DÜNYA - 19 Aralık 2025 Cuma 13:20 | Son Güncelleme : 19 Aralık 2025 Cuma 13:24

Suriye’de halkın yıktığı Hafız Esad’ın dev heykelinden geriye enkazı kaldı

A
A
A

 Suriye’de geçtiğimiz yıl Esad rejiminin yıkılmasının ardından Şam’ın yaklaşık 88 kilometre kuzeyinde bulunan ve "Heykel Tepesi" olarak bilinen noktaya iş makineleriyle çıkan halkın devirdiği Hafız Esad’ın ülkedeki en büyük heykeli hale devrik halde bulunuyor.

Suriye’de 1971'de darbe ile gelen eski Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad ve 2000 yılında ölümüyle onun yerine geçen oğlu Beşar Esad liderliğindeki 50 yılı aşan kanlı diktatörlük dönemi, muhaliflerin 8 Aralık 2024'te Şam'a girmesiyle son bulmuştu. Beşar Esad liderliğindeki Baas rejiminin çöküşü hem ülkede hem de dünyanın çeşitli yerlerinde günlerce kutlanmıştı. Esad’ın devrilmesinin üzerinden bir yıl geride kalırken Suriyelilerin geçtiğimiz yıl kutlamalar sırasında yıktığı Hafız Esad’ın heykeli bir kez daha görüntülendi. Başkent Şam’ın yaklaşık 88 kilometre kuzeyinde, Humus ve Şam şehirleri arasında yer alan Deir Atiyah kasabasında bulunan ve bir dönem ülkenin en büyük Hafız Esad heykeli olan anıt, bugün yıkılmış haliyle halkın zaferini simgeliyor. Geçtiğimiz yıl yıkılan heykelin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen devrik bir halde duruyor. parçalanmış haldeki heykel enkazı, son yıllarda ülkeye hükmeden bir dönemin kapanışının ve Suriyelilerin özgürlük mücadelesindeki kararlılığının maddi bir kanıtı olarak varlığını sürdürüyor.

Üç bin heykelin en büyüğü

Ülke geneline bulunan yaklaşık 3 bin heykelden en büyüğü olan Hafız Esad’ın Deir Atiyah kasabasındaki heykeli stratejik Humus-Şam otoyoluna hakim yüksek bir tepeye inşa edilmişti. 1980’li yıllarda Şam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyesi Mahmud Şahin tarafından mermerden yontulan dev heykelin finansmanını ise 40 yılı aşkın süre Devlet Başkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü yapan Muhammed Daabul üstlenmişti.

Halk tarafından devrilmişti

8 Aralık 2024’te Beşar Esad’ın Rusya’ya kaçması ve rejimin devrilmesiyle birlikte, Kalamun Dağları bölgesindeki Deir Atiyah halkı sabahın erken saatlerinde harekete geçmişti. "Heykel Tepesi" olarak bilinen noktaya iş makineleriyle çıkan halk, halkın öfkesini ve geçmişin izlerini silme iradesini gösteren tarihi bir anla heykeli yerle bir etmişti.

Farrah Abou Jaib

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Selimiye Camii’nde tartışma konusu olan kubbe yazıları uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi Mimar Sinan’ın "ustalık eserim" olarak nitelendirdiği Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmaları sırasında tartışmaya neden olan ana kubbedeki yazılar ve süslemeler, uzun bir aradan sonra ilk kez görüntülendi. Restorasyon çalışmalarında sona doğru gelinirken, vatandaşlar da ilk teravih namazıyla birlikte caminin yeniden ibadete açılacak olmasından duydukları mutluluğu dile getirdi. Selimiye Camii’nde restorasyon sürecinde tartışma konusu olan ana kubbedeki yazılar uzun süre sonra ilk kez görüntülenirken, ilk teravih namazıyla birlikte caminin ibadete açılması vatandaşlar arasında sevinçle karşılandı. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Selimiye Camii’nde restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Restorasyon çalışmalarında, ana kubbeye ait kalem işi süslemelerin yenilenerek, Mimar Sinan döneminde belirtildiği gibi özgün haliyle yeniden aslına uygun olarak yapılmasının hedeflendiği açıklanmıştı. Ancak yapılan bu uygulamalar, sanat tarihçileri ve restoratörler arasında "özgünlük" ve "koruma ilkeleri" çerçevesinde görüş ayrılıklarına yol açmıştı. Bazı uzmanlar, farklı dönemlere ait süsleme ve yazıların da eserin tarihî kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu savunarak müdahalelere tepki göstermişti. Bu süreçte restorasyon çalışmalarını değerlendiren Bilim Kurulu’nda yer alan bazı üyelerin yöntemlere itiraz ederek görevlerinden ayrılması dikkat çekti. Tepkiler üzerine restorasyonun bazı bölümlerinde mahkeme kararıyla durdurma ve yeniden değerlendirme kararı alındığı bildirildi. Uzun süredir restorasyon nedeniyle kapalı olan ve görülemeyen kubbedeki yazılar ilk kez görüntülendi. Öte yandan, Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte Selimiye Camii’nde ilk teravih tamamen ibadete açılacak. Vatandaşlar, uzun bir aranın ardından caminin yeniden ibadete açılacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, Selimiye’de tekrar saf tutmanın kendileri için manevi açıdan çok anlamlı olacağını dile getirdi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Savaş mı var bu ülkede de CHP barış konferansı düzenledi?" CHP’nin düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı’nı eleştiren Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında vatandaşlara deprem ve depreme hazırlık konusunda uyarılarda bulunarak, "Evet, yapılan çalışmalar var ama hâlâ yetersiz olduğunu görmekten de büyük bir üzüntü duyuyorum. Hâlâ milletimizin deprem konusunda yeteri kadar bilinçlendirilmediğini müşahede ediyoruz. İhtimal bir depremle karşılaşan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunun hâlâ ne yapacaklarını bilmediğini biz biliyoruz. Buradakiler, biz de dahil olmak üzere. İşin doğrusu bu. Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, erkeklerimiz bilmiyor, büyük çoğunluğumuz bilmiyor. Maalesef bu eğitim konusunda büyük yetersizlik olduğunu buradan söylemek zorundayım. Bu sebeple depreme hazırlık konusunda vatandaşlarımız daha yoğun, daha etkili bir biçimde bilgilendirilmelidir. Bunun eğitimi yapılmalıdır. Okullarda ders olarak öğretilmelidir ya da bir dersin içerisinde bir bölüm olarak mutlaka bu eğitim verilmelidir. Çünkü her zaman gerçekleşen bir şey değildir" diye konuştu. Destici, afet anında yapılan çalışmaların istenilen seviyede olmadığını ancak sonrasında önemli başarılar sağlandığını belirterek, bu başarının afet öncesi ve afet anına da taşınması gerektiğini söyledi. Anma programları kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte Osmaniye’deki törene katılacaklarını ifade eden Destici, ardından afet bölgelerini teşkilatlarıyla ziyaret ederek, vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileteceklerini kaydetti. Epstein davasının tüm insanlığı ilgilendirdiğini belirten Destici, söz konusu suçların çok sayıda boyutu olduğunu ve onlarca yıla yayılan bir sürecin olduğunu ifade etti. Destici, basına yansıyan iddialara göre Türkiye’den de çocukların götürüldüğünü ve söz konusu olay üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı soruşturmayı önemli bulduklarını vurgulayarak, süreci yakından takip edeceklerini bildirdi. "Öcalan’ın Epstein’den bir farkı yoktur" Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla tanıtılan rapordan cümleler aktaran Destici, "PKK, 1990’da bir askeri hizmet yasası çıkararak, istisnasız 18-25 yaşları arasında her Kürt kardeşimizin PKK’ya katılmaya mecbur olduğunu bildirdi. 1994’ten itibaren çocukları da askere almaya başladılar. 8-12 yaşlarındaki çocuklardan alay kurdular. 1998’de yüzde 10’dan fazlası kız olmak üzere 3 bin çocuk asker, PKK saflarına zorla katıldı. En genci 7 yaşındaydı. 1995’te KDP’ye karşı bir çatışmada çoğu çocuk olmak üzere bin PKK’lı öldürüldü. Çocukların önemli bir bölümü cinsel olarak da istismar edildiler. İntihar eylemlerinde kullanıldılar, örgüt için infazlarda öldürüldüler. Ya intihar ettiler ya da intihara zorlandılar. Bu Birleşmiş Milletler raporu. Bir yönüyle bunun da Epstein çarkından bir farkı yok. Türk basını haklı olarak Epstein’i dünyanın en iğrenç insanı olarak adlandırdı. Biz de altına imzamızı atıyoruz. Bütün bu raporlarda yer alan süreçlerden sonra terörist elebaşı Öcalan’ı nasıl isimlendireceğiz? Bize göre Epstein’den bir farkı yoktur ve bu yönüyle de yargılanmalıdır. İşte bu sebeplerle de PKK’ya, bebek katili elebaşına da, örgüt uzantılarına da saygı duymadık, duymayacağız ve asla el sıkışmayacağız" şeklinde konuştu. "CHP’ye toplumsal barış konferansı düzenlettirenlerin kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerek" Destici, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Ana muhalefet partisi bir toplumsal barış konferansı düzenledi. Savaş mı var bu ülkede de barış konferansı düzenledi? Kimle kimin arasında savaş var? Türklerle Kürtler ne zaman savaştı da bugün savaşsınlar? Biz kardeşiz. Bir terör örgütü var. Bu terör örgütüyle de Türkiye Cumhuriyeti Devleti pazarlık masasına oturup barış sağlayamaz. Buradan barış çıkmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu konferansı düzenlettirenlerin de kimler olduğunun ortaya çıkartılması gerekir. Bunların hangi niyeti taşıdıklarının da çok net bir şekilde ortaya çıkartılması gerekmektedir. Biz açıkça söylüyoruz. Devletine bağlı, yasalara uyan, vergisini veren, askerliğini yapan, evlatlarını askere gönderen, şehit olan, şehit veren vatandaşlarımızla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Türk milletine karşı ihanet eden insanların aynı haklara sahip olmaları adalete de insanlığa da vatana da millete de hakarettir. Başka millete, başka devlete, başka bayrağa bağlı olanların tümü nereye bağlılarsa oraya gönderilmeli" ifadelerini kullandı.
Samsun Tadilat nedeniyle çıkan tartışmada alçı ustasını vuran müteahhit tutuklandı Samsun’un Atakum ilçesinde kiraya verdiği iş yerinde yapılan tadilat nedeniyle çıkan tartışmada alçı ustasını silahla yaralayan müteahhit, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olay, Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi Bornova Caddesi ile 645 Sokak kesişiminde bulunan bir binanın dükkan kısmında dün meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, müteahhit E.Ş. (46), kiraya verdiği dükkanda tadilat yapan alçı ustası E.C.’yi (47) kolonlara müdahale edildiği gerekçesiyle uyardı. Taraflar arasında, "deprem riski" ve tadilat işlemleri nedeniyle başlayan sözlü tartışma kısa sürede büyüdü. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine E.Ş., tabancayla E.C.’ye ateş etti. Silahlı saldırıda E.C., sağ diz altından 3, sol diz altından ise 1 olmak üzere toplam 4 yerinden vurularak yaralandı. Şüpheli E.Ş., olay yerinde kendisine ait araçla birlikte kaçarken Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri tarafından suç aletiyle yakalandı. Yaralı alçı ustası hastanede tedavi altına alınırken, gözaltına alınan müteahhit Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince yürütülen işlemlerin ardından bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye çıkarılan E.Ş., tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Müteahhit E.Ş. verdiği ifadede, "Binayı ben yapmıştım. Binanın altındaki dükkan da bana ait. Dükkanı kiralayan usta getirmiş tadilat yaptırıyordu. Deprem riskine karşı alçı ustasını kirişlere müdahale etmemesi ve çivi çakmaması konusunda uyardım. Aramızda tartışma kavgaya dönüştü" dedi.