MAGAZİN - 13 Kasım 2021 Cumartesi 09:58

Selahattin Taşdöğen: 'Türkiye’de sabah erken kalkan oyuncu oluyor'

A
A
A
Selahattin Taşdöğen: 'Türkiye’de sabah erken kalkan oyuncu oluyor'

Ünlü oyuncu Selahattin Taşdöğen, sinemalarda filmin en heyecanlı yerinde çatır çutur mısır yiyenlerle, sırf güzellikleri için rol verilen yeteneksiz mankenlere ateş püskürdü. Üç-dört bölümden sonra yayından kalkan saçma sapan dizilerden dert yanan Taşdöğen, maalesef bazı yapımcıların dolandırıcı olduğunu, kendisinin son 12 yılda 1,5 milyon lira alacağı biriktiğini söyledi.

Seminer için geldiği Bursa’da İHA mikrofonlarına konuşan tecrübeli aktör Selahattin Taşdöğen, Türkiye’de sabah erken kalkanın oyuncu olduğundan dert yandı. Usta oyuncu, sektörün sıkıntılarından bahsederek, “Bizim sektörde sıkıntı hep vardır ve hep olmuştur. Sıkıntılar setlerden ve şartlardan başlıyor, anlatmakla bitmiyor. Bir de önüne gelen herkes oyuncu Türkiye’de. Sabah erken kalkan bir bakıyorsun oyuncu olmuş. Türkiye’de bu kadar oyuncu vardı da biz mi bilmiyorduk? Nitelikli, niteliksiz, bir bakıyorsunuz, iki aylık, üç aylık eğitimlerle oyuncu olmuş.

Bir semt var Mecidiyeköy’de; her apartmanın altında bir tane kast firması, bir de küçük bir oda... Orada eğitim veriliyor. Kardeşim, eğitim veren kim? Uzmanlık alanı mıdır? Ders verebilecek yetenekte midir? Bunu denetleyen bir firma var mıdır, yok mudur? Hiçbir şeyimiz düzgün değil ki, oyunculuğumuz düzgün olsun. Denetlenecek bir sürü şey varken, gelip kimse sormuyor. Senin sigortan var mı, güvencen var mı diyen yok” şeklinde sitem etti.

Selahattin Taşdöğen: 'Türkiye’de sabah erken kalkan oyuncu oluyor'

“Bir sürü saçma sapan dizi var”

Dizileri de eleştiren Selahattin Taşdöğen, “Bir sürü saçma sapan diziler var. 3 bölüm, 4 bölüm oynayıp, ondan sonra yayından kalkıyor. Bizim örf ve adetlerimize uymayan bir sürü saçma dizi... Açıkçası ben bir oyuncu olarak bazen oynamaktan çekiniyorum. Filmler yapıyoruz, ipe sapa gelmez roller oynuyoruz. İş o kadar ucuzlamış ve ayaklar altına alınmış ki, bir bakıyorsun hiç tanımadığın, bilmediğin bir adam, 20-22 yaşlarında, bir dizide olayın kahramanı, yani başrolü, yakışıklı bir oğlan veya güzel bir kız. Aldığı eğitim sıfır, oyunculuk sıfır. Tek vasfı, sadece yüzünün güzel ve gözlerinin de yeşil olması. Kardeşim onun gözü yeşil değil mavi olsa ne yazar, siyah olsa ne yazar? Eğer o gözde duygu yoksa, oyunculuk adına bir şey yoksa ve bana aktaramıyorsa, ne yapayım ben onun gözünün rengini? Çünkü oyuncu değil o; birinin tanıdığı ve dürtüğüyle gelmiş oraya. Birinin tanıdığı olmuş, başrolü kapmış, ama götüremiyor. Götüremez, çünkü temeli yok. Temeli olmayan bir bina ise ilk sarsıntıda yıkılır. Onun için bu yakışıklı erkek, güzel kız sistemine bir son verip, oyunculuğa bakalım” dedi.

Sinemada mısır yiyenlere ateş püskürdü

Sinemalarda mısır satılmasına ve yenilmesine karşı olduğunu ifade eden Selahattin Taşdöğen, sözlerini şöyle sürdürdü:

Selahattin Taşdöğen: 'Türkiye’de sabah erken kalkan oyuncu oluyor'

“Küfürler espri konusu olmuş, seyircide gülüyor buna. Seyretmenin bile bir adabı vardır bir tiyatroda, bir sinemada. Elinde koskocaman mısır. Burada bilet alırken sana bir kova da mısır veriyor. Oturup orada mısır yiyip film izliyorsun. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Ben bu kadar ciddiyetsiz bir iş yaptığımızı zannetmiyorum. Sen orada, pür dikkat benim yaptığım şeyi, sağa sola fındık fıstık atarak, mısır atarak izleyemezsin. Böyle bir saygısızlık içerisinde bulunamazsın. Ben tam konsantre olmuşum, filmi ya da oyunu izliyorum, yanımdakinin çatırtusundan, çuturtusundan filmi izleyemiyorum. Sonra ışık yandığı zaman sinemanın pisliğini görüyorum. Niye hep mısır satıyorsunuz? Bilet mi satacaksınız, mısır mı satacaksınız, bir karar verin. Bu konu denetim altına alınsa iyi olur.”

Dolandırıcı yapımcılara tepkili

Bazı yapımcıların oyuncuları dolandırdıklarını iddia eden emektar aktör, “12 yıl dilimi içerisinde bir buçuk milyon liralık bir alacağım var. Ben hiçbir yapım firmasının ortağı değilim. Ben alacağım paraya bakarım. Onu da alabilirsek tabii. Çok ciddi çalışan, çok güzel birtakım yapım şirketleri var da, bununla beraber bir de umursamayan ve öncelikle kendi işinin bir an evvel olmasını isteyen yapımcılar da var. İşte dizi yayınlanacak, yayınlandıktan kaç ay sonra bu para yatacak. Yatar mı, yatmaz mı? Ondan sonra o yapım şirketindeki adamı biz bulur muyuz, bulamaz mıyız? Şu ânda benim piyasada yaklaşık 12 yıl dilimi içerisinde bir buçuk milyon lira değerinde bir alacağım var. Bu iyi bir rakam benim için. Oynamışım, film vizyona girmiş çıkmış, televizyona girmiş çıkmış, ama yapımcı kaçmış. Böyle adamlar da var.

Selahattin Taşdöğen: 'Türkiye’de sabah erken kalkan oyuncu oluyor'

Sen benimle aynı masada oturuyorsun, yemek yiyorsun, çay içiyorsun. Sonra aynı projede görev alıyoruz, televizyon kanalına veriyorsun, oynuyor. Ondan sonra sen benim hakkım olan parayı alıp kaçıyorsun. Bu yapımcı değil ki, bu dolandırıcı! Bunu şimdi şirket ve televizyon kanalı bilmiyor mu? Biliyor. Ama bu adama tekrar bir proje veriliyor. Oysa kanallar şöyle yapsa; meselâ para veriyorsun ya, demeli ki yapımcıya, sen teknik elemanın oyuncuların paralarını ödedin mi? Atıyorum, dördüncü bölümün parasını ödedin mi? Tabii ödedim! Göreyim o zaman makbuzları! Yani biz film şirketiyle muhatap olamıyoruz. Çünkü o diyor ki, ben seni tanımam kardeşim! Ben yapım firması ile anlaştım. Siz orayla anlaştınız; beni bağlamıyor, ben sadece oynatırım. Tamam güzel de, en azından bizi garanti altına alabilmek için bunu yapabilirsin” diye konuştu.

“Emeğimi sömürtmem”

Telif Kanununun bir an evvel çıkarılmasını isteyen Selahattin Taşdöğen, “Yetkililere diyorum ki, şu Telif Yasasını çıkartın. Benim ve benim gibi olanların hakkını koruyun, ben yıllarca oyunculuk yapıyorum, ama bir kere para alıyorum. O film ise bin kere televizyonlarda oynuyor. Ama ben hiçbir hak talep edemiyorum. Benim hakkım gasp ediliyor. Ben emeğimi sömürtmem! Lütfen şu Telif Yasasını çıkartın. Bu kanunu çıkartın ki, kendimizi de, çocuklarımızı da güvence altına alalım. Türkiye’de artık bu kanayan yaraya lütfen pansuman olun’’ diyerek sözlerini tamamladı.

Ahmet Melih Şensöz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Fetih coşkusu 700. yılda zirveye ulaştı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri, fethin 700. yılına yakışır bir coşku ve katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu süren programlar, hem tarihi mirasa duyulan saygıyı hem de ortak hafızayı diri tutma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın köklü geçmişine duyduğu vefayı bu yıl da güçlü bir organizasyonla ortaya koydu. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında Tophane Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreni mehteran ve kılıç kalkan gösterileriyle renkli görüntülere sahne olurken, programa katılan vatandaşlar tarihi atmosferi yoğun bir şekilde hissetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Stari Grad Belediye Başkanı Irfan engi, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Mehmetçik Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Moğolistan Arkhangai İli Vatandaş Temsilcileri Meclisi Üyesi, Tsetserleg Belediye Başkanı ve Erdenebulgan İlçe Valisi Tumurbaatar Ganzorig, Osmangazi Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile muhtarlar katılım gösterdi. "Ecdatlarımız ve atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar" Açılış töreni öncesinde protokol üyeleriyle birlikte Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua eden Başkan Erkan Aydın, ardından tören alanına geçerek Osmangazili vatandaşlarla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin taşıdığı tarihi anlam ve medeniyet mirasına dikkat çekerek, bu büyük değerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Aralık ayında 700. yılımızı anmak için bütün bir yıl boyunca sürecek olan etkinliklerimizin lansmanını yaptık. Bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bugün de hem buradaki açılışımızla hem de yürüyüşümüzle programımıza devam edeceğiz. 700 yıl önce Osman Gazi, uzun bir kuşatmadan sonra kendisi göremese de oğlu Orhan Gazi bu toprakları fethediyor. Bursa Kalesi fethedildikten sonra hiçbir kan akıtmadan; adaletle, barışla, isteyenin burada yaşamaya devam edebileceği, istemeyenin göç edebileceği imkanlar sunularak Osmanlı Cihan Devleti’nin temeli burada atılıyor. Bu temel; adaletin, barışın, hoşgörünün, fethedilen topraklardaki insanların kültürünü, dilini ve dinini yaşayabildiği bir anlayış üzerine kuruluyor ve yedi cihana hükmeden bir imparatorluk doğuyor. 700 yıl önce burada bu temeller atılırken belki onlar da bu kadar büyük bir imparatorluk oluşacağını düşünmemişlerdi. Ama ecdatlarımız, atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar. Bir kez daha mekanları cennet, ruhları şad olsun; kendilerini saygı ve minnetle anıyoruz." "Bursa medeniyetler açısından kadim bir kenttir" 700. yıl etkinlikleri ile bu topraklarda aslında binlerce yıldır var olduklarını bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, "Bugün ecdadın mirasına dayanarak barışın, birlik ve beraberliğin, huzurun öneminin altını özellikle çizmek istiyoruz. Osmanlı da bu değerlerle büyüdü, genişledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yine aynı şekilde bu ruhla yoluna devam etti. Bundan 100 yıl önce Bursa işgal altına girdiğinde, Yunan komutanın gelip Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyerek ‘Kalk Osman, kalk da imparatorluğunu kurtar’ dediğinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk o gün Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüş ve bu siyah örtü iki yıl, iki ay, iki gün boyunca kürsüden kaldırılmamıştır. Ta ki 11 Eylül 1922’de Bursa kurtulduğunda o siyah örtü kaldırılmıştır. Yani hem Osmanlı, hem Cumhuriyet, hem de daha önceki dönemler itibarıyla Bursa; medeniyetler açısından ve tabii ki Türkler açısından son derece önemli, kadim bir kenttir. Biz de Bursa’nın bu kadimliğine yakışır bir şekilde hem 700. yılı kutlamak hem de ecdadı saygıyla anmak için bu törenleri gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 21’incisi düzenlenen ve artık gelenek haline gelen bu programın, umarım daha nice 21 yıllar, daha nice 700 yıllar sürmesini diliyorum. Buraları yurt edindik, bir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bursa’nın fethinin 700. yılı hayırlı, uğurlu olsun" açıklamalarında bulundu. Tophane Meydanı’ndaki açılış programının ardından, Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri’nin en anlamlı bölümlerinden biri olan Fetih Yürüyüşü, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin öncülük ettiği korteje; yöresel derneklerin halk oyunları ekipleri, amatör spor kulüplerinin sporcuları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da eşlik etti. Saltanat Kapı’dan başlayan yürüyüş, kentin ana arterleri boyunca büyük bir coşku eşliğinde ilerleyerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi önünde sona erdi. Program, halk oyunları ekiplerinin sergilediği gösterilerle tamamlanırken, ortaya çıkan tablo birlik, beraberlik ve tarih bilincinin en güçlü yansımalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Tekirdağ Tekirdağ’da Şanlıurfa rüzgarı: 1 ton çiğ köfte ikram edildi Tekirdağ’da düzenlenen Şanlıurfalılar gecesinde davullar eşliğinde yoğrulan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edildi. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen sıra gecesi programı, adeta kültür şölenine dönüştü. Davul seslerinin yükseldiği gecede tam 1 ton çiğ köfte yoğrularak katılımcılara ikram edildi. Davulcuların şovu geceye damga vururken, halaylar salonu doldurdu. Başkanlar vekiller halaya katıldı Gecede sahne alan sanatçılar Urfa türküleriyle davetlilere keyifli anlar yaşattı. Davul ve zurna eşliğinde çekilen halaylar, salonu adeta düğün havasına çevirdi. Coşkunun zirveye çıktığı anlarda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı, farklı partilerden milletvekilleri ve çeşitli siyasi parti temsilcileri aynı halay halkasına katılarak renkli görüntüler oluşturdu. 1 ton çiğ köfte yoğruldu Gecenin en dikkat çeken anı dev kazanlarda yoğrulan çiğ köfte oldu. Hazırlanan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edilirken, gece boyunca birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, konuşmasında dayanışma ve kültürel birlikteliğe vurgu yaparak, Şanlıurfalıların Tekirdağ’a katkı sunduğunu ve bu birlikteliğin kente güç verdiğini ifade etti. Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bedlek ise derneğin siyaset üstü bir dayanışma ve gönül hareketi olduğunu belirterek, kültürün yaşatılması ve birlik ruhunun önemine dikkat çekti. Program, plaket takdimi ve sahne gösterilerinin ardından sona ererken, gece boyunca renkli görüntüler oluştu. Programa Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile davetliler katıldı.
Aksaray Yaralı oğlunun başındaki annenin feryadı yürekleri dağladı Aksaray’da iki grup arasında "yan baktın" kavgasında taş ve sopayla aldığı darbeler sonucu ağır yaralanan gencin annesi gözyaşlarıyla feryat etti, olayda 3 kişi yaralandı. Gencin bir yakını görüntü almak isteyen gazeteciye saldırırken, olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı. Olay, Coğlaki Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bir market önünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, marketten alışveriş yapan 2 grup çıkışta ‘yan baktın’ tartışması yaşadı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken 5 kişi birbirine saldırdı. Ellerine geçirdikleri taşlarla birbirlerine saldıran şahıslardan biri kafasına ve boynuna aldığı taş darbesiyle kaldırıma yığıldı. Yaralılarda 2’si olay yerinden kaçarken oğlu kanlar içinde kaldırımda yatan anne gözyaşlarıyla yardım istedi. "Oğlum ölüyor" diye ağlayan anne bir an bile oğlunun başından ayrılmadı. Bu sırada yaralı gencin bir yakını görüntü almak isteyen gazetecilere saldırdı. Gazetecinin arkasından koşup darp etmek isteyen şahıs polis memurunun müdahalesiyle durduruldu. Kavgayı gören mahalle sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bilinci kapalı halde yerde yatan gence ilk müdahale olay yerindeki polis memurları tarafından yapıldı. Ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı şahsa ilk müdahaleyi yaptıktan sonra sedyeyle ambulansa taşıdı. Durumunun ağır olduğu öğrenilen genç Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırılırken, diğer yaralılar da bir süre sonra olay yerine gelerek polise teslim oldu. 3 yaralının da tedavileri sürerken 4 kişi gözaltına alındı. Polisin inceleme başlattığı olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.