KENT HABERLERİ - 20 Kasım 2013 Çarşamba 09:24

Rize’yi bekleyen büyük tehlike

A
A
A
Rize’yi bekleyen büyük tehlike

Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı,Rize’de dolgu alanı üzerinde kurulan binaların yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtti.

Rize’de 1960’lı yıllardan bu yana deniz doldurularak elde edilen arazilerin imara açılması günümüzde ciddi tehlikeleri beraberinde getirdi. Mevcut kanunlar dolgu alanları üzerinde yapılaşmaya izin vermezken Rize’de 1970’li yıllarda imara açılan dolgu alanı üzerinde 13 katı bulan binalar yer alıyor. Şehir nüfusunun yüzde 70’lik bölümü dolgu alanı üzerinde inşa edilen binalarda yaşarken, binaların zeminden çektiği asitli sular taşıyıcı kolanların içerindeki demirlerin erimesi ile faciaya davetiye hazırlıyor.
Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı, yaptığı açıklamada Rize’nin karşı karşıya olduğu büyük tehlikeye dikkat çekti. Yazıcı, dolgu alanı üzerinde inşa edilen binaların son derece sağlıksız olduğunu belirterek, “Rize’de şehir merkezinin yarısından fazlası dolgu alanı üzerinde kurulu. Yaşam ve ticaretin büyük bölümü dolgu alanı üzerinde inşa edilmiş binalarda sürdürülüyor. Karadeniz Sahil Yolu’da dolgu alanı üzerinde. Dolgu alanının üzerindeki yapılanmanın büyük bölümü 70 yıllarda yapılan binalar oluşturuyor. Rize’de deniz suyunun, tuzlu yani asitik suyun fazla olduğu ortamlarda binaların temellerini oluşturduk. Ne beton sağlıklı döküldü, ne hafriyat derinliği uygundu, ne de yapılar yapı tekniklerine uygun inşa edildi. O dönemlerde binaları üç kata kadar yaptık. İnşa teknikleri kullanmadık. Kalitesiz beton kullandık. Asitik ortamda binaların temellerini oluşturduk. Zaman ilerledikçe bu binalara fazla katlar verilmeye başlanıldı. Risk artarak devam etti” dedi.

BİNALAR İÇİN OTURULAMAZ RAPORU
Yazıcı, vatandaşlardan gelen talepler üzerine dolgu alanı üzerinde inceleme yaptıklarını ve binalar için oturulamaz raporu verdiklerini söyledi. Yazıcı, “Oda olarak sahildeki bir kaç binada inceleme yaptık ve bu binalarda oturulamayacağını tespit ettik. Bu bilgilere bir takım teknik testleri yaparak ulaştık. Bu binaların bir çoğu betonu tutan, tırnaklı demir dediğimiz demir ile inşa edilmemiş. Tuzlu suda, asitik ortamda kaldıkları için demir özelliğini kaybetmiş, çürümüş hatta bir çok demir parmakla kırılabilecek hale gelmiş. Bu binalar tamamen risk teşkil etmektedir. Bu binaların bu saatten sonra bir bölümünün güçlendirilmesi mümkündür. Fakat uzmanlar olarak bir çoğunun yıkılarak yeniden yapılmasını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

10-15 YIL İÇİNDE BİNALAR KENDİLİĞİNDEN YIKILACAK
Yazıcı, dolgu alanı üzerindeki bazı binaların 10-15 yıl içerisinde kendiliğinden yıkılmaya başlayacağına vurgu yaparak, “Şehir nüfusu yaklaşık 103 bin kişi. Bu nüfusun ortalama yüzde 70’i bu risk teşkil eden bölgede oturuyor. Bina ömürlerini azaltan etkenler devam ettiği sürece bu binalar 10-15 yıl içerisinde kendiliğinden yıkılacak hale gelecekler. 10-15 yıl içerisinde kendiliğinden çöken binalar görmeye başlayacağız. Deprem olasılığı bu yıkımlar için tetikleyici olur. Depreme en yakın bölgemiz; Gürcistan, Erzurum ve Erzincan. Fakat Karadeniz de göçük depremleri oluşup da yeni faylar meydana getirirse o zaman Rize’yi büyük bir tehlike ve facia bekliyor demektir. Bu faciayı yaşamamak için tedbir almanın zamanı geldi ve geçiyor bile” şeklinde konuştu.

GÖKTÜRK FIRAT
RİZE

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da ortaokul öğrencilerinden 19 bilim projesi Ordu’nun Ünye ilçesinde, Şehit Taner Kart Ortaokulu tarafından düzenlenen bilim şenliğinde 19 farklı proje görücüye çıktı. "Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var" sloganıyla yola çıkan okul, 4006-B Bilim Fuarı kapsamında hazırladığı projelerle ziyaretçilerden tam not aldı. Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, toplamda 38 öğrenci ve 16 öğretmenle birlikte 19 farklı çalışmayı hayata geçirdiklerini belirterek ilerleyen zamanlarda her bir projenin geliştirilerek TEKNOFEST’e taşınacağını belirtti. "İlçelerden çok yoğun katılım sağlandı" Bilim fuarının gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getiren Proje Koordinatörü ve Matematik Öğretmeni Fatih Yaylı, "Bizler 4006-B bilim projesine ‘Şehit Taner Kart Ortaokulunda Bilim Var’ sloganıyla katıldık. Bu sloganla birlikte projemiz olan 4006-B destek gördü. 38 öğrencimiz ve 16 öğretmenimizle birlikte 19 projeyle birlikte katılım sağladık. Bunlardan 9 tanesi araştırma, 10 tanesi ise tasarım projesi olmak kaydıyla toplam 19 projemiz yer aldı. Projemizde yenilenebilir enerji ve aynı zamanda sürdürülebilir enerjiyi desteklemeyi amaçladık. Projelerimiz bu yönde oldu. Bilim şenliğimize çok fazla katılım oldu. İlçelerle katılımlarla birlikte projelerimizin çok beğenildiği söylenildi" dedi. "Hedefimiz 2204-B ve TEKNOFEST" Şenliğin sadece bir sergi değil, öğrenciler için bir gelişim süreci olduğunu vurgulayarak hem sosyal hem de becerilerinin geliştiğini belirten Yaylı, "Öğrencilerimizin hazırladığı projelerle, onların bilim dünyasını ve bu alandaki eşsiz bilgileri keşfetmelerini amaçladık. Öğrencilerimiz, sunumları aracılığıyla projelerini ziyaretçilere başarıyla aktardılar. Hazırladığımız 19 projenin 17’sinden detaylı geri dönüşler aldık. Bu geri bildirimler doğrultusunda çalışmalarımızı geliştirerek, önümüzdeki yıl 2204-B projelerine katılmayı hedefliyoruz. Özellikle kokarca ile ilgili projemiz 79 puan alarak, sadece 1 puan farkla elenmişti. Bu çalışmamızı daha da iyileştirip seneye 2204-B bölge sergisine dahil olmayı planlıyoruz. Ayrıca, 19 projemizin tamamıyla TEKNOFEST’e katılarak büyük başarılar elde etmeyi düşünüyoruz" diye konuştu.