TEKNOLOJİ - 13 Nisan 2017 Perşembe 14:44

Sosyal medya ''Evet'' diyor

A
A
A
Sosyal medya ''Evet'' diyor

Uluslararası Sosyal Medya Derneği olarak Sosyal Medya ve Referandum üzerine araştırma yapan USMED Başkanı Said Ercan ve Sosyal Medya Uzmanı & Dijital Stratejist Alaattin Çağıl, Sosyal Medya'nın seçimlere etkisini, siyasilerin sosyal medya kullanımı ve referandum üzerine araştırma gerçekleştirdiler

Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de internet kullanıcıları arasındaki aktif ve bireysel kullanıcı sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Toplamda 48 milyon kişinin internete bağlandığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkarıldı. İnternete bağlanan kullanıcıların büyük bir çoğunluğunun da sosyal medya hesaplarının olduğu bilinen bir gerçektir. Araştırmalar bu noktada mobil bağlantılarla hesaplarına ulaşan kişilerin 42 milyon olduğunu gösteriyor. Birkaç yıllık sürece bakıldığında sürekli olarak gelişme gösterdiği gözlenmekte olan internet kullanıcı sayıları ve internet kullanımındaki en büyük pay ise sürekli olarak gelişen cihazlardan dolayı ortaya çıkıyor. Türkiye’de internet kullanımı gerçekleştirilen platformlarda akıllı telefonlar ve dizüstü ile masaüstü bilgisayarlar ilk sırada geliyor. Cihazların sayısının her geçen gün daha da arttığı günümüzde araştırmalar kullanıcıların günde 7 saat bilgisayar, 6 saat da telefonla uğraştığını ortaya koyuyor. 6 saatlik mobil cihaz kullanımlarının 3 saati ise sosyal medya kullanımı olarak araştırma sonuçlarına yansımış durumda.

Araştırma sonuçları dikkatle incelendiğinde Türkiye’deki internet ve mobil cihaz kullanımlarının ne kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu görmek mümkün olmaktadır. Sosyal medyanın da tüm bu kullanımlar arasındaki payına dikkat edildiğinde sosyal medyanın farklı kanallarının Türkiye’de ne kadar etkili olabileceği de biraz olsun tahmin edilebilmektedir. Sosyal medya platformları arasında kullanım süreleri bakımından en çok kullanılan platform Youtube olurken Facebook, Instagram ve Twitter da bu sırayı takip etmeye devam ediyor.


Sosyal Medya Gücünü Nerden Alıyor?


Sosyal medya insanların eğlenceli vakitler geçirmesinden de öte çok daha büyük bir amaca uygun şekilde kullanılarak büyük faydalar ortaya çıkarabiliyor. Bu noktada ilk dikkat çeken avantajları geniş toplulukların bir arada hareket etme gücünü artırması, insanlar arasındaki iletişimin kolay bir şekilde kurulmasına olanak sağlaması, bir düşüncenin en hızlı şekilde yayılmasına araç olması ve tüm bu organizasyon ve iletişim için harcanan maliyetleri oldukça düşük rakamlara getirmesi olmaktadır. Sosyal medyanın gücünü aldığı bu noktalara dikkatle bakıldığında özellikle günümüzün siyasetinde böylesine bir platformun ne kadar etkili olabileceğine de dikkat etmek gerekir.


Daha çok insana ulaşmak asıl amacı olan politikacılar sosyal medyayı bu amaçla kullandıkları takdirde sosyal medyanın faydaları konusunda oldukça verimli bir süreci takip etmiş oluyorlar. Politikaların birlikte hareket etmiş olduğu topluluklar ve partilerin yer aldığı sosyal medya platformlarında olduğu gibi aynı zamanda politikacıların kendisi de bu platformları kullanarak kendisini takip eden çok sayıda kişiyle aynı anda iletişime geçebilmektedir. Modern zamanda artık siyasi yarışların çok daha çekişmeli bir hale geldiği ve kaynakları kullanma bakımından geride kalanların bu yarışta söz sahibi olamayacağına dikkat edilirse sosyal medyanın faydaları daha açık bir şekilde ortaya çıkma fırsatı bulacaktır. Özellikle aynı anda birden fazla kişiye ulaşma imkanının somut bir şekilde gerçeğe dönüştüğü yerler olan mitinglere bakıldığında buradaki kişi sayısının sosyal medyada ulaşılabilecek kişi sayısından ne kadar düşük olduğu gözlenerek durum daha iyi bir şekilde ortaya konabilir.

Siyasilerin Sosyal Medya Kullanımına Örnekler

Sosyal medyadaki farklı platformların kendine has konseptleri sayesinde insanlara ulaşma ve onları bilgilendirme noktasında ne kadar etkili araçlar oldukları bilindiği için hemen hemen her siyasetçi kendine ait sosyal medya hesabını bir tür resmi kanal olarak kullanmayı tercih ediyor. Hatta pek çoğu açıklamalarını ve duyurularını da bu kanallardan yapmaktadır. Genellikle politikacılar daha resmi bir görünüme sahip olan Twitter’ı kullanmayı tercih ediyorlar. Siyasilerin twitter kullanımı denildiğinde ilk akla gelen isimlerin başında Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Sadece Türkiye içindeki politikacılar ve siyasi isimler arasında değil aynı zamanda dünyanın pek çok ülkesinin liderleri arasında da ilk sıralarda yer almaktadır.  Twitter'da ''@RT_Erdogan'' kullanıcı adına sahip olan Cumhurbaşkanımızın yaptığı konuşmaların bir dökümünün yayınlanmasının yanı sıra aynı zamanda kendi fikirlerine de yer verilmektedir. Toplamda 10 milyonu aşkın kullanıcı sayısı ile twitter kullanımı söz konusu olduğunda bunun ne kadar etkili sonuçlar doğurabileceği Erdoğan’ın hesabı üzerinden de görülebilir.

Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya kullanımını da farklı boyutlara getiren hamlelere imza atıyor. Kendisi hakkında çizdiği bir resmi paylaşıp onu görmesini dileyen bir engelliye hesabı üzerinden teşekkür etmişti. Ardından Gülşah Yağmur Yazıcı isimli bu engelli kızı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne de kabul ederek sosyal medyanın iletişimde ne kadar güçlü olabileceğini de ortaya koydu.

Referandum için Sosyal Medya Ne Diyor?

Sosyal medya siyasi açıdan sadece politikacıların metinlerinin yayılmasına olanak sağlaması ile değil aynı zamanda seçmenlere ulaşma ve halkın ne tür görüşlere sahip olduğunu izleme noktasında da en ideal platformlardan biri olmaktadır. Daha önceleri sadece gençlerin bulunduğu yerler olsa da internet ve mobil cihaz kullanımlarının artması ile birlikte sosyal medyada her yaştan insanın siyasi görüşüne dair fikirlerini bulabilmek mümkün oluyor.

Önümüzdeki referandum ile ilgili olarak sosyal medyada her iki cepheden de yoğun bir şekilde kampanya yürütülmektedir. Ancak bunlar arasında Evet cephesinin ortaya koyduğu projeler çok daha geniş bir alana yayılma ve daha fazla kişi tarafından ilgi görme olanağı buluyor. Hayır cephesi ise bu konuda kendini yenileyemeden devam ediyor. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en temel sebepler ise insanların sosyal medyada güvenini etkileyen noktaların paylaşımların yapıldığı hesapların kaynakları, doğrulukları ve paylaşımların kalitesi olmaktadır.

Özellikle kararsız seçmenlerin aklını karıştıran noktaların netleşmesi adına mutlaka güçlü içeriklerle sosyal medya üzerinden referandum kampanyasına devam etmek gerekiyor. Sosyal medya anketlerinde güvenilir isimler ortaya koyduğu bilgilere göre Evet sonucunun çıkacağı bir adım daha önde gözüküyor. Seçimlere katılımı azaltmak ve geçersiz oylar atılmasına sebep olmak amacıyla daha çok Hayır cephesi tarafından pusulaların Hayır kısımlarının yırtılacağı yönünde dezenformasyonlar da yapılmakta. Referandumu sabote etmeye yönelik bu hareketlere karşı herhangi bir not eklenmeden, yırtılıp koparılmadan pusulaların sandığa atılması gerekmektedir. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bakan Kacır: ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Turkcell’in hayata geçirdiği ‘Yarının Teknoloji Liderleri’ proje yarışmasında ödül töreninde konuştu. Kacır, ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir’’ dedi. Turkcell’in, gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini ortaya çıkarmak amacıyla bu yıl ikincisini düzenlediği "Yarının Teknoloji Liderleri" proje yarışmasının ödül töreni Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ev sahipliğinde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye’de üniversitelilere yönelik proje yarışması olan "Yarının Teknoloji Liderleri"nde birinci olan SIGNIFY projesi 1 milyon TL, ikinci MEMOVISION projesi 800 bin TL, üçüncü SMELLCONTROL projesi ise 600 bin TL ile ödüllendirildi. Ayrıca jüri tarafından belirlenen CYBERKIDS, ENERATICS ve KAZAI projelerine de 300 bin TL’lik para ödülü takdim edildi. Törende açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, ‘‘Türkiye’nin teknoloji alanında elde ettiği kazanımlar, kendine has bir ekosistem inşasını ve kendine has bir teknoloji geliştirme yolculuğunu da ifade ediyor. Kendine has bir ekosistem dediğimizde aslında çok bileşenli bir yapıdan bahsediyoruz. Altyapılarıyla, üniversiteleriyle, araştırma merkezleriyle, laboratuvarlarıyla, teknoparklarıyla, yazılımcılarıyla ve elbette girişimcileriyle adeta bir sinir ağında ortaklaşa çalışan inovasyon zekası Türkiye’nin teknoloji ekosistemi. Bu zeka dünyada parmakla gösterilen başarılara imza atıyor" dedi. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona yapılan yatırımlara ilişkin de bilgi veren Bakan Kacır, ‘‘Türkiye son 23 yılda araştırma, geliştirme ve inovasyona daha önceki dönemlerle mukayese edildiğinde çok daha fazla kaynak ayırıyor. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 1 milyar dolardı. Şimdi Türkiye’nin yıllık Ar-Ge harcamaları 20 milyar dolar. 23 yıl öncesinde Türkiye’nin 29 bin Ar-Ge insan kaynağı vardı. Şimdi Türkiye’de 311 bin Ar-Ge insan kaynağı var. 23 yıl önce Türkiye milli gelirinin yüzde 0,5’ini Ar-Ge’ye ayırmaktaydı. Şimdi milli gelirimizin yaklaşık yüzde 1,5’ini araştırma geliştirme faaliyetlerine ayırıyoruz. İtalya gibi, İspanya gibi ülkelerle milli gelirimizden Ar-Ge ayırdığımız pay çok yakın seviyelerde. Türkiye bugün 114 teknoparkında 13 bin teknoloji girişiminin inovasyon yaptığı bir ülke. Türkiye bugün özel sektörde bin 700’den fazla Ar-Ge ve tasarım merkezine sahip bir ülke’’ ifadelerini kullandı. ‘‘Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir’’ Teknoloji girişimlerinin sermayesinin maddi olmadığını vurgulayan Kacır, ‘‘Borçlanma enstrümanları yani daha yaygın kullandığımız haliyle krediler, çoğunlukla sizin sunacağınız teminatlar karşılığında size verilir. Yani bir kredi talep ettiğinizde çoğunlukla o krediyi geri ödeyememeniz halinde hangi teminatlarla borcunuzu karşılayabileceğiniz, daha açık ifadesiyle tapunuzun, araba ruhsatınızın olup olmadığı sorulur. Teknoloji girişimlerinin sermayesi çoğunlukla maddi değildir. Teknoloji girişimlerinin sermayesi akıl sermayesidir, fikir sermayesidir. Teknoloji girişimlerinin büyümesini sağlayacak olanlar borçlanma değil, sermaye yatırımları, sermaye ortaklıklarıdır’’ diye konuştu. ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı’’ Türkiye’de teknoloji girişimlerine yapılan girişim sermayesi yatırımlarını büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Kacır, ‘‘Son beş yılda Türkiye’de teknoloji girişimlerine 5,5 milyar dolar yatırım yapıldı. Bir önceki beş yılda bu tutar 550 milyon dolardı. Ondan önceki beş yılda bu tutar 280 milyon dolardı. Yani katlanarak büyüyen bir yatırım ölçeğinden bahsediyoruz. Bu ölçeğin büyümesi için pek çok tedbir alıyoruz. Bir yandan kamu kaynaklarını girişim sermayesi fonlarına yönlendiriyoruz. Fonların fonu mekanizmaları kuruyoruz. Eş finansman mekanizmaları kuruyoruz. Kamunun bir lirasını özel sektör üç lira, beş lira eklesin ve Türkiye’nin teknoloji girişimleri yatırım ortaklıklarıyla büyüsün istiyoruz" ifadelerini kullandı. "Turkcell olarak temel yaklaşımımız, teknolojiyi insan için faydaya dönüştürmek" Törenin açılış konuşmasını yapan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç ise gençleri teknolojiye yönlendirmek ve potansiyellerini desteklemek amacıyla geçtiğimiz yıl başlatılan projenin önemine işaret ederek şunları söyledi: "Turkcell olarak ülkemizin dijitalleşme yolculuğuna 30 yıldan uzun süredir öncülük ediyoruz. Bu yolculukta Turkcell’i Türkiye’nin teknoloji lideri yapan en temel yaklaşım ise ‘Teknolojiyi insanımız için faydaya dönüştürmek’. Bizim için teknoloji; insanın hayatına dokunduğunda, bir ihtiyaca cevap verdiğinde ya da bir gencimizin önünde yeni bir kapı açtığında gerçek anlamını buluyor. Yarının Teknoloji Liderleri Proje Yarışması da bu anlayışın somutlaşmış hali. Gençlerimizden aldığımız motivasyonla bu yıl yarışmanın kapsamını daha da genişlettik. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne de projemizi açtık. 71 ilden 161 üniversitenin katılımıyla toplam 829 proje yarıştı. Yarının Teknoloji Lideri olmak için geliştirilen projelerin sayısı geçen yılın iki katını aştı. Bu başarının arkasında güçlü bir ekosistem var. Devletimizin ortaya koyduğu vizyon, sağladığı destek ve açtığı alan, gençlerimizin yolunu açıyor. Kamu, üniversite ve özel sektörün aynı hedefte buluştuğu bu yapı, ülkemizin teknoloji yolculuğuna hız kazandırıyor." "Gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Konuşmasında gençlere de seslenen Genel Müdür Koç, "Bir fikre sahip çıkmak, yarına sahip çıkmaktır. Bu cesaretin, herhangi bir ödülden daha değerli olduğunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Yalnızca ödül alanlar değil; fikrinin peşinden gitme cesareti gösteren herkes bu yarışmanın kazananıdır. Ortaya koyduğunuz her fikir, yazdığınız her bir kod, bu ülkenin güçlü yarınlarına atılmış birer imzadır. Bundan böyle de sizlerin yanında olmaya ve ‘Turkcell ile Yarınlar Senin!’ demeye devam edeceğiz. Ödül almaya hak kazanan arkadaşlarımızı, finale kalan 12 ekibi ve başvuru yapan her bir gencimizi yürekten kutluyorum. Bu vesileyle vizyonlarıyla bu sürece yön veren Sayın Bakanımıza ve devletimizin değerli temsilcilerine saygılarımı sunuyorum. Ayrıca İnsan ve İş Desteklerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcımız Erkan Durdu liderliğinde İnsan Kaynakları ekiplerimize ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma, kıymetli jürimize ve üniversitelerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Yarının teknoloji liderlerinin geliştirdiği projeler Yarışmada birincilik ödülünü "Signify" projesi kazandı. Proje, işitme engelli bireylerin bankacılık ve sağlık gibi temel hizmetlerde tercümana bağımlı kalmamalarını hedefliyor. Signify, mahremiyet ve iletişim kopukluğunu, yapay zekâ destekli çift yönlü anlık çeviri ile ortadan kaldırmayı sağlıyor. İkinciliği ise dijital reklamcılıkta içeriklerin etkisini ölçmek için kullanılan kampanya sonrası yöntemlerin maliyetli ve yavaş olması sorununa çözüm getiren "MEMOVISION" kazandı. "Smellcontrol" projesi ise üçüncülük ödülünü kazandı. Endüstriyel tesisler ve kentsel alanlardaki gaz sızıntıları ile uçucu organik bileşiklerin (VOC) geleneksel yöntemlerle ayırt edilememesi sorununu, çoklu gaz karışımlarını eş zamanlı analiz ederek çözmeyi amaçlıyor. İlk 3’ün yanı sıra 300’er bin TL para ödülüne layık görülen projeler ise şunlar oldu: "Sosyal Okuryazarlılık" ödülüne "Cyberkids" projesi layık görüldü. Proje, internet kullanım yaşının düşmesiyle çocukların maruz kaldığı siber zorbalık, veri ihlalleri ve oltalama (phishing) gibi tehditleri, çocukların bilişsel seviyesine uygun oyunlaştırılmış yöntemlerle önlemeyi amaçlıyor. "Sürdürülebilir Gelecek" ödülünü "ENERATICS" projesi aldı. Eneratics, veri merkezlerinde enerji maliyeti ve karbon ayak izini düşürmek için IT iş yükü, soğutma (HVAC) ve batarya sistemlerini koordine eden gerçek zamanlı bir enerji orkestrasyon katmanı sunuyor. "Ölçeklenme Potansiyeli" ödülünün sahibi "KazAI" projesi oldu. Yarışmaya katılan ve trafik kazaları sonrası manuel yürütülen ve haftalar sürebilen hasar tespiti, kusur oranı belirleme ve maliyet hesaplama süreçlerini dijitalleştirerek, operasyonel yükü ortadan kaldırmayı hedefliyor.
İstanbul Fenerbahçe, Euroleague’de 8. kez Final Four’a gidiyor Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague play-off serisi 4. maçında Litvanya ekibi Zalgiris Kaunas’ı uzatmalar sonucu 94-90 mağlup ederek seride durumu 3-1’e getirdi. Sarı-lacivertliler, 8. kez Final Four’a katılma başarısı gösterdi. Euroleague play-off serisi dördüncü maçında Fenerbahçe Beko, deplasmanda Litvanya temsilcisi Zalgiris Kaunas ile karşı karşıya geldi. Serinin ilk 2 maçını evinde oynayan sarı-lacivertliler, ilk maçı 89-78, ikinci maçı 86-74’lük skorlarla kazandı. Geçtiğimiz çarşamba günü rakibinin sahasında parkeden mağlup ayrılan Fenerbahçe, bugün de deplasmanda normal süresi 80-80 biten karşılaşmayı 94-90 kazandı ve seriyi 3-1’e getirdi. Jasikevicius’un öğrencileri bir kez daha Final Four’a gitmeye hak kazandı. 8. kez Final Four bileti Avrupa basketbolunun son yıllarda en önemli takımlarından olan Fenerbahçe, 8. kez bu organizasyonda boy gösterecek. 2015-2019 yılları arasında üst üste 5 kez bu organizasyonda sahne alan Kanarya, daha sonra ise 2024 Berlin, 2025’te Abu Dabi’deki Final Four’da mücadele etti. Sarı-lacivertliler, ilk kez 2017 yılında İstanbul’un ev sahipliğinde kupayı kazanırken, geçtiğimiz yıl da ikinci kez Euroleague şampiyonu olmayı başardı. Fenerbahçe, Final Four’a en çok katılım sağlayan Türk takımı olma ünvanını da taşıyor. 2026 Euroleague Final Four, 22-24 Mayıs tarihlerinde Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenecek. Jasikevicius 7. kez Aralık 2023’te takımın başına geçen Sarunas Jasikevicius, sarı-lacivertlileri üst üste 3 sezonda Final Four’a taşıdı. Sporculuk kariyerinde birçok başarıya sahip olan Litvanyalı koç, antrenörlük kariyerinde de 7. kez Dörtlü Final’de mücadele verecek. Barcelona ile birer kez ikincilik, üçüncülük ve dördüncülük yaşayan Jasikevicius, bir kez de Zalgiris Kaunas takımıyla turnuvayı üçüncü tamamladı. Geçtiğimiz sezon da Fenerbahçe ile şampiyonluk yaşadı.