TEKNOLOJİ - 04 Ekim 2018 Perşembe 11:07

Rusça konuşan Turla ve Sofacy benzer saldırı yöntemlerini kullanıyor

A
A
A
Rusça konuşan Turla ve Sofacy benzer saldırı yöntemlerini kullanıyor

Uzun zamandır ortalıkta dolaşan Turla ve Sofacy isimli saldırıların yine Rusça konuşan Zebrocy ile aynı yolu kullandığını açıkladı. Araştırmacılar, her iki tehdidin de merkez Asya bölgesindeki kamu ve askeri kurumlar gibi jeopolitik hedeflere odaklandığına ve aynı hedefler üzerinde sıkça çakıştığına dikkat çekti.

Uzun zamandır ortalıkta dolaşan, Rusça konuşan, Snake veya Uroborus adlarıyla da bilinen Turla saldırısının izlerini takip eden Kaspersky Lab araştırmacıları, saldırının son varyasyonu olan KopiLuwak’ın zararlı kodlarını kurbanlarına bulaştırmak için bir ay önce Sofacy’in (diğer isimleri Fancy Bear ve APT28) bir varyasyonu olan ve yine Rusça konuşan Zebrocy ile aynı yolu kullandığını ortaya koydu. Araştırmacılar her iki tehdidin merkez Asya bölgesindeki kamu ve askeri kurumlar gibi jeopolitik hedeflere odaklandığına ve aynı hedefler üzerinde sıkça çakıştığına dikkat çekti. Bulgular, Kaspersky Lab küresel araştırma ve analiz ekibinin Turla ile ilişkili dört aktif kümenin gelişimine ve faaliyetlerine odaklanan raporunda yer aldı. 

Yapılan bilgilendirmede; ilk kez Kasım 2016’da keşfedilen ve adını ender bulunan bir kahve türünden alan KopiLuwak, aktif makro içeren dokümanlar aracılığıyla yayılarak, cihaz ve ağları gözetlemek üzere tasarlanmış Javascript tabanlı inatçı bir zararlı yazılımın sistemlere bulaşmasını sağlıyor. Araştırmacılar tarafından 2018 yılı ortalarında keşfedilen KopiLuwak’ın son versiyonu özellikle Suriye ve Afganistan’ı hedef alıyor. Turla, Windows kısayol (.LNK) dosyaları aracılığıyla yeni bir spear-phishing bulaşma vektörünü kullanırken, analizlere göre söz konusu LNK dosyaları, içerdiği PowerShell sayesinde KopiLuwak dosyalarını deşifre ederek sisteme yüklüyor. Söz konusu PowerShell geçtiğimiz ay Zebrocy’de kullanılanla neredeyse aynı olduğu belirtildi.

Araştırmacılar her iki tehdidin özellikle merkez Asya’daki kamu araştırma ve güvenlik birimleri, diplomatik birimler ve askeri tesisler gibi hassas niteliğe sahip politik hedefler üzerinde çakıştığını tespit etti. 2018 yılında araştırmacılar tarafından takip edilen diğer Turla kümeleri arasında Carbon ve Mosquito da bulunuyor. Yapılan çalışmalardan elde edilen diğer bulgular, Turla tarafından istismar edilen Wi-Fi ağlarının sistemlere Mosquito zararlı yazılımını bulaştırmak için kullanıldığına dair iddiaları destekliyor. Ayrıca halihazırda olgunlaşmış ve güçlü bir siber casusluk ağı olan Carbon frameworkün detaylı bir modifikasyondan geçtiğine ve 2019 yılında hedefli saldırılarda kullanılmak üzere daha da geliştirileceğine dikkat çekti. Turla’nın 2018 yılındaki hedefleri arasında Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Batı ve Doğu Avrupa, Merkez ve Doğu Asya ile Amerika bölgesi yer aldı.

Kaspersky Lab Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Güvenlik Araştırma Başkanı Kurt Baumgartner, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Turla en eski, en inatçı ve en yetenekli saldırı araçlarının başında geliyor. Dahası sürekli kabuk değiştirmekten ve yeni şeyler denemekten geri kalmıyor. 2018 yılında Tuvla ana kümeleri üzerinde yaptığımız araştırmalarda bu zararlı platformun büyümeye ve gelişmeye devam ettiğini gördük. Bununla birlikte şunun da altını çizmek lazım ki Rusça konuşan diğer benzer örnekler olan CozyDuke (APT29) ve Sofacy, 2016’daki Demokratik Ulusal Komite saldırısında olduğu gibi batıdaki organizasyonları hedef alırken, Turla sessizce doğudaki organizasyonlara yöneliyor. Hatta Turla’nın son zamanlarda kullandığı bulaşma teknikleri Sofacy’nin Zebrocy alt setiyle zaman zaman çakışıyor. Özetle Turla’nın geliştirme ve yayılma süreci devam ediyor ve saldırıya uğrama riski olan organizasyonların dikkatli olması gerekiyor" dedi.

Kaspersky Lab, bu ve benzer saldırıların hedefinde olan organizasyonların tuzağa düşmemesi için kullanıcıların yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: 

"Kaspersky Threat Management and Defense gibi kurumsal ölçekte kendini kanıtlamış hedefli saldırı engelleme ve tehdit istihbaratı çözümlerini kullanılmalı. Bu çözümler ağ aktivitesindeki şüpheli durumları gözlem altına alarak hedefli saldırıları tespit etme ve açığa çıkarma yeteneğine sahip. Ayrıca, sistem yöneticileri ağ üzerindeki kontrolünü artırır ve koruma mekanizmalarının otomasyonunu sağlar.
Güvenlik ekibinin güncel tehdit istihbaratına ulaşmasını sağlayın. Böylece IOC ve YARA gibi belirtileri takibe alabilir, özelleşmiş olası tehditler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilir. 

Kurumsal ölçekte yama yönetim sürecini devreye alın, tüm sistem konfigürasyonlarını iyice kontrol edin ve kendini ispatlamış en iyi yöntemleri süreçlerinizin parçası haline getirin. 

Hedefli bir saldırının ilk işaretlerini fark ettiğinizde yönetilen koruma servislerine başvurmayı değerlendirin. Böylece tehditleri proaktif biçimde tespit edebilir, harekete geçme sürenizi kısaltabilir ve doğru önlemleri zamanında alabilınabilir". 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.