TEKNOLOJİ - 02 Mayıs 2023 Salı 16:48

ODTÜ’lü Akademisyen: Türkiye, enerjide kendi kendine yeten bir ülke olacak

A
A
A
ODTÜ’lü Akademisyen: Türkiye, enerjide kendi kendine yeten bir ülke olacak

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Petrol ve Doğal Gaz bölümünde Öğretim Görevlisi Tabiat Tan Yıldız enerjide dışa ihtiyacın keşiflerle azalacağını belirterek “Çok kısa sürede inanıyorum ki enerjide dışa ihtiyacımız azalacak ve kendi kendine yeten bir konuma geçeceğiz” dedi.

Türkiye, Sakarya Gaz Sahası’nda ilk gazı geçtiğimiz mart ayında karaya ulaştırırken Gabar dağında da enerji yatırımında dev adımlar atıyor. Sakarya Gaz Sahası’nda, doğu ve güneydoğuda keşfedilen petrol rezervleri bu alandaki Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği açığını ortaya çıkarıyor. Öğretim Görevlisi Tabiat Tan Yıldız ve Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Durgut, 710 milyar metreküplük doğal gaz rezervinin Türkiye’nin enerjide dışa olan ihtiyacına nasıl bir etki oluşturacağını İHA muhabirine değerlendirdi.

Yıldız, keşiflerin artmasıyla müjdelerin ardı ardına geleceğinin altını çizerek “Çok kısa sürede inanıyorum ki enerjide dışa ihtiyacımız azalacak ve kendi kendine yeten bir konuma geçeceğiz. Bu hususta olumlu değerlendiriyorum bu gelişmeleri. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in açıklamalarına göre keşifler yapıldıkça müjdelerde ardı ardına gelir diye düşünüyorum“ ifadelerini kullandı.

“Yurt dışındaki öğrencilerimiz Milli enerji politikaları çerçevesinde Türkiye’ye geri dönecektir”

Yıldız, her sene mezun ettikleri 40- 45 civarı mezunlarına yurt dışı ve yurt içindeki birçok petrol şirketinden teklif geldiğini söyleyerek yurt dışına çıkan doktora öğrencilerinin de tecrübe kazandıktan sonra Türkiye’nin milli projeleri için geri döneceklerini aktardı. Yıldız şöyle konuştu:

“ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği bölümü öğretim görevlileri olarak bu açığı kapatmak için elimizden geleni yapıyoruz. Her yıl bölümden 40- 45 civarı mezun vermekteyiz. Bunların çoğu Türkiye’deki petroller şirketleriyle yurt dışındaki petrol şirketlerinden iş teklifi alıp çalışmaya başlamakta. Geri kalan Master ve Doktora öğrencilerimizde dünyanın saygın üniversitelerinde kabul almakta. Bu şu durum demek yurt dışına giden öğrencilerimiz tecrübe kazandıktan sonra Türkiye’ye geri dönecek ve Milli enerji politikaları çerçevesinde ülkelerine geri dönecekler.”

“Gabar dağlarında bulunan petrol keşfi çok sevindirici”

Yıldız, Gabar dağlarında keşfedilen petrol rezervlerinin Türkiye için çok ümit verici olduğunu belirterek “Gabar dağlarında bulunan petrol keşfi çok sevindirici. Türkiye’nin yerli üretiminin günlük 60 bin varil sayısı olduğunu düşünürseniz Gabar dağlarında üretilen faz 1’in 20 bin civarında olduğu söyleniyor. Yani Türkiye’nin yaklaşık 3’te biri kadar üretiminin olduğu düşünülürse Türkiye için çok ümit verici bir haber olduğunu düşünüyorum. Yıllardır o bölgede rezerv keşifleri araştırmalar yapılmakta. Bu haberlerin devamının geleceği kanısındayım” diye konuştu.

“Enerjide dışa ihtiyacımız azalacak”

Yıldız, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde devam eden sismik araştırmalar hakkında Türkiye Petrolleri (TP) ile yerel şirketlerin bölgede çalıştığını ifade ederek enerjide kendi kendine yeten bir Türkiye görüleceğini söyledi. Yıldız şu ifadeleri kullandı:

“Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinde çok yoğun 2 ve 3 boyutlu sismik araştırmalar yapılmakta. Buna bağlı olarak petrol rezervlerinin belirlenmesi için teknik ekipler hem TP hem de yerel şirketlerde çalışmakta. Çok kısa sürede inanıyorum ki enerjide dışa ihtiyacımız azalacak ve kendi kendine yeten bir konuma geçeceğiz. Bu hususta olumlu değerlendiriyorum bu gelişmeleri. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in açıklamalarına göre keşifler yapıldıkça müjdelerde ardı ardına gelir diye düşünüyorum.”

ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölüm Başkanı Doktor Öğretim Üyesi İsmail Durgut ise yeni doğalgaz ve petrol keşiflerinin enerji endüstrisinde Petrol ve Doğalgaz mühendislerine ihtiyaç doğurduğunu belirterek petrol şirketlerinin her gün kendilerini iş arayan mezunlarının olup olmadığını sorduğunu söyledi. Durgut, Petrol ve Doğalgaz Mühendisi açığı hakkında şöyle konuştu: “Geçtiğimiz 4- 5 seneye kadar ihtiyacı karşılayabiliyordu. Son 3- 4 yıldır Güneydoğu’nda ve Karadeniz’de artan petrol ve doğalgaz aktivileri sırasında aslında petrol mühendisliği açığı çıkmaya başladı. Hemen hemen her gün petrol şirketlerinden bize petrol mühendisi ihtiyacıyla gelip mezunlarınız var mı ve çalışmak isteyenleriniz olur mu diye sorular geliyor? Bu günümüzde eksiklik olsa bile zaman içerisinde bunun bir dengeye ulaşacağını ve sayı itibariyle endüstrinin ihtiyacını karşılayacak yerlere ulaşacağını düşünüyorum.”

Galip Ermiş
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.