SPOR - 12 Temmuz 2021 Pazartesi 12:53

Orduspor ayağa kalkıyor

A
A
A
Orduspor ayağa kalkıyor

Türk futbolunun köklü kulüplerinden biri olan ve Türkiye'yi Avrupa'da temsil eden Orduspor, düştüğü yerden kalkıyor. Süper Lig’den düştüğü 2013 yılından bu yana sürekli başarısız olarak amatör lige kadar düşen Orduspor, iki yıldır sürdürdüğü mücadele sonunda 3. Lig’e yükseldi.

2011 yılında Süper Lig'e çıkan ve dünyaca ünlü Teknik Direktör Hector Cuper'i takımın başına getirip iyi bir grafik çizen mor beyazlı kulüp, ilk yıl ligde tutundu. Süper Lig'de ikinci yılı olan 2012-2013 sezonunda PTT 1. Lig'e düşen Orduspor, bir daha toparlanamayarak her yıl bir alt lige düştü. Mor-beyazlı takım önce 2. Lig'e, ardından 3. Lig'e, daha sonra ise Bölgesel Amatör Lig'e (BAL) düştü. Bölgesel Amatör Lig'den de düşen Orduspor, önce 1. Amatör Küme’ye kadar geriledi.

Düştüğü yerden ayağa kalktı

Türk futbolunun köklü kulübü, amatör kümeye kadar düşmeyi hazmedemeyen Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler tarafından yeniden oluşturuldu. Önce isim değişikliğine giden mor beyazlı kulüp, ‘Orduspor 1967’ adıyla düştüğü yerden yeniden başladı. Önce Ordu 1. Amatör Küme’de şampiyon olarak Bölgesel Amatör Lig’e yükselen mor beyazlı takım, grup elemelerini geçerek finale adını yazdırdı. Kastamonu Gazi Stadyumunda oynanan final maçında Bolu Abant FK ile karşılaşan mor beyazlı takım, normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 sonuçlanan karşılaşmanın penaltı atışlarında rakibine 4-3’lük üstünlük sağlayarak 3. Lig’e yükseldi.

Gecenin 03.00’ünde kutlama

Maçın ardından 03.00’da kente ayak basan takımı Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler ve mor beyazlı taraftarlar karşıladı. Gece geç saatlerde coşkunun adresi Ordu Büyükşehir Belediyesi önü oldu. Burada kurulan platformda Ordusporlu futbolcular ve yönetim taraftarlar bütünleşti.

Başkan Güler: “Efsane geri döndü”

Futbolcularla ve taraftarlarla şampiyonluk coşkusu yaşayan Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, Orduspor’un eski günlerine kavuşacağın söyledi.

Mor-beyazlıların en güçlü yanının taraftarı olduğunu belirten Başkan Güler, “Allah’a şükürler olsun ki bugün efsane geri döndü. Efsanenin geri dönüşünde futbolcu kardeşlerimizin 120 dakikalık mücadelesinden sonra penaltılarla bu sonuca varmaları bizi son derece mutlu etti. Her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Orduspor’un en güçlü yanı taraftarı. Bu taraftar ile bizim için sınır yok. Sonuna kadar giderek bu mor-beyazlı renkleri tekrar eski günlerine kavuşturacağız Allah’ın izniyle. Ordu’da yeni bir rol model ortaya çıktı, Savaş Başkan. Delikanlılığı, mertliği ve erdemli davranışlarıyla, ahlakıyla, alçak gönüllülüğü, sportmenliği ve sevgisi ile bütün Ordu’yu kucaklayacak. Bulutların arkasında uzunca bir süredir bekleyen yıldızımız Orduspor, tekrar parlıyor. İnşallah bu çok güzel bir güneş olacak, erdemi ile bütün Karadeniz’i bütün Türkiye’yi ve dünya futboluna katkıları olacak” diye konuştu.

Orduspor şarkıları ile birleşen 3. Lig coşkusu sabahın ilk ışıklarına kadar devam etti.

Metin Akyürek
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur’un amcası: "O caninin mezarı bile belli değil" Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, "Çocukların katili olan bu çocuğun cenaze namazı kılınmadı ve kabri bile yok deniliyor. Yok olmaya mahkumlar" dedi. Hayatını kaybeden Şuranur Sevgi Kazıcı’nın amcası Şeref Kazıcı da, "Bizim şehitlerimizin mezarları belli. O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil" diye konuştu. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden öğrencilerin aileleri mezarlık ziyaretlerini sürdürüyor. Aileler, çocuklarının mezar başlarına gelerek Kur’an-ı Kerim okuyup dualar ediyor. Okul saldırısında hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün babası Mustafa Güngör, Kerem’in okul saldırısında sınıftaki diğer kızlara siper olduğunu ve kurtardığını söyledi. Oğlunun mezarına gelip dualar ettiğini ve oğluyla konuştuğunu da anlatan baba Güngör, "Başına bir şey gelmesinden hep endişe duyarak okula götürürdük. Böyle bir olay yaşandı ve çok üzgünüm. Kerem Erdem bu dünya zindanından kurtuldu diye teselli buluyorum. Yoksa kafayı yiyeceğim. Dün akşam yemek yiyoruz, ‘Kerem nerede’ diyorum. İçim cız ediyor Allah kimseye evlat acısı vermesin çok acı bir şey. Her sabah geliyorum Allah bizden daha merhametlidir oğlum, size daha güzel şeyler yediriyor ve içiriyordur, size daha iyi bakıyordur’ oğlum diyorum. Tek tesellim o yoksa düşündükçe çok kötü oluyorum. Günahsız ve niyeti ile beraber gitti. O kız çocukları kurtararak gitti, Allah bizi de onların şefaatçisi eylesin. Melek isimli arkadaşı geldi ağlıyor sarılıyor ve o kızımızla konuştum cani kısa süreli gelip gittiği için çocuklara fırsat tanımamış çocuğumuz orada nasıl şehit olmuş ben de bilemiyorum. Birkaç kere gelmiş gitmiş sınıfa" dedi. "Biz çocuğumuzu şımarmasın diye gece seviyorduk" Çocuğu ile hayallerinin olduğunu söyleyen ve ailelere seslenen baba Güngör, "Bu caninin bedenini beslemişler ruhunu beslememişler. Bu cani ortalama 1.80 boyunda 90 kilogram. İster emniyet müdürü ol, ister öğretmen ol beni hiç ilgilendirmez. Benim çocuğum bir tarafa dünya bir tarafa idi. Benim çocuğumu mahvettiniz, siz bu çocuğu beslemediğiniz için ruhunu benim çocuğum ve bu çocuklar hayatını kaybetti. Ruhunu beslemeyen kim varsa Türkiye’de lütfen iyi bakılsın iyi incelensin. Biz çocuğumuzu şımarmasın diye gece seviyorduk. Böyle bir çocukken birilerinin çocuğu geldi bizim çocuğumuzu hayatından etti. Ailelere sesleniyorum, ben de bir eğitimciyim. Böyle bir canilik ve katliam yapacak düzeye gelemez. Babası hala, ’benim çocuğum zeki idi’ diyor. Zeka bir tarafa bizim çocuklar geri zekalı mıydı? Bizim çocuklarımız da zeki idi ve bu çocuk matematikte 15’te 15 yapan bir çocuktu, geleceği uçak mühendisi olmaktı. Hayallerimiz vardı bitirdiniz. Senin o kibrin yüzünden bitti emniyet müdürü. Allah seni bildiği gibi yaptı. Kibriniz aileleri mahvetti" diye konuştu. "Cenaze namazı kılınmadı, kabri de yok" Katil zanlısının cenaze namazının kılınmadığını ve kabrinin de olmadığını söyleyen baba Güngör, "Bu adam her şeyi hesaplamış silahları ortaya koymuş, benim babam emniyette bekçiydi 27 yıl. Ben babamın silahlarına dokunamazdım. Babam silahı ortaya bırakmazdı. Burada anne de sevgiyi vermediği için çok büyük suçtur. Daha önce silahlarla fotoğraf çektirmiş. Çocuğunu tedavi ettirmez mi? Şimdi kendinin hayatı da bitti, çocuğunun hayatı da bitti. Ne oldu bu kadar insanın ahını alıyorlar. Türkiye’den bu kadar insan geliyor, bizim çocuklarımıza dua ediyorlar, senin çocuğuna ne geliyor? Başka aileler yaşamasın diye söylüyorum. Tedbirini alsınlar, devletin her şeye gücü yetmez, şımarık ve egoist çocuk yetiştirmemeliyiz. Allah başka insanların canlarına vermesin, ülkemizde son bulsun. Çocukların katili olan bu çocuğun evet cenaze namazı kılınmadı ve kabri bile yok deniliyor. Yok olmaya mahkumlar. Biz bunu yok olmaya mahkum etmezsek ve gündeme taşımazsak tekrarlanır" dedi. "O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil" Kahramanmaraş’ta okul saldırısında hayatını kaybeden Şuranur Sevgi Kazıcı’nın amcası Şeref Kazıcı, yeğeninin mezarı başında yaptığı açıklamada, "Bizim şehitlerimizin mezarları belli. O cani ruhlu şahsın mezarı da belli değil. Ben buradan, sizin vesilenizle, aracılığınızla o imam efendiye de teşekkür etmek istiyorum. Göstermiş olduğu duyarlılıktan sebep Allah hocamızdan da razı olsun" dedi. "Katilin tek başına olduğuna inanmıyoruz" Amca Kazıcı, okul saldırganının yalnız olduğuna inanmadığını, arkasında başkalarının da olabileceğini ifade ederek, "Ben bu hadisenin tek başına yapılmış münferit bir hadise olduğuna inanmıyorum. Yani tek başına olmadığına inanıyorum ve bu işin planlı, projeli olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.
Samsun Afet Beslenme Grubu toplantısı Samsun Valiliği öncülüğünde, afet ve acil durumlara hazırlık kapsamında yürütülen çalışmalar çerçevesinde Afet Beslenme Grubu toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye genelinde uygulanan Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında oluşturulan yerel afet gruplarının görev ve sorumluluklarına yönelik eğitim ve toplantıların sürdüğü bildirildi. Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk başkanlığında düzenlenen toplantı, AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonunda yapıldı. Afet bölgesinde beslenme hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesinden sorumlu grubun ana çözüm ortağı olan Türk Kızılay’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve ilgili paydaş temsilcileri katıldı. Toplantıda, afet anında görev yapan personel ile afetzedelerin beslenme ihtiyaçlarının karşılanması, sahadaki arama kurtarma ekiplerine kesintisiz gıda desteği sağlanması ve gerekli durumlarda yemek üretim tesislerinden sıcak yemek temininin organize edilmesi konuları ele alındı. Ayrıca yerel kapasitenin belirlenmesi, yüksek kalorili beslenme desteğinin planlanması, gıda tedarik zincirinin kurulması ve dağıtım standartlarının oluşturulmasına yönelik eğitim verildi. Yetkililer, afet bölgelerinde hızlı ve etkin müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, özellikle ilk 72 saatin "altın saatler" olarak nitelendirildiğini vurguladı. Vatandaşların bu kritik süreye hazırlıklı olması gerektiği hatırlatıldı.
Tokat ’Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek’ eğitimleri TOGÜ genelinde yaygınlaşıyor Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesince hayata geçirilen, ’Bilinçli nesiller bağımsız gelecek’ projesi kapsamında yaklaşık 34 bin öğrenciye ulaşılması hedeflenerek bağımlılıkla mücadele eğitimleri üniversitenin tüm birimlerinde sürdürülüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan ve Yeşilay iş birliğiyle yürütülen, ‘Bilinçli nesiller, bağımsız gelecek’ projesi kapsamında eğitim faaliyetleri hız kesmeden devam ediyor. Öğrencilerin bağımlılıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesini amaçlayan program, üniversitenin farklı akademik birimlerinde geniş katılımla gerçekleştiriliyor. Proje çerçevesinde son olarak Niksar ve Reşadiye ilçelerinde bulunan akademik birimler ile Tıp Fakültesi’nde eğitimler düzenlendi. Daha önce Turhal ve Zile ilçelerinde gerçekleştirilen etkinliklerle önemli bir öğrenci kitlesine ulaşılmıştı. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde, bağımlılık türleri, bağımlılıkla mücadele yöntemleri ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları gibi konular ele alınıyor. Öğrencilerin farkındalık düzeyini artırmayı hedefleyen program, interaktif içerikleriyle de dikkat çekiyor. Proje ile birlikte TOGÜ’nün tüm akademik birimlerinde eğitimler sürdürülecek ve yaklaşık 34 bin öğrencinin tamamına eğitim verilecek. Bu kapsamlı eğitim hamlesiyle, gençlerin bilinçli ve sağlıklı bir geleceğe hazırlanması amaçlanıyor.