TEKNOLOJİ - 17 Eylül 2018 Pazartesi 10:43

Sosyal medya vurguncularının yeni yöntemi!

A
A
A
Sosyal medya vurguncularının yeni yöntemi!

Dolandırıcıların yeni yönteminin sosyal medya üzerinden ‘Hediye tuzakları’ olduğunu belirten Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun, dolandırıcıların bazı bankaların internet sitelerini birebir taklit ettiğini belirtti.

Adli Bilişim Uzmanı İsa Altun, dolandırıcıların her gün yeni yöntemler denemeye devam ettiklerini belirterek, sosyal medyada ki vurguncuların hedefinde hediye tuzakları olduğunu kaydetti. Bankaların orijinal web sitelerinin birebir aynısını taklit ederek ‘Bankamızdan işlem gerçekleştiren ilk 50 kişiye telefon, otomobil ya da ev ‘ hediye edeceklerini belirten Altun, hackerların bu yöntemlerle vatandaşı maddi ve manevi yönden mağdur ettiklerini söyledi. Altun, “Hiçbir banka sosyal medya üzerinden hediye duyurusu yapmaz. Banka müşterileri mutlaka bankanın orijinal web sitesine girip hediye verilip verilmediğini kontrol etmeleri gerekiyor. Ayrıca kullanıcılar adres çubuğunda mutlaka com ya da com.tr uzantısına dikkat etmeliler. Linkleri tıklarken çok dikkatli olmakta fayda var” dedi.

“SOSYAL MEDYADA HEDİYEYE KANMAYIN” 

Sosyal medya üzerinden yapılan vaat tuzaklarını anlatan Altun, en çok tuzağa düşülen yöntemin sosyal medya olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu: 

“Banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması, bilişim ve banka sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık ve hırsızlık, sanal ortamda kumar oynatmak ve imkan sağlamak, verilerin izinsiz kullanımı ve sertifika sahteciliği, bilişim sistemini kullanarak haberleşmenin engellenmesi, bilişim sistemi aracılığıyla özel hayata karşı işlenen suçlar, bilişim sistemlerinde çocukların cinsel istismarını kullanmak, bilişim sistemini kullanmak suretiyle sanayi ve ekonomiye karşı işlenen suçlar, bilişim suçlarıdır. Bilişim-medya okur yazarı olamayan bireyler hackerlerin tuzağına daha kolay düşüyor. En çok işlenen suç ‘kredi kartı sahteciliği ve hırsızlığı’, örneğin sosyal medyada, internet üzerinden işlem yapan 50 kişiye cep telefonu ya da otomobil ya da ev hediyesi vaat edilmişse bu tuzaktır. Çünkü hiçbir banka, sosyal medya hesabı üzerinden böyle bir hediye vaat etmez. Hackerler bundan başka sahte elektronik posta ve sahte banka sitesi oluşturmak suretiyle kullanıcıları tuzağa düşürüyorlar. Bundan başka ‘criptoloker’ adını verdiğimiz bir yöntemde virüs programları kullanılarak cihazlara virüs gönderiliyor. Cihaza yerleşen virüs banka ve diğer önemli bilgileri şifreleyerek hackerlere veriyor. Hackerlar da bu bilgiler karşılığında tehdit ve şantajla dolar ya da Euro cinsinden para istiyorlar”

“6662 VE 7979 SMS NUMARASINA DİKKAT “ 

Hackerlerin en önemli silahının vaat üzerinden tuzak kurmak olduğunu dile getiren İsa Altun, sosyal medya hesabını kaptıran kullanıcılar üzerinden ‘Telefonun faturalı ise sana göndereceğim kısa mesaja evet deyip SMS atarsan hediye çeki kazanacaksın’ vaadi üzerinden, SMS başına 160 ile 200 lira arasında ücretlendirme alındığını vurguladı. Altun, “Sosyal medya hesabını kaptıran birisi için bu büyük bir rakam. Örneğin, 6662 kısa mesaj servisine çok dikkat etmek gerekiyor. Kullanıcının hesabını çalan hırsız, kullanıcının hesabından kullanıcının arkadaşlarına, ‘Hediye çeki göndereceğim, telefonunu verir misin?’ diyor ve aldığı telefona mesaj gidiyor. O mesaja EVET yazıp 7979’a yollandığında ise, cevaplayan kişiye 44 TL ücret kesiliyor” ifadelerini kullandı.

DOLANDIRICININ IP’SİNİ BULMAK 

Hesabı ele geçiren hırsızın, kullanıcıların arkadaşlarıyla sanki kullanıcının kendisiymiş gibi konuşarak, mesaja EVET olarak yanıt vermesini sağladığını ileri süren Altun, bu yanıtı veren kullanıcının faturasına ise hemen 44 TL borç düştüğünü söyledi. Böyle bir durumla karşılaşmamak için vatandaşlara uyarıda bulunan Altun, “Eğer sizde böyle bir durumda karşılaşırsanız, Facebook hesabından ‘Ayarlara git; güvenlik ve giriş yaptığın yerler bölümünden dolandırıcının IP adresini alarak savcılığa şikâyette bulunabilirsiniz” dedi.

BANKA TELEFONLARINA DİKKAT 

Dolandırıcıların bir başka yönteminin ise vatandaşı özel bir bilgisayar yazılımı ile kendi çalıştığı banka ile aynı numaradan aradıklarını ifade eden Altun sözlerini şöyle sürdürdü:
“Banka telefonu ile tek fark numaranın başında (+1) gibi bir kod bulunuyor. Kullanıcı dikkatli davranmazsa tuzağa düşebilir. Çünkü kendini bankacı olarak tanıtan hacker, kullanıcının TC kimlik numarasını söylüyor. Adres ve limit bilgisi gibi bilgiler vererek güven kazanıp, kullanıcının kredi kartı ile yurt dışından işlem yapıldığını söylüyor. İşlem sırasında vatandaşa bankadan yüksek miktarlarda online kredi talebi olduğunu söylüyor. Bireye işlemlerin iptali için şifre gönderileceği, kartın bloke olması için bu şifreleri telefona girilmesi gerektiği belirtiliyor. Çok işlem yapıldığı iddia edilerek her işlem için ayrı şifre gönderiliyor. Burada önemli bir detay ortaya çıkıyor. Vatandaşa kesinlikle şifre vesaire bir bilgi sormuyor. Vatandaşa, cep telefonuna bankadan gelen SMS şifresini tuşlaması söyleniyor. Gelen SMS ise vatandaşın çalıştığı bankanın SMS formatı ile neredeyse aynı olduğu için şüphe çekmiyor. Gönderilen bu şifreler ve tuşlamalar sonucunda da vatandaşın kredi kartından yüksek tutarda para çekip dolandırıyorlar”  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."