GÜNDEM - 25 Mart 2021 Perşembe 09:22

Pandemide gece gündüz çalışan doktor, dördüncü kitabını çıkardı

A
A
A
Pandemide gece gündüz çalışan doktor, dördüncü kitabını çıkardı

Genel Cerrahi Uzmanı Mehmet Emin Güneş dördüncü kitabı olan “Karahindiba”yı anlattı. Güneş, zorlu pandemi sürecinde kaleme aldığı kitabın sloganının “Işığı taşıyorsan karanlığa girmelisin” olduğunu söyledi.

Uzun yıllar boyunca birçok hastanede başhekimlik ve yöneticilik yapan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Emin Güneş, “İkra: Yaratılışın Sırrı Aşktır”, “İstanbul Seni Affediyorum” ve “İnsan Kokusu”nun ardından dördüncü kitabı olan “Karahindiba”yı çıkardı. Güneş’in zorlu pandemi sürecinde gece gündüz çalışırken arta kalan zamanlarda yazdığı ve “Işığı taşıyorsan karanlığa girmelisin” sloganı etrafında gelişen kitabı okuyucularla buluşmak üzere raflardaki yerini aldı. Güneş, “Karahindiba”nın okuyucuyu sımsıkı saracağını ve yüreklerinden atamayacakları bir başucu kitabını olacağını söyleyerek kendileriyle yüzleşme cesareti olanların mutlaka okumasını gerektiğini ifade etti.

“Pandemi döneminde hem gece gündüz çalıştım hem de kitabı yazdım”

Kaleme aldığı dördüncü kitabı olan “Karahindiba”yı pandemi döneminin zorlu şartları altında orta çıkardığını söyleyen Güneş, “Roman yazmak benim için her zaman bir keşif yolculuğu oldu. Yazdığım her roman benim için ayrı bir kendimi keşif oldu. Bu pandemi sürecinde de dördüncü romanım olan ‘Karahindiba’yı kaleme aldım. Pandemi döneminde hem gece gündüz çalıştım hem de arta kalan vakitlerde ‘Karahndiba’yı yazdım. Karahindiba, kaldırım taşlarının arasında, duvarlarda kendine bir yol bulup da filizlenen bir çiçektir. Elinize alıp üflediğinizde uçar ya, ondan geriye bir şey kalmaz işte o ‘Karahindiba’dır. Aslında bir mücadele çiçeği, zorlu şartlarda bile var olmaya çalışan bir çiçektir. Bu kitapta üflediğinizde yok olan sizin kötülükleriniz, geçmişiniz, geride bırakmak istediklerinizi anlatmak istedim. Yani insan isterse yaşamında geçirmiş olduğu ya da hatırlamak istemediği bütün olumsuz şeyleri bir üflemeyle hayatından gönderebilir. Bu nedenle kitabın ismini ‘Karahindiba’ koydum” dedi.

Pandemide gece gündüz çalışan doktor, dördüncü kitabını çıkardı

“Hekim olarak sadece bedene değil duygulara da hitap etmeliyiz”

“Karahindiba”nın içeriğinden ve kitabı yazma sebebinden bahseden Güneş, “Karahindiba iki dostu, kaderi, sorgulamayı anlatıyor. Aynı zamanda kitabın içerisinde bir cinayet var. Maalesef ki bir kesik el cinayetini barındırıyor ve onunla ilgili bir gizemi anlatıyor. Bu gizemi anlatırken iki dostun kendilerine karşı olan kader yolculuğundan da bahsediyor. Bu yolculukta her iki dost birbirleriyle büyüyor. Ama burada asıl yolculuk kişilerin kendilerinden kendilerine yaptığı yolculuk. Zaten bence asıl yapılması gererken yolculuk da budur. Karahindiba gerçekten insanları içine çekecek bir roman ve eğer içinizdeki ben ile yüzleşme cesaretiniz var ise ‘Karahindiba’yı lütfen okuyun. Sizi sımsıkı saracak, yüreğinizden atamayacağınız bir başucu kitabı olacağın inanıyorum ve bu konuda da iddialıyım. Bu kitaba ciddi anlamda büyük bir emek harcadım. Ben bir hekim olarak insanların bedenine dokunuyorum. Hayatına dokunulmuş o kadar çok insan var ki. Belli bir süre sonra hayatına dokunduğumuz insanların sadece bedenine değil, ruhuna da hitap etmek zorunda olduğumuzu görüyoruz. Çünkü insan bir bütün ve insan sadece bedeniyle değil, duygularıyla da var. Ben de bir cerrah, bir hekim olarak bunu en iyi şekilde yapabilirim dedim ve bu dördüncü romanımı yazdım” diye konuştu.

“Işığı taşıyorsan karanlığa girmelisin”

Dördüncü kitabı Karahindiba ile okuyucuya vermek istediği mesajı anlatan Güneş, kaleme aldığı diğer kitaplardan da bahsederek “İlk romanım ‘İkra: Yaratılışın Sırrı Aşktır’dı. Daha sonra ‘İstanbul Seni Affediyorum’u kaleme aldım ve İstanbul’un tüm semtlerini tek tek dolaştım. İstanbul’da aşkı, İstanbul’un gizemli sokaklarını yazdım ve okuyucularımı İstanbul’da keşif yolculuğuna çıkardım. Bunlarda sonra ise ‘İnsan Kokusu’nu kaleme aldım. ‘İnsan Kokusu’ senaryo haline getirildi ve İnşallah filmi de çekilecek. Ve nihayetinde pandemi sürecinde de ‘Karahindiba’yı yazdım. İçinizdeki ben ile yüzleşme cesaretiniz var ise lütfen ‘Karahindiba’yı okuyun diyorum. Benim buradaki sloganım ‘Işığı taşıyorsan karanlığa girmelisin’ oldu. Kitabın içindeki asıl konu da bunun etrafında gelişen gizemli olaylardır. Gerçekten okuyucuyu sımsıkı avucuna alan olaylar var. Eğer insanların içinde bir ışık var ise onu etrafına yaymalı, dağıtmalı ve etrafını aydınlatmalıdır” ifadelerini kullandı.

Yunus Emre Şeker
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Eğlence mekanında işlenen cinayetin sanıklarına ceza yağdı Çankırı’da bir eğlence mekanında 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili yargılanan 7 sanık, 5 ay ila 57 yıl 6 ay 22 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Olay, 5 Aralık 2023 tarihinde Küçük Sanayi Sitesi Usta Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eğlence mekanında müşteriler ile çalışanlar arasında kavga çıktı. Kavgada İlyas Demirci (36), M.Ç. (44), A.D. (51) ve S.Ş. yaralandı. Tedavi altına alınan yaralılardan İlyas Demirci kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Konuyla ilgili 9 kişi hakkında açılan davanın karar duruşması Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklardan Berkay Ş. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken, Soner Ö., Adem D., Duran Ş. ve Hasan Hüseyin S. ile tutuksuz sanıklar Cemil A. ve A.D. ve Osman Selim Ç. duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan İ. D. ise duruşmaya katılmadı. Sanıkların savunmalarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Soner Ö.’yü "4 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek", "ruhsatsız silah kullanmak" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından toplam 57 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Duran Ş. ve Berkay Ş.’ye "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçlarından 27’şer yıl, Hasan Hüseyin S.’ye "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçundan 16 yıl, Adem D.’ye "5 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 27 yıl 42 ay 30 gün, Osman Selim Ç.’ye ise "kasten öldürmeye teşebbüse yardım" suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Cemil A.’ya "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" 5 ay hapis cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanıklardan A.D. ve İ.D.’nin ise beraatine karar verildi.
Muğla Hapis cezası aranan şahıs Marmaris’te yakalandı Muğla’nın Marmaris ilçesinde hakkında toplam 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyet ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Edinilen bilgiye göre Kemeraltı Mahallesi Ulusal Egemenlik Caddesi üzerinde bulunan Gözcü Projesi EGM-1 kamerasından gelen aranan şahıs alarmı üzerine harekete geçen Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin gidebileceği güzergahlarda detaylı bir çalışma gerçekleştirdi. Yapılan takip ve saha çalışmaları sonucunda A.A.’nın yeri tespit edilerek yakalandı. A.A.’nın, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’, Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ’Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iki ayrı dosyadan aynı suç ve Bursa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’ suçlarından arandığı öğrenildi. Toplamda 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilecek.
İstanbul Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Önceki celse tahliye edilen ve sonrasında Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci mahkemeye geldi. İnci’nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme, duruşma sonrasında hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için emniyet ekiplerine talimat verdi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuksuz sanık Uğur İnci, "Geçen tahliye kararından sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yıllardır Beykoz Belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetim de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmaydı" dedi. "Manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir" Tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz’un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım" dedi. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyayı tekrar bilirkişiye gönderen mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.