BASKETBOL - 06 Aralık 2016 Salı 12:08

Sinan Güler: 'En büyük misyon Euroleague'de kalıcı olabilmek'

A
A
A
Sinan Güler: 'En büyük misyon Euroleague'de kalıcı olabilmek'

Galatasaray Odeabank Kaptanı Sinan Güler, "Galatasaray’ın en büyük misyonu EuroCup şampiyonluğu sonrası Euroleague’de kalıcı olabilmek. Bu performansa, kulüp yapısına ve taraftarın yaklaşımına bağlı" dedi.

Galatasaray Odeabank'ın tecrübeli basketbolcusu Sinan Güler, sarı-kırmızılı kulübün dergisine açıklamalarda bulundu. Takımın Euroleague performansını değerlendiren Sinan Güler, "Takım kimyasının farklı oluşu etkiledi. Geçen senelere göre en çok zorladığımız konu bu oldu. Tabii ki takvimin sıkışıklığı ve Euroleague formatının değişikliği sadece bizim için değil tüm takımlar için farklı zorlukları beraberinde getirdi. Bunun dışında takım kimyasında henüz net olmayan etkenler ilk baştaki süreci daha zor hale getirdi. Maç maç baktığımızda Kızılyıldız ve Zalgiris karşılaşmalarının bizim bütün çehremizi değiştirebilecek mücadeleler olduğuna inanıyorum. Diğer karşılaşmalarda mücadele ettiğimiz ekipler üst düzey Euroleague takımlarıydı. Şartlar gereği takımın değişmesi gerekiyordu. Bu koşullar içinde de her şey yavaş yavaş oturacaktır" diye konuştu.

"Basketbol içerisinde pozisyon yok"
Sinan, altyapılarda hep oyun kurucu olarak rol aldığını belirterek, "Bugün skor olarak yapabileceklerim ortada. Savunma olarak fiziksel durum nedeniyle geride kaldığım konular var. İyi ya da kötü olduğu zamanlar var… En iyi yapabileceğim şey takımı bir arada tutabilecek aksiyonlar almak. Benim babamdan öğrendiğim basketbol içerisinde pozisyon yok. Kazanmak için ne yapılıyorsa onları yapmak var. Bu nedenle pozisyonsuz bir oyuncu olmak ve takımın eksiklerini kapabilmek aslında benim pozisyonum… Ergin Ataman’ın beklentilerine benim yaklaşımım beni sahada doğru sorumluluklara almaya yöneltti. Ergin Ataman ile 8 senedir beraber oynuyoruz. Oyuncu - antrenör ilişkisi içinde birbirimizi iyi tanıyoruz. Beşiktaş’ta bodoslama potaya gidişlerimi biliyordu. Kendisi de söylüyor… Şu an yapabildiklerim ile o dönem yapabildiklerim arasında farklar var. Ayrıca oyun içerisinde kendi sınırlarımı da belirleyebiliyorum" açıklamasını yaptı.

"Maç savunmada kazanılır"
Basketbolda savunmanın önemine vurgu yapan 33 yaşındaki oyuncu, "Savunma beraberliğinde en önemli faktör zincirleme etki. Gençken ve daha baskı yapabildiğim zamanlarda Göksenin Köksal’ın bu takımda yaptığı ben uygulamaya çalışıyordum. O dönem Charles Smith kendi söylemişti. Şu an benim olduğum yaşlardaydı. Charles Smith ‘Sen baskı yaptığında ben sorumluyum. O yüzden ben de iyi savunma yapmak zorundayım’ diyordu. Bu enerjiyi beraber paylaşabilmek çok mühim. İsimlerden bağımsız bir kişi aksayınca tüm takım aksıyor. Savunma tarafı hücumdan daha zincirleme bir reaksiyon. Hücumda daha büyük sorumluluklar alıyorum ama halen inanıyorum ki maç savunmada yapılanların getirdiği momentumla kazanılıyor" ifadelerini kullandı.

Neden 32 numaralı forma
Sinan Güler 32 numaralı formayı giymesini ise şöyle açıkladı:
"32 numarada hem 23’ün tersi olmasının hem de Magic Jonhson’ın numarası olmasının pozitif etkisi var. Fakat daha mühim bir detay var. Annem basketbol oynarken 5 numara giyerdi. Babam ise 6. Üç artı iki ve üç çarpı iki ile ikisinin de numarasını sırtımda taşıyorum. Ağabeyim ile beraber de altyapılarda hep altı giydik. Muratcan profesyonel seviyeye çıktığında beş numara giymeye başladı. Ben de kolejde 32 alınca hep öyle devam etti. Sonradan fark ettiğim güzel bir tesadüf de dedem Ispartalı. Bunun da pozitif etkisi oldu."

"Galatasaray daha erken olabilirdi"
Sarı-kırmızılı takıma gelişini de anlatan Sinan, "Evet, Murat Özyer antrenördü. Murat Ağabey ile konuşmuştuk. Kendisi bana ‘Gelebilirsin, hatta gel’ demişti. Teklif edilen maaş da Daçka’dan alacağımın iki katı kadardı. Ancak ligin kuralı vardı. Genç takımdan oyuncu bulundurma… Bu nedenden dolayı kadroya girmem bile zor gözüküyordu. O sırada Daçka’da da bir oyuncunun takımdan ayrılmasıyla benim için yer açıldı. Galatasaray’a gelip riski alıp ki o dönem de takımda yakın arkadaşlarım da oynuyordu kendimi de kanıtlamak istiyordum fakat Daçka’daki fırsat daha iyi geldi" dedi.

"En büyük misyon Euroleague'de kalıcı olabilmek"
Gelecekle ilgili planlarının sorulması üzerine Sinan Güler, "Şu anki sorumluluğum sezonu en iyi şekilde bitirebilmek. Bu yıl başından beri dillendiriyorum; Galatasaray’ın en büyük misyonu EuroCup şampiyonluğu sonrası Euroleague’de kalıcı olabilmek. Bu performansa, kulüp yapısına ve taraftarın yaklaşıma bağlı… Her şeye bağlı ve hepsi aynı oranda önemli. Benim bunda bir katkım olabilirse çok mutlu olurum. Bu senenin sonunda Galatasaray’ın planlarını konuşmak için çok erken" cevabını verdi.

"Euroleague’de kalıcı olmak gerek"
"Bu seneki format ile Eurocup ve Euroleague arasındaki farkı kimse bilmiyordu" diyen Sinan, "Arada seviye farkı var ama sabaha kadar anlatsanız da kimse anlamak zorunda değil. Taraftar ne olursa olsun başarı bekliyor, parkede en iyisini görmek istiyor. Biz de bunu vermek için sahaya çıkıyoruz. Bazen bunu anlamak zor olabiliyor. Hayatımızın büyük kısmını bu salonda ya da kamplarda geçiriyoruz. Taraftar sadece burada gördüğü anlıyor. Taraftarın da aslında görevi bu. Diğer şeyleri düşünmek zorunda değil. Maça geldiğinde destekleyeceği takımın başarılı olmasını istiyor. Biz genel olarak sorumluluğumuzun ve yapmamız gerekenlerin farkındayız. Yeri geliyor iyi gerçekleştiremiyoruz. Çok da kolay değil sezon içinde. Bildiğim bir şey var, yeni gelen oyuncularımız da Euroleague’in zorluğunu fark ettiler hem de Galatasaray taraftarının ne beklediğini anladılar" şeklinde konuştu.

Eurocup şampiyonluğu
Geçen sezon kazanılan Eurocup şampiyonluğu ile ilgili olarak ise Sinan, "Geçen sezon ilk defa bireysel ve takımsal bir hedef koyup bir yere yazdım. Hep konuşulan şeylerdi fakat ilk defa yazılı olarak kaydettim: Eurocup şampiyonluğu ve mümkünse de en değerli oyuncusu olmak… En değerli oyuncu bizden çıktı ikisi de kazanmış gibi sayıyorum. Şampiyonluk da bütün sezon beklediğim bir andı. Bütün sene yaşadıklarımız ve bireysel maceramın ihtiyacı olan bir şeydi. O top çalma ve sekansını halen izlediğimde tüylerim diken diken oluyor. Top çalmadan turnikeyi atana kadar bütün sezonu yaşadım. O yüzden de bende o kısım yok" değerlendirmesini yaptı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Prof. Dr. Selçuk Alemdağ: "Doğu Karadeniz’de yanlış yol planlaması ve yer seçimi heyelan ve kaya düşmesi riskini tetikliyor" Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı ve yoğun yağışın etkili olduğu bölgelerde yanlış yol planlaması ve doğaya uygun olmayan müdahalelerin heyelan ve kaya düşmesi riskini artırdığı belirtildi. Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, Doğu Karadeniz’de kütle hareketlerinin illere göre farklı mekanizmalarla oluştuğunu belirterek Rize ve Trabzon çevresinde daha çok zemin hareketleri görülürken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun’da kaya kütlelerinde kopma ve düşmelerin daha sık yaşandığını söyledi. Doğu Karadeniz’de sarp arazi yapısı nedeniyle yerleşim alanlarının çoğu zaman eğimli bölgelerde açıldığını kaydeden Alemdağ, bu alanlarda yapılacak kazı ve yapılaşma çalışmalarında mühendislik planlamasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Alemdağ, özellikle Gümüşhane ile Giresun’u birbirine bağlayan Torul-Tirebolu karayolu güzergâhında bölgenin çatlaklı ve ayrışmaya müsait jeolojik yapısı nedeniyle kaya düşmelerinin kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Donma-çözünme ve sıcaklık değişimlerinin de kaya parçalanmalarını hızlandırdığını belirten Alemdağ, bu nedenle yolun zaman zaman ulaşıma kapanabildiğini kaydetti. Güzergâhta yapılan lokal kaya ıslahı ve bariyer çalışmalarının kalıcı çözüm üretmediğini dile getiren Alemdağ, "Bu yolun tamamı problemli bir güzergâh. Lokal müdahaleler yerine en doğru ve kalıcı mühendislik çözümü güzergâhın tünellerle planlanarak geçilmesidir" dedi. "Doğu Karadeniz’de heyelan riski için en önemli tedbir yer seçimi" Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi yapısından ve illere göre farklı heyelan türlerinin meydana geldiğinden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Uygulamalı Jeoloji Kürsüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Alemdağ , "Rize, Trabzon civarında daha çok zemin hareketleri meydana gelirken, Gümüşhane, Bayburt, Artvin ve Giresun civarlarında daha çok kaya kütlelerinde yenilmeler meydana gelir. Bunların mekanizmaları farklıdır. Her yağış olan yerde kütle hareketi meydana gelmez veya her eğimin oluştuğu alanda da kütle hareketi bekleriz diye bir durum söz konusu değildir. Potansiyel heyelan alanları biz mühendislik jeologları tarafından net bir şekilde belirlenebilir; bu bir mühendislik problemidir. Bu problemli alanları bizler belirledikten sonra yerel yönetimlerin bir alanı imara açacağı zaman yer seçimi dediğimiz durum çok çok önem arz etmektedir. Maalesef Karadeniz Bölgesi’nde, özellikle Doğu Karadeniz bölümünde coğrafi koşullar çok uygun olmadığından dolayı çok eğimli, sarp arazilerden meydana gelen bir yapı söz konusudur. Bu nedenle yerleşkeleri ister istemez eğimli arazilerde açmak zorunda kalıyoruz. Ancak bunların açılması esnasında suni müdahalelerle mevcut kazı yönetim sistemlerini düzgün yapmak gerekiyor. Doğu Karadeniz Bölgesi’nde özellikle Trabzon ve Giresun çevresinde topografik koşullar ve aşırı yağış nedeniyle kaya kütleleri çok daha çabuk ayrışmaya uğruyor ve killeşiyor. Böylelikle üzerine barınma amacıyla açılmış temel sistemleriyle ek yükler getiriyoruz. Bir sürü bina fazla mühendislik tasarılarına girmeden yapılabiliyor. Buradaki en temel ve vurgulanması gereken şey, mühendislik jeologlarına özellikle yeni açılacak alanların veya kentsel dönüşüme uğraması gereken alanların yeniden planlanmasında danışılmasıdır. Yer seçimi çok çok önemlidir" diye konuştu. "Gümüşhane-Giresun karayolu için tek çözüm tünel" Gümüşhane ve Giresun karayolu üzerinde meydana gelen kaya düşmeleri ve heyelanların lokal ve ıslah çalışmalarıyla çözülemeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Selçuk Alemdağ, "Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bizler ne zaman olacağını bilmiyoruz ama olup olmayacağını kestirebildiğimiz mühendislik problemleri vardır: heyelanlar ve taşkınlar. Heyelan bu bölgenin kaderi demeyelim; aslında bizler doğaya yanlış müdahale ettiğimiz için bu tür problemlerle karşılaşıyoruz. Doğa aslında matematik gibidir. Hesabı düzgün yapmadığınız zaman size karşılığını verir ve kendi eski durumuna dönmeye çalışır. Elinde kepçesi ve iş makineleri olan birileri kafasına göre, projesiz birtakım işler yaptığı zaman çok daha ciddi problemlerle karşılaşıyor. Sonrasında bizlere geliniyor ve 100 bin liraya çözülecek bir iş için milyonlar harcanarak tedbir almak zorunda kalınıyor. Gümüşhane’deki probleme geldiğimizde, özellikle Kürtün yol güzergâhı, Torul’dan Tirebolu’ya kadar olan güzergâhta bölgenin jeolojik evriminden bahsetmek gerekir. Bölge üç farklı orojenez geçirmiştir. Yani tektonizmaya bağlı olarak dağ oluşum mekanizmaları sırasında kaya kütlesi çok ciddi derecede örselenmiştir. Aşırı eklemli olduğundan dolayı ve bu eklem sistemlerine bağlı olarak kaya kütlesinde ayrışma yüzeyden derine doğru nüfuz ettiği için kütlede yenilme mekanizmaları meydana geliyor. İkincil bir doğal durumda da bölgede yaklaşık +10 ile -10 dereceler arasında gerçekleşen ısıl değişimler sonucunda donma-çözünmeye bağlı parçalanmalar meydana geliyor. Bunun sonucunda da kütle hareketi kaçınılmaz oluyor. Özellikle Torul-Tirebolu yol güzergâhında kütle hareketi sadece mevsim geçişlerine bağlı değil; yazın dahi anlık olarak çok ciddi problemlere sebebiyet verecek kaya hareketleri meydana gelebilir. Bu yol güzergâhı için kaya ıslah projeleri veya lokal çözümler çok da anlam ifade etmiyor. Çünkü güzergâhın tamamı problemli. Buradaki tek çözüm, probleme lokal müdahale etmek yerine bu güzergâhın tamamen tünellerle planlanarak geçilmesidir. Bu en doğru mühendislik çözümü olacaktır" şeklinde konuştu.
İstanbul Yurtta hava durumu Ülke genelinde parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu (Eskişehir hariç), Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Muğla, Isparta, Sakarya, Bilecik, Batman, Siirt çevreleri, Kocaeli ve Mardin’in doğusu yağmur ve sağanak yağışlı, İç kesimlerde yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı bekleniyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklıkları Karadeniz’de 3 ila 5 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, Güneydoğu Anadolu’da güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı zamanla çok bulutlu, gece saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve karla karışık yağmurlu 10 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu 12 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu 19 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 17 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinden sonra doğu ve batı ilçeleri aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 12 Trabzon: Parçalı çok bulutlu, aralıklı yağmurlu 11 Erzurum: Parçalı zamanla çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı 1 Diyarbakır: Parçalı bulutlu 14
Erzincan Erzincan’da son 23 yılda su yatırımlarıyla tarım ve enerjiye katkı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Erzincan’da son 23 yılda hayata geçirilen su yatırımlarının tarım, enerji ve taşkın kontrolüne sağladığı katkıları açıkladı. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, Erzincan’da 31 milyar 828 milyon TL değerinde 84 tesis inşa ettiklerini belirterek, "Suyumuzu başarıyla yöneterek toprağımıza bereket, enerjimize güç, üretimimize değer kattık. Erzincanlılar için daha çok çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz" dedi. Genel Müdür Balta, küresel ısınma ve iklim değişikliği nedeniyle suyun dağılımında yaşanan belirsizlikler ve aşırılıkların suya bağlı afetlerin şiddetini artırdığını vurguladı. Bu kapsamda depolama tesisleri ve taşkın kontrol projelerinin kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Son 23 yılda Erzincan’da 7 sulama tesisi ile 248 bin 600 dekar tarımsal arazinin sulamaya açıldığını ifade eden Balta, ayrıca 3 baraj ve 2 gölet ile 54 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldığını söyledi. Hâlihazırda 3 baraj ve 1 göletin inşaat çalışmalarının devam ettiği ve 15 bin 10 dekar tarım arazisinin daha sulama suyuna kavuşmasının hedeflendiği belirtildi. Taşkın kontrolüne yönelik çalışmalar kapsamında ise 61 taşkın koruma tesisi tamamlanmış, Erzincan şehir merkezi ve 58 yerleşim yeri ile 11 bin 530 dekar arazi taşkınlardan korunmuş durumda. İki adet taşkın koruma tesisinin inşaatı ise devam ediyor. Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme çalışmalarıyla Erzincan’da 86 yerleşim birimi ve toplam 1 milyon 3 bin 920 dekar arazinin daha verimli hale getirildiği ifade edildi. Enerji alanında ise son 23 yılda işletmeye alınan 11 hidroelektrik enerji (HES) tesisiyle yıllık 905,67 milyon kWh üretim sağlandığını belirten Balta, kurulu gücü 251,83 MW olan bu tesislerin milli ekonomiye yıllık 2 milyar 490 milyon TL katkı sunduğunu kaydetti. Planlama ve projelendirme aşamasında 4 HES’in de bulunduğu ve 31 Aralık 2025 itibarıyla yaklaşık 42 bin 97 hanenin enerji ihtiyacının Erzincan’daki HES’lerle karşılanacağı aktarıldı. Balta, sözlerini, "Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmalıyız" ifadeleriyle tamamladı.
Erzincan Erzincan’da eski hükümlü, devlet desteğiyle kendi işyerini açtı Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında desteklenen bir eski hükümlü, devlet desteğiyle hayalini kurduğu işletmesini törenle hizmete açtı. Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce eski hükümlülerin topluma kazandırılması ve ekonomik bağımsızlıklarını sağlamaları amacıyla hayata geçirilen projeler kapsamına eklenen işletme, elektrikli ev aletleri tamiri ve beyaz eşya bakım-onarım alanında faaliyet gösterecek. Açılış törenine Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Değerli, Cumhuriyet Savcısı Arif Bostancı, İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ve Erzincan Denetimli Serbestlik Müdürü Ruhşen Agar ile çok sayıda kurum müdürü katıldı. İl Müftüsü Fakirullahoğlu tarafından yapılan duanın ardından protokol üyeleri açılış kurdelesini kesti. Davetliler, işletme sahibi Ethem Çelik’ten yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı. Yetkililer, bu tür projelerin sadece bir iş yeri açılışı değil, aynı zamanda bir sosyal sorumluluk başarısı olduğunu belirterek, "Eski hükümlü vatandaşların üretime katılması ve kendi işlerini kurarak istihdam sağlaması toplumsal bütünleşme açısından büyük önem taşıyor. Koruma Kurullarımız aracılığıyla sağlanan destekler, bireylerin ekonomik özgürlüklerini kazanmalarına ve geleceğe güvenle bakmalarına vesile oluyor." ifadelerini kullandı. İşletme sahibi Ethem Çelik ise, kendisine sunulan fırsat sayesinde hayata yeni bir sayfa açtığını dile getirdi. Projeler kapsamında sağlanan hibe destekleri ile birçok eski hükümlünün iş hayatına kazandırılması hedefleniyor.