SAĞLIK - 18 Nisan 2016 Pazartesi 13:13

Parkinson ve Şizofren hastalarına umut olacak

A
A
A
Parkinson ve Şizofren hastalarına umut olacak

Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) TIP Fakültesi Biyofizik Ana Bilim dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Durdağı, Parkinson ve şizofren hastaları için bir ilke imza attı.

Dopamin-2 reseptörünün üç boyutlu model yapısını açığa çıkarmayı başaran Doç. Dr. Durdağı’nın yolu geçen yıl Dopamin-2 reseptörünü 1975 yılında keşfeden Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Philip Seeman ile kesişti. Birlikte geliştirdikleri model Amerika Kimya Derneği’ne ait yüksek prestijli dergi “ACS Chemical Neuroscience” tarafından kabul edildi.  

“ŞİZOFREN VE PARKİNSON HASTALIKLARININ TEDAVİSİNDE ÖNCÜ OLACAK”

Aslında her şey bir tesadüfle başladı. Bilgisayar destekli ilaç tasarımı üzerine çalışan Durdağı, Dopamin-2 reseptorunun 3 boyutlu (3D) yapisini Molecular Diversity dergisinde gectigimiz yil yayinladi. Ardından Parkinson ve Şizofren hastaları için umut olan Dopamin-2 reseptörünü 1975 yılında keşfeden Toronto Üniversitesi’nden Prof. Dr. Philip Seeman, Durdağı ile iletişime geçerek kendisinin de bu yönde çalışmaları olduğunu ve birlikte çalışmak istediğini söyledi. Büyük bir onur ile bunu kabul eden Durdağı, üç yıldır üzerine çalıştığı modeli Prof. Seeman ile daha da geliştirdi. Bilgisayar destekli yöntemlerle üç boyutlu yapısı açığa çıkarılan model ile Şizofren ve Parkinson gibi hastalıklarla mücadele de yeni bir döneme girildi. Modeli çok beğendi kendi değerleriyle örtüştüğünü söyledi. Bundan büyük bir onur duydum. Biz o zaman kadar Dopamin-2 reseptörünün sadece monomer formlarını geliştirmiştik. Hocayla birlikte dimer formlarını da geliştirdik. Ortak bir çalışmayla literatüre güzel bir yayın yapmış olduk.

“DOPAMİN’İN YAPISINI SİMÜLASYONLARLA AÇIĞA ÇIKARDIK”

Projeyi 2012 yılından itibaren devam ettirdiklerini ve 4-5 yıldır da yoğun bir şekilde üzerine çalıştıklarını söyleyen Durdağı, “Geçtiğimiz yıl bu modeli geliştirip yayınladık, yayınladıktan bir gün sonra Dopamin-2 reseptörünü keşfeden hoca Toronto Üniversitesi’nden Prof. Philip Seeman bana bir E-Mail atarak modelimi istedi. Modelimi kendisiyle paylaştım modelin deneysel yapılarla çok uyumlu olduğunu söyledi. Kendi deneysel verilerinin bizim modelde uygulamak istediğini dile getirdi. Bende memnuniyetle kabul ettim ve birlikte çalışmaya başladık. Kendisinde dopamin ve apomorfin diye iki molekül olduğunu ve bağlanma afinitelerinin birbirinden farklı olduğunu söyledi. Modelimizde bu iki molekülü denedik ve deneysel sonuçlar ile örtüştüğünü gördük. Bu çalışmamızda Dopamin 2 reseptörünün 3 boyutlu yapısını deneysel veriler kullanılarak homoloji modellemesi ve dinamik simülasyonlar (benzetim) yardımıyla açığa çıkardık” şeklinde konuştu.

“YAN ETKİSİ AZALTILMIŞ YENİ İLAÇLARIN GELİŞTİRİLMESİNDE KULLANILACAK”

“İlaç mekanizmasını açığa çıkardığımızda bu hem Parkinson hem de Şizofren gibi nörodejeneratif ( Sinir sisteminde meydana gelen bozukluk) hastalıkların çok daha iyi anlaşılacak” diyen Durdağı, “Geliştirdiğimiz modelin, daha etkin ve yan etkileri azaltılmış moleküllerin açığa çıkarılmasında öncü rol oynayacak diye düşünüyoruz. Amacımız bu hedef yapıları kullanarak atomik düzeyde ilaç- reseptör(sinir ucu)etkileşimlerini incelemek ve moleküler mekanizmaların aydınlatılması sonucu yeni nesil yan etkileri azaltılmış moleküllerin geliştirilmesidir. Çalışmamızın yeni tedavi şekillerinin, yeni ilaçların geliştirilebilmesi için öncü olabileceğine inanıyorum. Hastalıkların önlenmesinde bazı ilaçlar kullanılıyor. Şuanda bu ilaçların geliştirilmesi çok zor aşmalardan geçiyor. Bunun sebebi de özellikle çok önemli bir reseptör olan Dopaminin- 2’nin kristal yapısının açıkta olmamasıydı. Dolayısıyla kristal yapısı olmayan molekülün tek bir yolu kalıyor buda moleküler modelleme dediğimiz yöntemlerle 3 boyutlu yapısını açığa çıkarmak, işte biz bunu başardık. Ne kadar fazla model geliştirilirse, ne kadar fazla kristal yapı açığa çıkarsa bu hastalılarla mücadelede o kadar faydalı oluyor. ” açıklamalarında bulundu.

GÜL KABA-HÜSEYİN ÇAKMAK
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Bursa Milletvekili Varank ve MİT Başkanı Kalın, sahurda vatandaşlarla bir araya geldi Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. MİT Başkanı Kalın ve AK Parti Bursa Milletvekili Varank Ankara’nın Çankaya ilçesinde sahurda vatandaşlarla bir araya geldi. Programda konuşan Varank, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan bir Ramazan-ı Şerif ayının daha sonlarına yaklaşıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları yaptığınız ibadetleri kabul eylesin. İnşallah en güzel şekilde Ramazan bayramına kavuşmayı tabii ki Kadir Gecesi’ni idrak edeceğiz. En güzel şekilde Kadir Gecesi’ni idrak etmeyi de bizlere nasip eylesin. Her sene Ramazan-ı Şerif ayında bir güzellik olarak vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Ben bir Bursa’da bir de Ankara’da bunu yapmaya çalışıyorum. Hemşerilerimizi sahura davet ediyoruz. Sağ olsun hemşerilerimiz de bizleri yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel ortamı oluşturmak için, bizlerle beraber olmak için bizimle buluşuyorlar. Ben gelen her bir kardeşimize çok teşekkür ediyorum. Gerçekten Ramazan-ı Şerif demek, birlik demek, beraberlik demek. Aslında aynı değerler etrafında buluşabilmek demek. İşte sahur sofraları da sahur birliktelikleri de aslında bu toplumun en güzel değerlerinden bir tanesi. İşte bu güzellikle de biz sizlerle beraber buluşmuş olduk. Rabbim inşallah bu güzellikleri yaşamaya devam etmeyi bizlere nasip eylesin" dedi. Coğrafyanın içinde bulunduğu zor şartlara değinen Varank, şunları kaydetti: "Tabii zor bir coğrafyada yaşıyoruz değerli kardeşlerim. Etrafımız adeta bir ateş çemberi ve bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’yi salimen rotasında tutabilmek büyük mücadeleler büyük fedakarlıklar gerektiriyor. Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımız da aslında Türkiye Cumhuriyeti’ni o rotada tutabilmek, tam bağımsız büyük Türkiye’yi inşa edebilmek için büyük bir mücadele içerisinde inşallah bizler de bir olursak, beraber olursak, hep birlikte birbirimize tutunursak işte Sayın Cumhurbaşkanımıza en büyük desteği vermiş oluruz. Biz öyle inanıyoruz ve biz bir olduğumuzda da Türkiye’nin üstesinden gelemeyeceği hiçbir şey olmaz. Biz yeter ki beraber olabileceğimiz fırsatları çoğaltalım. İşte kendi değerlerimize sahip çıkalım. Bu Ramazan-ı Şerif’i çok farklı bir şekilde yaşıyoruz. Hepiniz etrafınızda görüyorsunuzdur. 7’den 77’ye adeta herkes bu Ramazan-ı Şerif’in havasını yaşamaya devam ediyor. İnşallah önümüzdeki Ramazanlar da böyle olsun diyoruz. Rabbim birlik beraberliğimizi daim etsin diyor. Geldiğiniz için tekrar teşekkür ediyor sizlere." Varank’ın konuşmasının ardından, MİT Başkanı Kalın ve vatandaşlar hep beraber sahur yaptı.