KENT HABERLERİ - 18 Eylül 2016 Pazar 12:46

Sakarya’da 73 bin 500 konut sigortasız

A
A
A
Sakarya’da 73 bin 500 konut sigortasız

Esen Sigorta Genel Müdürü Ali Esen, 17 Ağustos 1999 depreminden sonra Sakarya'da 73 bin 500 konutun sigortasız olduğunu belirterek, herkesi evini sigortalatması yönünde uyarılarda bulundu.

Birinci derece deprem bölgesi olan Sakarya’da bulunan 194 bin 190 konuttan 120 bin’i Afet Sigortaları Kurumu’na (DASK) zorunlu deprem sigortası yaptırdı. Esen Sigorta Acentesi Genel Müdürü Ali Esen, evlerini sigortalatmayan vatandaşları en kısa zamanda sigorta yaptırmaya davet etti.

Esen: “73 bin konutumuz hala sigortasız yaşıyor”
Esen Sigorta Genel Müdürü Ali Esen konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bölgemizde, Sakaryamızda Doğal Afet Kurumu olarak Sakarya’daki tüm meslektaşlarım ve acenteler üzerinden vatandaşımıza zorunlu deprem sigortasının faydaları konusunu anlatmak istiyoruz. Bölgemizde büyük acı yaşadığımız 17 Ağustos 1999 depremi sonrasında kurulan Doğal Afet Kurumu (DASK), ilçelerimiz dahil 194 bin binamız söz konusu. Sigorta yapılabilir, sağlam bina stoğumuz 194 bin 190 tanedir. Bugün itibariyle geldiğimiz nokta, 120 bin vatandaşımız evini düzenli bir şekilde sigorta yaptırmış durumda. Geriye kalan sayı gerçekten çok yüksek. 73 bin 500 konutta vatandaşlarımız şu anda sigortasız olarak yaşıyor. Depremlerin ülke ekonomisine ve Sakaryamıza vermiş olduğu zarar ortada. Sigorta yaptırmayan vatandaşlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Bugün, bir vatandaşımız en yakın sigorta acentesine gidip biran önce sigortasını yaptırması gerekiyor. Olası bir depremden bahsediyoruz. Kurban Bayramı’nda maalesef Manisa bölgemizde bir deprem yaşanmış, 4.6 ve 4.9 şiddetinde. Özellikle İstanbul depremi ve Sakarya’ya yansımaları çok konuşuluyor. Olası bir deprem tehlikesine karşı her türlü tedbiri almalıyız ve evimizi depreme karşı sigortalatmalıyız. Her vatandaşımız, her ev sahibi ister bir adet konut olsun ister üç adet gelsinler, tapu kayıtlarıyla beraber bizlere deprem sigortası yaptırsınlar. Doğal Afet Kurumu’nun tanımış olduğu çok güzel imkanlar ve ödeme kolaylıkları da söz konusu. Mesela düzenli ödeyen bir vatandaşımıza yüzde yirmiye varan indirim yapıyoruz. Bu ödenen miktarlar yıllık ve kesinlikle bir vergi değil. Buradan 73 bin 500 vatandaşımıza sesleniyorum; bir an önce gelsinler deprem sigortalarını yaptırsınlar. Olası bir depremde devletimiz her türlü yardıma koşmuştur ve yine koşacaktır. Kimseye muhtaç olmadan, deprem sigortanızı yaptırın” dedi.

Remzi Şimşek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta nefes kesen çığ tatbikatı: Ekipler zamanla yarıştı Kars’ta AFAD ve UMKE koordinasyonunda çok sayıda ekibin katılımıyla gerçekleştirilen çığ tatbikatı gerçeğini aratmadı. Senaryo gereği çığ altında kalan vatandaşları kurtarmak zamanla yarışan ekiplerin performansı dikkat çekti. Kars Valiliği koordinesinde, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tarafından Sarıkamış Osman Yüce Kayak Merkezi bölgesinde geniş kapsamlı bir çığ tatbikatı düzenlendi. Bölgenin zorlu kış şartlarına hazırlıklı olmak amacıyla yapılan tatbikata AFAD, UMKE, jandarma, itfaiye, Kızılay ve kara yollarından çok sayıda personel ve tam donanımlı araç katıldı. "Kar altında yaşam mücadelesi" Senaryo gereği, bölgede meydana gelen çığ sonrası 3 vatandaşın kar kütleleri altında kaldığı ihbarı üzerine ekipler teyakkuza geçti. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, kar motorları ve paletli araçlarla bölgeye intikal etti. "Dedektör köpekler ve sondalar devreye girdi" Arama kurtarma köpeklerinin de destek verdiği çalışmalarda, ekipler kar altında kalanların yerini tespit etmek için bölgeyi didik didik aradı. Sonda çubuklarıyla yapılan fiziksel aramalar sonucunda 2 yaralı, 1’de hayatını kaybeden vatandaşların yerleri belirlendi. Kar kürekleriyle hummalı bir çalışma yürüten ekipler, kısa sürede kazazedelere ulaştı. "İlk müdahale karın altında yapıldı" Kar altından çıkarılan yaralılara ilk müdahale, UMKE ekipleri tarafından olay yerinde yapıldı. Sedyelere alınan yaralılar, paletli ambulanslarla güvenli bölgeye taşınarak sağlık kuruluşlarına sevk edildi. "Her an göreve hazırız" Tatbikatı hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan AFAD Kars İl Müdürü Ömer Bozkurt, "Her şeyden önce hepinizin bildiği gibi ülkemiz bir afet ülkesi, afetlerle birlikte yaşamı, afetlerle birlikte mücadele, afetlere karşı bilinçli toplum oluşturmak hedefi üzerine tatbikatlarımızı gerçekleştiriyoruz. Bugün de Sarıkamış ilçemizde çığ tatbikatımızı gerçekleştirdik. Senaryomuzu göre, 2 vatandaşım çığ altında yaralı, 1’de hayatını kaybetmiş olmak üzere 3 vatandaşımız çığ altında kaldı. Ekiplerimiz ile birlikte tatbikatımızı gerçekleştirdik. Bu tatbikat kurumlar arası iş birliğini, koordinasyonu güçlendirdiğini gördük. Bundan sonra oluşabilecek afetlerde daha hızlı, daha etkin müdahale edebilmek için planlarımızı yapıyoruz" dedi. Sarıkamış ilçesinde geniş katılımla yapılan çığ tatbikatı, yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi. Tatbikat ekiplerin uyum içerisinde çalışması kameralara yansıdı. Kars’ta ekiplerin olası afet durumlarına karşı hazır olduğu görüldü.
İstanbul New York Times’ın yarışmasında İzmirli öğrencilerden başarı tablosu Gökkuşağı Koleji İzmir Şubesi lise öğrencileri, dünyanın en prestijli yayın organları arasında yer alan New York Times tarafından düzenlenen "Tiny Memoir Contest" (Kısa Anı Yarışması) kapsamında binlerce rakibini geride bırakarak büyük bir başarıya imza attı. Uluslararası IB ve Cambridge akreditasyonlarına sahip Gökkuşağı Koleji, İzmir şubesinde eğitim gören 8 lise öğrencisi, New York Times’ın düzenlediği ve dünya genelinden tam 14 bin 232 eserin katıldığı "Tiny Memoir Contest" kısa anı yazma yarışmasında Türkiye’yi başarıyla temsil etti. 14 bin eser arasından ilk yüzde 20’ye Öğrencilerin kişisel hikayelerini özgün anlatım ve edebi derinlikle kaleme aldığı yarışmada eserler; dil kullanımı, anlatım bütünlüğü ve özgünlük kriterleri doğrultusunda değerlendirildi. Bu kapsamda Gökkuşağı Koleji öğrencileri, 14 bin 232 başvuru arasından sıyrılarak ikinci tura yükselmeye hak kazandı ve yarışmanın en güçlü aşamalarından birine adım attı. İkinci turda yarışan 2 bin 358 seçkin eser arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda ise öğrenciler, ilk yüzde 20’lik dilimde yer alarak hem jüri üyelerinin hem de organizasyonun takdirini kazandı. Elde edilen bu başarı; öğrencilerin edebi yetkinliğini, kendini ifade etme becerisini ve düşünme gücünü ortaya koyarken, Gökkuşağı Koleji’nin nitelikli eğitim yaklaşımını da güçlü bir şekilde yansıttı. "Uluslararası vizyonumuzun meyvelerini topluyoruz" Gökkuşağı Koleji İzmir (Çiğli) Şubesi Müdürü Pınar Değirmenci, İstanbul Gelişim Üniversitesi ile aynı uluslararası vizyonu paylaşan ve nitelikli eğitim anlayışıyla "K12’den Üniversiteye" sürdürülebilir bir başarı modeli benimseyen Gökkuşağı Koleji adına bu başarının tesadüf olmadığını belirtti: "Öğrencilerimizin İngilizceyi sadece bir iletişim aracı olarak değil, kendilerini ifade edebilecekleri bir sanat dalı olarak kullanmaları bizler için gurur verici. New York Times gibi dünya devlerinin değerlendirdiği bir platformda, bu denli yüksek bir rekabet içinde ilk yüzde 20’ye girmek, kolejimizin uluslararası eğitim anlayışının ve öğrencilerimizin entelektüel derinliğinin bir kanıtıdır." Cambridge Eğitim Programı’nın kazandırdığı eleştirel düşünme ve yazma becerileriyle donanan Gökkuşağı Koleji öğrencileri, elde ettikleri bu başarıyla hem İzmir’in hem de Türkiye’nin adını uluslararası edebiyat çevrelerinde duyurdu.
İzmir Karagöz ve Hacivat’ın 700 yıllık ışığı dijital çağa direniyor Modern teknolojinin ve dijital eğlence dünyasının kuşatması altındaki geleneksel Karagöz ve Hacivat sanatı, İzmirli "Hayalbazlar"ın ellerinde hayat bulmaya devam ediyor. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, 700 yıllık geçmişinden aldığı güçle dijital çağın ekranlarına karşı beyaz perdeyi savunuyor. Tarihi sahnelerden kültür merkezlerine, dijital platformlardan mahalle meydanlarına kadar her alanda sergilenen Karagöz ve Hacivat sanatı, özellikle Ramazan aylarında yoğunlaşsa da yılın her döneminde yeni nesille buluşturulmaya çalışılıyor. Dana veya deve derisinden sabırla işlenen tasvirler, kök boyalarla renklendirildikten sonra bir mum veya ampul ışığının yardımıyla beyaz perdeye yansıtılıyor. Tek bir sanatçının (Hayalbaz) onlarca farklı karakteri aynı anda seslendirmesi ve doğaçlama yeteneğiyle harmanlanan oyunlar, izleyiciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Bu kadim sanatın yaşatılmasındaki temel amaç, sadece bir eğlence sunmak değil; toplumsal hoşgörüyü, kültürel kimliği ve usta-çırak ilişkisine dayanan zanaatkarlığı gelecek kuşaklara aktarabilmek. "Z kuşağına gölgeyle ulaşıyoruz" Son dönem hayalbazlarından olan Tuncer Savcı, Karagöz ve Hacivat sanatını yaşatmaya ve gelecek kuşaklara tanıtmaya gayret ediyor. Çocukların ekranlara hapsolmuş durumda olduğunu belirten Savcı, "Ancak perdenin bir başka büyüsü var. Karagöz’ün o saf patavatsızlığı ve Hacivat’ın bilgeliği, bugün sosyal medyadaki içeriklerden çok daha sahici bir aynalık yapıyor topluma. Biz sadece deri oynatmıyoruz, bir felsefeyi yaşatıyoruz." dedi. Tasvir yapımının zorluğu ve ekonomik kaygılar nedeniyle yeni çırakların yetişmemesi, bu 700 yıllık ışığın sönme riskini de beraberinde getiriyor. Tuncer Savcı, bu sanatın sadece "nostalji" olarak görülmemesi ve eğitim müfredatlarında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.