GÜNDEM - 06 Ocak 2017 Cuma 13:29

Osmanlı’dan günümüze nüfus cüzdanları

A
A
A
Osmanlı’dan günümüze nüfus cüzdanları

Geçtiğimiz günlerde Tüm Türkiye’de başvuruları alınmaya başlanan yeni kimlik kartlarının Osmanlı döneminden günümüze gelişi şaşkınlık yaşattı. Yaklaşık 150 yıllık dönemde 5 defa değişen kimlik kartlarından en dikkat çekeni 32 sayfalık kimlik nüfus cüzdanı oldu.

Diyarbakır İl Nüfus Müdürlüğü kapılarını İHA’ya açarak, arşivlerinde bulunan kimlik kartlarını gösterdi. Diyarbakır İl Nüfus Müdiresi Semanur Başgül, arşivlerinde bulunan yaklaşık 150 yıllık nüfus cüzdanlarını tanıttı. Tek yapraklı kafa kağıdından 32 sayfalık deftere kadar 5 farklı nüfus cüzdanının bulunduğu arşivde, Osmanlı Türkçesi ve harf inkılabından sonra basılan Latin alfabesine uygun belgelerde bulunuyor.

Kafa kağıdından kimlik kartına
Osmanlıdan günümüze değişerek gelen nüfus cüzdanları ile ilgili bilgiler veren Diyarbakır İl Nüfus Müdiresi Semanur Başgül, 1836 yılında umumi mülkiye nezareti altında kurulan ve daha sonra 1838 yılında dahili nezareti altında değiştirilen ve bunu nezarete bağlı olarak nüfus hizmetlerini yürütmek üzere 1884 yılının ekim ayında nüfusu umumiye müdüriyetinin kurulduğunu hatırlattı. Başgül, “Bu genel müdürlüğe 1889 yılında sicili nüfusu ahali idaresi umumiyesi adı verilmiş ve asıl hizmetinin yanında pasaport kalemi, mühür kalemi ve vilayet kalemi gibi alt kademelere ayrılarak yapılandırmıştır. Bu yapı gereğince Osmanlı halkına ilk nüfus tezkiresi dağıtılmaya başlanmıştır. Ancak bu nüfus tezkirelerinin herhangi bir nüfus kaydına dayanmaması ve tezkireyi taşıyan kişinin herhangi bir nüfus kütüğüne kayıtlı olmaması nedeni ile özel ve resmi işlemlerde pek yararlı olmamıştır. Bu sebeple toplumumuzda hiçbir işe yaramayan bu belgelere kafa kağıdı adı takılmıştır. 1889 yılında sicili nüfusu ahali umumiyesi adı verilen bu kurum tarafından Osmanlı’da ilk nüfus cüzdanı Devleti Aliye-i Osmani tezkiresi dağıtılmaya başlanmıştır” dedi.

Osmanlı’dan günümüze nüfus cüzdanları

“Çok yapraklı cüzdan 1991 yılına kadar kullanıldı”
Cumhuriyetin kurulmasından sonra 1927 yılında ilk nüfus sayımının yapıldığını belirten Başgül, şöyle dedi:
“Sayımın ardından herkese nüfus cüzdanı verilmesi kararlaştırıldı. 1928 yılında yürürlüğe girilen Osmanlı Türkçesi ile hazırlanan ve 32 sayfadan oluşan nüfus cüzdanları 1929 yılına kadar kullanıldı. 1 Haziran 1976 tarihinde yürürlüğe giren nüfus cüzdanları ise tek yapraklı kadınlar için pembe, erkekler için ise mavi olarak hazırlandı. Yürürlüğe giren tek yapraklı cüzdan ile birlikte 1991 yılına kadar çok yapraklı defter şeklindeki nüfus cüzdanların kullanılması devam etti. 1991 yılından itibaren çok yapraklı defter şeklindeki nüfus cüzdanları yürürlükten kaldırılarak tekrar tek yapraklı nüfus cüzdanların kullanılmasına devam edildi.”

Elektronik karta evrim
Başgül, 14 Ocak 2016 tarihinde 6661 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartının 2 Ocak 2017 tarihinden itibaren verilmeye başlandığını kaydederek, “Bu kimlik kartı ile güvenli kimlik doğrulaması yapılabilecek. Sahtecilikten kaynaklanan vatandaşın mağduriyeti önlenecektir. Yeni kimlik kartı almak için vatandaşlarımızın nüfus cüzdanları ile müracaatları esnasında yanlarında nüfus cüzdanları ve bir adet biyometrik fotoğrafla başvurmaları esastır. Kimlik kartı yoksa, ehliyet, pasaport gibi resmi evrakla da başvuru yapılabilir” diye konuştu.

Aydın Yorat 

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihe yapay zekayla ışık tutulan filmin galasına yoğun ilgi Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, düzenlenen galada izleyiciyle buluştu. 14 dakikalık film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini özetliyor. Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis" adıyla yerleşimden, ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen premier galanın ardından Kastamonu’da da gala gerçekleştirildi. Filmi izleyen vatandaşlar dakikalarca alkışlarken, gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide ise film ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca katılımcılar filmle ilgili fikilerini dile getirme fırsatı buldu. "İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak" Galanın ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Filmin adı Yedi Kemerli Zaman Geçidi Taşköprü. Taşköprü’nün tarihi sürecini 14 dakikalık bir süre içerisinde ifade etmeye çalıştık. Gerek senarist, gerek yapımcının çok özel çalışmalarıyla ortaya çıkan bir film oldu. Bizim amacımız geçmiş dönemlerdeki değerlerimizin bugüne taşınması. Yeni jenerasyonun yani gençlerin özellikle dijital çağda, dijital ile yoğun ilgilerinde yapay zeka ile yapılan bu filmi çok geniş alanlara ulaştıracaklarını, izleyeceklerini ve Taşköprü’yü çok daha fazla bir tanıma imkanı doğuracağını düşünüyoruz. Filmin içeriği Taşköprü, Taşköprü’nün gelişimi ve bugüne kadarki süreç. Dolayısıyla son derece mutlu olduğumu ifade ederim. Galamızın ilkini İstanbul’da yaptık. İstanbul’daki galada oldukça ilgi görmüştü, o katılımcılara da bugün de başta Valim olmak üzere herkesin katılımını gerçekten çok kıymetli ve değerli buluyorum. Değerli sanatçılarımız var aramızda, onların katılımlarıyla da ayrıca bir anlam buldu. İnşallah başka programlarda buluşacağız. İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak. Süreç içerisinde açıklayacağız. Çok özel çalışmalarımız var, inşallah onları da paylaşacağız" dedi. "Bizi sevindiren bir çalışma" Filmle ilgili düşüncelerini ifade eden ünlü sanatçı Halil Ergün de, "Bir tarihi süreci, bir kültürel ve uygarlık tarihini başlardan başlayarak insan ve uygarlık ve değişik değişik kadrolar üstüne koyarak bugünkü kentimizi, Taşköprü’yü ve Kastamonu’yu dile getiren ve bir kültürün sahipliğini çeviren, bizi sevindiren bir çalışma. Onur duydum. Daha da gelişecek malzemeler var bu alanlarda, bunlar da inşallah gelişecek" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay da galada yaptığı konuşmada, filmin binlerce yıllık mirası sinemaya yansıtması açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Pasta kesimiyle sona eren galaya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ve Fatma Serap Ekmekci, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ünlü sanatçılar Halil Ergün ve Aliye Uzunatağan, filmin yapımcısı Zeynep Kahreman, filmin senaristliğini yapan Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.