2015 GENEL SEÇİM - 25 Mayıs 2015 Pazartesi 12:33

Seçime 13 gün partilerin oy oranları

A
A
A
Seçime 13 gün partilerin oy oranları

20 ilde 4 bin 200 katılımcı ile yapılan 7 haziran seçimleri ile ilgili ankette AK Parti'ninı yüzde 45.2, CHP'nin yüzde 26.3, MHP'nin 15.4, HDP'nin ise yüzde 9.6 oy oranına sahip olduğu açıklandı.

Türkiye, 7 Haziran 2015'te yapılacak milletvekili genel seçimlerine hazırlanırken, araştırma şirketleri de seçmenlerin nabzını tutmaya devam ediyor. Genel seçim öncesi Politic's Araştırma Şirketi'nce yapılan son Türkiye Siyasi Gündem Araştırması, seçimlere kısa süre kala oy oranlarına ve kararsızların yönelimlerine ilişkin önemli ipuçları verdi.

Politic’s firmasının 17-23 Mayıs tarihleri arasında, 20 ilde 4 bin 200 katılımcı ile yüzde 95 güven aralığında ± 2 hata payı ile gerçekleştirdiği çalışma, yüz yüze ve bilgisayar destekli telefonla görüşme yöntemiyle yapıldı. Çalışmada, 'Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz' diye soruldu. AK Parti yüzde 45.2 oy oranı ile açık ara önde tespit edilirken, onu CHP yüzde 26.3 oy oranı ve MHP 15.4 oy oranı ile izledi. HDP ise yüzde 9.6 oy oranıyla ile barajın altında gözüküyor. Anket sonucuna göre SP + BBP(Milli İttifak ) oy oranı yüzde 2,59. Diğerleri ise yüzde 0,91.

KARARSIZ AK PARTİ SEÇMENİ PARTİSİNE DÖNÜYOR

Anket sonuçlarını incelediğimizde, bir ay öncesine kadar partisine mesafeli duran ve tepki gösteren Ak Parti seçmeni, Ak Parti'nin son 15 gündeki "koalisyon korkusuna vurgu yapan ve ekonomik istikrar temelli seçim kampanyası", Erdoğan ve Davutoğlu'nun şehir mitinglerinin de etkisi ile partisine destek vermeye başladı. 2011 milletvekili seçiminde Ak Parti'ye oy verdiğini belirten seçmenin yüzde 80'i tekrar Ak Parti'ye oy vereceğini belirtti, Bu oran CHP'li seçmende yüzde 92,5, MHP'li seçmende ise yüzde 82.5 olarak görünüyor. Anket sonuçlarına göre 2011 Milletvekili seçiminde Ak Partiye oy verdiğini belirten seçmenin yüzde 12'si Ak Parti'ye oy vermeyeceğini söylemekte, yüzde 8'i ise henüz kararsız. 2011 Milletvekili seçiminde CHP’ye oy verdiğini belirten seçmenin yüzde 4'ü CHP' ye oy vermeyeceğini söylerken, yüzde 3’ü ise henüz kararsız. 2011 Milletvekili seçiminde MHP’ye oy verdiğini belirten seçmenin yüzde10'u MHP'ye oy vermeyeceğini söylerken, yüzde 7,5'i ise kararsız.

GENÇLERDE MHP VE HDP, İLERLEYEN YAŞLARDA AK PARTİ VE CHP KENDİ ORTALAMASININ ÜZERİNDE

Anketteki ilginç ayrıntılardan biri ise seçmenlerin yaşı. AK Parti'yi tercih eden seçmen kitlesinin büyük bölümü 35-55 yaş aralığından, CHP'nin seçmen kitlesinin büyük bölümü 46 yaş üzeri vatandaşlardan, MHP' ve HDP'yi tercih eden seçmen kitlesinin büyük bölümü ise 18-35 yaş aralığındaki gençlerden oluşuyor. "Bu pazar seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz" sorusunda AK Parti en yüksek oy oranlarına 35-45 yaş grubunda yüzde 53 ve 65 üstü yaş grubunda yüzde 54 ile ulaşıyor Ak Parti'ye en düşük oy çıkan yaş grubu ise yüzde 31.6 ile 18-24 yaş grubu . CHP en yüksek oy oranlarına 45-54 yaş grubunda yüzde 30.7 ve 55-64 yaş grubunda yüzde 29.6 ile ulaşıyor. CHP'ye en düşük oy çıkan yaş grubu ise yüzde 21 ile 35-44 yaş grubu. MHP en yüksek oy oranlarına 18-24 yaş grubunda yüzde 21 ve 25-34 yaş grubunda yüzde 18.6 ile ulaşıyor. MHP'nin oyları 45 yaş üzerinde seçmende düşmeye başlıyor. 65 yaş üstü seçmen grubunda oy oranı yüzde 8.5 'e kadar düşüyor HDP en yüksek oy oranlarına 18-24 yaş grubunda yüzde 12 .6 ve 25-34 yaş grubunda 11,4 ile ulaşıyor. HDP'ye en düşük oy çıkan yaş grubu ise yüzde 8.4 ile 35-44 yaş grubunda. 

AK PARTİ KADINLARIN OYUNU ALIYOR

Ankete katılanların yüzde 50,4 erkek ve yüzde 49,6 kadın seçmen. Seçimlerde oy kullanacağını belirten kadınların yüzde 48,3’ü erkeklerin ise yüzde 41.7,'si AK Parti'ye oy veriyor. Bu rakamlar AK Parti'nin kadınlardan daha fazla rağbet gördüğünü gösteriyor. Kadınların yüzde 28.2'si erkeklerin yüzde 25.3'ü CHP'ye oy veriyor. Uzun süre sonra ilk defa seçim kampanyasını başarılı yürüten CHP kadın ve erkeklerde eşit oranlarda tercih edilen siyasi parti olarak dikkat çekiyor. Yine, oy kullanacağını belirten kadınların yüzde 11,6'sı erkeklerin yüzde 19,2'si MHP'ye oy vereceğini söylüyor. MHP, kadın seçmenlerce tercih edilmiyor. Kadınların sadece yüzde 5,6 sı oy vereceği parti konusunda kararsız olduğunu belirtiyor.MHP'nin son 15 günde kadın seçmene ulaşması zor gözüküyor

CHP, MARMARA VE EGE'DE OYLARINI ARTTIRDI

2011 milletvekili seçimlerinde partilerin Türkiye'nin bölgelerinde aldığı oylarla anketteki sonuçları karşılaştırdığımızda ,CHP'nin Marmara ve Ege bölgelerinde oylarını artırdığını (İstanbul da CHP oylarını artırıyor ) Marmara da oy oranını (yüzde 30.98'den yüzde 31.9 'a) Ege Bölgesinde ise (yüzde 35,73'den yüzde36,73 'e )çıkardığı görülüyor. CHP’nin Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde oylarının yüzde 5'in altına kadar düşmesi yine çalışmanın ilginç verilerinden İç Anadolu bölgesinde oy oranı ufak bir düşüş ile yüzde 20.8 seviyesinde görünüyor. MHP'nin İç Anadolu ve Ege Bölgelerinde oylarını artırdığını İç Anadolu da oy oranını (yüzde 15.34'den yüzde 18.3 'e) Ege Bölgesinde ise( yüzde 14.71'den yüzde 16,1 'e) çıkardığı görülüyor. MHP'nin beklenildiği üzere Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde oylarının yüzde 5'in altına düştüğü gözleniyor. MHP'nin en yüksek oy oranını yakaladığı bölge bir önceki milletvekili seçiminde de olduğu gibi yüzde 19.7 ile Akdeniz Bölgesi. Ak Parti'nin tüm bölgelerde oy oranının bir önceki seçimlere göre düştüğü gözleniyor. En az fire Karadeniz Bölgesi'nden. Geçen seçimde yüzde 58,22 olan Karadeniz Bölgesi'nde oy oranı ankete göre yüzde 56.2 düzeyinde. En fazla oy oranı düşüşü Güneydoğu Anadolu bölgesinde. Önceki seçimde bu bölgede yüzde 51,38 oy oranını yakalayan AK Partinin anketteki oy oranı yüzde 42.3 oranlarına kadar geriledi. Oy oranının yüzde 50'lerin üzerinde seyrettiği bölge sayısı 4'ten 2 'ye düştü. İç Anadolu Bölgesinde yüzde 50.9 ve Karadeniz Bölgesi'nde yüzde 56,2 oy oranı gözüküyor. HDP'nin ise parti olarak seçime girme kararı sonrası tüm bölgelerde oy oranını artırdığı gözleniyor. En fazla oy artışı Güneydoğu (yüzde 32’den yüzde 41’e) ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde (yüzde 27’den yüzde 34’e) çıkardığı gözükmektedir. Her ne kadar bu bölgelerde artış sağlasa da, iki bölgenin toplam seçmen sayısının, tüm seçmenin yaklaşık yüzde 13,2’sini teşkil ettiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.

AK PARTİ'NİN OYLARI MHP'YE, CHP'NİN OYLARI HDP'YE

Anket, 22 Haziran 2011'de yapılan Milletvekili seçimlerinde partilerin aldığı oy oranları referans alındığında, 7 Haziran 2015'te yapılacak genel seçimlerde partiler arasında yaşanması beklenen oy kaymalarıyla ilgili ipuçları da verdi. Ankete göre AK Parti'ye oy veren seçmenin yüzde 5,4’ü MHP’ye oy vereceğini belirtti. Bu oran MHP’nin Türkiye de oy oranını 2.6 puan arttırdı. Yine bir önceki seçimlere göre MHP'ye oy veren seçmenin yüzde 8,2'si ise CHP'ye oy vereceğini belirtti. Bu oran CHP'nin Türkiye de oy oranını 1.02 puan arttırdı.. Bir önceki seçimlere göre Ak Parti'ye oy veren seçmenin yüzde 3,1'i ise HDP'ye oy vereceğini belirtti. Bu oran HDP’nin Türkiye de oy oranını 1.5 puan arttırdı. Bir önceki seçimlere göre CHP'ye oy veren seçmenin yüzde 3,2'si ise HDP'ye oy vereceğini belirtti. Bu oran HDP’nin Türkiye de oy oranını 0.8 puan arttırdı

HDP BARAJI NASIL GEÇEBİLİR?

Uzmanlara göre, HDP'nin barajı aşabilmesi iki etkene bağlı. HDP'nin kuvvetli olduğu Avrupa da seçime katılım oranının yüzde 70'in altına düşmemesi. Zira Türkiye’de yüzde 9-10 bandındaki HDP oyları, yurtdışı anketlerde yüzde 14-18 bandında hareket ediyor. İkinci etken ise Türkiye genelinde seçime katılma oranı. 2011 yılında seçime katılım yüzde 83.2 olarak gerçekleşmişti. 7 Haziran seçimlerinde katılım oranı yüzde 85'in altında kalırsa HDP'nin barajı geçmesi yüksek ihtimal, yüzde 88-90 civarı katılım olursa HDP'nin barajı geçme ihtimali zayıflıyor. 2011 seçimlerindeki CHP ve MHP'li küskünlerin bu seçimdeki tavrı ve bu seçimde Ak Partili küskünlerin sandığa gidip gitmemesi HDP'nin barajı aşıp aşmayacağını belirleyecek

PARTİ TERCİH ETME SEBEBİ

Anket çalışmasında, "Bu pazar seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz" sorusunda parti ismi söyleyen seçmene, "bu partiye oy verme sebepleri" de soruldu. Ak Parti'ye oy vereceğini söyleyen katılımcılar tercih nedeni olarak "Ekonomik istikrar, partinin doğal lideri, daha iyisi yok, tek başına iktidar olma "cevabını verdiler. CHP’ye oy vereceğini söyleyen katılımcılar tercih nedeni olarak "Seçim vaatleri ve siyasi görüşüne uyması" cevabını verdiler. MHP’ye oy vereceğini söyleyen katılımcılar "Milliyetçilik, ülkücü olmak, Ak Parti hükümetinin gitmesi ve çözüm süreci" cevabını verdiler. HDP' ye oy vereceğini söyleyen katılımcılar ise "Kürt olması, barajı aşmasını istemesi ve çözüm süreci" cevabını verdiler. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir. Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye’nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."
İstanbul Selçuk İnan: "Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Galatasaray’ın kendisi için önemli ve kıymetli olduğunu belirterek, "Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Kocaelispor deplasmanda oynadığı Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, açıklamalarda bulundu. İki takımı da tebrik ederek sözlerine başlayan İnan, "Sahada güzel bir mücadele vardı. İki takım futbol oynamaya çalıştı. Maç berabere bitti. Aldığımız 1 puandan ötürü oyuncularımı tebrik ederim. Çok iyi mücadele ettiler. Böyle bir zamanda Galatasaray’a karşı oynamak kolay değil. Çok mücadele ettiler. Emeklerinin karşılığını da aldılar" diye konuştu. Galatasaray’ın stadına her geldiğinde farklı duygular beslediğini belirten Selçuk İnan, "Burası benim için önemli, kıymetli. Hayatımın çok önemli anlarını burada yaşadım. Düzgün oldum, mütevazı oldum, yine de gerçekler var. Bu sahada en çok maça çıkan oyuncuyum belki de, en çok kupa kazanan oyuncuyum, en çok kaptan olan, en çok gol atan orta saha belki de, en çok asist yapan. 15 kupa kazandım. Bunlar çok kolay başarılar değil. Bunları başarırken hep bu Selçuk İnan’dım yine. Birçoğunuzun beğenmediği, sessiz kaldığımda eleştirdiniz. O zaman da şu anki karşınızdaki Selçuk İnan’dım. Yine öyle olacağım. Düzüm, ne olursa olsun haksızlığa gelmem. Kimsenin hakkını yemem, yemedim. Hiç kimseye saygısız yapmadım. Ne kadar bulmaya çalışsanız da yine de belki biraz üzüyorsunuz beni ama yine doğru bildiğim yoldan gidiyorum. Çok bunlara girmek istemiyordum. Ahlaklı olmak başka bir şey, düz olmak başka bir şey. Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Çünkü ben buyum. Hiçbir kötüye çekmeye uğraşmayın. Galatasaray’da uzun yıllar kaldım. Bütün hayatımla buraya verdim. Şimdi Kocaelispor’dayım. Onlar için çalışıyorum, emek veriyorum. Hiçbir kötü şeyin arkasından gitmedin, gitmeyeceğim. Yanlışlar gördüm, tepkimi koydum ama siz bunu görmedeniz, görmeyeceksiniz de. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar. Ben hayatım boyunca içimden ne geliyorsa öyle davrandım. Bundan sonra da bu Selçuk İnan, bu şekilde davranmaya devam edecek" şeklinde konuştu. Hedefler olmadan yaşanmadığını ifade eden yeşil-siyahlıların teknik direktörü, "Çok zor şartlar altında bu takım kuruldu. 16 yıl sonra geldi. Buraya sahaya çılan 11’i neredeyse maaş bütçesi büyük takımlarda oynayan oyuncuların 1 oyuncusuna denk geliyor. İşimiz kolay değil. Artık çok daha zor. Bizim işimiz bu zoru başarmak. En azından o mücadeleyi göstermek. Kocaelispor bunu başarabilecek güçte. Ne olursa olsun taraftarımız takımlarını yalnız bırakmasınlar. Oyunculara destek olsunlar. Onlar bizim için bir güç. Onlardan isteyeceğim; bugüne kadar yaptıkları gibi yine destek olsunlar. Bizim için yeter" değerlendirmesinde bulundu. Maça sonradan girerek golü atan Bruno Petkovic için ise İnan, "Petkovic bizim önemli bir oyuncu. Bu maçları oynamayı bilen bir oyunculardan biri. Hazır değil. Bizimle 3 antrenmana çıktı. Girdi, kalitesini gösterdi" dedi.
Ankara Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kocaelispor maçında puan kaybettikleri ama şampiyonluk yarışında kendilerine güvenlerini asla kaybetmediklerini vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Kocaelispor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bu hafta 3 maç oynadıklarını hatırlatan Buruk, "Trabzonspor mağlubiyetiyle başladık ardından Göztepe galibiyeti geldi. Bugün de puan farkını devam ettirmek için kritik bir maçtı. İlk yarıdaki oyunumuzun iyi düşünüyorum. İkici yarıya kötü başlamadık ama devamında özellikle rakibimizin kalemize daha fazla geldiği yerde oyuncu değişikleri yaptık. Çok net pozisyonlar vermesek de golü kalemizde gördük. Devamında değişiklik yaptık, oyunu çevirmeye çalıştık. Son bölümde istediklerimizi yerine getiremedik. 1-1’lik sonuçla buradan ayrıldık. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyuncularıma çok güveniyorum. Onlarla birlikte bu zamana kadar çok büyük başarılara ulaştık. Yine avantaj bizde, önde olan biziz. Yine şampiyon olan biz olacağız diye düşünüyorum. Oyuncularıma çok güveniyorum" diye konuştu. "Bu yorgunluk elbet oluyor" Bu sezon 47 maça çıktıklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Çok büyük maç sayısına ulaştık. Bu yüzden takım üzerinde yorgunluk olabiliyor. 1 hafta 3 maç üst üste oynayınca bu yorgunluk olabilir. Oyun içerisinde belli yerlerde bunu hissedebiliyorsunuz. Bu yorgunluk elbet oluyor. Bu dönem daha zorlu geçen bir dönemdi. Özellikle Osimhen’in sakatlanması. Lang’ın parmağının kopması devamında yüzde 100 ile oynayamaması, Yunus’un aynı şekilde bir tek dün antrenman yaptı. Bugün son bölümde yeterince pozisyon bulamadık. Erken panik yaptık. Top dönüşlerinde saçma fauller yaptık. Her faulde oyun 45 saniye, 1 dakika arasında durdu. Bu da son bölümde daha sakin kalabilirdik. Bu yorgunluklar, bu dönemde çıkabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum" Ligde son 5 maç kala önde olan takım olduklarını ifade eden 52 yaşındaki teknik direktör, "Son 5 maça girdiğimizde önde olan takımız. Tek maça düşmemiz bizim için avantaj. Şampiyonlar Ligi’nde çok yoğun bir fikstürden çıktık. Bundan sonra daha çok hazırlanabileceğimiz ve Şampiyonluk moduna girebileceğimiz 5 maç var. Bundan önceki senelerde de bu tür puan kayıpları yaşadık. Devamında Galatasaray takımı şampiyonluk havasına girdikten sonra hep başardık, yine başaracağız. Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum. Bu hafta Gençlerbirliği ile oynayacağız. Kupa maçı var. Daha sonra Fenerbahçe maçı. Bu maçı atlatıp, toparlanacağız ve Gençlerbirliği ile oynayıp, bir sonraki maça hazırlanacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor" Kocaelispor maçı öncesinde yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Okan Buruk, "Kocaelispor camiasına değil. İlk maçtan sonra maç bitimi Kocaelispor’u tebrik ettik. Kocaelispor başkanının yaptığı açıklamalarının doğru olduğunu düşünmediğim için, bu maç bizim için önemli motivasyon olduğunu söyledi. Bu motivasyonu taraftarımız gösterdi. Futbolcularımız daha iyi gösterebilirdi. Taraftarımızın gösterdiği kadar bizim de göstermemiz gerekiyordu. Biz Galatasaray’ız. Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor. Galatasaray Stadı’na gelip, Galatasaray ile oynayan her takım puan almak için elinden geleni yapıyor. Kocaelispor futbolcuları da aldıkları 1 puandan dolayı tebrik ederim" diye cevap verdi. "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Şampiyonlar Ligi ile birlikte yoğun bir dönem geçirdiklerini belirten Buruk, sözlerini şöyle tamamladı: "12 Şampiyonlar Ligi maçı belki Türkiye’deki 24 maçına denk. Biz bu süreçleri kazanarak girdik. Bu tür puan kayıpları olacak. 47 maça çıktık. 12’si Şampiyonlar Ligi maçı. Takımın üzerinde yorgunluklar, sakatlıklar, form düşüklükleri öz güven eksiklikleri bunlar olabiliyor. Bugün bir hata yaptık. Biz öz güvenle yolumuza devam etmek zorundayız. Gönül isterdi puan farkı yükseklerde kalsın. Galatasaray takımı ne zaman şampiyon olacak diye herkes konuşuyordu. Rakibimizle şu anda 2 puanlık farkımız var. 2 hafta sonra da sahamızda oynayacağız. Göztepe maçında Barış’ın performansından memnun kaldığımız için onunla oynadık. Yunus ve Lang belki yüzde 100 olsalardı o eksiklikleri hissetmeden daha farklı bir şey de konuşabilirdik. Bu hafta bizim için zor bir haftaydı. Asprilla’yı, Göztepe’de çok güvenerek oynattım. O da sakatlanınca kulübeden gelen anlamında zorluklarımız oldu. Osimhen de antrenmanla başladı. Hafta onu kadroda olabilecek oyunculardan biri olacak diye umut ediyoruz. Bu hafta en güçlü şekilde maçımızı hazırlanacağız. Benim kafamda hiçbir şey değişmedi. Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik. Kendime, oyuncularıma ve taraftarıma güveniyorum. Onlarla birlikte bu şampiyonluğu hep beraber kutlayacağız."