TEKNOLOJİ - 08 Temmuz 2016 Cuma 10:45

Sosyal medyada tatil fotoğrafı paylaşmayın!

A
A
A
Sosyal medyada tatil fotoğrafı paylaşmayın!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte insanların sürekli sosyal medyadan tatil vb. fotoğraf paylaşımları başlarına dert açabilir.

 Tatil sezonunun açılmasıyla birlikte turistik bölgelerde büyük yoğunluk yaşanmaya başladı. Kullanıcılar gittikleri yerlerde, deniz kıyılarında çektikleri fotoğrafları paylaşarak ne tür sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. Sosyal medya uzmanı akademisyen Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık açıkladı.

Yaz tatilinin başlamasıyla birlikte deniz kıyıları ve turistik şehirler insan akınına uğramaya başladı. Tatilciler sosyal medyada gerek tatil fotoğrafları paylaşarak, gerekse de konum bilgisi vererek tatili sosyal medyada da doyasıya yaşıyor. Peki, zararsız gibi görülerek yapılan bu paylaşımların ne gibi tehlikeler doğuracağını hiç düşündünüz mü? Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık bu tehlike ve tehditlere konusunda vatandaşları uyardı.

“Yeni nesil hırsızlar sosyal medyada kol geziyor”

Sosyal medyanın büyülü bir dünya oluşturduğunu ifade eden, ancak bu büyünün geçici olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Kırık; “Facebook, Instagram, Twitter gibi sosyal paylaşım ağları her gün milyonlarca paylaşıma sahne oluyor. Kullanıcılar diledikleri fotoğraf, video ve içerikleri paylaşarak tatil yörelerinden canlı yayın gerçekleştirebiliyorlar. Ancak bu durum tabiri caizse yeni nesil hırsızların ekmeğine yağ sürüyor. Hatta bazı kullanıcılar ev adreslerini bile Swarm ve Foursquare gibi ağlardan faydalanarak paylaşabiliyorlar. Bu paylaşımlar başlangıçta oldukça masumane gözüküyor ancak; ev adresinin bile paylaşılması ne yazık ki ev soygunlarına zemin hazırlıyor. İngiltere’de hırsızlık nedeniyle mahkûm edilen kişilere yapılan anket çok ilgi çekici sonuçlar ortaya koymuş ve mahkûmlar soyacakları evin boş olduğunu sosyal medyadan kontrol ettiklerini beyan etmişlerdir. Güvenlik sistemleri üreticisi Friedland’in yayımladığı bu raporda konum paylaşmanın doğuracağı sorunlar tek tek sıralanıyor. Dolayısıyla masumane görünen paylaşım önüne geçilmeyecek sorunlar doğuruyor.” şeklinde konuştu.

“Çin’den sonra en çok tatili fotoğrafı paylaşan ülke Türkiye!”

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte turizm sektörünün canlandığını ve tatilcilerin sürekli sosyal medyada fotoğraf paylaştığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kırık; “Bilindiği gibi Türkiye sosyal medya kullanımında ilk 5 ülke arasında yer almaktadır. Bu durum tatil fotoğraflarının paylaşılması esnasında da geçerli. Türkiye ülke sıralamasında Çin’den sonra ikinci sırada yer almaktadır. Seyahat ve tatil sitesi Momondo’nun paylaştığı istatistikler oldukça dikkat çekicidir. Araştırma Türk halkının neredeyse 3’te 2’sinin tatil sırasında fotoğraf ve video paylaştığını ortaya koymuştur. Bu alanda Türkiye’yi İtalyanlar takip etmektedir. Bu fotoğraf ve videoların paylaşılması sosyal medyanın atmosferinden kaynaklanmaktadır. Tabiri caizse tatil sezonunda; “Ben de buradayım. Ben de tatile gidiyorum.” diyebilmek ve gidilen yerleri diğer kullanıcılarla paylaşmak Türkiye’de önem kazanıyor”. dedi.

“Sosyal medyayı doğru kullanmakla hırsızlıkların önüne geçilebilir”

Sosyal medyanın yapısının paylaşıma açık sanal bir alan olduğunu ifade eden Kırık; “Elbette sosyal medyada paylaşım yapacağız, fotoğraf, video ve içerikleri sunacağız; ancak öncelikle yapmamız gereken tanımadığımız kişileri sosyal ağlarımıza eklememek ve sürekli olarak korumalı hesap kullanmaktır. Çünkü hırsızlar sahte hesapları kullanarak hesapları önce takip altına alıyor, daha sonra durum analizi yaptıktan sonra faaliyete geçiyorlar. Yine herkese açık paylaşımlar da yeni nesil hırsızların ekmeğine yağ sürüyor ve paylaşılan konum bilgileri tek tek depolanarak hırsızların işini kolaylaştırıyor. Bu nedenle sosyal medyada mahremiyete dikkat etmek gerekmektedir.” değerlendirmesini yaptı.

CANAN BEŞTAŞ 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.
Şanlıurfa Görüntüleri izleyen Viranşehir’e akın etti: Anahtarlı tedavi iddiası sosyal medyada gündem oldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde konuşamayan insanların ağzına anahtar koyarak tedavi ettiğini iddia eden şahsın sosyal medyada gündem olan görüntülerinin ardından evi vatandaşların akınına uğradı. Viranşehir ilçesinde yaşayan Seyit Cuma Tufehi, konuşamayan insanlara dua edip ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu iddia etti. Ücret almayan Tufehi’nin insanların ağzına anahtar koyarak konuşturduğunu gösteren videolar, kısa sürede sosyal medyada milyonlarca kişi tarafından izlendi. Görüntüleri izleyenler, konuşamayan yakınlarını yanlarına alarak Viranşehir’e akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden telefonla arayan aileler, randevu aldıktan sonra konuşma güçlüğü çeken çocukları için kapıda uzun kuyruklar oluşturdu. Oğlunun ilk kelimelerini kullanmaya başladığını söyleyen Vahit Ekmen, "Benim oğlumun kulağı duyuyor ama konuşamıyor. Seyit Cuma Tufehi’nin yanına getirdik. Allah’a şükür oğlum yavaş yavaş konuşmaya başladı" dedi. Adana’dan geldiğini söyleyen Salih Gülağacı, "Adana’da gece dönercisiyim. Oğlumda bir kekemelik vardı. Sosyal medyada duydum getirdim. Seyit Cuma Tufehi onu konuşturdu. Buradan çok mutlu bir şekilde gideceğiz. Hüngür hüngür ağladık" dedi. Az da olsa oğlunun konuşmaya başladığını söyleyen İsmail Çılgın, "Çocuğumuzu getirdik, ağzına anahtar kattılar. Az bir şey bile olsa dili açıldı" diye konuştu. İki defa daha geleceğini söyleyen Çılgın, inşallah dilinin daha da açılacağını belirtti. Konya’dan geldiğini söyleyen İmam Bakır Özkan, çocuğunun konuşmasının çok ağır olduğunu ve buraya geldikten sonra konuşmaya başlayacağını umut ettiklerini dile getirdi. Buraya gelerek şifa bulduklarını söyleyen Mehmet Aydın, "Hiç konuşamayan insanlar buraya geldi ve iyileşti. Şifa buluyoruz. İnşallah devam edecektir" dedi. İnsanların Allah sayesinde konuştuğunu söyleyen Seyit Cuma Tufehi ise, dünyanın birçok ülkesinden insanların geldiğini belirtti. Tufehi, "Şifa veren Allah’tır, ben vermiyorum ama Rabbimizi sonsuza kadar severiz. Yeter ki inancı olsun. Allah’ın gözleri vardır, evliyaları vardır. Allah takva sahibinin yanındadır. Amel sahibinin yanındadır. Salih evliyalar vardır. Allah diyor ki, ’Eğer onlar isterse Allah da ister.’ Allah bize nerede meyil ederse biz de oradayız. Bir tek Allah’ı arayacaksınız. Allah’ın kanunu Kur’an-ı Kerim’dir. Hazreti Muhammed’in yolunda, ehli beytin yolunda" diye konuştu.