GÜNDEM - 26 Ekim 2022 Çarşamba 12:01

Padişahların özel kaftanları restore ediliyor

A
A
A
Padişahların özel kaftanları restore ediliyor

Osmanlı imparatorluğu döneminde padişahların giydiği özel kaftanlar depolardan çıkartılarak restore ediliyor. Milli Saraylar Başkanlığı tarafından restore edilen 4 kaftan, ilk kez Seferli Koğuşu’nda sergilenmesi planlanıyor.

Milli Saraylar Başkanlığı’na bağlı Topkapı Sarayı, zengin Türk kumaşları ve bu kumaşlardan dikilen padişah elbiseleri ile dünyanın en ünlü koleksiyonlarından birine sahip. Padişah Elbiseleri Koleksiyonu’nun paha biçilmez eserlerine yönelik bakım ve koruma uygulamaları, Milli Saraylar Tekstil Konservasyon ve Restorasyon Atölyesi’nde gerçekleştiriliyor. Tekstil Atölyesi’ne restorasyon için Sultan I. Abdülhamid’in kızı Saliha Sultan’a ait 2 adet kaftan, Sultan 3’üncü Mustafa’ya ait bir tören kaftanı, 1 adet 2’inci Selime ait bir kaftanlar getirildi.

Padişahların özel kaftanları restore ediliyor

Ustalığı, işçiliği ve tarihî niteliğiyle göz kamaştıran kaftanlar , ‘dijital doku analizi’ ile restore ediliyor. Restorasyon sürecinin ardından kaftanlar ilk kez Seferli Koğuşu’nda sergilenmesi planlanıyor. Milli Saraylar Tekstil Atölyesi’nde restorasyona alınan ve Sultan I. Abdülhamid’in kızı Saliha Sultan’a ait olduğu düşünülen kaftan, Hint dokuması ve 68 santimetre uzunluğunda. Osmanlı’nın klasik motifleri ile süslü kaftan, dünyanın sayılı teknikleri arasında gösterilen ‘dijital doku analizi’ ile restore edildi

Sultan 3’üncü Mustafa’ya ait bir tören kaftan, krem renkli ipek, önden açık, uzun kollu, yanları yırtmaçlı ve cepli. Aynı renk atlastan büyük bir yakası olan kaftanın içi beyaz bez astarlı ve etrafı krem renk atlasla çevrili. Eserin üzerinde yer alan etiketten kaftanın, Sultan III. Mustafa tarafından cülûs töreninden sonra Eyyûb El- Ensari Türbesi’nde yapılan kılıç kuşanma töreninde iç kaftanla birlikte giyildiği ve 11 Rebi'ülevvel 1171 (23 Kasım 1757) günü saray hazinesini ziyaret ederek her iki kaftanı da saklanmak üzere bıraktığı anlaşılıyor.

Padişahların özel kaftanları restore ediliyor

“Kaftanlarımız ilk defa sergilenmiş olacak”

Milli Saraylar Tekstil Konservasyon ve Restorasyon Atölyesi sorumlusu Melike Zehra Kaynar, “1 kaftan 3’üncü Mustafa’ya ait, 1 tanesi 2. Selime Ait olduğunu biliyoruz 2 küçük entariler ise 1’ıncı Abdülhamid’in kızı Saliha Sultan’a ait olduğu biliniyor. Depodan büyük bir titizlikle öncelikle atölyemize getiriliyor eserlerimiz. İlk önce fotoğraflama ve belgeleme işlemlerimiz devam ediyor. Daha sonra doku analizi yapıp üzerindeki hasarların tespiti yapılıyor. Bunlardan sonra bir konservasyon ve restorasyon planı yapıyoruz. Genelde yüzey kısımlarında hasarlar görüyoruz. İyi durumdaki kaftanları 2-3 ay içerisinde fazla hasarlı kaftanları ise 5 ila 6 ay arasında bir konservasyon ve restorasyon süreci oluyor. Buradaki bazı kaftanlarımız ilk defa sergilenmiş olacak. İşlemler bittikten sonra Topkapı Sarayı’nın üçüncü avlusunda yer alan Seferli Koğuşu’nda sergilenmesini planlanıyor” dedi.

Padişahların özel kaftanları restore ediliyor

Osmanlı’da kıyafetlerin saklanması geleneği

Padişah Elbiseleri Koleksiyonu, Osmanlı sultan ve şehzade kıyafetlerinin bohçalanarak Enderun Hazinesi’nde saklanması geleneğine dayanıyor. Koleksiyonda, padişahların hayattayken bizzat kendilerinin Hazine’ye bıraktığı veya ölümlerinden sonra Hazine’ye intikal eden kıyafetler yer alıyor. Osmanlı kumaş sanatının en zengin örneklerinin bulunduğu koleksiyonda Fatih Sultan Mehmed’den son Osmanlı sultanı VI. Mehmed’e kadar olan döneme ait kıyafetler yer alıyor.

Ahmet Faruk Sarıkoç
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Metin Öztürk: "Çirkinlik yakışmadı" Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk, iki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu çirkinliğin yakışmadığını söyledi. Galatasaray Kulübü İkinci Başkanı Metin Öztürk, Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldukları maçın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, sözlerine hayatını kaybeden Orhan Kaynak için başsağlığı dileyerek başladı. Öztürk, "Futbol takımımızın taşıdığı pankartla başlıyorum. Orhan Kaynak hocamızın vefatı sebebiyle Trabzon camiasına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çok kıymetli bir spor adamıydı, çok sayıda futbolcu yetiştirdi. Camianın üzüntüsünü paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Yönetimler gelir geçer, camialar kalır" Trabzon camiasıyla ilişkilerinin her zaman iyi olduğunu vurgulayan Öztürk, "Bizim Trabzon camiası ile ilişkimiz her zaman böyledir, farklı olması da düşünülemez. Yönetimler gelir geçer, camialar kalır. Trabzon camiası hem futbol kenti olmasıyla hem de değerleriyle hep gönlümüzde yer almıştır" dedi. Son günlerde yaşanan gelişmelere değinen Öztürk, "İki üç gündür Trabzon yönetiminin anlamsız şekilde başlattığı bir kara propagandayla karşı karşıyayız. İki ay önce alınmış bir futbolcu ile ilgili kendileriyle hiç alakası olmayan bir süreç üzerinden inanılmaz bir kara propaganda yapıldı" diye konuştu. "Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi" Uğurcan Çakır ile ilgili yaşananlara da değinen Öztürk, "Bugün tamamen yönetimin provokasyonlarıyla, Trabzon taraftarıyla alakası olmayan bir şekilde Uğurcan Çakır provoke edildi. Uğurcan Çakır olmasaydı milli takımımız Amerika’ya gidemezdi. Bunu kimse unutmasın. Uğurcan Çakır’ı yetiştiren Trabzon’dur, kendilerine şükran borçluyuz" ifadelerini kullandı. Transfer sürecine de değinen Öztürk, "Kendileriyle oturduk, bir transfer pazarlığı yaptık. Beklentilerinin çok üzerinde bir ücret aldılar. Bununla ilgili de teşekkür ettiler ancak bugün yönetim eliyle Uğurcan Çakır’ın psikolojik olarak yıpratılmaya çalışıldığını gördük" şeklinde konuştu. Yaşananlara tepki gösteren Öztürk, "Biz bundan sonra da hem kazanacağız hem kaybedeceğiz ama şunu bilin ki çirkinlik bu Trabzon yönetimine yakışmadı. Biz sadece Trabzon’u değil tüm takımları en iyi şekilde karşılıyoruz. Burada ise ne karşılama ne uğurlama oldu, yakıştıramadık" dedi. Statta yaşananlara ilişkin de konuşan Öztürk, "Geldiğimizden beri bize küfür ediliyor. Hala içeride, seyirci yokken bile bizimle ilgili küfür içerikli müzikler çalınıyor. Yayıncı kuruluşa da yazıklar olsun. Söyleyeceklerim bu kadar, teşekkür ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Trabzon Okan Buruk: "Önceki 3 sezonda olduğu gibi yine şampiyon olacağız" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Trabzonspor mağlubiyetinin ardından yaptığı açıklamada, önceki 3 sezonda olduğu gibi yine şampiyon olacaklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Galatasaray, deplasmanda Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk açıklamalarda bulundu. Trabzonspor’u tebrik eden Buruk, "Onlar da şampiyonluk yarışında tabii ki. Maçın başından sonuna kadar o konsantrasyonu gösterdiler. Maçı ilk yarı ve ikinci yarı olarak ayırabiliriz. İlk yarı iyi olmadığımız bölümde ikinci yarı daha iyi olduğumuz bölümdü. İkinci yarıda hem rakip kalede oluşturduğumuz tehlikeler ile rakip sahada oynadık ama 1-1 sonrası oyun da bizim kontrolümüzde giderken bir duran toptan yediğimiz gol sonrası rakibin iyi savunma yapması maçın da belli bölümleri zaten oynanmadı. Hakem de uzatmalardaki bu dakikalarda çok fazla oynatmadan maçı da bitirdi ama rakibimizin isteği, konsantrasyonu, maçın sonuna kadar devam etti. Daha çok üretebilirdik, girdiğimiz pozisyonlarda da özellikle dediğim gibi ikinci yarı bunlardan yararlanamadık ama bizim için önemli bir avantaj hala devam ediyor. Takım olarak oyuncularımla birlikte soyunma odasında da hepimiz bu motivasyonu tekrar gösterdik, sağladık ve bir sonraki maç için hazırız. Bugün maç sonrası yaşadıklarımız özellikle takımın bundan sonraki maçlardaki konsantrasyonu için çok önemli olacak. Ben Galatasaray taraftarının tabii ki bugün kaybetmekten dolayı mutsuz olduğunu biliyorum ama Galatasaray olarak bundan önceki 3 senede de bu tür maçlar yaşadık, her zaman toparlamasını ve tekrar o güce ulaşmasını o şampiyonluğa gidecek yoldaki en maksimumu yapmasını bildik. Yine bunu yapacağız. İçleri rahat olsun yine şampiyonluk için oyuncularımla birlikte elimizden ne geliyorsa en fazlasını yapacağız. Bize güvensinler takımımıza güvensinler. Bu maçı kaybetsek de bu durum bizim için ve gelecek için önemli motivasyon olacak" diye konuştu.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihe yapay zekayla ışık tutulan filmin galasına yoğun ilgi Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, düzenlenen galada izleyiciyle buluştu. 14 dakikalık film, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini özetliyor. Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis" adıyla yerleşimden, ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen premier galanın ardından Kastamonu’da da gala gerçekleştirildi. Filmi izleyen vatandaşlar dakikalarca alkışlarken, gösterimin ardından gerçekleştirilen söyleşide ise film ile ilgili bilgiler verildi. Ayrıca katılımcılar filmle ilgili fikilerini dile getirme fırsatı buldu. "İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak" Galanın ardından açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Filmin adı Yedi Kemerli Zaman Geçidi Taşköprü. Taşköprü’nün tarihi sürecini 14 dakikalık bir süre içerisinde ifade etmeye çalıştık. Gerek senarist, gerek yapımcının çok özel çalışmalarıyla ortaya çıkan bir film oldu. Bizim amacımız geçmiş dönemlerdeki değerlerimizin bugüne taşınması. Yeni jenerasyonun yani gençlerin özellikle dijital çağda, dijital ile yoğun ilgilerinde yapay zeka ile yapılan bu filmi çok geniş alanlara ulaştıracaklarını, izleyeceklerini ve Taşköprü’yü çok daha fazla bir tanıma imkanı doğuracağını düşünüyoruz. Filmin içeriği Taşköprü, Taşköprü’nün gelişimi ve bugüne kadarki süreç. Dolayısıyla son derece mutlu olduğumu ifade ederim. Galamızın ilkini İstanbul’da yaptık. İstanbul’daki galada oldukça ilgi görmüştü, o katılımcılara da bugün de başta Valim olmak üzere herkesin katılımını gerçekten çok kıymetli ve değerli buluyorum. Değerli sanatçılarımız var aramızda, onların katılımlarıyla da ayrıca bir anlam buldu. İnşallah başka programlarda buluşacağız. İlerleyen süreçte çok daha özel projelerimiz olacak. Süreç içerisinde açıklayacağız. Çok özel çalışmalarımız var, inşallah onları da paylaşacağız" dedi. "Bizi sevindiren bir çalışma" Filmle ilgili düşüncelerini ifade eden ünlü sanatçı Halil Ergün de, "Bir tarihi süreci, bir kültürel ve uygarlık tarihini başlardan başlayarak insan ve uygarlık ve değişik değişik kadrolar üstüne koyarak bugünkü kentimizi, Taşköprü’yü ve Kastamonu’yu dile getiren ve bir kültürün sahipliğini çeviren, bizi sevindiren bir çalışma. Onur duydum. Daha da gelişecek malzemeler var bu alanlarda, bunlar da inşallah gelişecek" şeklinde konuştu. Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay da galada yaptığı konuşmada, filmin binlerce yıllık mirası sinemaya yansıtması açısından çok kıymetli olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Pasta kesimiyle sona eren galaya Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu milletvekilleri Halil Uluay ve Fatma Serap Ekmekci, Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ünlü sanatçılar Halil Ergün ve Aliye Uzunatağan, filmin yapımcısı Zeynep Kahreman, filmin senaristliğini yapan Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, siyasi parti ve STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.