GÜNDEM - 11 Ağustos 2022 Perşembe 11:25

Osmanlı döneminden kalan demirci dükkanı, internet satışıyla çağa ayak uydurdu

A
A
A
Osmanlı döneminden kalan demirci dükkanı, internet satışıyla çağa ayak uydurdu

Osmanlı döneminden kalan demirci dükkanının 2 bin derecelik ateşi, babadan oğula geçen zanaat ile birleşerek çeliğe hayat veriyor. Ömer ve Ali Akdemir kardeşler, tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın son sıcak demirci ustaları olarak öne çıkıyor. Kamp baltası, av bıçağı, şef bıçağı gibi ürünlerin yanı sıra müzelerde sergilenecek çeşitli aletleri de üreten kardeşler, bu eski dükkanda çağa ayak uydurarak ürünlerini internet üzerinden yurt dışına da satmaya başladı.

İzmir’de yaşayan Ömer ve Ali Akdemir kardeşler, babalarından devraldıkları Osmanlı döneminden kalma demirci dükkanında Kamp baltası, av bıçağı, şef bıçağı gibi ürünlere hayat veriyor. 2 bin derecelik ateşte zanaatlarını sergileyen kardeşler, yaptıkları ürünleri yurt içi ve yurt dışına satıyor. Ömer Akdemir’in oğlu Süleyman Akdemir, yapılan ürünlerin fotoğraflarını internet üzerinden paylaşıyor, yurt dışına kişiye özel ürünler yollanıyor. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nın son sıcak demirci ustaları olan Akdemir Ailesi, müzelerde sergilenmek üzere eski dönem aletlerini de üretiyor.

“Çağa ayak uydurmasaydık yok olabilirdik”

Dükkanın Osmanlı döneminden bu yana açık olduğunu söyleyen Ömer Akdemir, “Babamın ustasının ustası burada çalışmış. Babamın ustası, Yunan işgalinde burada çırakmış. Belki de çarşıdaki en eski dükkan burası. 15 sene önce zirai aletler ve ayakkabı kalıpları imal ediyorduk. Şimdilerde daha çok kamp baltası, av bıçağı, şef bıçağı üretiyoruz. Yurt dışı ve yurt içinden birçok müşterimiz var. Eski bir meslek, eski bir dükkan ama çağa da ayak uydurarak internet üzerinden satış yapıyoruz. Çağa ayak uydurmasaydık yok olabilirdik. İnternet satışlarımızı da oğlum başlattı. Yurt dışına satışımız, genelde yurt içinden sipariş verilip yurt dışına götürülmesi şeklinde oluyor. Daha çok Avrupa’daki gurbetçi vatandaşlar alıyor. Bizden alıp yurt dışına satanlar da oluyor. Biz direkt yurt dışına satmak için uğraştık ancak prosedürler bizi zorladı. Aletleri kör şekilde istiyorlar. Örneğin kör baltanın gittikten sonra bilenmesini istiyorlar” dedi.

"Kruvaziyer gemilerden gelen turistlerin ilgisini çekiyor"

Yaptıkları ürünlerin, kruvaziyer gemilerden gelen turistlerin de ilgisini çektiğini ifade eden Akdemir, “Yurt dışında internette görüp buraya almaya gelen turistler oluyor. Onlar en çok kamp baltası almayı tercih ediyor. Türkiye ve yurt dışından müşterilerimiz internetten buldukları modelleri bize iletiyorlar. Ne istiyorlarsa aynısını yapabiliyoruz. En dekoratif ürünümüz bile kullanılabilir durumdadır. Oyma işi için, kampta kullanmak için çeşitli aletler üretiyoruz. Müzede sergilenmek üzere bile iş yapıyoruz. Mesela yaptığımız gürz ve teber, Tire’deki müzede yer alması için yaptık. Onların işçiliği çok uzun sürdü” diye konuştu.

İzmir’in kavurucu sıcağında 2 bin derecelik ateşte ürün yapan Akdemir kardeşler, bu tarihi dükkanı ileride Ömer Akdemir’in oğlu Süleyman Akdemir’e devretmeyi düşünüyor.

Ceren Atmaca - Ali Gözeten
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ’da üreticiler tedirgin: Çiftlikleri suyun altında kalmasın diye nöbet tutuyorlar Elazığ’da etkisini sürdüren yağışlar ve Keban Baraj Gölü’nün su tahliyesine başlamasıyla birlikte üreticiler, suyun çiftliklere ulaşmaması için ahır önlerine set çekerek nöbet tutmaya başladı. Sular altında kalma tehlikesi geçiren bölge, dron ile görüntülendi. Elazığ ve bölgesi bu yıl rekor düzeyde kar ve yağmur yağışı aldı. Yüksek kesimlerdeki karların erimeye başlaması ve yağışların devam etmesiyle birlikte Keban Barajı 843.10 koduna ulaştı. Baraj savakları 7 yılın ardından ilk kez açılarak su tahliyesine başladı. Baraj sahasına yüksek debide su girişinin devam etmesi ve yağışların sürmesiyle birlikte su seviyesinde yükselme devam ediyor. Bu kapsamda Yurtbaşı beldesinde üreticiler, çiftliklerinin sular altında kalmaması için iş makinelerinin yardımıyla suyun geldiği bölgeye toprakla set çekti. İşletme sahipleri, gece gündüz nöbet tutarak suyun artışını takip ediyor. "Kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk" Artışla birlikte suyun yaklaşık 2,5 kilometre geldiğini belirten Mehmet Yücedağ, "Belli bir kısım DSİ’ye ait fakat bizim tapulu alanımız 100 metre suyun içerisinde kaldı. Ekinlerimiz sular altında kaldı, bundan dolayı bir sıkıntı yaşamıyoruz ama bizim panik yaptığımız durum, çiftliklerimizde hayvanların olmasıdır. Burada kendi imkanlarımızla suyun gelmemesi için set oluşturduk. Karşıda bulunan ev suyun içerisinde kaldı. Onlar iş makinelerini çalıştıramadıkları için önlem alamadılar. Komşumla beraber iş makineleriyle buralara set çektik" dedi. "Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz " Yurtbaşı’nın sahil kenarında olduklarını aktaran Ercan Kahvecioğlu, "Biz bu tesisi 2015 yılında arkadaşlar yapmıştı biz de onlardan 2 sene önce aldık. Maalesef bu sene yağışlardan ve iklim değişikliğinden dolayı 2015 yılından sonra su ilk defa bu kadar yükseldi. Burada önlem aldık. Burada hayvancılık mı yapalım yoksa balıkçılık mı yapalım. Sadece benim tesisim olsa devletimize kurban olsun fakat burada bulunan herkes aynı durumdan şikayetçi. Yetkililerden destek bekliyoruz. En azından bize bir çözüm veya hayvanlarınızı alın su yükseliyor desinler, biz de ona göre önlemimizi alıp tesisi terk edelim. Şu anda tesiste 70 büyükbaş hayvanımız var. 2015 yılından sonra ilk defa su bu kadar yükseldi. Sabaha kadar nöbetleşerek bekliyoruz ki hayvanlarımız suyun içerisinde kalmasın. Saat başı gelip suya bakıyoruz. Dün gece yağıştan dolayı sabaha kadar yatamadık" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursaspor borç yükünden kurtuldu: Ali Ay, 700 milyon TL’den vazgeçti Bursaspor Başkanı Enes Çelik, mali kongre öncesi kulübün güncel borç tablosunu açıkladı. Eski başkan Ali Ay ile yapılan protokolle 700 milyon TL alacağın tamamı silindi, toplam borç 391 milyon TL’ye geriledi. Mali disiplin ve şeffaflık ilkesiyle idari çalışmalarını sürdüren Bursaspor Kulübü’nde asrın mali devrimi gerçekleşti. 31 Mayıs’ta yapılacak mali genel kurul öncesinde sosyal medya hesabı üzerinden güncel bilançoyu paylaşan Başkan Enes Çelik, göreve geldiklerinde 2 milyar 12 milyon 969 bin 336 TL olan toplam borcun, 22 Mayıs 2026 itibarıyla 391 milyon 181 bin 358 TL’ye kadar düşürüldüğünü müjdeledi. Yeşil beyazlı kulübün borç yapısındaki bu muazzam düşüşün en kritik virajı ise eski başkan Ali Ay ile yürütülen alacak zirvesi oldu. Başkan Çelik, Ali Ay’ın kulüpten olan yaklaşık 700 milyon TL’lik alacağının tamamından hiçbir nakit ödeme yapılmaksızın vazgeçtiğini ve kulübün elindeki çekleri iade ettiğini açıkladı. Süreç, reklam ve loca formülleriyle çözüme kavuşturuldu. Başkan Enes Çelik borçlarla ilgili yaptığı açıklamada, "Bursaspor Kulübü’müzün eski başkanlarından Ali Ay ile hiçbir nakit meblağ vermemek kaydıyla iki adet yedi yıllık loca, üç yıllık tozluk sponsorluğu, reklam kiralama gibi yöntemlerle toplam 165 milyon liralık anlaşma yapılarak güncel Euro kuru itibarı ile yaklaşık 700 milyon liralık alacağının tamamını silerek kulübümüzün çeklerini geri iade etmiştir. Anlaşmanın kulübümüz için hayırlı olmasını diliyor, kendilerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "1. Lig’e borçsuz şekilde taşındık" Yönetim kurulu olarak TFF 2. Lig sürecinde de tüm kamu ve özel yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiklerini vurgulayan Enes Çelik, kendi dönemlerinden yeni sezona 1 kuruş bile borç devretmediklerinin altını çizdi. İki yıllık süreçte toplamda 1 milyar 621 milyon TL’lik borç erimesi sağlayan Bursaspor yönetiminin nihai hedefi ise net olarak çizildi. Hedeflerinin "Süper Lig’in ilk senesinde borçsuz bir Bursaspor olarak yola devam etmek" olduğu belirtildi.