EKONOMİ - 06 Eylül 2021 Pazartesi 09:27

Pizzabulls 1 milyon 200 bin dolarlık yatırım yapacak

A
A
A
Pizzabulls 1 milyon 200 bin dolarlık yatırım yapacak

Pizza sektöründeki 15’inci yılını kutlayan Pizzabulls, 2006’dan bugüne şube sayısını 60’a çalışan sayısını da 900’e çıkardı. Yılsonunda 65 şube ve bin çalışana ulaşacak olan şirket, üç yılda 45 yeni şube açarak 110 şubeye ulaşacak. Ayrıca şirketin 1 milyon 200 bin dolarlık yatırım yapacağı belirtildi.

Uluslararası sermayenin hakim olduğu pizza sektörüne Türk imzasıyla giriş yapan Pizzabulls, 15’inci yaşını kutluyor. Verilen bilgiye göre, 2006 yılında İstanbul Ümraniye’deki ilk şubesiyle pizza sektörüne adım atan şirket, bugün 60 şubeye ulaşmanın mutluluğunu yaşıyor. 60 bin dolarlık sermaye ile yüzde 100 Türk yatırımı olarak kurulan şirket, 15 yıl önce 9 çalışanla çıktığı yolda, bugün çalışan sayısını 900’e ulaştırarak istihdama katkı sağlıyor. Yıl sonunda şube sayısını 65’e, çalışan sayısını ise bine çıkarmayı hedefleyen şirket, önümüzdeki üç yılda ise şube sayısını 110’a, çalışan sayısını da bin 800 çıkarmayı planlıyor. Yüzde 4 olan pazar payını da yüzde 10’a taşımayı hedefliyor. İstikrarlı büyümesini sürdüren şirket, üretim ve lojistik tesislerini büyütmek amacıyla 1 milyon 200 bin dolarlık yeni yatırıma hazırlanıyor. 15’inci yılını özel kutlamalarla taçlandıracak olan şirketin, bu kapsamda 15 kişiye telefon, 150 kişiye de hediye çeki armağan edeceği belirtildi.

Sevdiği lezzete yatırım yaptı
Türk pizza restoran zinciri Pizzabulls’un CEO’su Cavit Can Kırbeyi, sektördeki 15’inci yılı kutluyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Pizza sektörüne giriş hikayesini anlatan Kırbeyi, “Yurtdışında üniversiteyi okurken pizza favori yiyeceğimdi. Pratik ve hızlı olduğu için en çok tercih ederdim. Okul bitip Türkiye’ye gelince uluslararası bir pizza firmasının Türkiye’ye şube açmak istediğini öğrenince hemen başvuruda bulundum ve şube sayımı 5’e kadar çıkardıktan sonra “Artık ben kendi markamı oluşturmalıyım” dedim. Böylece Pizzabulls’un da hikâyesi başlamış oldu” dedi. İlk şubeyi 2006 yılında Ümraniye Çakmak Mahallesi’nde açtıklarını anlatan Kırbeyi, “60 bin dolarlık sermaye ile yola çıktık. O yıl gelen yoğun taleple hemen ikinci şubemizi de açtık. Hemen her yıl istikrarlı büyümemizi sürdürdük. Pandemi gibi durağan bir dönemde dahi yatırım yaptık. Son iki yılda 15 yeni şube açtık ve bugün şube sayımızı 60’a çıkarmayı başardık” diye konuştu.

“Azim ve kararlılıkla geldik”
Azmin ve kararlılığın karşısında hiçbir gücün duramayacağını belirten Kırbeyi, “Bu yılsonunda 5 yeni şube açarak şube sayımızı 65’e taşımayı hedefliyoruz. 900 olan çalışan sayımızı da bine çıkaracağız. Ağırlıklı İstanbul olmak üzere, Kocaeli, Tekirdağ, Yalova, Bursa, Safranbolu illerinde şubelerimiz var. Bundan sonra İstanbul’a yakın çevre illerde şirketimizin bayrağını dalgalandırmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
3 yıllık yol haritalarının hazır olduğunu anlatan Kırbeyi, “Gelecek yıl bu şube sayısını 80 yapma hedefimiz var. 2023 yılında 95 şubeyi hedefliyoruz. 2024 yılında ise 110 şubeye ulaşacağız. Çalışan sayımızı da bin 800’e çıkararak istihdama katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

“Üretim ve lojistik tesisini büyütecek”
“Artan şube sayısına yetişebilmek için üretim ve lojistik tesisimizi büyütmek ilk hedeflerimizden biri” diyen Kırbeyi, bir üretim ve depo yeri arayışlarının olduğunu kaydetti. Kırbeyi, şöyle devam etti: “İlk şubeyi açtıktan sonra, sayımız arttıkça üretim ve lojistik tesislerimiz yetersiz kalmaya başladı. 2015 yılında üretim, lojistik, çağrı merkezi ve merkez ofisin bir arada olduğu yeni yerimize geçtik. O zaman için 200 bin dolarlık bir yatırım yaptık. Şu an şube sayımız tekrar artmaya devam ediyor ve yerimiz yetersiz kalmaya başladı. O nedenle 1 milyon 200 bin dolarlık yeni bir yatırım daha planlıyoruz. Yeni yatırımla üretim ve lojistik tesisimizi büyüteceğiz. Bunun yanında merkez ofis, bölge müdürü, çağrı merkezi kadrolarını da artıracağız.”

“Pazarın yüzde 4’üne hakimiz”
Pizza sektörünün pandemin etkisiyle her geçen gün büyüdüğünü anlatan Kırbeyi, “Pizza hem ekonomik hem de hızlı ve sıcak geliyor. Şu an irili ufaklı birçok pizzacı var. Ama tüketici daha bilindik ve güvenebileceği markaları tercih ediyor” dedi.

Pazarın büyük bir bölümüne uluslararası sermayenin hakim olduğunu aktaran Kırbeyi, “Biz de yüzde 100 Türk sermayesi ile pazarın yüzde 4’üne hakimiz. Hedefimiz bu oranı önümüzdeki 3 yılda yüzde 10’a çıkarmak” diye konuştu.

Yurtiçinden tedarik sağlanıyor
Gıda sektörünün çok büyük titizlik istediğini belirten Kırbeyi, “Çünkü yapacağınız en ufak bir hata da insan sağlığını riske atma ihtimaliniz var. Bizim sektörde tedarik işin kalbi, seçtiğiniz firma birincisi bu işin farkında olması gerekiyor. İkincisi bizim gibi büyük bir firmaya ürün yetiştirebilmeli. Ayrıca fiyatları da uygun olabilmeli ki, bizde müşterilerimize uygun fiyatlı ürün satabilelim. Yani bu üç kritere sahip sektöründe kendini kanıtlamış firmalarla çalışıyoruz. Tedarikimizin hepsini yurt içinden sağlıyoruz. Bu sayede ekonomimize katkı sağlıyoruz” açıklamasında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız" dedi. Bakan Göktaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "2002’den bu yana, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonla attığımız her adımda tek bir hedefimiz vardı: Hiç kimseyi geride bırakmamak. Çeyrek asra sığdırdığımız çalışmalarla sosyal hizmetlerimizi ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Çok şey yaptık. Çok daha fazlasını yapacağız. Bazılarını sayalım: Uluslararası alanda örnek gösterilen Bütünleşik Sosyal Yardım Bilgi Sistemi ile 86 milyon vatandaşımıza dokunuyoruz. 1 milyon 120 bin engelli, engelli yakını ve yaşlı vatandaşımıza düzenli destek sağlıyoruz. 517 bin engellimizi evde bakım yardımıyla destekliyoruz. Sadece geçtiğimiz Mart ayında; 9,8 milyar TL yaşlı ve engelli aylığı, 7,1 milyar TL evde bakım yardımı ödemesini vatandaşlarımızın hesaplarına yatırdık. Doğum yardımlarıyla bugüne kadar 923 bin 64 anneye 13,9 milyar TL destek sağladık. Ayrıca yüz binlerce çocuğumuz için düzenli ödemelerimizi sürdürüyoruz. Aile ve Gençlik Fonu ile gençlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 132 bin 688 gencimize 10,7 milyar TL destek verdik. Kadına yönelik şiddetle mücadelede 81 ilde hizmet veren 86 ŞÖNİM ile 7/24 sahadayız. Kadınlarımızın yanında, güçlü bir destek mekanizmasıyla duruyoruz. Çocuklarımız için koruyucu aile modelini büyüttük. Bugün yaklaşık 11 bin evladımız, sevgi dolu ailelerin yanında büyüyor. Engelli bireylerimizin istihdama katılımını artırıyor, ailelerine hem maddi hem rehberlik desteği sunuyoruz. Yaşlılarımız için yalnızca kurum bakımını değil, yerinde ve onurlu yaşamı esas alıyoruz. Bu nedenle gündüz bakım merkezlerimizi yaygınlaştırıyoruz. Biz bu yola sadece hizmet etmek için değil, gönüllere dokunmak için çıktık. İnancımız bir, niyetimiz bir, yolumuz bir. Daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi.
Manisa Savunma sanayiinde üretim seferberliği Manisa’da düzenlenen 8. Kalıp Zirvesi’ne katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Yaman, artan mühimmat ihtiyacı ve değişen savaş dinamiklerinin savunma sanayiinde büyük bir üretim seferberliğini zorunlu kıldığını söyledi. Manisa’da gerçekleştirilen 8. Kalıp Zirvesi programına katılan ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı ve Radar-Elektronik Harp Sektör Başkanı Mustafa Yaman, savunma sanayiinde son yıllarda yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Yaman, pandemiyle başlayan tedarik zinciri sorunlarının, savaşlarla birlikte üretim ve stok yönetimini kökten değiştirdiğini ifade etti. Pandemi sürecinde üretimin yavaşladığını ve tedarikte ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Yaman, bu dönemin sanayiye önemli dersler verdiğini söyledi. Yaman, "Yalın üretim anlayışıyla stoksuz ilerlemek mümkün görünüyordu ancak pandemiyle birlikte stoklu çalışmanın zorunluluğu ortaya çıktı. Tedarikçilerin çeşitlendirilmesi ve lojistiğin güvence altına alınması gerektiği net şekilde görüldü" dedi. "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi" Yurt dışı tedarikte yaşanan zorlukların yerli üretimin önemini artırdığını vurgulayan Yaman, "Malzemelerin yurt içinde üretilmesi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Aynı zamanda insan bağımlılığını azaltan otomasyon ve dijitalleşme süreçleri hız kazandı" diye konuştu. Savaş teknolojilerindeki değişime de değinen Yaman, özellikle Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte dronların ve elektronik harbin öne çıktığını belirtti. Yaman, "Ucuz ve çok sayıda sistemle karşı tarafı doyuma ulaştırmak yeni bir strateji haline geldi. Ancak sadece dronlar yeterli değil. İleri teknoloji sistemlerle birlikte hibrit bir yapı gerekiyor" ifadelerini kullandı. Hindistan-Pakistan gerilimi ve Orta Doğu’daki çatışmaların da bu gerçeği ortaya koyduğunu belirten Yaman, hem düşük maliyetli hem de yüksek teknolojili sistemlerin birlikte kullanılmasının zorunlu hale geldiğini söyledi. "Savunma sanayiinde üretim seferberliği var" Artan ihtiyaçların üretim kapasitesini doğrudan etkilediğini dile getiren Yaman, "Bundan 10 yıl öncesine göre mühimmat tüketimi inanılmaz seviyelere ulaştı. 12 günde ya da bir ayda harcanan mühimmat çok yüksek rakamlara çıktı. Bu da daha fazla üretimi zorunlu kılıyor. Şu anda savunma sanayiinde tam anlamıyla bir üretim seferberliği var" dedi. Klasik üretim yöntemleriyle bu talebin karşılanmasının zor olduğunu vurgulayan Yaman, seri üretim tecrübesine sahip sektörlerin devreye girmesi gerektiğini ifade etti. Yaman, "Otomotiv, beyaz eşya ve iklimlendirme sektörlerindeki üretim tekniklerinin savunma sanayine entegre edilmesi gerekiyor. Bu sayede maliyetler düşürülebilir ve üretim hızlandırılabilir" diye konuştu. Manisa sanayisinin bu noktada önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirten Yaman, firmaların savunma sanayi şirketleriyle iş birliğini artırması gerektiğini söyledi. Yaman, "Doğru yatırımlar ve doğru iş birlikleriyle Manisa, savunma sanayine ciddi katkı sağlayabilir. Önümüzde çok büyük bir üretim ihtiyacı var" dedi.