TEKNOLOJİ - 03 Aralık 2022 Cumartesi 12:20

Prof. Dr. Memiş: 'Teknoloji ve hukuk karşı karşıya'

A
A
A
Prof. Dr. Memiş: 'Teknoloji ve hukuk karşı karşıya'

Telif hakkı ihlalinin akademik olarak analiz edildiği sempozyuma katılan Prof. Dr. Tekin Memiş, paylaşım platformlarında eser sahiplerinin menfaatlerinin ciddi anlamda gerilime girdiğini belirterek, “Teknoloji ile hukuk karşı karşıya geliyor ve bu sorun bugün ya da yarın kolay çözülebilecek bir sorun değil” dedi.

Türkiye'deki kültür endüstrisinde yaşanan telif sorunları Doğuş Üniversitesi’nde düzenlenen 2. Ulusal Kültür Endüstrisi ve Telif Hakları Sempozyumu'nda uzmanları bir araya getirdi. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla düzenlen sempozyumda telif hakkı sorunu hem akademik hem de hukuksal olarak ele alındı.

Programda “Paylaşım Platformlarının Fikri Hak İhlalleri” konusunu ele alan Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Tekin Memiş, paylaşım platformları ve eser sahipleri arasında çatışma ve gerginlik noktaları olduğunu belirtti. İnternet ortamı ile ilgili özel düzenlemeler yokken paylaşım platformlarının (ortam sağlayıcıların) her türlü ihlalden sorumlu tutulduğunu belirten Memiş, örneğin paylaşım platformlarındaki uyuşturucuyu sembolize eden satıştan ya da sahte markalardan davalar açıldığını, bunun adil olmayan sonuçlara yol açtığını kaydetti. Memiş, özel düzenlemeler sonrasında telif ihlalleri ile ilgili olarak özellikle şunları söyledi:

"Bu sorun bugün ya da yarın kolay çözülebilecek bir sorun değil”

“Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) çok ilginç bir şekilde paylaşım platformlarına yer sağlayıcı olarak elektronik ticaret direktifinin 14’üncü maddesini uyguladı ve 'bunlar yer sağlayıcıdır, bunlar içeriği kontrol etmekle yükümlü değillerdir' dedi. Peki eser sahibi ne yapacak? Eser sahibi de her gün işini gücünü bırakıp kendi eserlerinin böyle bir paylaşım platformunda paylaşıp paylaşılmadığını nasıl takip edecek? Teknoloji ile hukuk karşı karşıya geliyor ve bu sorun bugün ya da yarın kolay çözülebilecek bir sorun değil.”

Memiş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“ABAD kararlarını eleştiriyoruz çünkü AB, eser sahiplerine, paylaşım platformlarına milyonlarca video yükleniyor, bu noktada da platformlar bir şey yapamaz diyor. Peki ben eser sahibi olarak nereden bilebilirim? Her gün üretmekten vazgeçip paylaşım platformlarımı takip edemem. Gerginlik burada başlıyor. Paylaşım platformu adını verdiklerimiz aslında çok taraflı pazar yerleri olarak da adlandırılabilir. Ya da sosyal ağlar olarak da adlandırılabilir. Beğendiğiniz bir şarkıyı paylaşarak belki ihlal yapıyorsunuz ama çoğu zaman da anonimsiniz. Kimseye ulaşılamıyor. Davalar bu platformlara açılıyor ama onlarda biz her şeyi kontrol edemeyiz diyorlar.”

“Hem Türk hukuku hem de Avrupa Birliği hukukunda paylaşım platformlarının sorumluluğu için “uyar/kaldır” (notice and take-down) ilkesi geçerlidir” diyen Memiş, “Yani platformun sorumluluğu için hukuka aykırı içerikten haberdar olması gerekir. Avrupa Birliği Dijital Haklar Direktifi’nin 17. maddesi, bu soruna temas ederek belirli büyüklüklerdeki platformlara telif hakları ile ilgili bir denetim sistemi/filtreleme sistemi kurma yükümlülüğü getirmiştir. Yani “uyar/kaldır” sistemi, “uyar/engelle” sistemine dönüştürülmektedir” dedi.

“Önemli bir adım”

Paylaşım platformlarına engelleme yükümlülüğünün getirilmesinin oldukça önemli bir adım olduğunu ifade eden Memiş, “Platformların sorumluluk serüveni henüz son bulmamıştır. Biz hukukçular olarak eser sahiplerini koruyan ama paylaşım platformlarının faaliyetlerini de engellemeyen bir sistemi tercih ediyoruz. Sabit filtreleme ve engelleme sistemlerinin kurulmasına ilişkin yükümlülüklerin ayırt edilmeksizin bütün paylaşım platformlarına getirilmesini “uyar/engelle”den de daha etkin bir sistemin kurulmasını tavsiye ediyoruz. Sistemi kuranların en azından bu tür yükümlülükleri yerine getirmesi, aksi takdirde ihlallerden sorumluluğu için bir kapı açılmasının gerekliliğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum’da ‘Gençlik haftası’ zirvesi Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde ‘Gençlik Haftası’ zirvesi yapıldı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur başkanlığında yapılan toplantıya Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay, Spor Hizmetleri Müdürü Erdoğan Dönmez, ilçe ve şube müdürleri katıldı. Kamp Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Gençlik Haftası Törenlerinin 15 Mayıs 2026 Cuma günü saat 07.00’de başlayıp, 21 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 24.00’te sona ereceği ifade edildi. 19 Mayıs Salı günü bütün resmi kurumlar ile tören alanı Türk Bayrağı, Atatürk posterleri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan posterleri ile süslenecek. 15 Mayıs’ta çelenk sunumu 15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur tarafından Atatürk Anıtına çelenk sunumunun yapılması, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başlayacak olan kutlamalar 21 Mayıs’ta sona erecek. 19 Mayıs’ta kutlamalar yapılacak 19 Mayıs Salı günü ise Havuzbaşı Kent Meydanında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları yapılacak. Taekwondo gösterilerinin yanı sıra El Sanatları; Ebru, Resim, Hat, Minyatür gibi sergiler açılacak. Yine aynı gün saat 19.19’da TOHM’da Sporcular tarafından İstiklal Marşı Okunacak. 18 Mayıs’ta ise Vali Aydın Baruş, temsili sporcu ve gençlik liderlerini kabul edecek. Fener alayı olacak 19 Mayıs gecesi Fener alayı olacak. Çifte Minareli Medrese önünden başlayarak Cumhuriyet Caddesi boyunca devam edecek ve Havuzbaşı Kent Meydanında ‘9’uncu Kolordu Bölge Bando Komutanlığı’ tarafından yapılacak olan konser ile sona erecek. Mehteran Takımı eşliğinde katılımcılar ile kortej yürüyüşü; tüm kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Protokol, askeri erkan temsilcileri, polis okulu öğrencileri, sporcu grupları, spor kulüpleri, gençlik merkezleri, STK’lardan katılımcı gençler, üniversiteler İl Milli Eğitim Müdürlüğünden öğrenciler ve halkın katılımı olacak. Hafta boyunca çeşitli spor branşlarında turnuvalar ve gençlik merkezlerinde faaliyetler gerçekleştirilecek.
Samsun Samsunspor’dan ‘Atilla Karaoğlan’ tepkisi SAMSUN (İHA) – Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasına Atilla Karaoğlan’ın atanmasına tepki göstererek, "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Süper Lig’de 2 hafta önce oynanan Çaykur Rizespor-Samsunspor maçını yöneten ve tartışmalı kararlara imza atan hakem Atilla Karaoğlan, yarın oynanacak Samsunspor-Trabzonspor Türkiye Kupası çeyrek final mücadelesine atandı. Samsunspor, yazılı bir açıklama yaparak hakem atamasına tepki gösterdi. Kırmızı-beyazlı kulüpten yapılan duyuruda duyuruda şu ifadelere yer verildi: "Daha iki hafta önce Çaykur Rizespor ile oynadığımız karşılaşmada, Teknik Direktörümüz Thorsten Fink’e tartışmalı bir kararla gösterdiği kırmızı kart sonrası 3 maç ceza almasına neden olan hakem Atilla Karaoğlan’ın, Trabzonspor ile oynayacağımız Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasına yeniden atanmasını kabul edilemez buluyoruz. Teknik Direktörümüzün cezası henüz devam ederken, bu karara sebep olan hakemin sahada görev alacak olması futbolun adalet duygusuyla örtüşmemektedir. Geniş bir hakem havuzu bulunmasına rağmen, böylesine kritik bir karşılaşma öncesinde aynı ismin tekrar maçımızda görevlendirilmesini doğru bulmadığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun, hatalı olduğunu düşündüğümüz bu kararı yeniden gözden geçirmesini bekliyoruz. Kulübümüz, Türk futbolunda daima adalet ve eşitlik ilkesine sahip çıkmakta olup, futbolumuzu yönetenlerin de bu hassasiyetimizi anlamalarını beklemekteyiz." Atilla Karaoğlan’ın 9 Nisan’da yönettiği karşılaşmayı Samsunspor, Rizespor karşısında 4-1 kaybetmişti.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan-Rutte görüşmesinin detayları belli oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Yaklaşık 1 saat süren kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizdeki istikrarsız ortamın NATO müttefikleri arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdiğini, Ankara Zirvesi’nde müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirecek ve İttifak’ın krizlere karşı her daim hazırlıklılığını destekleyecek kararlar alınmasını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin hava savunma sistemleri başta olmak üzere savunma sanayii alanında kapasitesini her geçen gün artırdığını, müttefik ülkelerle bu alanda iş birliğini daha da geliştirmeyi hedeflediğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Trans-Atlantik bağın muhafazasının vazgeçilmez önemde olduğunu, Türkiye olarak İttifak’ın Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk üstlenmesini beklediğimizi, bu noktada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin Birliğin savunma girişimlerinden dışlanmasının amaca hizmet etmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreçte kendini barışın ve diplomasinin tarafında konumlandırdığını belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede Türkiye olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da barışla neticelenmesi için devrede olduğumuzu, müzakerelerin yeniden canlandırılması ve liderler düzeyinde görüşmelere başlanabilmesi için gayret gösterdiğimizi ifade etti. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Genel Sekreter Rutte, NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlıklarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler."
Kayseri Kösedağ: "Kayseri’nin çifte başarısı gurur kaynağımız oldu" Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyerek, "Kayseri’nin çifte başarısı gurur kaynağımız oldu" dedi. Kösedağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marka şehir Kayseri’nin uluslararası alanda elde ettiği büyük başarılar, kentimiz adına gurur verici bir tablo ortaya koymuştur. Kayseri’nin kısa süre içerisinde önce 2029 Dünya Spor Başkenti olma yolunda büyük bir başarı elde etmesi, ardından da TÜRKSOY tarafından "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilmesi, şehrimizin vizyonunu, potansiyelini ve yükselen değerini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Tarihi, kültürü, ekonomisi ve spor altyapısıyla her geçen gün adından daha güçlü söz ettiren Kayseri’nin bu prestijli unvanlara layık görülmesi, sadece yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte de önemli bir kazanımdır. Bu gelişmeler, Kayseri’nin artık küresel ölçekte marka şehir kimliğini pekiştirdiğinin açık bir göstergesidir. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara, paydaşlara ve katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Kayseri’nin spor, kültür ve turizm alanlarında üstlendiği bu büyük misyonun, şehrimizin tanıtımına, ekonomisine ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek organizasyonların Kayseri’yi uluslararası arenada daha da görünür kılacağı açıktır. Gazeteciler Cemiyeti olarak, şehrimizin elde ettiği bu çifte başarıdan dolayı büyük bir memnuniyet ve gurur duyduğumuzu ifade ediyor, emeği geçen herkesi bir kez daha tebrik ediyoruz."