RAMAZAN - 19 Haziran 2015 Cuma 08:58

Oruç tutmanın faydaları nelerdir?

A
A
A
Oruç tutmanın faydaları nelerdir?

Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. İnsan vücuduna sayısız faydaları vardır.Peki nedir bu faydalar?Oruç tutmaktan maksat nedir?Sınav olacağımız gün oruç tutmasak olur mu?Oruç tutmakla ilgili birçok sorunun cevabını haberimizde bulabilirsiniz.

Sual: Bazıları aç ve susuz durmanın ne faydası olur ki diyorlar. Oruç tutmaktan maksat nedir?
CEVAP

Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir. Bir hayvanı veya inanmayan bir kimseyi bir odaya hapsedip aç, susuz bırakmakla oruç tutturulmuş olmaz. Orucun, sabır, şükür, nefs terbiyesi gibi diğer ibadetlerle irtibatı vardır. Onun için hadis-i şerifte, (Her şeyin bir kapısı vardır. İbadetlerin kapısıysa oruçtur) buyuruldu. (İbni Mübarek)

Sinir sistemimizin vücuttaki yeri çok mühimdir. Dil sinirleri felç olan konuşamaz. Bacaktaki sinirler felç olursa, insan yürüyemez. Sinirimizin bozulması nispetinde hayatımız, az veya çok tehlike içindedir. Siniri bozuk kimse, huzursuz olur, sabredemez. Cemiyetteki kavgaların, cinayetlerin çoğu sinirli olmaktan, sabredememekten ileri gelmektedir. (Oruç sabrın, sabır da imanın yarısıdır) hadis-i şerifi oruç tutanın sabırlı olduğunu bildirmektedir. (Ebu Nuaym)

Böylece, orucun imandan da olduğu görülmektedir. İmanlı olan da, imanının kuvvetine göre suç ve günah işlemez. Sinirine hakim olur. Her şeyin bir zekatı vardır. Vücudun zekatıysa açlıktır. Oruç tutarak aç kalanın arzuları kırıldığı için sabretmesi kolay olur. Oruç tutan aç durur. Aç durmak iyidir: Aç duranın basireti açılır. Anlayış kabiliyeti artar. Hadis-i şeriflerde, (Aç duranın idraki artar, zekası açılır) ve (Tefekkür, ibadetin yarısı, az yemekse tamamıdır) buyuruldu. (İ. Gazali)

Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da ömrü boşa geçmiş olur. Çok yiyen sarhoş gibi olur, dimağı yorgunlaşır. Zekası, zihni dumura uğrar. Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte, (Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemi)

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Azgın bir atı zaptetmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle azan nefsi zaptetmek de zordur. Açlıkla terbiyesi kolaylaşır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İnsan kalbi tarladaki ekin, yemek ise yağmur gibidir. Fazla su ekini kuruttuğu gibi, fazla gıda da kalbi öldürür.) [İ.Gazali]

Her zaman tok olan şefkatsiz ve merhametsiz olur. Tok, açın hâlini bilmez. Çok yiyen sert ve katı kalbli olur. Hadis-i şerifte, (Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin!) buyuruldu. (İmam-ı Gazali)

Sinirlerine hakim olan kimse huzurlu olur. Açlık, günah işleme arzusunu kırar, kötülük etmeye mani olur. Hadis-i şerifte, (Açlık ve susuzluk yoluyla nefisle cihad etmek, Allah yolunda cihad gibidir) buyuruldu. (İmam-ı Gazali)

Çok yiyen çok su içer. Çok su içen çok uyur. Çok uyuyanın ömrü uyku ile geçtiği için dünya ve ahiret kazancına mani olur. Demek ki açlık, sinirleri uyanık, zinde tutar. Fazla tokluk ahmaklığa yol açar. Okuduğunu ezberlemesi ve hatırında tutması zor olur.

İki günde üç defa yemek yemenin normal olduğu bildirilmiştir. (Teshil-ül-menafi)

Az yiyenin vücudu sıhhatli olur. Hadis-i şerifte, (Oruç tutan sağlıklı olur) buyuruldu. (Taberani)

Çok yiyende acıma hissi azalır. Arzuları artar, harama dalar. Gayrimeşru arzuları harekete geçiren yolları tıkamak gerekir. Açlık şeytanın yolunu tıkar. Hadis-i şerifte, (Şeytan, damardaki kan gibi, vücutta dolaşır, açlıkla yolunu daraltın) buyuruldu. (İhya)

İmtihan günü oruç tutulur mu?
Sual: (Aç olanın kafası çalışmaz. Oruç tutma!) diyorlar. İmtihana [sınava] girileceği gün oruç tutmamak günah olur mu?
CEVAP

Elbette günahtır. Oruç tutmamayı mubah kılan özürler kitaplarda bildirilmiştir. Zaruretsiz oruç tutmamak haramdır.

(Aç olanın kafası çalışmaz) sözü ilmî değildir. Ya cahillikten söylenmiştir veya oruca engel olmak için kasıtlı söylenmiştir. Ramazan haricinde de, imtihanlara fazla tok girmemeli. Mide çok doyarsa, insanın kafası pek çalışmaz. Aç olanın zekâsı keskin, anlayışı kuvvetli olur. Oruçluya Allahü teâlânın ihsanı boldur. Sehl bin Abdullah et-Tüsterî hazretleri, (Akıllı kimseler, gerek din ve gerekse de dünya için açlıktan daha faydalı bir şey görmemişlerdir. Hikmet ve ilim açlıktadır, günah ve cehalet ise, tokluktadır) buyurmuştur.

Şeyh Aliyyül-Havvâs hazretleri, (Gece ibadetine açlıkla hazırlanmalı. Midesi tok olanın manevî istifadesi az olur) buyurdu. (Uhûdül-Kübra)

Hadis-i şerifte, (İyiliklerin başı açlık, kötülüklerin başı tokluktur) buyuruldu. Tokluk, unutkanlık yapar, kalbi kör eder. (S. Ebediyye)

Tokluk, alkollü içkiler gibi, kanı bozar. Açlık, aklı temizler, kalbi parlatır. Yine hadis-i şerifte, (Açlık idraki, anlayışı artırır, zekâyı açar) buyuruldu. (İ. Gazalî)

Açlık, sinirleri uyanık, zinde tutar. Fazla tokluk ahmaklığa yol açar. Okuduğunu ezberlemesi ve hatırında tutması zor olur. İmtihan için, kafayı çalıştıran, zekâyı açan, anlayışı artıran orucu tutmamak ahmaklıktır.

Ebu Süleyman Dârânî hazretleri buyuruyor ki:
Aç durmaya çalışın, çünkü açlık, nefsi uysallaştırır ve kalbi inceltir. Nitekim Peygamber efendimiz, (Kalblerinizi az gülmek ve az yemekle diriltin, açlıkla temizleyin. Bu sayede kalbleriniz saflaşır ve incelir) buyurmuştur.

Hazret-i Lokman Hakîm oğluna, (Ey oğul! Mideyi tıka basa doldurduğun zaman düşünce uyur, hikmet dilsizleşir) diye nasihat etmiştir.

Bâyezid-i Bistâmî hazretleri de, (Açlık buluttur. Kul, ne zaman aç kalırsa kalb hikmet yağmuru yağdırır) buyurmuştur. İki hadis-i şerif:
(Açlık, hikmetin nuru, tokluk ise Allah'tan uzaklaşmadır. Sakın tıka basa yemeyin ki kalbinizdeki hikmetin nuru sönmesin!) [Deylemî]

(Allahü teâlânın halk arasında evliyası, açlık ve susuzluk ehlidir.) [İbni Neccar]

Ebu Süleyman Dârânî hazretleri, (İbadetin en tatlı olduğu zaman, karnımın belime yapıştığı zamandır) buyurmuştur. Cüneyd-i Bağdâdî hazretleri de, (Bir insan, kalbi ile göğsü arasına bir yemek torbası asarsa, münacatın tadını alamaz. Kişi aç ve susuzken kalbi saflaşır ve incelir. Doyunca körleşir ve katılaşır) buyurmuştur. Bunun içindir ki kendisine dünya ve hazineleri sunulduğunda Peygamber efendimiz, (Hayır, istemem. Bir gün aç, bir gün tok olmak isterim) buyurmuştur. (Tirmizî)

Mide ve şehvet yerinde kullanılmazsa, Cehennem kapısı olur. Bunun esası da tokluktur. Nefsi zelilleştirip şehveti kırmaksa Cennet kapısıdır. Bunun esası da açlıktır. Cehennem kapısını kapatan kimse, Cennet kapısını açmış demektir, çünkü bu ikisi, tıpkı batı ile doğu gibi zıttır. Birine yaklaşan diğerinden uzaklaşmış olur.

Hazineler elinde iken, niçin aç durduğu Yusuf aleyhisselama sorulunca, (Tok olunca açları unutmaktan korkuyorum) buyurmuştur. Atalarımız da, (Tok, açın hâlinden bilmez) demişlerdir.

Açlığın bir faydası da, insanın şehvetini kırması, kötülüğü emreden nefse hâkim olmasıdır, çünkü bütün günahların kaynağı şehvet ve kuvvettir. Bu da çok yemekle meydana gelir.

Zünnûn-i Mısrî hazretleri, (Ne zaman doysam, ya isyanda bulundum veya isyana teşebbüs ettim) buyurmuştur.

Âişe validemiz de, (İlk bid'at, doyasıya yemektir) buyurmuştur.

(Açlık Allah'ın bir hazinesidir) buyuruluyor. Açlık sayesinde en azından konuşma ve şehvetler bertaraf edilir, çünkü aç olan bir kimsenin fuzulî konuşma şehveti harekete geçmez. Böylece dil, gıybet, kötü ve çirkin konuşmak, yalan söylemek, dedikodu gibi âfetlerden kurtulur. Yedi azanın bütün günahlarının sebebi, tokluktan hâsıl olan kuvvettir. Açlık onu bütün bu âfetlerden korur.

Tok olan, çok su içer. Çok su içen ise çok uyur. Çok uyuyanın ömrü zayi olur, teheccüd namazını kaçırır, ahmaklaşır ve kalbi katılaşır.

Harun Reşit dört doktora (Sağlımızı koruyan ve yan etkisi olmayan bir ilaç söyleyin) der. Hintli doktor, (Siyah ihleç) der. Iraklı doktor (Beyaz Reşşad tanesidir) der. Romalı doktor (Sıcak sudur) der. Köylü doktor, (İhleç mideyi buruşturur, beyaz Reşşad tanesi mideyi kaydırır, sıcak su da mideyi gevşetir. Acıkmadan sofraya oturmamak, doymadan kalkmak en uygunudur) der. Diğer doktorlar da bunu tasdik eder.

(Çok yemek, hastalıkların başı, az yemek [perhiz etmek] ilaçların başıdır. Midenin üçte biri yemeklere, üçte biri içeceklere ayrılmalıdır. Üçte birinin hava payı, yani boş olması en aşağı derecedir) hadis-i şerifini işiten gayrimüslim bir doktor, (Yemek hakkında bundan daha iyi bir söz işitmedim. Bu sözü ancak hikmet ehli bir zat söyleyebilir) der.

(Oruç tutun ki sağlığa kavuşun) hadis-i şerifi gösteriyor ki, vücut oruç, açlık ve az yemekle hastalıklardan kurtulup sağlığa kavuşur. Çok yiyen çok uyur, çok uyuyanın da ömrü boşa geçmiş olur. Çok yiyen sarhoş gibi olur, dimağı yorgunlaşır. Açlık, kalbde incelik doğurur. Hadis-i şerifte, (Az yiyenin içi nurla dolar ve Allahü teâlâ, az yiyip içen ve bedeni hafif olan mümini sever) buyuruldu. (Deylemî)

Açlıkta arzular kırılır, nefsimiz uysallaşır, serkeşliği kalkar. Çok yemek, gafleti doğurur. Azgın bir atı zapt etmek zor olduğu gibi, çok yedirmekle azan nefsi zapt etmek de zordur. Hadis-i şerifte, (Her gün bir defa yemek yenmesi itidaldir) buyuruldu. (Beyhekî)

(Çok yiyip içmek hastalıkların başıdır) Hadis-i şerifi, hastalıkların çoğunun çok yemekten ileri geldiğini göstermektedir. (Dâre Kutnî)

Bütün bu bilgiler, imtihana girerken oruç tutmamanın dînî yönden de, zekâ yönünden de yanlış olduğunu göstermektedir. 

Kaynak:dinimizislam.com

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da can dostları için 10 bin metrekarelik yaşam alanı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından Süleymanpaşa ilçesinde yapımı tamamlanan Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin 2. etap genişletme çalışmalarıyla kapasite artırılarak modern bir yaşam alanı oluşturuldu. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin sahipsiz hayvanlara yönelik önemli projelerinden biri olan Süleymanpaşa ilçesi Karacakılavuz Mahallesi’ndeki Sahipsiz Hayvan Bakımevi’nin 2. etap genişletme çalışmaları tamamlandı. Geçtiğimiz yıl temeli atılan yeni etapla birlikte tesisin kapasitesi önemli ölçüde artırıldı. Açılış öncesinde tesiste incelemelerde bulunan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, teknik ekipten çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yüceer, projenin tamamlanmasıyla birlikte sahipsiz hayvanların daha sağlıklı ve modern şartlarda barınacağını belirtti. Genişletme çalışmaları kapsamında bakımevinin toplam alanı yaklaşık 44 bin metrekareye ulaştı. Proje ile birlikte toplam kapasitenin 1.430 köpeğe çıkarılması hedeflenirken, 150 kapalı köpek yaşam alanı ile 48 açık doğal yaşam alanı oluşturuldu. Toplamda 10 bin metrekareyi aşan yeni yaşam alanları hayata geçirildi. Tesis bünyesinde ayrıca yemekhane, depo alanları, su deposu ve kazan dairesi gibi teknik birimler ile personel için sosyal donatılar da inşa edildi. Modern altyapısıyla dikkat çeken bakımevi, yalnızca barınma değil, bakım, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin de profesyonel şekilde sunulacağı bir merkez olarak hizmet verecek. Başkan Yüceer, tesis incelemelerinin ardından Karacakılavuz Mahallesi’nde de ziyaretlerde bulundu. Mahalle Muhtarı Hasan Demir ile birlikte yürütülen çalışmaları değerlendiren Yüceer, mahalledeki düzenlemeleri yerinde inceledi. Program kapsamında mahallede geleneksel halı dokumacılığı yapılan atölyeyi de ziyaret eden Yüceer, kadın emeğinin önemine dikkat çekti. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği proje ile sahipsiz hayvanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi ve kentin her canlı için daha yaşanabilir hale getirilmesi hedefleniyor.
Gaziantep Şahin: "23 Nisan, çocuklarımıza duyduğumuz güvenin ve geleceğe olan inancımızın en güçlü ifadesidir" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bu özel günün millet iradesinin ve bağımsızlık ruhunun en güçlü simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Şahin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının; özgürlüğe uzanan yolda atılmış en kararlı adımlardan biri olduğunu belirterek, bu tarihi günün birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini vurguladı. Çocukların sadece birer birey değil, aynı zamanda daha güzel bir dünyanın kurucuları olduğuna dikkat çeken Şahin, onların taşıdığı umut ve sevginin insanlık için en değerli güç olduğunu dile getirdi. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmesinin derin bir anlam taşıdığını belirten Şahin, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Milletimizin bağımsızlık mücadelesi sırasında yakılan özgürlük ateşi, en zor zamanlarda dahi yolumuzu aydınlatmış, bizlere güç vermiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğu güvenin ve yarınlara olan inancının en güçlü göstergesidir. Bugün sizlere armağan edilen bu anlamlı gün; millet egemenliğinin ilan edildiği, halkın kendi geleceğine sahip çıktığı tarihi bir dönüm noktasıdır. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ anlayışıyla yükselen Cumhuriyetimizin temelleri bu ruhla atılmıştır. Şehrimizin dört bir yanında çocuklarımızın gelişimine katkı sunacak projeleri hayata geçiriyoruz. Spor sahaları, gençlik ve spor merkezleri, kültür ve sanat alanları, kütüphaneler, bilim ve eğitim merkezleri ile çocuklarımızın yeteneklerini keşfedebilecekleri imkanları artırıyoruz. Amacımız; her çocuğun sporla tanıştığı, sanatla buluştuğu, bilgiyle güçlendiği bir Gaziantep’i hep birlikte inşa etmektir. Çocuklarımızın gülüşünü gölgelemek isteyen hiçbir karanlık anlayışın bu topraklarda karşılık bulamayacağını da çok iyi biliyoruz. Çünkü bu millet, tarih boyunca en zor zamanlarda dahi evlatlarının geleceğini korumayı başarmış büyük bir millettir. Bizler de aynı kararlılıkla çocuklarımızın huzur içinde yaşayacağı, umutla büyüyeceği bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz. Bizler geçmişten aldığımız güçle bugünlere ulaştık. Sizler ise yarınlara yön verecek, ülkemizi daha ileri taşıyacak nesillersiniz. Sevgiyle, adaletle ve barışla büyüyen bir toplumun en değerli temsilcileri olarak, geleceğimiz sizlerin omuzlarında yükselecektir. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gaziantep’te yaşayan evlatlarımız olmak üzere tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, her birine sevgi dolu selamlarımı iletiyorum. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Milli Mücadele’nin tüm kahramanlarını rahmet ve minnetle anıyorum."
Nevşehir Kozaklı Kaymakamı Savaş: "Termal turizmde hedef 200 bin misafir ağırlamak" Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde termal turizmin geliştirilmesine yönelik çalışmalar sürerken, Kozaklı Kaymakamı Uğur Savaş, hedeflerinin 2026 yılında 200 bin yerli ve yabancı misafir ağırlamayı hedeflediklerin söyledi. Kaymakam Uğur Savaş, gazetecilere yaptığı açıklamada Kozaklı’nın her geçen yıl büyüyen bir turizm merkezi haline geldiğini belirterek, "Kozaklı’mız 2025 yılında toplam 21 turistik tesisi ve yaklaşık 4 bin yatak kapasitesi ile geçen yıl 168 bin yerli ve yabancı misafirimizi ağırladı. Her geçen yıl hizmet kalitemizi artırarak Kozaklı ’yı marka bir ilçe haline getirmeye devam edeceğiz" dedi. İlçede bulunan fizik tedavi hastanesinin Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Savaş, "Jeotermal kaynaklarımız son derece şifalı. Buraya gelen misafirlerimiz hem sağlık buluyor hem de turizm açısından güzel bir deneyim yaşıyor. Bu hizmeti her geçen gün artırarak yerli ve yabancı turistlere sunmaya devam edeceğiz" diye konuştu. 2026 hedeflerine de değinen Savaş, "2025 yılında 168 bin turiste hizmet verdik. Ancak hedefimiz bu sayıyı 200 binin üzerine çıkarmak. Yapılan yatırımlar ve hizmetlerle birlikte Kozaklı’nın, Göreme ve Avanos’tan sonra önemli bir turizm noktası olacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı. Kozaklı Termal Tesisler Birliği Başkanı Cumhur Ünal ise ilçede sağlık turizmine yoğun bir talep olduğunu belirterek, "Kozaklı’da 21 otel bulunuyor. Bunların 5’i turizm belgeli, 16’sı ise basit konaklama belgeli. Tesislerimiz yılın 12 ayında hizmet veriyor. Kapadokya’da kültür turizmi ön plandayken, Kozaklı ’da sağlık turizmi öne çıkıyor" dedi. Kozaklı’daki termal suların özelliklerine değinen Ünal, "Suyumuzun en önemli özelliklerinden biri radon gazı içermesi ve yüksek mineral değerine sahip olmasıdır. Bu özelliğiyle Türkiye’de nadir bulunan bir değere sahibiz. Ayrıca fizik tedavi hastanemizde bulunan robotik cihazlar sayesinde birçok hasta yürüyerek buradan ayrılıyor" şeklinde konuştu. Ünal, Türkiye’nin birçok noktasından hastaların sevkle Kozaklı’ya geldiğini belirterek, "Sosyal güvence kapsamında hastalarımızın tedavi giderlerinin büyük bölümü karşılanıyor. Gelen hastalarımız konaklama konusunda da apart ve otellerde rahatlıkla yer bulabiliyor" ifadelerine yer verdi. Osmaniye’den gelen ziyaretçilerden Mesut Ali Cingöz ise her yıl Kozaklı’ya gelmeye çalıştıklarını belirterek, "Belirli bir rahatsızlığımız olmasa da kaplıca suyunun faydalarını bildiğimiz için geliyoruz. İş stresinden uzaklaşıp dinleniyoruz. Fiyatlar da bütçemize uygun" dedi. İlçeye ilk kez gelen Tarık Genç de, "Boyun ve bel ağrılarımız vardı. Şu an büyük ölçüde rahatladık. İmkanı olan herkesin yılda bir ya da iki kez gelmesini tavsiye ederim. Kozaklı’nın suyu mineral bakımından oldukça zengin" diye konuştu.