz suyu kalitesinin korunmasında atık su yönetiminin kritik bir rol oynadığını dile getiren Zorlu, "MESKİ aracılığıyla, ileri biyolojik arıtma tesisleriyle atık suların arıtılmasını sağlıyoruz. Bu kapsamda arıtma kapasitesini artırmak amacıyla, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) destekli 84 milyon avro krediyi içeren önemli bir yatırım paketiyle, bütüncül bir atık su yönetimi için arıtma tesislerimizin kapasitesini artırıyoruz" ifadelerini kullandı. "Gelecek dönemde uluslararası projeler de sürecek" Kıyılara kamusal erişimin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de belirten Zorlu, vatandaşların sahilleri daha rahat kullanabilmesi için çeşitli tesislerin hizmet verdiğini söyledi. Gelecek dönemde uluslararası projelerin de sürdürüleceğini kaydeden Zorlu, Avrupa Birliği’nin ‘Ufuk Avrupa’ programı kapsamında yürütülen projelerden de söz ederek, "Remedies 2.0 projesiyle, plastik kullanımının azaltılmasına yönelik önemli çalışmalar yaptık. Şimdi bunun devamı niteliğinde, Remedies 5.0 projesine konsorsiyum üyesi olarak dahil olduk. Projemiz önümüzdeki günlerde başlayacak. Bu, Avrupa’da birçok ülkenin katılımıyla gerçekleşecek önemli bir proje. Öte yandan kardeş şehrimiz Oberhausen Belediyesi ile de ortak bir proje gerçekleştiriyoruz. Bu proje kapsamında, Aşırı Yağış Eylem Planı hazırlanacak ve karşılıklı iş birliğiyle bu plan hayata geçecek" dedi. "Kıyı alanları ve deniz ekosistemleri ciddi risk altında" Çalıştaya katılan akademisyenlerden Mersin Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Deniz Ayas, kıyı ve deniz ekosistemlerinin ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Kıyı alanlarının yalnızca sahil şeritlerinden ibaret olmadığını belirten Prof. Ayas, Mersin’de bulunan lagünlerin de bu ekosistemin önemli parçaları olduğunu vurgulayarak, "Mersin’de Dipsiz Lagünü, Göksu Deltası’ndaki Paradeniz ve Akgöl gibi lagüner alanlar var. Bunların tamamı, insan faaliyetlerinden kaynaklı ciddi risk altında" dedi. Çalıştay kapsamında bu risklerin detaylı şekilde ele alındığını ifade eden Prof. Ayas, sorunların temelinde aşırı kullanım ve kirliliğin bulunduğunu söyleyerek, "Risklerin temelinde aşırı kullanım var. Tarımsal ve kentsel faaliyetlerden kaynaklı kirlilikler, deniz sistemlerine ulaşıyor. Fiziksel, mikrobiyolojik ve kimyasal kirlilik önemli başlıklar arasında. Kuru dereler de önemli bir risk unsuru oluşturuyor. Bu alanlar zaman zaman atık depolama alanına dönüşüyor ve yağışlı dönemlerde bu atıklar denize taşınarak, ekosistem açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor" diye konuştu. Çözüm önerilerinin de çalıştay kapsamında ele alındığını ifade eden Prof. Ayas; arıtma sistemlerinin güçlendirilmesi, kuru dere yataklarının temizlenmesi ve kirliliğin kaynağında önlenmesi gibi başlıkların öne çıktığını dile getirdi. "Mavi Ekonomi, denize dayalı tüm ekonomik sektörleri kapsayan bir kavram" ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Devrim Tezcan ise çalıştay kapsamında ele alınan ‘Mavi Ekonomi’ kavramına dikkat çekerek, bu yaklaşımın denize dayalı tüm ekonomik faaliyetleri kapsadığını söyledi. Dr. Tezcan, "Mavi ekonomi dediğimiz kavram, denize dayalı, dolaylı ya da dolaysız tüm ekonomik sektörleri kapsayan bir kavram. Buradaki ‘mavi’ kelimesi, denizden geldiği kadar sürdürülebilirlik kavramını da içeriyor. Yani tüketmeden, sürdürülebilir bir ekonomi anlayışını ifade ediyor" dedi.
Muğla Menteşe’de Lakros rüzgarı Gençlik ve Spor Bakanlığı (GSB) Spor Okulları bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Lakros sporcuları, Menteşe’de bu branşın öncüsü olmaya devam ediyor. Disiplinli çalışmalarıyla dikkat çeken gençler, hem Lakros sporunun gelişimine katkı sağlıyor hem de geleceğe umutla bakıyor. Muğla’nın Menteşe ilçesinde sporun çeşitliliği her geçen gün artarken, GSB Spor Okulları çatısı altında yürütülen Lakros eğitimleri gençlerden yoğun ilgi görüyor. Sahadaki azimleri ve yüksek disiplinleriyle dikkat çeken Lakros sporcuları, modern ve dinamik bir spor dalı olan Lakros’u bölgede tanıtmak için ter döküyor. Menteşe’de yükselen bu yeni spor heyecanı, sadece bir branşın gelişimini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda gençlerin spora olan genel ilgisini de her geçen gün yukarı taşıyor. Takım ruhunun ve stratejik düşünmenin ön planda olduğu Lakros antrenmanlarında, sporcuların fiziksel gelişimlerinin yanı sıra karakter gelişimleri de destekleniyor. Eğitim sürecinde sergiledikleri performansla antrenörlerinden tam not alan genç sporcular, Menteşe’nin spor kimliğine yeni bir soluk getiriyor. Yetkililer, Lakros branşındaki bu ivmenin Muğla genelinde yayılmasını hedeflediklerini belirterek, disiplinli çalışmalarıyla örnek olan sporcuların gelecekte ulusal ve uluslararası arenada başarılar elde edeceğine inandıklarını ifade etti. GSB Spor Okulları’nın sağladığı profesyonel imkanlarla kendilerini geliştirme fırsatı bulan gençler, boş zamanlarını verimli değerlendirirken sağlıklı yaşamın kapılarını da aralıyor. Menteşe’de her geçen gün daha fazla gencin Lakros sopasını eline alması, ilçenin spor vizyonunun ne kadar genişlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
İstanbul İTO Başkanı Avdagiç: ‘‘Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile dönüştürmeliyiz’’ İTO Başkanı Şekib Avdagiç, "Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile dönüştürmeliyiz. Zira küresel bir teknoloji devinin dünya genelinde eski tarz üretim yapan sanayi firmalarını satın alıp yapay zeka ile dönüştürmek için 100 milyar dolarlık fon kurduğu haberlerini okuduk. Bu, gelişmekte olan tüm ülkelerdeki sanayi firmaları için açık bir tehdittir" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İTO tarafından düzenlenen ‘Dijitalleşme ve Yapay Zeka: Veriden Değer Üretmek’ programının açılışında konuştu. Avdagiç, TÜİK verilerine göre işletmelerde yapay zeka kullanım oranının yüzde 7,5 seviyesinde olduğunu, büyük ölçekli üretim firmalarında ise bu oranın yüzde 20’nin üzerine çıktığını aktardı. Sanayinin yapay zeka ile yeniden tasarlanması gerektiğini belirten Avdagiç, ‘‘Açık ki, yeni düzende düşük teknoloji ile üretenler zorlanacak, yüksek teknolojiye geçenler ise kazanacak’’ mesajını verdi. ‘‘Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile dönüştürmeliyiz’’ Avdagiç, tüm imalat sektörü firmalarına yapay zeka ile kendilerini dönüştürme çağrısı yaparak, "Eski tarz üretim yapan firmaları yapay zeka ile dönüştürmeliyiz. Zira küresel bir teknoloji devinin dünya genelinde eski tarz üretim yapan sanayi firmalarını satın alıp yapay zeka ile dönüştürmek için 100 milyar dolarlık fon kurduğu haberlerini okuduk. Bu, gelişmekte olan tüm ülkelerdeki sanayi firmaları için açık bir tehdittir. Ya kendinizi dönüştürürsünüz ya da başkalarının dönüştüreceği bir varlık haline gelirsiniz" uyarısında bulundu. ‘‘Yapay zeka 2030’a kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı sağlayacak’’ Avdagiç, yapay zeka teknolojisinin 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar katkı sağlayacağının öngörüldüğünü kaydetti. Amerikan teknoloji şirketlerinin veri merkezleri ve altyapıya 2025’te 400 milyar doların üzerinde yatırım yaptığını, 10 yılın sonuna kadar toplam harcamanın 7 trilyon dolara ulaşacağının tahmin edildiğini aktaran Avdagiç, ‘‘Yapay zekadan elde edilen yıllık gelir 50 milyar dolar civarında. Zira onlar geleceğe yatırım yapıyorlar’’ diye konuştu. Avdagiç, yapay zekayı yoğun kullanan sektörlerde çalışan başına gelir artışının 3 kat daha yüksek olduğunu, yapay zeka becerisine sahip çalışanların ücretlerinin ortalama yüzde 56 daha fazla olduğunu ifade etti. İş dünyasının yapay zekaya ilişkin kaygıları Türk iş dünyasının yapay zeka ile barışık bir görünüm çizdiğini belirten Avdagiç, 2025 itibariyle yapay zeka yazılım veya sistemlerinin pazarlama ve satış amacıyla yüzde 46,5 oranında kullanıldığını, bunu yüzde 41,1 ile üretim veya hizmet süreçleri, yüzde 41 ile Ar-Ge ve yüzde 40 ile işletme yönetimi amaçlı kullanımın takip ettiğini söyledi. Avdagiç, yapay zeka teknolojilerinin hayata girmesiyle birlikte istihdam kaybı, hızlı dönüşüme uyum sağlayamayan firmaların rekabet gücü kaybı, teknolojiye erişim farklılıkları, siber güvenlik riskleri ve regülasyon belirsizlikleri gibi kaygıların da beraberinde geldiğini ifade etti. İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekanın hatalarına ilişkin de "Yapay zeka hatalarını ancak konuya hakim olursanız fark ediyorsunuz" dedi. Avdagiç, yapay zekanın çevresel etkilerine de dikkat çekerek, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre veri merkezlerinin küresel elektrik talebinin 2030’a kadar iki katına çıkabileceğini, bunun karbon ayak izini artıracağına işaret ettiğini kaydetti. İTO’nun yapay zeka tabanlı konuşmacısı "Prof. İTOAI" konuşma yaptı Avdagiç, İTO’nun 2018 yılından itibaren dijitalleşme ve yapay zeka alanında öncü çalışmalar yürüttüğünü ve bir İTO Teknoloji Ekosistemi oluşturarak, ‘‘SoftITO, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi ve Teknopark İstanbul’’ adıyla birbirini tamamlayan üç kritik yapı kurduğunu hatırlattı. ‘‘2026 yılında yapay zekayı 800 bin üye ve iş dünyasında yaygınlaştırmayı hedefliyoruz’’ Şekib Avdagiç, 2026 yılında yapay zekayı 800 bin üye ve iş dünyasında yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirterek, ‘‘Yapay zeka rüzgarı estirmeyi, yapay zeka bilinci oluşturmayı hedefliyoruz’’ dedi. Programda İTO’nun yapay zeka tabanlı dijital danışmanı ‘Prof. İTOAI’ da bir konuşma yaptı. Vizyon konuşması yapan Prof. İTOAI, ‘‘Yapay zeka, kendisine ne sunulursa onu yansıtan dijital bir aynadır. Eğer bu büyütecin altına bir vizyon ve nitelikli veri koyarsanız, size dünyayı fethedecek bir strateji sunar’’ mesajını verdi. Prof. İTOAI, Türkiye’nin 2026 yılına bin 188 aktif yapay zeka girişimiyle girdiğini ancak kurumların sadece yüzde 6’sının yerli firmalarla çalıştığını vurgulayarak, yerli girişimcilere güven çağrısında bulundu. İş dünyasına yapay zeka dönüşümü için 5 stratejik adım önerisi Prof. İTOAI, iş dünyasına yapay zeka dönüşümü için 5 stratejik adım önerdi: Veriyi hammadde olarak tanımlamak, yapay zekayı yönetim kuruluna stratejik ortak olarak dahil etmek, çalışanları yapay zeka mimarlarına dönüştürmek, insan denetimini elden bırakmamak ve ekosistemin sunduğu altyapı ile desteklerden faydalanmak. Prof. İTOAI, ‘‘Makinaların da yanılabileceğini asla aklınızdan çıkarmayın. Yapay zekaya güvenin ama onu her zaman bir insan aklıyla denetleyin." diyerek uyarıda bulundu. Prof. İTOAI konuşmasını, "Yapay zekayı öğrenin, yapay zeka ile öğrenin, yapay zekadan öğrenin ve nihayetinde yapay zeka ile üretenlerden olun ve kazanın’’ sözleriyle tamamladı.
Erzurum Emre Akdoğan’dan net mesaj: Yücel Karakaya’ya güçlü destek Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası, 20 kişilik yönetim kurulunun oy birliğiyle aldığı kararla Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçim sürecinde Yücel Karakaya’ya destek vereceğini açıkladı. Emre Akdoğan’ın liderliğinde alınan bu karar, sadece bir destek açıklaması değil, Oto Tamir ve İmalatçıları esnafının sahadaki gücünü ve etkisini ortaya koyan güçlü bir irade beyanı olarak öne çıktı. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçimleri öncesinde tavrını açık ve net bir şekilde ortaya koydu. Oda yönetimi, 20 kişilik kurulun oy birliğiyle aldığı kararla Yücel Karakaya’yı destekleme kararı aldığını duyurdu. Erzurum Oto Tamir ve İmalatçıları Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Emre Akdoğan, bu kararın sadece bir tercih değil, esnafın geleceğine yönelik güçlü bir irade beyanı olduğunu vurguladı. Birlik, beraberlik ve kararlı duruş mesajı veren açıklamada, esnaf ve sanatkârların hak ettiği değeri görmesi için artık daha etkili ve sonuç odaklı bir yönetim anlayışına ihtiyaç olduğu ifade edildi. "Güçlü temsil, güçlü esnaf demektir" anlayışıyla alınan bu kararın, seçim sürecinde dengeleri etkilemesi bekleniyor. Erzurum esnafı, bu çıkışla yalnızca bir adayı desteklemekle kalmayıp, değişim ve daha etkin bir teşkilat yapısı talebini de net şekilde ortaya koydu. Açıklamada ayrıca, seçim sürecinin saygı ve demokratik olgunluk çerçevesinde ilerlemesi temenni edilirken, tüm esnaf ve sanatkârlara birlik çağrısı yapıldı.