DÜNYA - 19 Temmuz 2025 Cumartesi 17:30 | Son Güncelleme : 19 Temmuz 2025 Cumartesi 17:32

Suriye Devlet Başkanı eş-Şara: "Suriye devleti, ülkedeki tüm azınlıkları korumaya kararlıdır"

A
A
A

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, ateşkes ilanının ardından yaptığı konuşmada, "Suriye devleti, ülkedeki tüm azınlıkları ve mezhepleri korumaya kararlıdır" dedi. Eş-Şara, İsrail'in başkent Şam'ı ve güneyi hedef alan saldırılarının ülkesinin istikrarını tehdit ettiğini de vurguladı.

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, kapsamlı bir ateşkes ilan edilmesinin ardından Süveyda'deki olaylarla ilgili konuşma yaptı. Suriye halkına seslenen Devlet Başkanı eş-Şara, "Süveyda'da yaşanan son olaylar, Suriye'deki güvenlik ve siyasi durum açısından tehlikeli bir dönüm noktası teşkil ediyor. Bir yanda yasa dışı gruplar, diğer yanda Bedeviler arasında çatışmalar yaşanmış ve bu da durumun daha önce görülmemiş bir şekilde kötüleşmesine yol açmıştır. Olaylar, bu gruplar arasındaki şiddetli çatışmaların tırmanmasıyla başladı. Suriye devletinin müdahalesi olmasaydı durum neredeyse kontrolden çıkacaktı. Suriye devleti, zor koşullara rağmen durumu yatıştırmayı başardı. Ancak İsrail müdahalesi durumu yeniden tırmandırdı ve Şam'ın güneyine ve hükümet kurumlarına yönelik yoğun bombardıman sonucunda ülkeyi, istikrarını tehdit eden tehlikeli bir aşamaya sürükledi" ifadelerini kullandı.

Eş-Şara, "Bu olayların ardından ABD'li ve Arap arabulucular bu karmaşık koşullar altında durumu yatıştırmak amacıyla müdahalede bulundu. Suriye devletinin bu bölgelerde bulunmamasının çatışmaları daha da alevlendirebilecek bir kaosa yol açacağı yönündeki sürekli uyarılarımıza rağmen gerçekte yaşananlar en kötüsüydü. Devletin bazı bölgelerden çekilmesiyle birlikte Süveyda'daki silahlı gruplar, Bedevilere ve ailelerine karşı şiddetli intikam saldırıları düzenlemeye başladı ve bu da nüfusun kitlesel olarak yerinden edilmesine yol açarak bir terör ve kaos durumuna yol açtı. İnsan hakları ihlallerinin eşlik ettiği bu intikam saldırıları, diğer Arap aşiretlerinin Süveyda'daki Bedeviler üzerindeki kuşatmayı kırmak için gelmelerine neden oldu ve bu da gerginliğin tırmanmasına ve Suriye'deki güvenlik üzerinde büyük değişikliklere yol açtı" dedi.

"Bazı kişiler arasında ayrılıkçı hırslar ortaya çıktı"

Şara, "Süveyda'daki bazı kişilerin dar çıkarları yön kaymasına yol açtı. Yurt dışına sığınan ve hızla öldüren ve istismar eden silahlı gruplara liderlik eden bazı kişiler arasında ayrılıkçı hırslar ortaya çıktı. Suriye devleti, Suriye'nin kurtuluşundan sonra Süveyda'nın yanında durmuş, onu desteklemiş ve temel hizmetleri sağlamış olmasına rağmen bu kişiler ve kaos odakları, şehri ve ulusal istikrardaki rolünü kötüye kullanmıştır. Süveyda'nın bazı iç taraflarca uluslararası çatışmalarda bir araç olarak kullanılması, genel olarak Suriyelilerin çıkarlarına hizmet etmemekte, aksine krizi şiddetlendirmekte ve ülkenin birliğini tehdit etmektedir" şeklinde konuştu.

"Suriye devleti, topraklarında egemenliğini tek başına koruyabilecek kapasitededir"

Şara, "Suriye'deki Arap aşiretleri her zaman kendilerini harekete geçiren ve mazlumlara yardım etmeye iten asil değerlerin ve ilkelerin bir sembolü olmuştur. Aşiretler, tarihleri boyunca Suriye devletinin yanında durarak ve ülkenin yaşadığı zorluklar karşısında destek ve fedakarlık sağlayarak onurlu konumlarını kanıtlamış ve birçok kez dış ve iç tehditlere karşı bir savunma duvarı ve ülkenin birlik ve istikrarının korunmasında etkili bir araç olmuştur. Aşiretlerin onurlu duruşuna rağmen bu gruplardan bazıları karşılaştıkları zorluklar ve tehditler karşısında kendilerini bireysel olarak savunmaya çalışmıştır. Bu girişimlerin arkasındaki insani saikleri anlamakla birlikte bu eylemlerin, devletin ülke işlerini yönetme ve güvenliği sağlama rolünün yerine geçemeyeceğini vurgulamak önemlidir. Suriye devleti, tüm Suriye topraklarında itibarını ve egemenliğini tek başına koruyabilecek kapasitededir. Aşiretlere kahramanca duruşları için teşekkür ederken, ateşkese tam olarak uymaları ve devletin emirlerine uymaları çağrısında bulunuyoruz. İçinde bulunduğumuz bu anın, hepimizin yaşadığı zorlukların üstesinden gelmek ve ülkemizi ve topraklarımızı dış müdahalelerden veya iç çatışmalardan korumak için birlik ve tam iş birliği gerektirdiğini herkes anlamalıdır" ifadelerini kullandı.

"Türkiye'nin rolünü göz ardı edemeyiz"

Şara, "ABD'nin bu zor koşullarda Suriye'ye verdiği desteği ve ülkenin istikrarı ve yeniden inşasına olan bağlılığını teyit etmede oynadığı önemli rolü takdir ediyor ve teşekkür ediyoruz. Ayrıca bu aşamada etkin destek sağlayan Arap ülkelerinin ve istikrar ve sükuneti desteklemeye yönelik bölgesel çabaların bir parçası olan Türkiye'nin rolünü de göz ardı edemeyiz. Aynı bağlamda Avrupa Birliği, Rusya ve Çin, İsrail bombardımanını ve Suriye'nin egemenliğinin tekrarlanan ihlallerini reddederek güçlü bir tutum sergilemiştir. Bu ortakların sergilediği uluslararası uzlaşı, Suriye'nin istikrarı ve egemenliğine yönelik ortak kaygıyı yansıtmaktadır" diye konuştu.

Şara konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Dürzi toplumunun tamamını, bu toplumun zengin tarihini temsil etmeyen konumlara düşen küçük bir grubun eylemlerine dayanarak yargılamamalıyız. Süveyda, Suriye devletinin ayrılmaz bir parçası olmuştur ve olmaya devam etmektedir. Dürziler, Suriye ulusal dokusunun temel bir sütununu oluşturmaktadır. Suriye halkının birliğini bozmaya veya herhangi bir bileşenini dışlamaya yönelik herhangi bir girişimin, Suriye'nin istikrarına doğrudan bir tehdit oluşturduğunun farkında olmalıyız. Son aylarda yaşananlar, Süveyda halkının tüm mezhepleriyle Suriye devletinin yanında yer aldığını ve onları bu ulusal duruştan uzaklaştırmaya çalışan küçük bir grup hariç, bölünme planlarını reddettiğini kanıtlamıştır. Suriye devleti, ülkedeki tüm azınlıkları ve mezhepleri korumaya kararlıdır ve ayrım gözetmeksizin tüm ihlalcileri sorumlu tutmaya devam edecektir. Hiç kimse hesap vermekten kaçamayacaktır. Süveyda içinde veya dışında meydana gelmiş tüm suç ve ihlalleri reddediyor ve adaletin sağlanmasının, herkes için kanunun uygulanmasının önemini vurguluyoruz. Dürzi ve Bedevi kardeşlerimize sesleniyorum, birbirinize iyi bakın. Yüzyıllardır sizi birleştiren komşuluk ve ortak tarih, akrabalık, ortak gelecek ve kapsamlı bir vatan aracılığıyla sizi birleştiren derin bağlar, geçici anlaşmazlıklar veya geçici olaylarla sarsılmayacak kadar asil ve güçlüdür."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.