TEKNOLOJİ - 09 Nisan 2014 Çarşamba 16:11

Samsung yeni telefonu Galaxy S5´i ve Gear modellerini tanıttı

A
A
A
Samsung yeni telefonu Galaxy S5´i ve Gear modellerini tanıttı

Samsung Electronics, tüketicilerin merakla beklediği yeni nesil Galaxy S5 ile giyilebilir teknolojinin özgürlüğünü, kolaylığını ve tarzını bir üst seviyeye taşıyan Gear 2’yi tanıttı.

Tüketiciler için önemli olan noktalara odaklanarak geliştirilen yeni Galaxy S5, sağlıklı bir yaşam için geliştirilmiş fitness özelliklerini, gelişmiş kamera işlevlerini ve gelişmiş cihaz koruma özelliklerini şık bir tasarımla bir araya getiriyor. Samsung Gear 2 ve Gear Fit ise en iyi giyilebilir teknoloji deneyimini sağlamak üzere tüketicilere tamamen entegre bir mobil yaklaşım sunuyor. Kömür siyahı ve parlak beyazı takiben elektrik mavisi ve bakir altın renk seçenekleri ile satışa sunulacak olan Galaxy S5’in tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatı 16 GB için 2 bin 199 TL, 32 GB için 2 bin 299 TL olarak belirlendi. ‘Kömür siyahı’, ‘altın kahverengi’ ve ‘turuncu’ renk seçeneklerine sahip Gear 2 bin 799 TL; siyah, turuncu ve gri renklerde tüketiciyle buluşacak Gear Fit ise 549 TL’lik tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatı ile sunulacak.

Samsung Electronics Türkiye Başkanı Yoonie Joung, tanıtılan yeni ürünlerle ilgili değerlendirmesinde, Galaxy S5’in Samsung’un “insanlardan ilham alan inovasyon” vizyonunun bir parçası olduğunu vurguladı. Joung, şunları söyledi:

“Günümüzde tüketiciler, karmaşık bir teknolojiyi değil, ihtiyaç ve beklentilerine uyacak bir mobil deneyim arayışındalar. Stil sahibi görünüm, yüksek kamera performansı ve kendilerini zinde tutacak teknolojilere ilgi duyuyorlar. Pazardaki en rekabetçi ve premium akıllı telefon olan Galaxy S5 de tüm bu özellikleri sunacak şekilde tasarlandı. Üst düzeyde mobil entegrasyonu ve en gelişmiş mobil deneyimi vaat eden yeni Gear Fit ve Gear 2 ise tüketicilerin günlük yaşamlarına birebir uyum sağlayacak.”

GALAXY S5 ZENGİN VE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ BİR MOBİL DENEYİM İÇİN TASARLANDI

Yeni Galaxy S5; 16 megapiksellik arka kamerası, gelişmiş menü ve arayüzü ile birlikte üstün kamera işlevleri sayesinde kullanıcıların zahmetsizce fotoğraf çekmelerini, düzenlemelerini ve kolayca paylaşmalarını sağlıyor. Galaxy S5, 0,3 saniyeye kadar odaklanma sağlayan dünyanın en hızlı otomatik odaklanma özelliğini sunuyor ve gelişmiş yüksek dinamik aralığı (High Dynamic Range) özelliği ile tüm koşullarda doğal ışık ve renkleri göz alıcı bir yoğunlukta görüntüleme deneyimi sunuyor. Aynı zamanda Galaxy S5’in yeni seçilebilir odak özelliği, kullanıcıların aynı anda bir nesnenin belirli bir alanına odaklanmasını sağlarken, arka planı bulanıklaştırabiliyor. Bu özellik ile kullanıcıların sığ alan derinliği (DOF) etkisi oluşturmak için özel bir lens setine ihtiyacı kalmıyor.

Galaxy S5, IP67 toza ve suya dayanıklılık standardına sahip. Bunun yanı sıra cihaz, güvenli ve biyometrik ekran kilitleme özelliği sunan parmak izi tarayıcı özelliği ile tüketicilerin güvenle kullanabilecekleri bir mobil ödeme deneyimi sunuyor. Ultra güç tasarrufu modu, ekranı siyah beyaz görünüme çeviriyor ve pil tüketimini en aza indirmek için tüm kullanılmayan özellikleri kapatıyor. Galaxy S5’in 2800 mAh’lik pili 390 saat bekleme, 21 saat konuşma süresine imza atıyor. Galaxy S5, “ultra güç koruma modu” ile 12 güne kadar bekleme süresine ulaşıyor.

Gelişmiş S Health 3.0 özelliğine sahip yeni Galaxy S5, kullanıcıların sağlıklı ve formda kalmalarına yardımcı olacak daha fazla araç sunuyor. Galaxy S5 adım ölçer, diyet ve egzersiz kayıtları ile yeni kalp atış hızı monitörü de dâhil olmak üzere sunduğu özelliklerle kullanıcılar için kişisel egzersiz koçu görevini görüyor. Galaxy S5 kullanıcıları cihazlarını zengin uygulama ekosistemi ve gerçek zamanlı egzersiz koçluğu sunan yeni nesil Gear ürünleri ile eşleştirerek, mobil deneyimlerini çok daha fazla kişiselleştirilebiliyor.

Samsung Galaxy S5 tüketicilerin günlük yaşamlarına anında uyum sağlayacak, daha zengin bir mobil deneyim için gelişmiş bir içerik dünyası sunuyor. Galaxy S5’te daha formda bir hayat için kişisel bir egzersiz koçu görevi gören RunKeeper’ın yanı sıra yüzlerce filme erişim sunan Samsung Sinema, Gameloft’un aksiyon, strateji, yarış, futbol, yapboz ve platform türünde her zevke uygun oyunlarını sunan Yüzde 100 Oyun ve hayatın her anında müzikten vazgeçemeyenler için dijital müzik platformu Deezer gibi tüketicilerin kendilerine ayıracakları zamanı daha eğlenceli ve keyifli kılacak içerikler de bulunuyor. Kullanıcıların iş bağlantılarını takip etme ve geliştirmelerinde fayda sağlayan Linkedin ise Galaxy S5’in iş dünyasına uygun içeriklerine ideal bir örnek. Aynı zamanda Galaxy S5’in 2 yıl süreyle ücretsiz 50 GB depolama olanağı sunan Dropbox uygulaması sayesinde kullanıcılar, rahatlıkla çektikleri fotoğraf ve videoları, yarattıkları belgeleri, kaybolma riski olmadan saklama şansına da sahip oluyor. Galaxy S5 ile birlikte sunulan katma değerli içerik desteği, kullanıcılara toplamda 700 dolardan fazla maliyet avantajı sağlıyor.

Mobil güvenli ödeme konusunda da fark yaratan Galaxy S5, PayPal işbirliği ile “parmak izi okuyucu kullanarak alışveriş ve ödeme yapma” imkânı sağlıyor. Samsung Galaxy S5 kullanıcıları artık hareket halinde veya mağazadayken PayPal ile kolay ve güvenli bir şekilde şifresiz alışveriş yapabilecekler.

GEAR 2 VE GEAR FİT: MOBİL ÖZGÜRLÜĞÜN GELECEK NESLİ

Giyilebilir teknoloji alanında öncü olan Samsung, Gear 2 ile mobil özgürlüğü bir üst seviyeye taşıyor. Gear Fit ise gelişmiş egzersiz özellikleri ile aktif hayata sahip kullanıcıların en iyi asistanı olmaya şimdiden aday. Gear 2 kullanıcıların gelen çağrıları ve mesajları yönetebilmelerine olanak tanıyarak tamamlayıcı bir cihaz olma özelliği taşıyor. Gear Fit ise gerçek zamanlı birer kişisel egzersiz koçu görevi görerek, daha sağlıklı bir yaşam için kullanıcıların kişiselleştirilebilir egzersiz programı oluşturabilmelerini ve kalp atış hızlarını izleyebilmelerini sağlıyor.

Kayış üstü yerine ana gövdeye eklenen kamerası ile Gear 2, şık ve güçlü bir akıllı cihaz. Kayışı değişebilen akıllı saat, “kömür siyahı, altın kahverengi ve turuncu” kayış rengi seçenekleri ile geliyor. Gear 2, kullanıcıların ruh hallerine ya da giysilerine en uyumlu rengi seçmelerine imkan sağlıyor. Aynı zamanda ana ekranın arka planı, saat yüzü ve yazı tipi, kullanıcıların tercihlerini yansıtacak şekilde kişiselleştirilebiliyor.

Gear 2, dâhili IrLED sensörü ve WatchON Remote uygulaması ile TV ya da set üstü cihazlar gibi elektronik ürünleri kontrol etme özelliği ile kullanıcılara daha rahat bir kontrol sağlıyor. Bluetooth kulaklık ile tek başına kullanılabilen müzik çaların eklenmesi ise kullanıcıların akıllı telefonlarını evde bıraksalar dahi hareket halindeyken müzik dinleyebilmelerini mümkün kılıyor. Tizen tabanlı ilk platform olan Gear 2, kullanıcıların çok sayıda Samsung cihaza bağlanabilmesinin yanı sıra, gelişmiş bir uygulama ekosistemine erişmelerini de sağlıyor.

Kavisli Super AMOLED ekrana ve “siyah, turuncu ve gri” renk seçeneklerine sahip Gear Fit, bileğe rahatça oturacak şekilde tasarlandı. Hareket halindeyken de “e-posta, SMS, alarm ve S-planner” gibi Galaxy akıllı telefonlarından gelen bildirimlere anında ulaşmayı sağlayan Gear Fit, kullanıcılara günlük egzersiz bantlarından çok daha fazlasını sunuyor.

Bu arada tüketiciler, Nişantaşı Samsung mobil mağazasında en yeni ürünleri deneyip, kısa bir zaman içerisinde teknik servis ve bakım hizmetlerinden hızlı bir şekilde yararlanabiliyor. Türkiye’deki en büyük mağaza içi eğitim alanını bünyesinde barındıran Samsung Mobil Nişantaşı, aynı anda 16 kişiye ürünler hakkında detaylı eğitim verebiliyor. Barındırdığı en büyük “Smart Launch” alanı ile uzman danışmanlar, aynı anda 5 kişiye yazılım güncelleme, veri aktarımı, uygulama yükleme ve efektif kullanım konularında destek verebiliyor. Samsung, Nişantaşı mağazası içinde çocuklar için de özel bir alan bulunduruyor. Samsung’un çocuklara yönelik geliştirdiği cihazların sergilendiği alanda aileler mağazayı ziyaret ederken çocuklar da kendilerine özel ürünleri deneyimleyip oyun oynayarak vakit geçirebiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" dedi. ATO 10 No’lu Basın-Yayın Meslek Komitesi ile Ankara Sanayi Odası (ASO) 8 No’lu Kağıt Ürünleri ve Baskı İşleri Sanayi Meslek Komitesi ve Ankara Matbaacılar Odası’nın da katılımıyla, ATO Duatepe Salonu’nda ortak istişare toplantısı gerçekleştirdi. Nitelikli işgücü ihtiyacı, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm süreci, ham maddeye erişim, artan üretim maliyetleri ve ihracat potansiyeli başta olmak üzere sektörün gündemindeki konuların ele alındığı toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran ve ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal ile ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Matbaacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Gürbüz katıldı. "Kağıt ve baskı sektörü 20 bin işletme ve 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor" Toplantının açılışında konuşan ATO Başkanı Baran, kağıt ve baskı sektörünün stratejik önemine dikkat çekerek, "Kağıt ve baskı sektörü, eğitimin, ticaretin, gıdanın, reklam ve tanıtımın, lojistiğin temel taşı niteliğinde. Ülke genelinde sektörde faaliyet gösteren yaklaşık 20 bin işletme, 200 binden fazla kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. Sektör; ambalaj, karton, oluklu mukavva ve baskılı ürünler başta olmak üzere, dünyada yıllık milyarlarca dolarlık bir ekonomik hacim üretiyor" açıklamalarında bulundu. "Kağıt ve baskı sektöründeki firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle ihracata da katkı sağlıyor" Son yıllardaki dijitalleşme sürecinin gazete, dergi ve kitap baskılarını azalttığına, buna rağmen e-ticaretin büyümesiyle ambalaj talebinin arttığını ifade eden Baran, "E-ticaretin büyümesi, ambalajlı ürün talebinin artması, sürdürülebilir ve geri dönüştürülebilir ambalaj çözümlerinin önem kazanması sektörü bir yandan büyütürken, bir yandan da dönüştürmeye başladı. Kağıt ve baskı sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız, yüksek katma değerli üretimleriyle yalnızca iç pazara değil, ihracata da katkı sağlıyor. ABD, Almanya, Çin, Fransa, Kanada gibi ülkeler en fazla basım sanayi ürünü ithal eden ülkeler olarak dünyada öne çıkıyor. Türkiye’nin bu alandaki ihracatı henüz sınırlı olmakla birlikte, önümüzde önemli bir ihracat potansiyeli bulunuyor" şeklinde konuştu. Ankara’da bölgesel depolama alanı ihtiyacı var Kağıt ve baskı işleri sektörünün yaşadığı sorunlara dikkat çeken Baran, "Bu kapsamda, firmalarımızın dijitalleşme ve yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyecek teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi, içeride üretilebilecek hammaddelerin yeterli ve kaliteli şekilde üretilmesinin sağlanması, emek yoğun yapıya sahip basım işlerinde ihtiyaç duyulan nitelikli teknisyen ve operatör açığının kapatılması, yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılımın kolaylaştırılması ve sektörün küresel gelişmeleri yakından takip edebilmesinin sağlanması, Ankara’da ham maddeye erişimi kolaylaştıracak bölgesel depolama ve lojistik çözümlerin geliştirilmesi ve kümelenme modellerinin hayata geçirilmesi, kayıt dışılıkla ve korsanla mücadele, vergi uygulamaları ve işletmelerimizin güç birliği yaparak ölçek büyütmeleri gibi başlıklar da sektörümüzün gündeminde önemini koruyor" diye konuştu. "2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde" Kağıt ve ambalaj ekosisteminin imalat sanayinin sessiz ama güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu belirten ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, "2024 yılı verilerine göre kağıt ve kağıt ürünleri imalat sanayiinde 3 bin 681 girişim faaliyet gösteriyor ve yaklaşık 100 bin kişiye istihdam sağlanıyor. 2025 yılı itibarıyla kağıt hamuru ve bazlı ürün ihracatımız 3,4 milyar dolar düzeyinde. Basım sanayiinde ise 12 binin üzerinde girişim ve 60 bin civarında istihdam söz konusu" ifadelerinde bulundu. "Ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri ekosistemin omurgasını oluşturuyor" Ankara’nın savunma, havacılık, makine, medikal ve elektronik gibi alanlarda güçlenen sanayi kimliğinin arkasında ambalaj ve basım kapasitesinin vazgeçilmez bir tamamlayıcı rol üstlendiğini vurgulayan Ardıç, "Savunmadan medikale, eğitimden e-ticarete kadar pek çok alanda sertifikasyon, izlenebilirlik, ambalaj standardı ve güvenlikli basım süreçleri bu ekosistemin omurgasını oluşturuyor. Bu ekosistem yalnızca iç pazara çalışmıyor dış destinasyonlarla rekabet ediyor ve net döviz kazandırıyor. Enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki oynaklık ve finansmana erişim güçlükleri rekabet gücünü doğrudan etkiliyor" diye konuştu. Yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ardıç, enerji verimliliği, geri dönüşüm altyapısı ve modernizasyon yatırımlarına erişilebilir finansman sağlanmasının kritik olduğunu ifade etti. Toplantıda, Başkent’in matbaa sektörünün bulunduğu Kazım Karabekir bölgesinde işletmelerin, kentsel dönüşüm nedeniyle taşınma baskısı altında bulundukları ancak, ağır sanayi niteliği taşıyan matbaa makinelerinin taşınma maliyetinin yüksekliği nedeniyle sıkıntı yaşadıkları belirtildi. Nitelikli iş gücü temininde yaşanan zorlukların da gündeme geldiği toplantıda, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, okul-sanayi iş birliğinin artırılması ve sektörde ölçek ekonomisini destekleyecek kümelenme ve güç birliği modellerinin geliştirilmesi başlıkları öne çıktı.
İstanbul Kartallılar Ramazan’ın ilk iftarında aynı sofrada buluştu Ramazan ayının başlamasıyla birlikte ilçe genelinde kapsamlı bir hazırlık sürecini tamamlayan Kartal Belediyesi, ilk iftar programında yoğun katılıma ev sahipliği yaptı. Koşuyolu Kalp Hastanesi Otoparkı ile Yalı Yunus Topselvi Kültür Merkezi Taziye Evi gibi merkezlerde kurulan sofralar, Kartallıların bir araya gelmesine vesile olurken; Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma geleneği bu yıl da güçlü şekilde yaşatıldı. Ramazan’ın ilk iftarını Koşuyolu Kalp Hastanesi’ndeki iftar sofrasında komşularıyla birlikte yapan Başkan Gökhan Yüksel, Yüksel, "Kartal’da kurduğumuz her sofra, sosyal belediyeciliğin somut hâlidir; dayanışmayı yalnızca sözle değil, aynı masada yan yana gelerek büyütüyoruz." mesajını verdi. Koşuyolu Kalp Hastanesi Otoparkı’nda kurulan sabit iftar ve sahur alanı; özellikle hasta yakınları, sağlık çalışanları ve iftar saatinde evine yetişemeyen vatandaşlar için önemli bir buluşma noktası oldu. Kartal Belediyesi personeli tarafından özenle hazırlanan iftar menüleri, düzenli organizasyon ve titiz bir planlamayla vatandaşlara hizmet verdi. "Kartal’da kurduğumuz her sofra, sosyal belediyeciliğin somut halidir" İftar öncesinde çadır alanını ziyaret eden Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, masaları tek tek dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti, Ramazan ayını tebrik etti ve taleplerini dinledi. Ezanın okunmasıyla birlikte komşularıyla aynı sofrada buluşan Başkan Yüksel, Ramazan’ın toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönüne dikkat çekti. Başkan Yüksel konuşmasında, "Belediyecilik yalnızca altyapı hizmeti üretmek değildir; kentte yaşayan herkesin aynı duyguda, aynı zeminde buluşabileceği alanlar oluşturmaktır. Ramazan sofralarımız da bu anlayışın bir parçası olmuştur, olmaya da devam edecektir. Kartal’da kurduğumuz her sofra, sosyal belediyeciliğin somut halidir; dayanışmayı yalnızca sözle değil, aynı masada yan yana gelerek büyütüyoruz" ifadelerini kullandı. Taziye Evi’nde de Kartallılar aynı sofrada Kartal Belediyesi’nin bir diğer sabit iftar noktası olan Yalı Yunus Topselvi Kültür Merkezi bünyesindeki Taziye Evi’nde de vatandaşlar yine aynı sofrada buluştu. Uzun masaların yan yana kurulduğu alanda ezan öncesi sessiz bir bekleyiş hâkim olurken, aileler ve komşular birlikte iftar saatini bekledi. İftarlıkların dağıtılmasıyla birlikte paylaşılan iftar sofrası ve edilen sohbetler, Taziye Evi’ni Ramazan’ın manevi atmosferini yansıtan sıcak bir buluşma mekânına dönüştürdü. İftar vaktinde sıcak çorba ikramı Sabit iftar noktalarının yanı sıra belediye ekipleri, iftar saatinde yolda olan vatandaşları da unutmadı. Metro ve Marmaray gibi yoğun toplu taşıma noktalarında konumlandırılan mobil ikram araçlarıyla sıcak çorba dağıtımı gerçekleştirildi. İş çıkışı evine yetişmeye çalışan vatandaşlara iftar vaktinde yapılan ikramlarla Ramazan’ın paylaşma kültürü Kartal’ın sokaklarına taşındı.
İstanbul Beykoz’da sıfır atıkla mama üretimi başladı Beykoz Belediyesi, Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı’nda hayata geçirdiği Sıfır Atık Mama Üretim İstasyonu ile hem sahipsiz can dostların beslenme ihtiyacını karşılıyor hem de yemek artıklarını geri dönüştürerek israfın önüne geçiyor. Sahipsiz hayvanların daha sağlıklı, dengeli ve sürdürülebilir şekilde beslenmesini amaçlayan yeni sistem, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel’in katılımıyla hizmete alındı. Gürzel, Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı’nı ziyaret ederek üretim sürecini yerinde inceledi, yetkililerden bilgi aldı ve üretilen mamalarla can dostları besledi. Beykoz Belediyesi tarafından Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı’na kazandırılan sistem; kırıcı, kompost (pişirme), pelet ünitesi olmak üzere üç ana üniteden oluşan entegre bir üretim hattı olarak hizmet veriyor. Kurulan altyapı sayesinde katı gıda içerikleri güvenli şekilde parçalanıyor, hijyenik şartlarda pişiriliyor, pelet haline getirilip kullanıma hazır hale getiriliyor. Yeni kurulan Sıfır Atık Mama Üretim İstasyonu ile birlikte, Beykoz Belediyesi’nin tesislerinde oluşan yemek artıkları geri dönüştürülerek, can dostlar için Veteriner Hekiminin gözetimin de hazırlanan özel rasyonlu (karbonhidrat, protein, mineral, vitamin, probiyotik vb. ürünlerin karışım oranı) mamalara dönüştürülüyor. Böylece hem gıda israfı azaltılıyor hem de sahipsiz hayvanların düzenli ve sağlıklı beslenmesine önemli katkı sağlanıyor. Bu çevreci ve sürdürülebilir üretim modeliyle Beykoz Belediyesi, atık olarak değerlendirilmesi muhtemel gıda artıklarını yeniden ekonomiye kazandırırken, Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı’ndaki can dostların günlük beslenme ihtiyacını da kendi imkânlarıyla karşılamayı hedefliyor. Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel çalışmaları yerinde inceledi Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, Hayvan Bakım Evi’ni ziyaret ederek yeni mama üretim sisteminin tüm aşamalarını yerinde inceledi. Üretim hattının çalışma prensipleri hakkında Veteriner İşleri Müdürü Zeynep Özbahar’dan bilgi alan Gürzel, sistemin hem çevresel hem de sosyal açıdan önemli bir kazanım olduğunun altını çizdi. Ziyaret sırasında yeni sistemle üretilen mamalarla Hayvan Bakım Evi ve Doğal Yaşam Alanı’ndaki can dostları besleyen Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, bu uygulamayla Beykoz Belediyesi’nin israfı önleyen, yemek artıklarını güvenli ve sürdürülebilir şekilde mamaya dönüştüren bir üretim altyapısı kurduğunu vurguladı. Beykoz Belediyesi, her canlısı için huzurlu ve güvenli bir kent olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde ilk iftar heyecanı Eskişehir’de paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin ön plana çıktığı Ramazan ayının ilk gününde Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerle birlikte iftar programı düzenlendi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Ramazan ayının ilk iftarında öğrencilerle bir araya geldi. Öğrenci Yemekhanesi’nde gerçekleştirilen iftar programına Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yusuf Özkay, Prof. Dr. Serpil Koçdar ve Prof. Dr. Erkan Erdemir ile yönetim kurulu üyeleri katılım gösterdi. Samimi bir ortamda gerçekleşen iftar yemeğinde öğrenciler, Rektör Adıgüzel ile aynı sofrayı paylaşarak sohbet etme imkânı buldu. Öğrencilerin talep ve görüşlerinin de dinlendiği programda Ramazan ayının üniversite topluluğu için taşıdığı anlam ve öneme vurgu yapıldı. "Öğrencilerimizin seçtiği menüyle Ramazan ayının ilk iftarını hep birlikte yaptık" Programda bir konuşma yapan Rektör Adıgüzel, "Bu güzel sofrada bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Ramazan ayının üniversitemize, öğrencilerimize ve tüm İslam âlemine hayırlı olmasını diliyorum. Ramazan’ın ilk günü aynı zamanda derslerimizin de ilk haftasına denk geliyor. Yeni eğitim-öğretim döneminin tüm öğrencilerimiz için verimli ve başarılı geçmesini temenni ediyorum. Üniversitemizde sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda güçlü bir dayanışma ve paylaşım kültürünü de önemsiyoruz. Bu mübarek ayın, birlik ve beraberliğimizi pekiştirmesini; öğrencilerimizin hem akademik hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlamasını diliyorum." Ramazan ayı boyunca Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerin bir araya gelmesini sağlayacak çeşitli sosyal ve kültürel etkinlikler devam edecek.