DİĞER SPORLAR - 13 Ocak 2022 Perşembe 11:06

Sanal alemden gerçek pistlere uzanan kariyer

A
A
A
Sanal alemden gerçek pistlere uzanan kariyer

Milli motor sporcusu Cem Bölükbaşı, 2022 sezonunda Charouz Racing System takımıyla Formula 2 Dünya Şampiyonası’nda yarışacak. Simülasyondan gerçek yarışlara adım atan genç sporcu, Türk halkının çok fazla destek olduğunu söyleyerek, "Bu hikayenin Formula 1’e kadar gitmesi için uğraşıyoruz" dedi.

F1 Esports'tan Formula 2'ye yükselen tarihteki ilk pilot olan Cem Bölükbaşı, Formula 2'de 14 hafta sürecek sezonda 28 yarışa katılacak. İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, 2022 yılı takviminde Formula 2 süreci hakkında bilgiler veren genç sporcu, "Uzun bir sezon bizi bekliyor. Formula 1 tarihinde 14 hafta sonu, 14 farklı ülke, 28 yarış, o yüzden marttan itibaren hatta ocak ayından itibaren kendimizi geliştireceğimiz, tecrübeleneceğimiz uzun bir süreç bekliyor. İnşallah güzel bir sezon olacak" dedi.

Sanaldan gerçeğe uzanan kariyer

Formula 2 yarışları öncesi rakiplerine oranla avantaj ve dezavantajları hakkında değerlendirmede bulunan Bölükbaşı şöyle konuştu:

"Simülatörden geliyor olmam en büyük avantajım olacak. Diğer yarışçıların aksine farklı bir kişilik ile geliyorum. E-spor kısmından, sanaldan gerçeğe hikayesi ile geliyorum. Dezavantaj olarak, diğerlerine göre daha az tecrübede olduğum olabilir ancak şu anda onu dezavantaj olarak görmüyorum."

"Simülasyon sayesinde farkı kapattım"

Simülatörden binlerce yarış yaptığını ve bu sayede gelişimine çok katkısı olduğunu belirten Cem Bölükbaşı, "Rakiplerime göre az tecrübem olduğu için onlarla bir şekilde aynı seviyeye geldiysem bu farkı kapayabiliyorsam simülasyon sayesinde oldu. Benim en büyük antrenmanım sanal dünyada oldu. Gerçekteki farkı sanaldan kapatmaya çalıştım" ifadelerini kullandı.

"Türk halkının desteği artarak devam ediyor"

Spor kariyerinde Türk halkından çok destek gördüğünü de söyleyen genç sporcu, kariyer planlaması hakkında da bilgiler vererek şunları söyledi:

"Bugünden sonra destekleri göreceğiz gibime geliyor. Şu ana kadar inanılmaz destek oldular. Bütün şampiyonalarda izlenmeler 10-20 katına çıktı. O desteğin de her geçen gün artarak devam edeceğine inanıyorum. Formula 2 ile başladık bu sene en büyük adım atıldı. Bu hikayenin Formula 1’e kadar gitmesi için uğraşıyoruz."

İsmail Yasin Akçın
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.