TEKNOLOJİ - 25 Ağustos 2011 Perşembe 12:17

Şirketlere internet sitesi uyarısı

A
A
A
Şirketlere internet sitesi uyarısı

Yeni Ticaret Kanunu ile artık şirketlerin internet sitesi kurması zorunlu hale geldi.

Yeni Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe gireceği 1.7.2012 tarihi yaklaşırken, görsel, işitsel medyada ve internetteki haber sitelerinde bazı yazılım şirketleri veya patent ofisleri tarafından ardı ardına haberler çıkmaya başladı; “şirketlerin mutlaka web sitesi kurmaları gerekecek”, “hemen alan adlarınız için marka tescili yapın”, “şirketler web sayfası yapmak zorunda, web tasarımcıları bu işten çok istifade edecek” gibi...



Ancak; Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından oluşturulan Yeni Türk Ticaret Kanununun Bilişimle İlgili Hükümlerini Hazırlamakla Görevli Alt Komisyonun Başkanı ve Bakanlığın Bilişim Hukuku Danışmanlığını yürüten İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsünün Direktörü olarak ifade etmek isterim ki, bizim hazırladığımız ikincil mevzuat medyada çıkan haberlerle yakından uzaktan alakası olmayan bir “Dijital Şirket” yarattı Türkiye için.

 

Bu nedenle özellikle şirketlerimizden, kurum ve kuruluşlardan medyada yer alan sektörü yanlış yönlendiren bu tür açıklama ve görüşler doğrultusunda bir panik havası varmış gibi aceleci olmamalarını ve kurumları, şirketleri adına yanlış, gereksiz yatırımlar yapmamalarını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından görüşe açılacak metinleri beklemelerini ve Bakanlık tarafındaki süreçleri takip etmelerini rica ediyorum. Bu açıdan bilinmesi gereken önemli tarih, ikincil mevzuatın yayımlanması gereken tarih olan 14.2.2012’dir. 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un Tüzük ve Yönetmelikler kenar başlıklı 42. maddesine göre;



MADDE 42- (1) Türk Ticaret Kanunu veya bu Kanun uyarınca hazırlanacak tüzük ve yönetmelikler, Türk Ticaret Kanununun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde yayımlanır.Türk Ticaret Kanunu 14.2.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığı için, ikincil mevzuatın yayımı için 6103 Sayılı Kanunun belirlediği 1 yıllık süre 14.2.2012 tarihinde dolmaktadır. Kural olarak bu tarihte yayımlanacak olan ikincil mevzuatı dikkate alarak, yatırımlarına başlamaları gerekecektir.


Peki bizim yakında tüm kamuoyunun görüşüne açılacak “Dijital Şirket”’e ilişkin ikincil düzenlemelerimiz nasıl bir çerçeve öngörmektedir? Bu konuda kısaca bilgi vermek isterim:



Öncelikle kamuoyunda çok tartışılıp, konuşulduğu için Kanunun 1524. maddesindeki İnternet Sitesi kurma zorunluluğuna ilişkin hükümden başlamak istiyorum. Kanun koyucu tüm sermaye şirketlerine internet sitesi kurma zorunluluğu getirerek şu iki amaca ulaşmayı planlamaktadır:



1. İnternet sitesi ile her şirketin e-ticaret ile tanışmasını sağlamak, ulusal sınırlar ötesinde ticari iş ve ilişkiler kurmasının önünü açarak, bilgi ekonomisinden ülkemizin alacağı payı büyütmektir.


2. İnternet sitesinde yayımlanmasını öngördüğü hususlar sayesinde şeffaflık ve kamuya aleniyet ilkelerine uygun şekilde işleyen bir şirket yönetimi yaratmak.



İnternet Sitesine ilişkin olarak biz hazırladığımız ikincil mevzuatta, iki gerekçe ile sermaye şirketlerinin bir alan adı alarak web sitesi kurmaları zorunluluğunu kaldırdık, bunun yerine aşağıda kısaca açıklayacağım şekilde oluşturulacak bir internet sitesine sahip olmalarını istedik. Bu kararımızda; Chris Anderson ve Michael Wolf’un birlikte kaleme aldıkları  ve Wired’da yayımlanan  “The Web Is Dead. Long Live The Internet” başlıklı yazılarının etkisi son derece büyüktür (http://www.wired.com/magazine/2010/08/ff_webrip/all/1). Yolumuzu aydınlattıkları için kendilerine teşekkürü borç biliriz.

Bizi bu sonuca götüren ilk neden şudur: Ticaret sicilleri ancak 2012 yılından itibaren Gümrük ve Ticaret Bakanlığının MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) Projesi ile birbirlerine entegre olabilecekler ve bir sicilin girdiği herhangi bir kaydı diğer bir sicil otomatik olarak sorgulayabilecek. Önceki yıllarda bu tür bir ortak veritabanı mevcut olmadığı için Türkiye’de herhangi bir ilde kurulan şirketin unvanı, başka bir ilde ticaret siciline tescil edilen şirketinki ile aynı olabilmekteydi.

 

Ticaret sicillerinde bu durumda çok sayıda şirket kayıtlı. Tüm bu şirketlerin alan adı almak istemeleri durumunda hepsi, kendi unvanlarını kullanarak, o unvana uygun alan adı taleplerinde haklı durumda olacaklardır. Alan adlarına ilişkin bu sorunun çözümüne gelince: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından .tr uzantılı alan adlarına ilişkin online uyuşmazlık çözüm sistemi henüz hayata geçmediği için, bu ihtilaflar mecburen yargıya intikal edecektir. İş yükü yeterince yoğun olan mahkemeler bir de alan adlarına ilişkin uyuşmazlıklara ilişkin taleplerle boğulacaklardır.

İkinci neden ise, “The Web Is Dead. Long Live The Internet” sloganı ile hayatımıza giren yeni teknolojik gelişmelerdir. Eğer iPhone veya iPad kullanıyorsanız bilirsiniz; artık herhangi bir siteye bağlanmak istediğimizde onun örneğin; http://www.ntvmsnbc.com şeklindeki alan adından oluşan web sitesini değil, uygulama yazılımı ile bu aygıtlara entegre edilmiş sadece amblemini tıklıyoruz ve internet sitesine bu şekilde erişiyoruz.

 

Yeni Ticaret Kanununun ikincil düzenlemelerinin de en yeni teknolojilerden istifade edilmesini sağlayan bir yapıda olmasını arzu ettiğimiz için, 1524. maddede yer alan yükümlülüklerini yerine getirmek için halihazırda internet sitesine sahip olmayan sermaye şirketlerinin internet sitesi kurmaları veya kurdurmaları yeterli olacaktır. Kanunun öngördüğü internet sitesini şirket kendisi kurmak istemiyorsa, bu konuda hizmet verecek olan “Merkezi Veri Tabanı Hizmet Sağlayıcı” olarak tanımladığımız kurumlardan destek alabileceklerdir.

Kanunun öngördüğü internet sitesi; blogger’da veya tumblr’da hazır bulunan şablonlardan birini seçerek veya web tasarımcılarından hizmet alarak kurmakla yükümlülüğünüzü yerine getireceğiniz bir internet sitesi değildir. Bu internet sitesinde yayımlanması zorunlu olan asgari içeriğin neler olduğunun bir bölümü 1524. maddede sayılmıştır. Bunun dışında Kanunun birçok maddesinde internet sitesinde şirketin yayımlaması zorunlu olan hususlar belirtilmiştir.

 

Bu içeriğin en az 6 ay süre ile internet sitesinde tutulması gerekmektedir. Finansal tabloların ise 5 yıl muhafaza edilmesi gereklidir. İşte bu noktada Şirketin internet sitesinde yayımladığı bu bilgilerin doğruluk ve bütünlüklerini sağlama yani “bilgi güvenliği” ilkelerine, standartlarına uygun bir internet sitesine sahip olma ödevi başlamaktadır. Kamuya aleniyet ilkesi gereği internet sitesinde yayımlanan bilgi ve belgelere göre üçüncü kişiler hareket edeceklerinden, bu internet sitesinin yetkisiz erişimlere, verilerin izinsiz değiştirilmesi veya yok edilmesi gibi eylemlere karşı korunaklı yani “hackersafe” bir site olması gerekmektedir.



İkincil mevzuatla detaylı olarak belirtilen “teknik hususlar ve güvenlik” kriterlerine uygun bir internet sitesine sahip olma noktasında şirketlere “merkezi ortak veri tabanı hizmet sağlayıcılar” destek hizmeti verebilecektir.



Bunun dışında internet sitesine ilişkin ikincil mevzuatla gözettiğimiz bir başka nokta da; yürürlükteki Ticaret Kanununun 50 yılı aşkın kazanımlarını ve kurumlarını, “Dijital Şirket” açısından değerlendirmektir. 1524. maddenin yayımlanmasını zorunlu kıldığı bilgi ve belgelere ticari hayatımızda halihazırda sahip olan, bunları saklamakla görevli olan kuruluşları, Dijital Şirket konsepti içinde “Merkezi Ortak veri Tabanı Hizmet sağlayıcı” olarak konumlandırmak olmuştur. Bir yerde kayıtlı olan bir veri varsa, bu veriye ihtiyacı olan diğer kamu veya özel sektör kuruluşlarının tek bir yerden bu veriyi çekerek kullanmaları, müteaddit defa aynı veriyi başka başka kurumların bireylerden veya şirketlerden talep etmelerinin önüne geçmek, bu sayede maliyetleri azaltmak, zamandan tasarruf etmek ve gereksiz enerji kaybını önlemek gibi amaçlar gözetilerek; İnternet sitesi kurma zorunluluğuna ilişkin 1524. madde uygulamasında, tüm sermaye şirketlerinin; hem internet sitesinin oluşturulması hem de yayımlamaları gereken bilgi ve belgeler konusunda ikincil mevzuatla işaret edilen merkezi kuruluşlardan destek hizmeti alabilmelerinin şirketleri rahatlatacağını düşündük.



Türk Ticaret Kanununun yaşantımıza sokacağı “Dijital Şirket” yaşam döngüsü kapsamına giren kurumlarla (devlet, tedarikçileri, destek hizmetleri sunan diğer şirketler gibi…) ve kişilerle (çalışanlar, müşteriler, üyeler gibi…) olan ilişkilerinin ve işlemlerinin tamamının kağıtsız ortamda yürütüldüğü, bürokrasinin minimize edildiği, gereksiz masraf ve külfetlerin bilişim teknolojileri ile bertaraf edildiği, ticari yaşantımız açısından mevcut durumda önemli görevler ifa eden kuruluşların tecrübe ve deneyimleri ile dijital şirketin Ticaret Kanunundaki isterlerinin birleştirildiği, ulusal şirketlerimizin uluslar arası arenada rekabet güç ve avantajlarına sahip olmasının desteklendiği, ülkemizin yatırım ortamının cazip hale getirildiği, bilişim teknolojilerinden maksimum şekilde istifade edildiği, dünyadaki diğer ülke uygulamalarının irdelenerek onlardan daha ileri ve modern ilke ve yaklaşımların benimsendiği bir konsept olarak kurgulanmıştır.



Dijital Şirket’in temel ilkeleriyle tanıtılacağı bir konferans İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü’nün ev sahipliğinde Eylül ayında Üniversite’de gerçekleştirilecektir. Enstitü tarafından http://cyberlaw.bilgi.edu.tr ve www.bilgi.edu.tr adreslerinde açıklanacak bir takvimle, tüm şirketlerimize “Dijital Şirket” ve uyum süreci konusunda eğitim ve/veya danışmanlık da verilecektir.

* İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü Direktörü
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Türk Ticaret Kanunu Bilişimle İlgili İkincil Mevzuatı Hazırlama Komisyonu Başkanı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum’da kadınlar için hafta boyu programlar düzenlenecek Samsun’un Atakum Belediyesi öncülüğünde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenecek programda, hafta boyunca kadın haklarına dikkat çeken etkinlikler gerçekleştirilecek. Belediyenin Özgecan Kadın Danışma Merkezi ve Atakum Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenecek etkinlikler, 3 Mart Salı günü farkındalık yürüyüşü ile başlıyor. Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde saat 11.00’de bir araya gelecek kadınlar, adımlarını kadın haklarına dikkat çekmek için atacak. Ata Sahne Sanat Merkezine kadar devam edecek yürüyüşü saat 11.30’da ’Balon Uçurma Etkinliği’, saat 12.00’de de ’Kadın Yolu Sergisi’nin açılışı takip edecek. Kadın emeğini gözler önüne serecek serginin ardından saat 12.30’da akustik konser, vatandaşlarla buluşacak. Kübra, Atakan ve Volkan üçlüsünün sahne alacağı programda, katılımcıları eşsiz bir müzik yolculuğu bekliyor. 4 Mart Çarşamba günü, ‘Kadın Kadına İlk Perde’ başlığı ile Yeşilyurt Sinema Salonunda kadınlara özel sinema gösterimi gerçekleştirilecek. 6 Mart Cuma günü düzenlenecek programda, saat 13.00’te ‘Kadınım Haklarımı Biliyorum’ yarışması yer alıyor. Üç ayrı gruptan oluşan yarışmada, bir grup üç kişiden oluşacak. Ödüller, kazanan grupta bulunan her üye için ayrı ayrı verilecek. Son başvuru tarihi 3 Mart Salı olarak açıklanan yarışmada finale kalanlara, çeşitli ödüller verilecek. 1. grup 5 bin TL hediye çeki ile ödüllendirilirken, 2. ve 3. grup yarışmacılarını Çakırlar Korusu Tesisi Restoranında kahvaltı ödülü alacak. "Atakum’da kadınların sesi daha yüksek çıkacak" Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel program hakkında yaptığı açıklamada, "Tüm kadınların hak arayışı için sembol tarihlerden biri olan 8 Mart’ı kapsayan hafta, birbirinden anlamlı etkinlikleri halkımızla buluşturacağız. Atakum Belediyesi olarak ekonomik, sosyal ve eğitim alanlarda kadınlarımızı destekleyen projelere öncelik veriyor, toplumsal hayatın her alanında tam katılımcı yönetim anlayışıyla hareket ediyoruz. Özgecan Kadın Danışma Merkezimiz bu anlamda son derece önemli çalışmalara imza atıyor. Atakum Kent Konseyi iş birliğinde 8 Mart Dünya Kadın Emekçiler Gününe özel düzenlenen organizasyonla, kadınların sesini Atakum’da daha yüksek sesle duyurmaya devam edeceğiz. Etkinliklerimize, tüm halkımızı bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Bilecik Bilecik’te ’Avantajlı İmar Rantı’ iddiaları devam ediyor Bilecik’te geçtiğimiz Beşiktaş Mahallesi’nde yapılan ’18 Uyulması’ndaki usulsüzlük iddiaları devam ediyor. Bilecik’te 8 yıldır kanayan bir yara olan Ertuğrulgazi ve Beşiktaş Mahallesi’nde ’18 Uyulması’ sırasında bazı siyasi ve belediye çalışanları arsalarına ’Avantajlı İmar Rantı’ yapıldığı iddiaları ortaya atılmıştı. Bu iddialar sonrası Bilecik Belediye Başkanı harekete geçerek hemen soruşturma başlattı. Bilecik Belediyesi çalışanı İç Denetçi Kasım Uyar, ’Muhakkik’ (disiplin soruşturmalarında görevlendirilen ve soruşturmayı yürüten kişi) olarak görevlendirildi. Uyar, ilgili müdürlük ve birimde çalışana 8 personelin ifadesine başvurdu. Vatandaş dilekçe verdi Soruşturma bir vatandaşın belediye verdiği dilekçe sonrasında başladı. İddialara göre, bir vatandaşın arsası bir kalemde yeşil alana çevrilerek parselini almışlar, kendisine en alttan yer gösterilmiş. Bu olay sonrası vatandaş belediyeye dilekçe verirken, "Benim yerim yeşil alan oluyorsa, hemen yanındaki parsel kimin ki bu kadar titizlikle korundu. Diğer parsel neden dokunulmaz oluyor" ifadelerine yer verdi. Arazisi yeşil alana çevrilen şahıs dilekçesinde ayrıca, "Plan değişikliği kimin için yapıldı. Kimin arsası korunurken, kimin arsası gözden çıkarıldı. Hangi kriter, hangi kamu yararına. Bu işler öyle ’plan revizyonu’ deyip geçilecek konular değil. Bir parsel aşağı kaydırılırken, diğer parsel neden dokunulmaz oluyor" ifadelerine yer verdi.
Mersin Anamur’da miniklerden Ramazan dayanışması Mersin’in Anamur ilçesinde 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencileri, Ramazan ayı dolayısıyla ihtiyaç sahipleri için yardım kolisi hazırladı. Anamur İlçe Müftülüğüne bağlı Akdeniz Camii Müberra Mert 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencileri, Ramazan ayının manevi atmosferini yaşamak ve yaşatmak amacıyla örnek bir sosyal sorumluluk çalışmasına imza attı. Kur’an Kursu öğreticisi Meryem Sağır rehberliğinde bir araya gelen minikler, ihtiyaç sahibi aileler için ’Ramazan iyilik kolisi’ hazırladı. Eğitim sürecinin bir parçası olarak paylaşma ve yardımlaşma değerlerini uygulamalı şekilde öğrenen öğrenciler, evlerinden getirdikleri temel gıda malzemelerini özenle kolilere yerleştirdi. Hazırlanan yardım paketleri, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Anamur Şubesine teslim edildi. Etkinlik kapsamında çocuklara Ramazan ayının anlamı, infak bilinci ve toplumsal dayanışmanın önemi de anlatıldı. Kolileri teslim alan Anamur İlçe Müftüsü Mehmet Fidan, minik öğrencilerin sergilediği duyarlılığın takdire şayan olduğunu belirtti. Fidan, "Bu yaşta gösterilen yardımlaşma bilinci bizleri ziyadesiyle duygulandırdı. Paylaşmanın küçük yaşlarda öğrenilmesi, geleceğimiz adına umut vericidir. Bu anlamlı çalışmada emeği geçen öğrencilerimizi, ailelerini ve öğreticilerimizi tebrik ediyorum" dedi. Ramazan’ın bereketini paylaşarak büyüten miniklerin örnek davranışı, ilçede takdir topladı.
Yalova Yalova’da baba ve kızına yapılan saldırı Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan baba ve kızına scooter ile saldıran zanlıyla ilgili hazırlanan iddianamede, şüphelinin 12 yıldan 36 yıla kadar hapsi istenmişti. Ailenin avukatları olayı kasten öldürmeye teşebbüs suçu olduğunu ifade etti. Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. Olay sonrası gözaltına alınan şüpheli Şener E., "silahla kemik kırığı oluşturacak şekilde kasten yaralama" suçundan tutuklandı. İddianame jet hızıyla hazırlandı Olayla ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. İddianamede Şener E. hakkında babaya yönelik saldırı nedeniyle 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebeğe saldırı için ise 9 yıldan 27 yıla kadar hapis istendi. Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, iddianamenin "kasten yaralama" ve "kasten yaralamanın nitelikli hallerinden oluşturulduğuna dikkati çekerek, "İşin aslına baktığımızda kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfı da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade olursa olsun saygıyla yapılan bir eylemdir ve bu da kastan öldürmeye veya kastan öldürmeye teşebbüse vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar kasten yaralamadan bir işlem söz konusuysa da koşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın kasten öldürmeye teşebbüs suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz" dedi. Taylı, olaya karışan diğer şahıslara ilgili de girişimlerde bulunacaklarını kaydetti. Avukat Berika Kurt ise, adli tıptan gelecek raporlar ile öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını beklediklerini dile getirerek şöyle konuşu: "Abilerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Aylardır devam eden bir husumet, baskı, taşınmaya yönelik itme eylemleri de gerçekleştiği için aile iyi değil ama bu yönden de Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek aileyi tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak."
Gaziantep GKV Cemil Alevli Anadolu Lisesi öğrencilerinden küresel yolculuğa güçlü bir adım GKV Cemil Alevli Anadolu Lisesi’nde IB Diploma Programme sürecini tamamlayan 22 öğrenciye düzenlenen törenle IB diplomaları ve transkriptleri takdim edildi. Öğrencileri kutlayan GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel önümüzdeki süreçte bu diplomaya sahip olan öğrencilerin uluslararası prestijli üniversitelerde eğitim alacaklarını ifade etti. Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri bünyesinde faaliyet gösteren Cemil Alevli Anadolu Lisesi son sınıf Gaziantep Kolej Vakfı Özel Liseleri bünyesinde faaliyet gösteren Cemil Alevli Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri IB Diploma Programme sürecini başarıyla tamamlayarak diploma ve transkriptlerini düzenlenen törenle aldılar. Programı başarıyla tamamlayan ve diploma almaya hak kazanan öğrencileri kutlayan GKV Cemil Alevli Koleji IB DP Koordinatörü Fatma Özseven, "IB Diploma Programme sürecini başarıyla tamamlayan 22 öğrencimiz bugün düzenlediğimiz törenle diploma ve transkriptlerini aldılar. Yoğun ve disiplinli bir akademik programı azim ve özveriyle tamamlayan tüm öğrencilerimizi tebrik ediyoruz. Bu önemli kazanımın, onların yükseköğretim ve kariyer yolculuklarında güçlü bir temel oluşturacağına inanıyor; devam eden yurtdışı üniversite kabul süreçlerinde de kendilerine başarılar diliyoruz" dedi. Başarılı öğrencileri kutlayan GKV Özel Okulları Genel Müdürü Fevzi Gürsel’de uluslararası geçerliliğe sahip bir diploma olan IB Diplomasıyla bu yıl mezun olan öğrencilerin küresel yolculukta önemli bir adım attıklarını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür ederek başarılı öğrencileri kutladı.