TEKNOLOJİ - 25 Kasım 2014 Salı 14:25

O internet sitesi kapatıldı

A
A
A
O internet sitesi kapatıldı

Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 250'den fazla ülkeden 4 bin 600'e yakın kameranın canlı görüntülerini paylaşan internet sitesi Insecamkapandı.

Rusya merkezli sitesinin yöneticisi de artık Insecam üzerinden iş arıyor.

BBC'ye de bir elektronik posta gönderen bu kişi kendisini bir bilgisayar korsanı olarak görmediğini, herhangi bir güvenlik sistemini ihlal etmediğini söyledi.

BBC Türkçenin haberine göre Sitede yer alan kameralardan bir kısmı, anne-babaların çocuklarını takip etmek için bebek odalarına kurdukları sistemlerin görüntülerini de paylaşıyordu.

Bazı spor salonları ve dükkanlar da aynı site üzerinden izlenebiliyordu.

Site Türkiye'den de 170 kameranın canlı görüntülerini paylaşmıştı. Türkiye'den gelen görüntüler arasında dikkat çeken bazı kameraların olduğu yerler ise evlerin odaları, ofisler, kuyumcular, hastaneler ve devlet daireleriydi.

"Şifrelerinizi sık sık değiştirin"

Kamera sahiplerine, cihazla birlikte gelen şifreler yerine daha zor şifreler belirlemeleri, ekipmanlarını kontrol etmeleri ve ihtiyaç yoksa uzaktan erişimi kapatmaları tavsiye ediliyor.

Kablosuz kamera üreticisi olan Foscam bu tavsiyeyi yineledi ve müşterilerini yeni bir şifre seçmeye zorlamak için kullandığı yazılımı değiştirdiğinini açıkladı.

Kurulan kapalı devre kamera sistemlerine yabancı kişilerin nasıl erişim sağlandığı sorusu ise bilgisayar korsanlığı ile açıklanıyor.

Evlere ve işyerlerine özel güvenlik şirketleri tarafından kurulan kamera sistemleri internet üzerinden kapalı devre olarak çalışıyor.

Hizmeti alan kişiler bir şifre ile cep telefonlarından dahi eşzamanlı olarak kameranın bulunduğu ortamı izleyebiliyor.

İnternet sitesinin görüntülerini yayınladığı kamera sistemlerinden biri de ABD firması Linksys.
Linksys Sözcüsü, "Sitede hangi Linksys IP kameralarına erişildiğini tespit etmeye çalışıyoruz" dedi ve şu yorumu yaptı:

"Artık üretilmeyen eski Linksys IP kamerası olduğunu düşünüyoruz. Bu kameralar için müşterileri şifrelerini değiştirmeye zorlayan bir sistemimiz yok. İzinsiz müdahalelerden kendilerini koruyabilmeleri için şifre değiştirmenin ne kadar önemli olduğu konusunda müşterilerimizi eğitmeye devam edeceğiz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Artvin Çoruh’un mavi gerdanlıkları Artvin’e güç katıyor Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü’nce Artvin’de son 23 yılda toplam 399 milyar 992 milyon TL değerinde 161 tesisin inşa edildiği bildirildi. Yapılan yatırımlarla suyun etkin yönetildiği, tarım, enerji ve yerleşim alanlarının önemli kazanımlar elde ettiği vurgulandı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin su yönetiminin önemini her geçen gün artırdığını belirterek, su yapılarının hem kuraklık hem de taşkınlara karşı kritik bir rol üstlendiğini söyledi. Balta, "İklim değişikliğiyle birlikte suya bağlı afetlerin sayısı ve şiddeti artıyor. Bu nedenle özellikle depolama tesislerimiz büyük önem taşıyor" dedi. Artvin’de Çoruh Nehri ve yan kolları üzerinde inşa edilen 5 barajın, yenilenebilir enerji üretiminde önemli bir kaynak oluşturduğunu ifade eden Balta, son 23 yılda hizmete alınan 7 depolama tesisiyle 4 milyar 592 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldığını kaydetti. Taşkın riskinin azaltılmasına yönelik çalışmalara da değinen Balta, Artvin genelinde tamamlanan 108 taşkın koruma tesisi ile şehir merkezi dahil 228 yerleşim yeri ve 10 bin 169 hektar arazinin taşkınlardan korunduğunu açıkladı. Enerji yatırımları kapsamında ise Artvin’de 39 hidroelektrik santralinin işletmeye alındığını belirten Balta, bu tesislerin yıllık 8 milyar 15 milyon kilovatsaat enerji üretim kapasitesine sahip olduğunu ve milli ekonomiye önemli katkı sağladığını söyledi. Öte yandan Artvin, Yusufeli, Borçka ve Arhavi ilçelerinde tamamlanan 6 içme suyu tesisi ile yıllık 14,3 milyon metreküp memba kalitesinde içme suyunun temin edildiği, ayrıca 3 sulama tesisiyle bin 640 dekar tarım arazisinin modern sulama sistemlerine kavuşturulduğu bildirildi. DSİ Genel Müdürü Balta, 2025 yılı içerisinde Artvin’de toplam maliyeti 1 milyar 699 milyon TL olan 1 gölet ve 5 taşkın koruma tesisi olmak üzere 6 yeni su yapısının tamamlanarak hizmete sunulduğunu sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş Bakan Yumaklı: "23 yılda 352 içme suyu tesisini tamamladık" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, içme ve kullanma suyunu bir siyaset aracı değil, bir vatandaşlık hakkı olarak gördüklerini belirterek, "Asli görevi vatandaşa içme suyu götürmek olan belediyelerin talep etmesi halinde, bu yatırımlarını yapmalarında kendilerine destek oluyoruz. Ayrım gözetmeksizin protokoller imzalıyor ve profesyonel projeler geliştiriyoruz. Son 23 yılda, bu şekilde 352 içme suyu tesisini tamamladık ve halkımızın hizmetine sunduk. Kapımız, vatandaşımızın su ihtiyacını merkeze alan her belediyeye sonuna kadar açıktır" dedi. Kahramanmaraş’ın acil içme suyu ihtiyacını kalıcı şekilde çözüme kavuşturacak 8,5 milyar lira yatırım bedeline sahip Kısık Projesi’ni yerinde inceleyen Bakan Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, proje kapsamında baraj, içme suyu arıtma tesisi, regülatör ve isale hattı inşa edileceğini söyledi. Deprem bölgesinin inşa ve ihya sürecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm kurumların katkısıyla sürdüğünü ifade eden Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak tarımsal altyapının güçlendirilmesi ve üretimin devamı için yoğun mesai harcadıklarını belirterek, "Bugüne kadar deprem bölgesinde, Devlet Su İşleri eliyle, 459 su ve sulama tesisi için 60 milyar lira yatırım yaptık. Devam edenlerle birlikte bu rakam 110 milyar liraya ulaşacak. Bu yatırımlarla vatandaşımızın içme suyu ihtiyacını, çiftçilerimizin sulama suyu ihtiyacını karşıladık, karşılıyoruz. Şu an bulunduğumuz Kahramanmaraş’ta da bu anlamda önemli ihtiyaç ve yatırımları bu kısa süre içinde tamamladık ve vatandaşlarımız ile üreticilerimizin hizmetine sunduk. 7,6 milyar lira yatırım bedeliyle Afşin Adatepe Sulaması 1. Kısım işini tamamlayarak 73 bin 740 dekar alanı sulamaya açtık. Çiftçilerimiz geçen yıl ilk kez ürünlerini bu tesisle suladı. 5 milyar lira maliyetli TOKİ Deprem Konutları içme suyu projesiyle 10 bin 105 konutun yıllık 9 milyon metreküp içme suyu ihtiyacını karşıladık. 4,5 milyar lira yatırımla Kılavuzlu Sulaması 2. Kısım kapsamında 180 bin dekar alanı sulamaya hazır hale getirdik. Andırın Hapisağzı Göleti ile 4 bin 180 dekar tarım arazisini suyla buluşturduk" diye konuştu. "23 yılda, bu şekilde 352 içme suyu tesisini tamamladık" Bugün ise Kahramanmaraş’ın geleceği açısından stratejik öneme sahip Kısık Projesi’ni yerinde incelediklerine değinen Yumaklı, "Toplam 8,5 milyar lira yatırım bedeline sahip proje kapsamında baraj, içme suyu arıtma tesisi, regülatör ve isale hattı inşa edeceğiz. Şu anda yapım aşamasında olan 4,1 milyar lira maliyetli Kısık İçme Suyu Regülatörü-Ayvalı Barajı Bağlantısı İsale Hattı ile 75 kilometre uzunluğunda ve bin 400 mm çapında çelik boru hattı inşa edeceğiz. Böylece, Kahramanmaraş’ın acil içme suyu ihtiyacını, kalıcı şekilde çözüme kavuşturacağız. Su, hayatın kaynağıdır ve tıpkı tarım gibi, gıda gibi siyaset üstü bir beka meselesidir. Biz, içme ve kullanma suyunu bir siyaset aracı değil, bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz. Asli görevi vatandaşa içme suyu götürmek olan belediyelerin talep etmesi halinde, bu yatırımlarını yapmalarında kendilerine destek oluyoruz. Ayrım gözetmeksizin protokoller imzalıyor ve profesyonel projeler geliştiriyoruz. Son 23 yılda, bu şekilde 352 içme suyu tesisini tamamladık ve halkımızın hizmetine sunduk. Kapımız, vatandaşımızın su ihtiyacını merkeze alan her belediyeye sonuna kadar açıktır. Bu tesislerin hayata geçirilmesinde bize en büyük cesareti, Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve liderliği vermiştir" ifadelerini kullandı.
Adana 6 Şubat depremlerinin 3. yılında afet gerçeği masaya yatırıldı Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED), "6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinin 3. Yılı ve Adana’nın Afet Gerçeği" konulu seminere ev sahipliği yaptı. DAİMFED Deprem ve Afet Yönetimi Komisyon Başkanı Orhan Murat Avcı tarafından DAİMFED Genel Merkez’de "6 Şubat Kahramanmaraş Depremlerinin 3. Yılı ve Adana’nın Afet Gerçeği" konulu seminer TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar’ın sunumuyla gerçekleştirildi. Saygı duruşu ile başlayan seminerde açılış konuşmasını DAİMFED Deprem ve Afet Yönetimi Komisyon Başkanı Orhan Murat Avcı yaptı. Başkan Avcı konuşmasında, "Ülkemizin gerçeği olan ve deprem fay hatlarıyla yaşamayı ve buna göre tekniği geliştirip binalar üretmeyi görev addeden federasyonumuz, çalışmalarına 6 Şubat 2023 depreminden yıllar öncesinden başlamıştır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 8 Kasım 2018’de yatay mimari talimatlarını bu tarihten itibaren emir telakki ettik" dedi. Komisyon Başkanı Avcı, ülkemizin deprem bölgesi olduğu hatırlatarak sözlerine devam etti: "Depremler tarih boyunca olmuştur, olmaya devam edecektir. Ama temennimiz olmaması, olursa küçük şiddette olması ve can kayıplarının olmaması. Tabii ki de güvenliği önceliğimiz yapıp bir daha böyle can kayıpları yaşanmaması için ne gerekiyorsa onlarla ilgili düşünmemiz gerekiyor. Bu yıl dönümünde de bunu hatırlıyoruz. Depremden sonra özellikle TOKİ ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın önderliğinde yıkılan bölgelerin yapılanmasına başlandı. DAİMFED olarak biz de bu bölgelerdeki projelere destek verdik. Bizim de içinde olduğumuz DAİMFED üyesi olan müteahhitlerimiz deprem konutlarında çok ciddi sorumluluklar aldı. Hepsini başarıyla bitirdi. Cumhurbaşkanımızın Erdoğan’ın da Hatay’da katıldığı 455 bin konutun teslim töreninde DAİMFED üyesi müteahhitler de ciddi sayıda konut bitirdi ve tüm vatandaşlarımıza da teslim etti. Bunlar çok daha sağlam, yatay mimari ve yeni deprem yönetmeliğine uygun konutlar. Bunların devamlılığı, kentsel dönüşümün devamlılığı ki burada DAİMFED’in sorumluluğunda ve yakından takip ettiği iş. Çünkü DAİMFED olarak kentsel dönüşüme önem veriyoruz. DAİMFED adına depremin yıl dönümünde hayatını kaybedenlere rahmet diliyorum. Umarım bir daha böyle acılar yaşamayız"ifadelerini kullandı. "Federasyonun ortaya koyduğu çalışmaları yakından takip ediyorum" Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Mehmet Tatar, sunumuna geçmeden önce yaptığı konuşmada, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başladı. DAİMFED’i yakından takip ettiğini ve kuruma yabancı olmadığına değinen Tatar, federasyonun ortaya koyduğu çalışmalar ile kurumsal gelişimini memnuniyetle izlediğini dile getirdi. Jeoloji mühendisliğinin çoğu zaman yalnızca deprem dönemlerinde gündeme geldiğine dikkat çeken Tatar, bu algının mesleğin önemini tam olarak yansıtmadığını belirtti. Jeoloji mühendislerinin kentleşme, yapılaşma ve afet risklerinin azaltılması süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Tatar, bu alanın disiplinler arası yapısına dikkat çekti. Konuşmasının ardından jeoloji mühendisliğinin afet yönetimi, zemin yapısı ve yapı güvenliğiyle olan ilişkisini ele alan sunumuna geçen Tatar, sunumunda bilimsel veriler ışığında değerlendirmelerde bulunarak, doğru planlama ve mühendislik yaklaşımlarının afetlere karşı alınabilecek en önemli tedbirler arasında yer aldığına değindi.