DİĞER SPORLAR - 26 Nisan 2019 Cuma 15:25

Omurilik felçli milli sporcu Tuğçe Akgün: 'Wings for Life’ta özgürlüğümüz için koşacağım'

A
A
A
Omurilik felçli milli sporcu Tuğçe Akgün: 'Wings for Life’ta özgürlüğümüz için koşacağım'

28 yaşındaki milli sporcu Tuğçe Akgün, 5 Mayıs’ta memleketi İzmir’de omurilik felcinin tedavisine yönelik araştırmalara kaynak sağlamak ve bu konuda farkındalık oluşturmak için Wings for Life World Run’da yarışacak. Akgün, "Wings for Life World Run, ben ve benim gibi milyonlarca engelsiz yaşam için atan kalbi aynı çatı altında toplayarak umuda doğru adım atmamızın vesile oluyor. Her sene yüz binlerce insan özgürlüğümüz için koşuyor” dedi.

Tuğçe Akgün, 2011 yılında İzmir’de bir trafik kazası geçirdi. Alsancak-Göztepe arasında kendi kullandığı araç, ‘aşırı hız’ sebebiyle virajı alamadı ve dört takla atıp denize uçtu. 11 gün boyunca komada kalan Akgün, gözlerini yeni bir hayata açtı. Artık tekerlekli sandalye ile yaşamına devam etmesi gerekiyordu. Sağlık sorunlar ve fiziki yetersizliklere rağmen yaşamaktan vazgeçemeyen Tuğçe, sporla hayata tutundu. Kazandan sonra annesiyle beraber yerleştiği Bodrum’dan spora başlamak için İstanbul’a taşındı. Tuğçe Akgün atletizmle tanışmasından yaklaşık 1 sene sonra milli sporcu oldu. Sosyal medyada hiç tanımadığı bir engelli sayesinde başladığı spor onu Türkiye şampiyonluğuna taşımıştı. 200 metrede Türkiye şampiyonu olan Akgün 2017’de Londra’daki Dünya Şampiyonası’nda bayrak yarışında Türkiye’yi temsil etti. Kendisi gibi omurilik felci olanlara yardım etmek için Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği aktif olarak çalışmaya başladı. Yönetim Kurulu üyesi oldu. 

"Koşullar çok elverişli olmayabilir. Ama ben durum ne olursa olsun hep yapmak istediklerimin peşinden koştum" diyen paralimpik sporcu, bir kez daha hem kendisi hem de kendisi gibi koşamayan milyonlarca insan için gelirinin tamamı omurilik felcinin tedavisi için yapılan araştırmalara aktarılan Wings for Life World Run’da yer alacak.

"Ufukta hep bir umut var"
5 Mayıs’ta dünyanın 12 farklı noktasında on binlerce insanın aynı amaç için aynı anda koşmaya başlayacağının altını çizen Tuğçe Akgün, "Wings for Life World Run, ben ve benim gibi milyonlarca engelsiz yaşam için atan kalbi aynı çatı altında toplayarak umuda doğru adım atmamızın vesile oluyor. Her sene yüz binlerce insan özgürlüğümüz için koşuyor. Bu yolda yalnız olmadığımızı bilmek, ufukta hep umut olduğunu hissettiriyor. Bilim adamları uzun senelerdir omurilik felcine nihai bir çözüm bulmak için araştırmalar yapıyor. Ama çoğu zaman fon yetersizliğinden araştırmalar ilerleyemiyordu. Wings for Life Vakfı sayesinde bu araştırmalara fon sağlanıyor. Sadece bununla da kalmıyor. Bu koşu sayesinde omurilik felcine dikkat çekerek yeni kazaların önlenmesini ve toplumun bilinçlenmesi de sağlanıyor. Bu nedenlerden dolayı Wings for life benim için sadece umut için atılan adımlar değil toplumun iyileşmesinde de rol oynayan büyük bir oluşum. Herkesi 5 Mayıs’ta İzmir'e bekliyoruz" ifadelerini kullandı.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.