DİĞER SPORLAR - 20 Temmuz 2017 Perşembe 13:27

Öncü kardeşlerin hedefi Moto GP şampiyonluğu

A
A
A
Öncü kardeşlerin hedefi Moto GP şampiyonluğu

Motor Sporcusu ikiz kardeşler Can ve Deniz Öncü hedeflerinin Moto GP’de Dünya Şampiyonu olmak olduğunu söyledi.

Genç motor sporcuları ikizler Can ve Deniz Öncü İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Hedeflerinin Moto2, Moto3 ve Moto GP’de dünya şampiyonluğu yaşamak olduklarını dile getiren ikizlerden Deniz Öncü, “Küçükken annemiz bizi yuvadan aldıktan sonra babamızın ofisine götürüyordu. Ofisten babamızla eve gidiyorduk. Bir gün kırtasiyede bizim boyumuza göre Pocket Bike motor duruyordu. Biz motoru gördük üstüne falan oturduk. Bayağı da yakışmıştı. 3 ay sonra da doğum günümüz vardı. Babamız bize 2 tane motor aldı. O günden itibaren kariyerimiz başlamıştı. Her mangala gittiğimizde motorları sürüyorduk. Bayağı hoşumuza gitmeye başladı ve artık her gün sürmeye başladık. Çok zevkliydi. Şimdi de bayağı iyi gidiyoruz. Rookies Cup’a geçtik” şeklinde konuştu.

Can Öncü: “Kenan abi sizin geleceğiniz çok parlak dedi”
Dünyaca ünlü motor sporcusu Kenan Sofuoğlu’nun kendilerini geliştirmede yardımcı olduğunu ifade ederek, “Babam boksördü zaten küçükken motorsiklet sürüyordu. Oradan bir tecrübesi vardı. Onun sayesinde zaten koşuya da giderdik. Babam bizi Boksa da yollardı. Onun sayesinde çok iyi kondisyonumuz vardı. Biz 4 yaşındayken falan antrenmanlara başlamıştık zaten. 9-10 yaşındayken Türkiye Motorsiklet Federasyonu’nun Fethiye’deki yarışına katıldık. İlk yarışımda ben 1. olmuştum. Kardeşimin kolu kırık olduğu için yarışa katılamamıştı. 2. yarışımda Susurluk’da yapılmıştı. O Susurluk yarışında ben ve kardeşim 1,2 yaptık. Orada herkesin gözüne girmiştik. O yarışta Kawasaki cx 65 denilen 65 cc kategorisinde motorlarla yarışıyorduk. 9-12 yaş arasında yapılan bir kategori. Orayı bitirdikten sonra 85’e geçmiştik. Kenan abi bize ‘siz bu motorları bırakın racing’e başlayın. Ben sizi artık racing sporcusu yapacağım çünkü sizin geleceğiniz çok parlak’ dedi. Biz de onun sayesinde racing sporcusu olmuştuk” açıklamasını yaptı.

Deniz Öncü: “Kardeşimle sezon sonuna kadar ilk 2’de yer almak istiyorum”
Motor sporunun çok masraflı olduğunu ifade eden Deniz Öncü, “Racing’e ilk başladık. İlk başladığımızda Kenan abi, Kenan54 diye bir cup açtı ve bu cup’ı kazananı Moriwaki Cup’a yollayacağım dedi. Moriwaki Cup Rookies Cup’a bakılırsa seviyesi çok düşük olan bir cup. Bu iki kazanabilirsek Rookies Cup’a geçebilecektik. Yarışlar başladı seneden seneye bir kardeşim kazandı bir ben kazandım. Sezon bitti. Moriwaki Cup kapandı diye biz oraya gidemedik. Bu sefer Türkiye Şampiyonası’nda yarışmak için R25 aldık. Türkiye Şampiyonu olduk. Ordan sonra Asia Cup’ta yarıştık. Bu sene şu anda ben normalde şampiyona lideriydim ama düşüp puansız kaldım. Şu an 3. yüm. Bu sene Redbull Rookies Cup’ta yarışıyoruz. Ben şu an şampiyonada çok iyi değilim ve 5.'yim. Çünkü ilk yarış kardeşimle beraber 5 kişi düşüp, takla atmıştık. Puansız kaldık. En son yarışta benim motor bozuldu ben yine puansız kaldım. Kardeşim şu an şampiyona lideri ben de inşallah sezon sonuna kadar beraber ilk 2’de yer almak istiyoruz” diye konuştu.

Can Öncü: “Deniz çok hızlı bir yarışçı”
Can, ikizi Deniz’in çok iyi yerlere gelebileceğini dile getirerek, “İlk sezonda zaten sadece Asya Cup yapıyorduk. O yüzden ilk sezonda Türkiye’nin bizden bir beklentisi yoktu çünkü ilk yılımızdı ve tecrübemiz yoktu. 2. yıl herkes bizden bir şeyler beklemeye başladı. Kardeşim ilk yarışlardan çok iyi bir bomba patlattı. Şampiyona lideriydi. Son yarışta küçük bir hata yaparak kaza yaptı. Bu yüzden 3.'lüğe kaydı. Ama eminim ki gideceğimiz Asia Ten Cup’ta onu telafi edecek. Çok hızlı ve çok iyi bir yarışçı.” şeklinde konuştu.

“Arabayı toplarken yarışıyoruz”
Can Öncü, ikizi ile rekabet içinde olduğunun ve bunun kendilerini olumlu etkilediklerini ifade ederek, “Aramızda her şeyde bir rekabet var aslında. Sabah kalktığımızda koşu antrenmanına gittiğimizde de rekabet var. Bisiklet antrenmanına gittiğimizde bisiklette de rekabet var. Kahvaltı yaparken kim kahvaltıyı daha önce bitirecek diye de rekabet var. Arabayı toplarken kim daha çok eşya getirecek diye yarışıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Öncü: “Motor yarışında bir salise bile çok önemli”
Deniz, rekabet ile kendilerini geliştirdiklerini vurgulayarak, “Rekabet kesinlikle olumlu etkiliyor. Türkiye’de pistte insanlar 1 dakikada dönebiliyor. Ama biz aramızda rekabet başlatıyoruz. Mesela bir virajda o daha iyi oluyor ben de o virajda pekiştiriyorum. Bir virajda da ben daha iyi oluyorum o da bana göre kendisini pekiştiriyor. Hızlanıyoruz 1 dakikada dönülecek pisti 58 saniyede dönüyoruz. Motor yarışında bir salise bile çok önemli” dedi.

"En büyük hedefimiz Moto GP şampiyonu olmak”
Kardeşimle beraber ilk Rookies Cup şampiyonu olmak istiyoruz. Bu sene o olacak gibi duruyor da daha şampiyona bitmiş değil. Daha şampiyonanın ortasındayız. Her an herşey olabilir. Bu sezon ilk 2 yapmayı düşünüyoruz. Gelecek hedefimiz moto3’te Dünya şampiyonu olmak. Ondan sonra Moto2’de Dünya Şampiyonu olmak. Ondan sonraki en büyük hedefimiz ise Moto GP’de Dünya Şampiyonu olmak çünkü Dünya’da ondan daha üst bir kategori yok. Şu an o yoldayız inşallah böyle devam eder.

Can Öncü: “Tek başıma şampiyon olmak istemiyorum”
Her zaman birlikte başarı kazanmak istediklerini söyleyen Can Öncü, “Öncelikli hedefim Rookies Cup şampiyonu olmak. Tek başıma olmak istemiyorum. Kardeşimle birlikte olmak istiyorum çünkü o olursa ben de olurum ben olursam o da olur. Onu kazanabilirsek Moto3’e geçip orada birlikte Dünya şampiyonu olmak istiyorum çünkü hep aynı takımlarda olmak istiyoruz. Sonrasında Moto2’de Dünya şampiyonu olup Moto GP’ye geçmek istiyoruz. Bunu yapabilirsek ikimiz de çok mutlu olacağız” diye konuştu.

Deniz Öncü: “Valentine Rossi elimi sıkıp beni tebrik etti”
Deniz Dünyaca ünlü yarışçı Valentine Rossi’nin kendisini tebrik etmesinden dolayı çok mutlu olduğunu dile getirerek, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Ben de çok şaşırmıştım. O zaman yağmur yarışı vardı. Yerler ıslak gibiydi. Tam yağmur yağmıyordu. Yarış başladı. Ben ve kardeşim çok iyi sıralama yapmamıştık. Geriden start almıştık. Turdan tura her seferinde öne geliyorduk. Yarış bitiminde kardeşim ikinci olmuştu ben de 3. olmuştum. Valentine Rossi’de yukarıda kamera odasında yarışımızı izlemiş. Ondan sonra ben podyuma geldiğimde ben de şaşırdım oradan o geldi ve elimi sıktı. Beni tebrik etti. Ben de çok şaşırdım ve teşekkür ettim. Çok güzel bir duyguydu anlatamam yaşamak gerek.” 

Bora Akyol

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu: "Üretimden vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok" Denizli sanayisinin güçlü üretim gücü ve ekonomik dinamizmine katkı sunan, 18 farklı sektörde 2 bini aşkın üyeyi temsil eden DSO Meslek Komite Üyeleri, 2026 yılının ilk Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında bir araya geldi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka bir lüksü olmadığını ifade etti. Denizli Sanayi Odası (DSO) tarafından her yıl iki kez düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş’ın yönetiminde DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, Meslek Komiteleri aracılığıyla sahadan gelen ihtiyaç, talep ve çözüm önerileri ele alınırken, DSO’nun Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik 2026 yılı faaliyetleri, devam eden projeleri ve yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan hedefleri değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, periyodik olarak gerçekleştirilen ortak toplantıların önemine dikkat çekerek, "İstişare, bilgilendirme ve gelecek projeksiyonu sunma açısından Meslek Komitelerimizin bir araya gelmesi çok kıymetli. Meslek gruplarından aktif olarak Yönetim Kuruluna ve Oda Meclisine bilgi akışı sağlayan Komitelerimiz, sorunları dile getirmekten ziyade bu sorunlara çözüm önerileri getirmeleriyle değer katıyorlar" dedi. "Meslek komitelerimiz sahanın nabzını tutuyor" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ise göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmalarda Meslek Komitelerinin önemli katkı sunduğunu belirterek, Yönetim Kurulu toplantılarında Komite kararlarının dikkatle değerlendirildiğini ifade etti. Başkan Kasapoğlu, "Meslek Komitelerimiz, üyelerimizin taleplerini Odaya aktaran, sahanın nabzını tutan en önemli kurullardır. Birlik ve beraberliğin, aynı dertlere hemhal olmanın oluşturduğu pozitif enerjinin kaynağıdır. Yeni dönemde de dinamik, yüksek katılımlı temsiliyet anlayışımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Denizli sanayisinin ekonomik anlamda yakın tarihin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Kasapoğlu, bu süreçte işlerin düzeleceğine dair inançlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini ifade etti. Sorunlara çözüm arayan ve sürekli aksiyon alan bir Oda anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu, Ankara’ya iletilen talep ve çözüm önerilerine zaman zaman geri dönüş alınamadığını ancak sorunları dile getirmekten ve çözüm aramaktan asla vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka ne bir şansı ne de bir lüksü olmadığını ifade etti. Sanayide verimlilik ve desteklere erişim öncelikli başlıklar arasında Dalgalı ekonomik süreçlerde verimlilik olgusunun sanayiciler için en önemli yatırım başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Komitelere Denizli Model Fabrika’ya açıldığı günden itibaren verdikleri destek ve gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle teşekkür etti. Oda bünyesinde faaliyet gösteren Verimlilik Merkezi ve Teşvik Ofisi çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, Teşvik Ofisi aracılığıyla son bir yılda yaklaşık 3,5 milyon liralık kaynak oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB’in yürüttüğü İstihdamı Koruma Destek Programı’ndan mevcut durumda 1.500 firmanın faydalandığını belirten Kasapoğlu, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarından daha fazla firmanın yararlanmasının önemsendiğini vurguladı. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilerin desteklere erişiminde daha aktif rol almaya devam edeceğini belirten Kasapoğlu, özellikle KOSGEB destekleri konusunda DSO KOSGEB temsilciliği ve Teşvik Ofisi aracılığıyla firmaların daha etkin şekilde bilgilendirilmesine gayret gösterildiğini vurguladı. Yönetim olarak temel motivasyonlarının yalnızca kendi dönemlerine etki etmek değil, kendilerinden sonra da etkisi sürecek çalışmalar bırakmak olduğunu söyleyen Kasapoğlu, saha ziyaretlerinde birlik ve beraberliğin önemini daha net gördüklerini, sanayicilerin sorunlarını yerinde dinlemenin ise çok kıymetli olduğunu belirtti. Mesleki eğitimde geleceğe yatırım mesajı Toplantının gündem başlıklarından biri olan Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) konusunda söz alan DSO Başkan Yardımcısı ve Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter, sanayinin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan birinin mesleki eğitim olduğunu vurguladı. Proje kapsamında Denizli’deki 9 mesleki teknik Anadolu lisesine, 25 sanayicinin katkılarıyla destek sağlandığını belirten Serter, "Elimizde eğitim politikalarını tek başına şekillendirecek ya da tüm sorunları kısa sürede çözecek sihirli bir değnek olmayabilir. Ancak biz, sanayimizin ve gençlerimizin geleceği için daha aydınlık yarınların mücadelesini vermeye devam edeceğiz" dedi. Genç istihdamını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve Atatürk Meslek Lisesinde düzenlenen Kariyer Şöleni hakkında da bilgi veren Serter, ortaokul rehber öğretmenleriyle de bir araya geleceklerini belirterek, mesleki eğitimin öğrencilere ve velilere doğru aktarılması, kariyer yönlendirme süreçlerinde farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli görüşme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti. Enerji verimliliği ve saatlik mahsuplaşma sistemi masaya yatırıldı Program kapsamında DSO-VEM Enerji ve Kaynak Verimliliği Uzmanı Damla Bayezit tarafından gerçekleştirilen sunumda, merkezin faaliyet alanları ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Sunumda, firmalara yönelik sahada gerçekleştirilen ölçüm, analiz ve tespit uygulamaları ile enerji yönetimi alanında yürütülen etüt ve danışmanlık çalışmalarının sanayi kuruluşlarına sağladığı katkılar ele alındı. Programın son bölümünde elektrik piyasasında üretim ve tüketimin saatlik bazda dengelenmesini esas alan "saatlik mahsuplaşma" sistemi, özellikle lisanssız enerji üretimi yapan sanayi kuruluşları açısından getirdiği maliyetleriyle ele alındı. Bu kapsamda sunum yapan Akgün Elektrik firma yetkilisi Cemil Piri, yeni uygulamanın sanayi kuruluşları üzerindeki finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun Meslek Komite Üyelerinden gelen soruları yanıtlamasıyla son buldu.
Rize Dev çay bardağını endüstriyel dağcılar temizledi Rize’de 30 metrelik dev çay bardağı anıtı, endüstriyel dağcılar tarafından temizlendi. Rize merkez sahil dolgu alanındaki Çay Çarşısı içerisinde bulunan dev çay bardağı anıtında bahar temizliği yapıldı. 30 metre yüksekliğindeki anıt, terastan aşağıya iplerle sarkan endüstriyel dağcılar tarafından temizlendi. Bölgedeki endüstriyel dağcıların geçmişte yaptıkları işlerden yola çıkarak bu yıl dev çay bardağının temizliğinin kendilerine verildiğini söyleyen Çay Çarşısı Müdürü Hasan Önder, "Bildiğiniz gibi Rize’de çok fazla doğa sporcusu var. Coğrafyanın yetiştirdiği kardeşlerimizle birlikte bu çalışmayı yapalım dedik. Endüstriyel dağcılık Türkiye’de de artık revaçta. Hatta yurt dışında Malezya’da, Rusya’da bu temizliği yapan arkadaşlarımızın güvenlik önlemlerini çok yakinen bildiğimiz, kendilerini de tanıdığımız için bu yılki bardağın dış temizliğini bu arkadaşlarla yapalım dedik. Yani dünyanın en büyük çay bardağında, dünyanın en doğal yerinde, Kaçkar Dağları eteklerinde yetişen o dağcılarımızı, gençlerimizi bu hizmet sektörüne de katmış olduk" dedi. Çay bardağının temizliğini gerçekleştiren ekibin koordinatörü Selçuk Çolak, Türkiye’de endüstriyel dağcılığın geliştiğini dile getirerek, "Yüksekte çalışmayı içerisinde barındıran bu teknikleri kullanarak temizliğimizi gerçekleştiriyoruz. Bu işin tabii eğitimleri; dünya genelinde kabul gören birkaç tane yetkin kurum, kuruluş var. Profesyonel eğitimler alındıktan sonra arkadaşlarımız da küçük küçük saha deneyimine göre deneyim kazanarak, buradan ekmeklerini kazanmaya çalışıyorlar. Türkiye bu konuda profesyonel anlamda kendini her geçen yıl, her geçen gün biraz daha geliştiriyor ve ihtiyaç doğuyor. Birçok endüstriyel tesiste olsun, rafinerilerde olsun, rüzgar türbinlerinde bu tip yüksekte çalışmanın, yani ekipmanın yetişemediği, ulaşamadığı araç-gereç, bu tip erişim imkanlarının ulaşamadığı noktalarda bu şekilde daha güvenli oluyor. Maliyet olarak da düşünürsek daha düşük oluyor" ifadelerini kullandı.