RAMAZAN - 18 Haziran 2015 Perşembe 12:20

Nihat Hatipoğlu Ramazan’da hangi kanalda?

A
A
A
Nihat Hatipoğlu Ramazan’da hangi kanalda?

Ramazan denilince akla gelen ilk isim Nihat Hatipoğlu hangi kanalda? Nihat Hatipoğlu’nun Ramazan programı hangi kanalda saat kaçta?

Prof. Doktor Nihat Hatipoğlu Ramazan ayı boyunda her sahur ve iftar saatinde canlı olarak ekranlara gelecek. Hatipoğlu’nun ATV ekranlarında canlı olarak izlenecek iftar programı saat 19,45’te, sahur programıysa 01,30’da başlayacak. Sultanahmet Meydanı’ndan canlı olarak yayınlanacak programda Nihat Hatipoğlu izleyicilerinin sorularına yanıt verecek ve Ramazan ile ilgili bilgilerini izleyicilere aktaracak.

Prof. Doktor Nihat Hatipoğlu Ramazan ile ilgili olarak Sabah Gazetesi’nki köşe yazısında “Orucun sadece aç ve susuz kalmak değil, bütün varlığımız,organlarımız ve iç alemimizle Allah'a teslim olma hali olduğunu yazdı.

NİHAT HATİPOĞLU KİMDİR?

1955 Diyarbakır doğumlu. Diyarbakır, Siirt ve Malatya'da ilkokulu tamamladı. 1975'de Uşak İmam-Hatip Lisesi'ni ve Uşak Lisesi'ni bitirdi. 1981 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ni tamamladı. Aynı Fakültede Hadis Ana Bilim dalında "Kur'an-ı Kerim'in Anlaşılmasında Hadislerin Rolü" adlı çalışmasıyla doktor, 2000 yılında Doçent, 2012 Yılında da Profesör oldu.

1985-1987 yılları arasında Mısır'da Arapça üzerine eğitim gördü. İmam-Hatip, Kur'an Kursları Müdürlüğü görevlerini yaptı. Şu anda Dicle Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Hadis Ana bilim dalı Öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

Kanal A'da 5 yıl dini programları hazırlayıp sundu. Ayrıca Ankara'da yayın yapan iki yerel radyoda 10 yıldan bu yana aralıksız olarak haftalık yayınlarına halen devam etmektedir. 2004 yılında Ramazan ayında Flash tv'de , 2005 Ramazan ayında Star tv'de Sahur programını hazırlayıp sundu. 2006 yılında Star tv de "Dosta Doğru" programı sundu ve 2006 yılında Star Tv de iftar ve Sahur Programlarını sundu. Radyo ve televizyon izleyicileri iftar ve sahur programlarını 1.olarak seçti. Programları Türkiye'de birçok radyoda yayınlanmaktadır.2011 yılından itibaren atv de başlayan programları ile Halen atv'de Ramazan programı ve sonrasında da haftalık programları inşallah devam edecektir.

Kırk civarında yayınlanmış kaset, CD, VCD'si bulunmaktadır. Yurtiçinde ve yurtdışında seri konferansları devam etmektedir. Yazı makaleleri, panel, Diyanet Dergisi , İslami Araştırmalar ve benzeri dergilerde yayınlandı.

Hatipoğlu evli ve üç çocuk babasıdır.

Nihat Hatipoğlu Ramazan’da hangi kanalda?
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa UİB, Nisan ayında 4 milyar 18 milyon 719 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi Uludağ İhracatçı Birlikleri’nin (UİB) 2026 yılı Nisan ayı ihracatı, 4 milyar 18 milyon 719 bin dolar olarak gerçekleşti. UİB’in2026 Nisan ayı ihracat rakamları açıklandı. Nisan ayındaki ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 24 oranında artarak 4 milyar dolar olanUİB’in, yılın ilk dört ayındaki ihracat tutarı da yüzde 10’luk artışla 14 milyar 351 milyon 207 bin dolar olarak gerçekleşti. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Nisan ayında ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 25,2 oranında artarak 3 milyar 447 milyon 241 bin dolar olarak gerçekleşirken, bu yılın dört aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 10,7’lik artışla 12 milyar 301 milyon 424 bin dolara ulaştı. Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği’nin (UTİB), Nisan ayı ihracatı yüzde 19 oranında artarak 117 milyon 175 bin dolar olarak gerçekleşirken, 2026’nın ilk dört ayındaki ihracat toplamı ise 418 milyon 440 bin dolara ulaştı. Nisan ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 oranında artarak 79 milyon 896 bin dolar olan Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (UHKİB), 4 aylık ihracatı toplamı ise 270 milyon 234 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. Nisan ayında 17 milyon 712 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), 2026 yılının ilk dört aylık ihracatı ise 69 milyon 968 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. Nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 33’lük artışla 10 milyon 622 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 4 aylık dönemde toplam 48 milyon 176 bin dolarlık dış satışa imza attı.
Çorum Çorum Belediyesi’nden anne ve bebeklere evde sağlık desteği Çorum Belediyesi "Hoş Geldin Bebek" hizmeti kapsamında, doğum yapan annelere evde sağlık desteği veriliyor. Çorum Belediyesi, "Hoş Geldin Bebek" hizmeti ile yeni doğum yapan ailelerin yanında olmayı sürdürüyor. Belediye ile İl Sağlık Müdürlüğü arasında imzalanan protokol çerçevesinde yürütülen "Anne Dostu Şehir" projesi kapsamında, doğum yapan anneler ve yenidoğan bebekler uzman ekipler tarafından evlerinde ziyaret ediliyor. Çorum Belediyesi Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen ziyaretlerde sağlık personeli de yer alıyor. Belediye koordinasyonunda yürütülen hizmet kapsamında ailelere hem sosyal destek sağlanıyor hem de sağlık konusunda bilgilendirme yapılıyor. Başvuru yapan ailelerin talepleri doğrultusunda İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından bebek bakımı, emzirme danışmanlığı, anne sağlığı, hijyen kuralları ve bebek gelişimi konularında kapsamlı bilgilendirme yapılıyor. Ziyaretlerde ailelere "hoşgeldin bebek seti" takdim edilirken, uzman sağlık personeli tarafından anne ve bebek için kısa bir sağlık taraması da gerçekleştiriliyor. Ayrıca emzirme ve bebek bakımıyla ilgili sorular yanıtlanarak ailelere profesyonel rehberlik sunuluyor. "Hoş Geldin Bebek" projesinden faydalanmak isteyen vatandaşlar başvurularını Çorum Belediyesi’nin resmi web sitesi üzerinden yapabilecek.
Erzurum Sağlıkta stratejik iş birliği: Bakan Yardımcısı Birinci’den Atatürk Üniversitesine ziyaret Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nu ziyaret ederek üniversitenin sağlık alanındaki mevcut çalışmaları ile geleceğe yönelik projelerini yerinde inceledi. Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında, özellikle ilaç, aşı ve biyoteknoloji alanında yürütülen çalışmalar ele alınırken, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, üniversitenin bilimsel altyapısı ve yürütülen projeler hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Üniversite bünyesinde kurulan İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsü ile İlaç Hammadde Üretim Merkezinin stratejik önemine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Üniversitemizin organik kimya, moleküler biyoloji ve farmakoloji alanlarında Türkiye’nin en güçlü akademik altyapılarından birine sahip olduğunu gururla ifade ediyorum. İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitümüz ile Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezimizin (DAYTAM) dijital altyapısının kesiştiği nokta, ilaç üretiminde ülkemizdeki önemli merkezlerinden biri olma hedefimizi ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, yerli ve millî üretim kapasitesini artıracak projeler geliştirmeye devam ediyoruz." Bakan Yardımcısı Birinci: "Bilimsel altyapı etkileyici ve umut verici" Sağlık Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Şuayıp Birinci ise Atatürk Üniversitesinin sağlık alanındaki bilimsel birikimi ve teknolojik altyapısından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Üniversitenin özellikle ilaç ve biyoteknoloji alanındaki çalışmalarının Türkiye’nin sağlık vizyonuna önemli katkılar sunduğunu belirten Birinci, şunları kaydetti: "Atatürk Üniversitesinde yürütülen çalışmaların hem kapsamı hem de niteliği oldukça etkileyici. Özellikle yapay zekâ destekli ilaç geliştirme süreçlerine yönelik çalışmalar, ülkemizin bu alandaki rekabet gücünü artıracak niteliktedir. Bakanlık olarak bu tür bilimsel girişimleri desteklemeye ve üniversitelerimizle iş birliği içinde çalışmaya büyük önem veriyoruz." DAYTAM’da incelemelerde bulunuldu Ziyaret kapsamında Bakan Yardımcısı Birinci, Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezini de (DAYTAM) ziyaret ederek burada yürütülen çalışmalar hakkında Merkez Müdürü Prof. Dr. Bilal Nişancı’dan bilgi aldı. Merkezin sahip olduğu ileri düzey teknolojik altyapı ve disiplinler arası araştırma kapasitesi hakkında detaylı sunum gerçekleştirilirken, özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ temelli projeler ön plana çıktı. Gerçekleştirilen ziyaret, Atatürk Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında sağlık teknolojileri alanında geliştirilecek iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Taraflar, özellikle ilaç geliştirme, aşı üretimi ve biyoteknoloji alanlarında yürütülecek ortak projelerle Türkiye’nin küresel ölçekte rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Erzurum Kırsalda süt üreticilerinin emeği kazanca dönüşüyor Erzurum’un önemli tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olan İspir’de kırsal kalkınmayı güçlendirecek önemli bir proje hayata geçiriliyor. İspir Belediyesi tarafından hazırlanan ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından desteklenen "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" projesi, kırsal mahallelerde faaliyet gösteren süt üreticilerinin emeğini ekonomik değere dönüştürmeyi hedefliyor. Yaklaşık olarak 9 milyon 500 bin TL bütçeye sahip proje, ilçedeki süt üretim altyapısını güçlendirerek sütün hijyenik koşullarda toplanması, muhafaza edilmesi ve pazara ulaştırılmasını sağlayacak. Proje ile birlikte üreticilerin gelir seviyesinin artırılması, süt kalitesinin yükseltilmesi ve kırsal ekonominin sürdürülebilir şekilde büyümesi amaçlanıyor. Uzmanlar tarafından kırsal kalkınma açısından önemli bir model olarak değerlendirilen proje, aynı zamanda yerel yönetimlerin üretime dayalı kalkınma stratejilerinin sahadaki güçlü örneklerinden biri olarak gösteriliyor. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, İspir’in kalkınma stratejisini turizm, tarım ve hayvancılık ekseninde şekillendirdiklerini belirterek üretime dayalı projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal dönüşümün de anahtarı olduğunu ifade etti. "Toprağımızı işleyen çiftçimiz, İspir’in gerçek hazinesidir. Üretime verilen her destek aslında geleceğe yapılan bir yatırımdır. İlçemizin ekonomik kalkınmasının tarım ve hayvancılıktan başka alternatifi olmadığını biliyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz günden bu yana üretime dayalı projeleri öncelikli gündemimiz haline getirdik" diyen Coşkun, belediye yönetim anlayışlarını "Birlikte Yönetim - Bütüncül Yaklaşım" ilkesi üzerine kurduklarını belirterek kamu kurumları, üreticiler ve yerel paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde çalıştıklarını dile getirdi. Soğuk zincir süt projesiyle başlayan dönüşüm hikâyesi projenin başlatılması ve sürdürülmesi konusunda büyük emek veren Başkan Coşkun; projenin öncesi ve gelinen mevcut durumu hakkında bilgi vererek projenin bölge ve bölge halkı için önemini şu ifadeler ile anlattı; "Bizim önceliğiniz her zaman vatandaşımızın memnuniyetini ve yaşam kalitesinin artması üzerine olmuştur. Bunun içinde halkımızın istek ve taleplerini dinleyerek ilçemizin potansiyelini ortaya çıkaracak, geleceğe değer katacak projeleri hayata geçirmek olmuştur. İlçemizin en büyük potansiyeli de tarım ve hayvancılık üzerinedir. Bizlerde bu mevcut potansiyelini açığa çıkarmak ve katma değere dönüştürmek üzere çalışmalar başlatarak "Soğuk Süt Zincir Projesini" ilçemizde çiftçilerimiz ve halkımız ile buluşturduk. Projenin ilk aşamasında ilgili müdürlük ve personelimiz ile proje stratejimizi belirlemek üzere 101 mahallemizi ziyaret edip çiftçilerimizi, üreticilerimizi ve hayvan sayılarımızı belirledikten sonra onların istek, talep ve sorunları üzerine bir çalışma planı hazırladık. İlk aşama 1 süt aracı ile 5 mahalleden süt toplamaya başladık. Daha sonra Çörmeli bölgesi diye adlandırdığımız 26 mahallemize eşit uzaklıkta bir merkezde süt toplama merkezi kurarak burayı hem toplama alanı hem de makine ikmal alanı olarak belirledik. Daha sonra Erzurum Ticaret Borsası ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile mahallelerimize ve çiftçilerimize süt toplama tankı ve süt sağım makineleri dağıtımını sağladık. İlgili birim müdürlüklerimiz tarafından mahallelerde örgütleme ve bilinçlendirme çalışmaları yaparak projenin sürdürülmesini sağladık. Daha sonrası süt toplama aracını 5 e yükselterek toplamda süt topladığımız mahalleleri 35 e çıkarttık ve yaklaşık olarak 200 üreticimizden süt alım yaparak yaklaşık olarak her yıl ortalama 200 ton sütün üreticilerden alınarak mandıralara ulaşımını sağladık. Geldiğimiz nokta itibari ile Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı KUDAKA ya sunmuş olduğumuz proje kapsamında 10 farklı mahallemizde süt toplama alanı kurarak sütün daha hijyenik korunması ve muhafazasını sağlayarak üreticilerimize desteğimizi sürdürmekteyiz. Oluşturulan kelebek etkisi ve örgütlenme sayesinde projenin diğer projelere ön ayak oluşturulması ve diğer projelerinde alt yapısını oluşturması sayesinde 101 mahalleye yayılarak tarım ve hayvancılık konusunda ilçemiz marka olacaktır." Başkan Coşkun, belediyecilik hizmetlerinin yalnızca rutin çalışmalarla sınırlı olmadığını belirterek, "İspir Belediyesi olarak klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızın sorunlarını, istek ve taleplerini dinleyerek ilgili müdürlüklerimiz ve teknik personellimiz ile çalışmalar başlatarak bu sorunlar üzerine projeler üretiyoruz, geliştiriyoruz ve uyguluyoruz. Erzurum Valiliği ve Erzurum Ticaret Borsası tarafından tarım ve hayvancılıkta dönüşüm hikâyesi olarak adlandırdığımız "Soğuk Zincir Süt Projesi" de bunlardan bir tanesidir. Yine projenin gelişim sürecine ve sürdürülebilirliğine katkı sunmak amacıyla Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza sunmuş olduğumuz "Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor" Projemiz onaylanmış olup bu yıl içerisinde hizmete başlayacağız" dedi. Soğuk zincir altyapısının kurulması ve üreticilerin örgütlenmesi sayesinde diğer projelerin de ön hazırlığının yapıldığını belirten İspir Belediyesi Proje Koordinatörü Hasan İşler, tarım ve hayvancılığın stratejik bir kalkınma aracı olarak ele alındığı bu çalışmaların, yerel yönetimlerin üretime dayalı ekonomik modeller geliştirmesine imkân sağladığını ifade ederek bölgede yürütülen yeni kalkınma projelerini değerlendirdi. Proje Koordinatörü Hasan İşler, bu tür projelerin hayata geçirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için yerelde güçlü bir altyapı desteğinin zorunlu olduğuna dikkat çekti. İşler, İspir’in coğrafi olarak engebeli ve zor bir yapıya sahip olması, yaylacılık kültürünün güçlü şekilde sürdürülmesi, geleneksel ahır sistemlerinin yaygınlığı, tarım arazilerinin yeterince verimli kullanılamaması gibi faktörlerin, bütüncül bir kırsal kalkınma planını zorunlu kıldığını belirtti. İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun’un ifade ettiği gibi, İspir Belediyesi’nin proje üreten, geliştiren ve uygulayan bir belediye olduğunu vurgulayan İşler, başlatılan bu çalışmanın diğer projelerle entegre şekilde ilerleyebilmesi için kapsamlı bir yerel kalkınma stratejisinin hazırlanmasının kritik olduğunu söyledi. Hazırlanacak bu stratejinin merkezinde ise kırsal kalkınma odaklı bir dönüşüm modeli yer alacak. Bu kapsamda çiftçilere yönelik kooperatifleşme modelleri, üretim planlaması ve destek mekanizmaları oluşturulacak; yem maliyetlerini azaltmaya yönelik yerel üretim ve tedarik zinciri çözümleri geliştirilecek. Ayrıca modern ve verimli hayvancılık için yeni nesil ahır sistemlerinin kurulması, gübre yönetim probleminin çözülmesi ve hayvansal atıkların biyogaz ve organik gübre üretimine entegre edilmesi planlanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca bir proje değil, aynı zamanda zincirleme bir kalkınma etkisi oluşturacağını belirten İşler, atılacak bu ilk adımın "kelebek etkisi" oluşturarak bölgedeki diğer tarım ve hayvancılık projelerine de zemin hazırlayacağını, uzun vadede ise Doğu Anadolu için örnek bir kırsal kalkınma modeline dönüşeceğini ifade etti. Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, şehir yaşamının ekonomik ve sosyal baskılarından uzaklaşmak isteyen çok sayıda girişimci ve gencin yeniden memleketlerine dönerek üretim odaklı faaliyetlere yöneldiğini belirtti. Başkan Coşkun, kırsalın yeniden bir cazibe merkezi haline geldiğini vurgulayarak, "Şehir yaşamı her birey için aynı ölçüde ekonomik fırsat üretmiyor. Buna karşılık kırsalda hayata geçirilen tarım ve hayvancılık projeleriyle birlikte İspir, üretim gücü yüksek, ekonomik potansiyeli artan ve kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuşmuştur. Bugün geldiğimiz noktada kırsal alanlarımız adeta tarım ve hayvancılığın yeniden altın çağını yaşamaktadır" dedi. Coşkun, özellikle gençlerin ve yatırımcıların köylerine dönerek üretim süreçlerine dahil olmasının bölge ekonomisine doğrudan katkı sağladığını ifade ederek, "Tersine göç yalnızca nüfus hareketi değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşümdür. Üretim artmış, gelir düzeyi yükselmiş ve kırsal ekonomi şehirle rekabet edebilir bir seviyeye ulaşmıştır. Bu bizim için en büyük kazanımlardan biridir" ifadelerini kullandı. Başkan Coşkun, bu sürecin sürdürülebilir hale gelmesiyle birlikte İspir’in yalnızca göç veren değil, aynı zamanda göç alan bir ekonomik merkez haline geleceğini de sözlerine ekledi. İspir Belediye bünyesinde Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün kurulmasının, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin daha profesyonel, kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması açısından kritik bir adım olduğunu ifade eden İspir Belediyesi Veteriner Hekimi Arif Özden, yürütülen çalışmaların sahadaki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özden, özellikle süt üretimine dayalı projenin başlangıç aşamasında Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün aktif bir rol üstlendiğini belirterek, "Sahada gerçekleştirdiğimiz en önemli müdahalelerden biri hayvan sağlığı ve hastalık yönetimi oldu. Bu süreçte zamanında yapılan teşhis ve müdahalelerle üretim kayıplarının önüne geçtik, aynı zamanda üreticinin sisteme olan güvenini yeniden tesis ettik. Bu da süt verimliliğine dayalı projenin temelini oluşturdu" dedi. Yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilere düzenli olarak hayvan sağlığı, besleme teknikleri, süt kalitesinin artırılması ve modern hayvancılık yöntemleri konusunda eğitimler verildiğini belirten Özden, bu sürecin yalnızca teknik bir destek değil aynı zamanda kırsal örgütlenmeyi güçlendiren bir yapı oluşturduğunu vurguladı. Özden, "Kırsal mahallelerde üreticilerin bir araya gelmesini, birlikte hareket etmesini ve daha planlı üretim modellerine geçmesini sağladık. Bu, sahada sürdürülebilirliğin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı. Saha çalışmalarının merkezinde aktif rol aldığını belirten Arif Özden, düzenli bilgilendirme ve yönlendirme mekanizmaları sayesinde üreticilerin artık daha bilinçli kararlar aldığını, Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün ise bu sürecin kurumsal omurgasını oluşturduğunu ifade etti. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda bölgede verimli hayvan ırklarına yönelimin arttığını, süt üretiminde hem kalite hem de verimlilik açısından önemli iyileşmeler sağlandığını belirten Özden, modern hayvancılık uygulamalarının sahaya entegre edilmesiyle birlikte üreticilerin sektöre daha profesyonel katılım gösterdiğini ve özellikle genç üreticilerin bu alana ilgisinin belirgin şekilde arttığını sözlerine ekledi. Bölgesel Güçlenmeden KUDAKA’nın Kurumsal ve Kırsal Kalkınma Hamlesi İspir Belediye Başkanı Ahmet Coşkun, hayata geçirilen kırsal kalkınma projesinin onaylanması ve uygulama sürecine geçilmesinde kurumsal iş birliklerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Coşkun, başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır olmak üzere, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven’e ve tüm kalkınma ajansı ekibine katkılarından dolayı teşekkür etti. Başkan Coşkun, "Böylesine kapsamlı projelerin hayata geçmesinde merkezi idare ile yerel yönetimlerin uyumu son derece kritiktir. Sayın Bakanımız Mehmet Fatih Kacır’ın vizyoner yaklaşımı ve KUDAKA’nın bölgeye sağladığı güçlü destek sayesinde yerel kalkınma projeleri daha etkin ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmaktadır. ‘Kırsalda Süt Üreticilerinin Emeği Kazanca Dönüşüyor’ projemizin desteklenmesi de bunun en somut göstergesidir" dedi. Coşkun, sağlanan desteklerle birlikte üreticilerin emeğini daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürme imkânı bulacağını belirterek, kırsal kalkınma modelinin bölge için stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını ifade etti. İspir’de üretime dayalı kalkınma modelini kararlılıkla sürdürdüklerini dile getiren Coşkun, "Hedefimiz sadece bugünü değil, yarının İspir’ini inşa etmektir. Tarım ve hayvancılığı güçlendiren, gençlerin üretime katıldığı, kadınların ekonomide daha aktif rol aldığı sürdürülebilir bir kırsal yapı oluşturmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz" sözleriyle açıklamasını tamamladı.