BASKETBOL - 27 Eylül 2019 Cuma 13:07

Potada 54. sezon heyecanı başlıyor

A
A
A
Potada 54. sezon heyecanı başlıyor

İlk olarak 1966 yılında startı verilen Basketbol Süper Ligi’nin 54. sezonu yarın oynanacak maçlarla başlayacak.

Potada özlem sona erdi. Ligde yeni sezon yarın oynanacak ilk hafta maçlarıyla başlayacak. Sezonun ilk yarısı 3-6 Ocak 2020’de oynanacak 15. hafta karşılaşmalarıyla sona erecek. 10-13 Ocak 2020 tarihlerinde başlayacak ve normal sezon 1-4 Mayıs 2020 tarihlerinde tamamlanacak. Normal sezonun 30 hafta süreceği ligde, ilk 8’e girecek takımlar play-off’a yükselecek. Play-off serilerinde çeyrek finallerde 2, yarı finallerde 3 galibiyet alan takımlar, tur atlayacak. Final müsabakalarında ise 4 galibiyet alan ekip, sezonun şampiyonu olacak. Ligin son iki sırasında yer alan takımlar ise küme düşecek.

İLK ŞAMPİYON ALTINORDU

İlk defa 1966-1967 sezonunda başlayan Basketbol Süper Ligi, 2018-2019 sezonu itibariyle 53. sezonunu yaşayacak. Ligin ilk şampiyonu Altınordu oldu. 1978-1979 sezonunda statü değişikliğine gidilerek, ligi ilk beş sırada tamamlayan takımların play-off maçları oynamasına karar verildi. Play-off usulünün ilk şampiyonu da o dönemdeki adıyla Efes Pilsen oldu.

LİGİN YENİ EKİPLERİ

Bu sezon Süper Ligi’ne çıkmaya Afyon Belediyesi, OGM Ormanspor hak kazandı. Ligden çekilme kararı alan İstanbul Büyükşehir Belediye’nin yerine Sigortam.net İTÜ dahil edildi.

SON ŞAMPİYON ANADOLU EFES

Geçtiğimiz sezon Basketbol Süper Ligi’nde Anadolu Efes, final serisinde Fenerbahçe’yi 4-3’le geçerek şampiyon oldu. Lacivertliler-beyazlılar, 10 yıl sonra lig şampiyonluğunu kazanırken, Başantrenör Ergin Ataman ise de 4. zaferini yaşadı. Efes’in yıldız basketbolcusu Shane Larkin de final serisinin En Değerli Oyuncusu (MVP) seçildi.

GALATASARAY İLE BEŞİKTAŞ ŞAMPİYONLUĞA HASRET

Basketbol Süper Ligi’nin köklü iki kulübü Galatasaray ile Beşiktaş Sompo Japan’ın şampiyonluk hasretleri sürüyor. Sarı-kırmızılılar, son olarak 2013 yılında kupayı müzesine götürmüştü. Siyah-beyazlılar ise en son 2012 yılında şampiyon oldu. Bu iki takımın son şampiyonluklarında ise başantrenörün Ergin Ataman olması dikkat çekti.

EN ÇOK ŞAMPİYON 14 KEZ İLE ANADOLU EFES

1966-1967 sezonunda Türkiye Deplasmanlı Basketbol Ligi adı ile kurulan ligin ilk şampiyonluğunu Altınordu Basketbol Takımı kazandı. Basketbol Süper Lig’de en çok şampiyon olan takım ise 14 kez ile Anadolu Efes olurken, İstanbul ekibi 2009 yılından beri şampiyonluk yaşamıyor. Efes’i 9 şampiyonluk ile Fenerbahçe takip ederken, şu an ligde yer almayan Eczacıbaşı’nın ise 8 şampiyonluğu bulunuyor.

Basketbol Süper Ligi’nde şampiyon olan takımlar ve şampiyon olduğu yıllar şöyle:

Anadolu Efes: 13 (1979, 1983, 1984, 1992, 1993, 1994, 1996, 1997, 2002, 2003, 2004, 2005, 2009, 2019)
Fenerbahçe: 9 (1991, 2007, 2008, 2010, 2011, 2014, 2016, 2017, 2018)
Eczacıbaşı: 8 (1976, 1977, 1978, 1980, 1981, 1982, 1988, 1989)
Galatasaray: 5 (1969, 1985, 1986, 1990, 2013)
İTÜ: 5 (1968, 1970, 1971, 1972, 1973)
Ülkerspor: 4 (1995, 1998, 2001, 2006)
Beşiktaş: 2 (1975, 2012)
Tofaş: 2 (1999, 2000)
Pınar Karşıyaka: 2 (1987, 2015)
Altınordu SK: 1 (1967)
Muhafızgücü: 1 (1974)

BAŞANTRENÖR OLARAK EN FAZLA AYDAN SİYAVUŞ ŞAMPİYON OLDU

Basketbol Süper Ligi’nde en çok şampiyonluk yaşayan Başantrenör ise Aydan Siyavuş. Türk basketbolunun önemli isimlerinden olan Aydan Siyavuş, 6 kez Eczacıbaşı, 1 kez de Anadolu Efes (Efes Pilsen) olmak üzere toplam 7 kez şampiyon oldu. Ligde faal antrenörlerden Fenerbahçe’yi çalıştıran Zeljko Obradovic’in 4, Anadolu Efes’in başında olan Ergin Ataman’ın da 3 şampiyonluğu bulunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de ölen 2 kardeşin cenazeleri adli tıpa gönderildi, evdeki ilk inceleme tamamlandı Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden 4 ve 7 yaşlarındaki iki kardeşin naaşları, ölüm nedenlerinin belirlenmesi için adli tıpa sevk edildi. Anne ile babanın tedavisi sürerken, jandarma ekiplerinin evdeki ilk incelemesi tamamlandı. Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 3 gün önce memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ölüm nedenleri belirlenemedi, cenazeler adli tıpa gönderildi Hamile olduğu öğrenilen anne ile babanın yoğun bakımda tedavisi sürerken, hayatını kaybeden kardeşlerin ön otopsi işlemi yapıldı. Rahatsızlanma ve ölüm sebebi henüz belirlenemezken, cenazeler Mersin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Öte yandan jandarma ekipleri tarafından Tülü çiftinin kaldığı evde ilk incelemeler tamamlandı. İnceleme sonrasında evin girişi şeritle kapatıldı. 2 çocuğun ölümüne, anne ile babanın yoğun bakıma kaldırılmasına neyin sebep olduğunun otopsi işlemlerinin ardından belirlenmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan çocukların ölmeden önce hastanedeki fotoğrafları da ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Orta Koridor’un 600 milyar dolardan daha fazla olan ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Zorlu, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in 103. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" programına katıldı. Burada konuşan Zorlu, Haydar Aliyev’i anmanın yalnızca büyük bir devlet adamını hatırlamak olmadığını ifade ederek, onun ortaya koyduğu vizyonu, bıraktığı güçlü mirası ve Türk dünyasının birlik ve beraberliği adına çizdiği istikametin doğru okunmasının da son derece kıymetli olduğunu aktardı. "Haydar Aliyev’in attığı temel, Azerbaycan’ı dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" Merhum Haydar Aliyev’in üç temel yönüyle tarihteki yerini aldığını söyleyen Zorlu, "Elbette Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasında liderlik rolünü üstlenmiştir. 100 yıl önce birinci bağımsızlık döneminin mimarı olan rahmetli Resulzade’nin ‘Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez’ sözüne istinaden Aliyev’in döneminde de o bayrak bir adım daha yukarılara kaldırılmıştır. Dış politikaya baktığımız zaman çok yönlü ve dengeli bir siyaseti hayata geçirdiğini görüyoruz. Düşünün ki Sovyetler dağılmış ve o zor koşullarda Azerbaycan için hangi yolculuğa doğru gitmek isteyeceği yönünde büyük sorgulamalar, belirsizlikler söz konusu. İşte öyle bir dönemde Nahçıvan’da doğmuş ve yetişmiş böyle bir lider, temel istikametini Türk dünyası olarak belirlemiştir. Bunun yanında bu yolculuğu güçlendirecek çok yönlülük ilkesiyle batıdan doğuya önemli merkezleri de Azerbaycan’ın çehresine yerleştirmeyi başarmıştır. Ayrıca tarih şuuru ve milli kimlik çalışmaları üzerinde Azerbaycan’ın yükselişini sağlamış olmasıdır. Onun döneminde adım adım Azerbaycan tarihiyle, dokusuyla, insan kaynağıyla Azerbaycan’ın kendi ayakları üzerinde duran ve bu yükselişi, bu temel üzerinde gerçekleştiren bir devlet olma hüviyetini kazanmıştır. Üçüncüsü de onun gerçekçilik ve adım adım politikaları hayata geçirme yönündeki liderlik yöntemidir. Türkiye ile ilişkiler de işte böyle bir evrede hayata geçmiş ve süreklilik arz etmiştir. Bugün çok şükür görüyoruz ki merhum Haydar Aliyev’in attığı o temel sonrasında İlham Aliyev’in döneminde yeni bir çehre kazanmış ve artık kendini bölgesinde kanıtlamış Azerbaycan’ın bir adım ötesine taşınarak, dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" ifadelerine yer verdi. "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nun en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin de Orta Koridor meselesi olduğuna değinen Zorlu, "Orta Koridor dediğimiz şeyi üç farklı ama birbiriyle bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirebiliriz. Bir tanesi, Hazar ve Orta Asya’nın esas alındığı büyük bozkırı kuşatan birinci hat. İkincisi, Güney Kafkasya hattı ve bunun tabii ki merkezinde Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanacak o önemli koridor olan Zengezur Koridoru. Hemen alt tarafında da tüm bu iki koridoru Batı’ya taşıyabilecek ve ara buluculuğu da üstlenen Türkiye’nin bulunduğu Orta Doğu hattı da çok önemli. Özellikle Orta Doğu’yu katmamın sebebi; Türkiye’mizin bu Orta Koridor meselesini irdelerken Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli proje var. Bir tanesi kalkınma yolu, diğeri de Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar. Baktığımızda bu büyük ufuk imkansız değil. Çünkü bugüne kadar adım adım liderlerimizin attığı adımlarla, projelerle hayata geçirildi ve bu çalışmalar devam ediyor. Önemli bir koridordan bahsediyoruz. Bunu çok daha fazla irdeleyip, artık dünyada gittiğimiz her yerde de konuşabilir durumda olmalıyız. 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor. Bize düşen bunu iyi anlatmak, anlamlandırmak ve hayata geçirebilmektir" diye konuştu. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve öğrenciler katıldı.