DÜNYA - 10 Mayıs 2025 Cumartesi 22:56 | Son Güncelleme : 10 Mayıs 2025 Cumartesi 23:35

Rusya Devlet Başkanı Putin, Filistinli mevkidaşı Abbas ile görüştü

A
A
A

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile Moskova’da yaptığı görüşmede, "Bölgede kalıcı barışın, ancak iki halk için iki devlet öngören ve evrensel olarak tanınan uluslararası hukuk temelinde sağlanabileceğine her zaman inandık" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başkent Moskova’daki Kremlin Sarayı’nda Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı ağırladı. Putin, Abbas ile yaptığı görüşmede, geçtiğimiz yıl Ekim ayında Kazan’da düzenlenen BRICS zirvesi marjında son derece verimli bir görüşme gerçekleştirdiklerini vurguladı. Yine geçtiğimiz yıl Ağustos ayında, Abbas’ın Moskova’ya yaptığı resmi ziyaret çerçevesinde tam kapsamlı Rusya-Filistin görüşmeleri yapıldığına dikkat çeken Putin, "Rusya, Filistin ile ilişkilerine her zaman özel bir önem atfetmiştir. Halklarımız güçlü bir dostluk bağıyla birbirine bağlıdır ve 51 binden fazla insanın hayatına mal olan saldırıların trajik gelişimini derin bir empati ve kaygıyla takip ediyoruz. Batı Şeria’da da gerginlik artıyor. Gazze Şeridi kelimenin tam anlamıyla bir insani kriz yaşıyor" dedi.

"Rusya, barış sürecinin yeniden başlatılması yönünde tutarlı bir şekilde çaba göstermektedir"

Rusya’nın Filistin halkının dostu olduğunu belirten Putin, "Rusya, düzenli yardım sağlamaya elinden gelenin en iyisini yapmaktadır. Geçtiğimiz yıl ihtiyaç sahiplerine 800 tondan fazla yardım gönderildi; bu yardımlar arasında gıda, ilaç ve temel ihtiyaç malzemeleri yer aldı" şeklinde konuştu.
Barış mesajı veren Putin, "Bölgede kalıcı barışın, ancak iki halk için iki devlet öngören ve evrensel olarak tanınan uluslararası hukuk temelinde sağlanabileceğine her zaman inandık. Rusya, insani erişimin sağlanması ve Orta Doğu barış sürecinin yeniden başlatılması yönünde tutarlı bir şekilde çaba göstermektedir" ifadelerini kullandı.

"Gazze Şeridi için varılan ateşkes anlaşması da sabote edildi"

Gazze Şeridi’nde durumun giderek kötüleştiğini aktaran Putin, "Az önce de belirttiğim gibi, burada bir insani krizden, bir felaketten söz ediyoruz ve elbette bu durum, Gazze Şeridi’ne insani yardımların, temel ihtiyaç malzemelerinin ve elektriğin ulaştırılmasının yasaklanması yönündeki kararlarla daha da kötüleşmektedir. Bu, özellikle ciddi bir endişe kaynağıdır. Bu yılın başlarında Gazze Şeridi için varılan ateşkes anlaşması da sabote edildi ve gerginlik tırmanmaya devam ediyor" diye konuştu.

Filistin Devlet Başkanı Abbas ile Rusya’nın gerilimi azaltmak için neler yapabileceğini görüşeceklerini söyleyen Putin, "Ayrıca, ikili ilişkilerdeki güncel konulara da odaklanacağız. Aralık ayında Moskova’da düzenlenen Rusya-Filistin Hükümetler Arası Komisyon toplantısında, ortak çalışmalarımız için ileriye dönük yol haritası belirlendi" açıklamasında bulundu.

"Rusya’nın başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmasını savunduğunu çok iyi biliyoruz"

Mahmud Abbas ise, Putin’e Filistin meselesine yönelik yaklaşımı ve tutumu ile Rusya’nın siyasi, ekonomik ve diğer alanlardaki desteği dolayısıyla teşekkür etti. Abbas, "Rusya'nın her zaman adaleti desteklediğini ve uluslararası hukuk temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmasını savunduğunu çok iyi biliyoruz. Filistin halkı, yalnızca uluslararası hukukun öngördüğü haklarını talep ediyor ve bu hakların uygulanmasını istiyor. Biz her zaman diğer taraflara da uluslararası hukuka uyulması gerektiğini söylüyoruz. Bu bizim için son derece önemli" dedi.
Rusya’nın yakın dönemde sağladığı yardımlar için de teşekkür eden Filistin Devlet Başkanı Abbas, "Buna insani yardımlar ve sağlanan 30 bin ton buğday da dahildir. Gazze Şeridi'nde gıda, elektrik ve tüm diğer temel ihtiyaç maddelerinin büyük ölçüde eksik olduğu bu dönemde, insani yardımların ulaştırılmasının önemine de dikkat çekmek isteriz. Gazze’de 51 bin insan hayatını kaybetti, çok daha fazlası yaralandı. Gazze Şeridi’ndeki durum son derece kötü" şeklinde konuştu.

"Filistinlilerin Filistin dışına sürülmesine kesin olarak karşıyız"

Siyasi destek konusunda Rusya’nın tutumunun farkında olduklarını kaydeden Abbas, "Bu tutumları memnuniyetle karşılıyoruz. Şu anda askeri durum, ateşkes meselesi gibi konular bağlamında çok zor zamanlardan geçiyoruz. Bu durum hem Batı Şeria’yı hem de Gazze’yi ilgilendiriyor. Biz ateşkesin sağlanmasını ve insani meselelerin çözümünü istiyoruz. Ve başka çok önemli bir konu daha var: tıpkı Başkan Trump’ın zamanında söylediği gibi Filistinlilerin Filistin dışına sürülmesine kesin olarak karşıyız. Gazze Şeridi'nde bir ‘Ortadoğu Rivierası’ kurulmasını istemiyoruz. Bu plan bizim için kabul edilemez; bu yüzden reddettik ve kabul etmemiz de mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

"ABD’lilerin ya da başka herhangi bir yabancı tarafın Gazze Şeridi'ni yönetmeye hakkı yoktur"

Gazze’de bir ABD yönetimi kurulması fikrini de duyduklarını belirten Abbas, "Bu fikre de kesinlikle karşıyız ve bunu ABD’lilere de ilettik. ABD’lilerin ya da başka herhangi bir yabancı tarafın Gazze Şeridi'ni yönetmeye hakkı yoktur. Gazze’ye geri dönmek istiyoruz ve Gazze Şeridi'nin Filistin yönetimi tarafından idare edilmesini arzuluyoruz" diye konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.