ASAYİŞ - 31 Ekim 2010 Pazar 10:48

Taksim'de patlama

A
A
A
Taksim'de patlama

İstanbul Taksim Meydanı'nda çevik kuvvet ekiplerinin beklediği noktaya intihar saldırısı düzenlendi. Saldırıda intihar eylemcisi ölürken, 17'si vatandaş, 15'i polis 32 kişi yaralandı. 23 kişi ayakta tedavi edilerek taburcu oldu.

Taksim Meydanı'nda sürekli görev yapan çevik kuvvet ekibine yaklaşan saldırgan üzerindeki bombayı patlattı.

İstanbul Taksim'de Atatürk Anıtı'nın çevresinde sürekli görev yapan polisleri hedef alan bombalı saldırı düzenlendi.

Taksim'den yansıyan ilk görüntülerde bir cesedin üzerinin gazeteyle örtüldüğü görüldü.

İntihar saldırısı olduğundan şüphelenilen patlama saat 10.40 sularında gerçekleşti.
OLAY YERİNDEN FOTOĞRAFLAR
Saldırıda 17'si sivil, 15'i polis memuru 32 kişi yaralandı ve yaralılar hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 5'inin durumu ağır.

Yaralıların isimleri şöyle: Polisler İlker Avat, Erkan Serbay Sığırcı, Mustafa Aslan, Halil Keskinbıçak, Muzaffer Aslan, İdris Nergis, Savaş Ateş, Mehmet Kızıltop, Saim Yamanlı, Emre Yıldırım, Bilal Çalışkan ve Ahu Sunu ile Nuri Yılmaz, Gülden Güngör, Süleyman Karanlık, Recep Langin, Yeter Ünsal, Hüseyin Sarı, Hıdır Aydoğdu, Ahmet Eftada, Ayşe Elemeç, Saliha Aygördü, Sami Özverel, Sami Gürsel ve Ragıp Batur. Yaralılardan 7'sinin kimliği henüz belirlenemedi.Şişli Etfal İlkyardım Hastanesine kaldırılan çevik kuvvet polisleri Halil Keskinbıçak ile Muzaffer Aslan ameliyata alındı. Yaralı polislere kan vermek için çok sayıda polis memuru hastaneye geldi.

Aslan yapılan ameliyat sonrasında yoğun bakım ünitesine alınarak kontrol altında tutuluyor ve durumu iyi. Bir yıllık evli olan Aslan'ın annesi Ayşe Aslan da patlamayı duyduğu gibi hastaneye geldiğini söyleyerek çok üzgün olduğu için daha fazla konuşmak istemediğini belirtti. Çevik kuvvet polisi Halil Keskinbıçak'ın ise yüzünden ve göğüsünden yaralandığı ve durumun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

İNSANLARIN SIÇRADIĞINI GÖRDÜM

Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu olan Sami Özverel, gazetecilere yaptığı açıklamada İstiklal Caddesi'ne gittiğini aniden şiddetli bir ses duyduğunu belirtti.

Patlamanın ardından yere yattığını söyleyen Özverel, ''Başımdan kan akmaya başladığını gördüm ve ayağımda bir ağrı hissettim. Tabii olayın sıcaklığından dolayı ne olduğunu hemen anlayamadım. Bomba sesiyle beraber insanların sıçradığını, camların parçalandığını gördüm. Daha sonra polisler geldi ambulansla hastaneye götürdüler'' şeklinde konuştu.

Yaralanmalar bomba parçalarının sıçraması, basınç etkisiyle çarpma ve kırılan camların isabet etmesi sonucu meydana geldi.

Bombanın patlamasıyla çevre binaların camları da kırıldı. Patlamanın ardından Taksim Meydanı trafiğe kapatıldı ve polisin düzenlediği operasyonlara 6 polis helikopteri de havadan destek verdi.

Bombalı eylemcinin polis aracına girmeye çalışrken patlamanın meydana geldiği bildiriliyor. Patlamanın ardından olay yerinde bir ceset bulundu. Olay yerinde bulunan cesedin üzeri gazeteyle örtülürken, çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.

CESEDİN YANINDA BİR BOMBA DAHA BULUNDU

İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın da incelemelerde bulunuyor. Çapkın basın mensuplarına şunları söyledi:

''Canlı bomba görünüyor. Kimin yaptığı ile ilgili söylenebilecek bir şey yok. Yapanın erkek olduğu görünüyor. Hedefin polis olduğunu söyleyebiliriz. Cesedin yanında bir bomba daha bulundu. Hepimize geçmiş olsun.''

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, patlamayla ilgili olarak, ''Elbette ki bir terör örgütü olarak gözüküyor'' dedi.

Vali Mutlu, bir gazetecinin ''Eylemi gerçekleştiren hangi örgüte mensup'' yönündeki sorusuna, ''Şu anda bize intikal eden bir açıklama yok. Herhangi bir farklı bilgi de gelmedi'' karşılığını verdi.

Bir gazetecinin ''Bombanın içeriğiyle ilgili bilgi var mı?'' sorusuna ise Mutlu, ''Şu anda bununla ilgili bilgi yok. Yapılacak incelemeler sonucunda detayları verebiliriz. Olayı takip ediyoruz'' yanıtını verdi.

Mutlu, ''Bombayla ilgili daha önceden bir istihbarat gelmiş miydi?'' yönündeki bir soruya da ''Eylemin mahiyeti noktasında ne tür bir eylem olduğunu, hedefinin ne olduğunu... Elbette ki bir terör örgütü olarak gözüküyor. Daha önceden de ülkemizde gerçekleştirilen bu tür eylemler olmuştu. Bu nedenle detayları daha sonra açıklayacağız'' şeklinde yanıt verdi.

EL BUTONU DÜZENEKLİ SİSTEM ELE GEÇİRİLDİ

Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın kameraların karşısına geçerek gelişmeleri değerlendirdiler.

Oğuz Kağan Köksal, kriminal incelemenin devam ettiğini ve çok kısa sürede olayın tüm detaylarının açıklanacağını söyledi. Köksal, ''Saldırıda bir kısmı vatandaşımız, bir kısmı polisimiz 32 kişi yaralandı. Şu anda aldığımız bilgiler yaralı polislerimizin hayati tehlikeyi büyük ölçüde atlattıkları şeklinde. Bu bizi sevindiriyor. Diğer taraftan ekiplerimiz detaylı bir inceleme ve araştırma içerisindeler. Kısa süre içinde daha geniş bilgilere ulaşacaklar. Olay yeri ekipleri, olay yerindeki bilgileri  toparladılar. Onlar üzerinde çalışmalar yapıyorlar. Kısa süre içinde sizlere açıklamalar yapılacak'' dedi.

Emniyet Genel Müdürü Köksal, olay anında basın mensuplarının gösterdikleri duyarlılıktan dolayı da teşekkür etti.

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ise şu bilgileri verdi:

''Bugün Taksim Meydanı'nda saat 10.40 sıralarında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünün görev yaptığı noktada emniyet personelimize yönelik bir erkek şahıs tarafından gerçekleştirilen eylem neticesinde eylemi gerçekleştiren terörist olay yerinde ölmüş, meydana gelen patlama sonucunda 5'i ağır olmak üzere 15 polis memurumuz ve 17 vatandaşımız toplam 32 kişi yaralanmıştır. Öncelikle bu menfur saldırıda yaralanan polis memurlarımıza, emniyet teşkilatımıza, güvenlik güçlerimize ve yurttaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyorum. Durumu ağır olan polis memurlarımızın durumlarının gayet iyi olduğunu ve hastanede tedavilerinin devam ettiğini de ifade etmek istiyorum. Özellikle yaralanan polis memurları ve sivil vatandaşlardan durumu hafif olan 23 kişi ayakta tedavi edilmişler. Diğer yaralıların da tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir. Olay yerinde eylemi gerçekleştiren kişinin bulunduğu yerde el butonu  düzenekli patlamamış plastik maddede de ele geçirilmiştir.

Meydana gelen olayla ilgili çalışmaları, emniyet teşkilatımız bütün birimlerimiz birbiriyle koordineli şekilde yoğun sürdürmektedirler. Bölgedeki MOBESE kameraları vasıtasıyla eylemcinin bu eylemi düzenlerken yapmış olduğu eylemin niteliği yönünde çok detaylı bir çalışmayı sürdürüyoruz. Bu konuyla ilgili gelişmelerden yeni elde edeceğimiz bilgileri basınımızla paylaşmaya devam edeceğiz.''

Ortak açıklamanın ardından Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal ve Vali Mutlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladılar.

Bir gazetecinin ''Saldırganın patlattığı bomba türü ve kimliği belirlendi mi?'' yönündeki sorusuna Köksal, ''Bu konuda çalışmalarımız sürüyor. Patlayıcının cinsi miktarı, patlayış şekli, bunlar parçalar üzerinden gidildiği için, tabii ki tek tek parçalar üzerinden gidildiği için biraz zaman alıyor. Tüm materyaller inceleniyor'' dedi.

Köksal, bir gazetecinin eylemcilerin sayısına ilişkin sorusu üzerine de ''Bir eylemci ölü olarak ele geçti. Bu konu üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilgi geldikçe sizlerle paylaşacağız'' diye konuştu.

ATALAY: CANLI BOMBA


İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bombayı üzerinde patlatan saldırganın canlı bomba olduğunu açıkladı.

Atalay, şunları söyledi:

"Bir canlı bomba ve kendisi orada hayatını kaybediyor ama bizim yaralılarımız var. Yaralıların durumu genelde iyi. İki polisimiz ameliyatta. Genel olarak aldığımız bilgi inşallah can kaybı olmayacak o yönde, umudumuz da o.

Yaralıların özellikle bir kısmı, özellikle sivillerdekiler, oradan geçenler hafif. Hatta iki tanesi oraya ambulansın gelişi sırasında olmuş yaralanma olayları. Olay çok yönlü değerlendiriliyor. Emniyet Genel Müdürümüz de İstanbul'a geçti. O boyut üzerinde de çalışıyorlar.

Teröristin kimliğiyle ilgili her hangi bir kesin bir ifadede bulunmak istemiyoruz. Biraz acele de etmemek lazım. O konuda tahminler var, belirlemeler var ama arkadaşlarımızın biraz daha çalışmaları gerekiyor. Tabii bombanın türü, kullanılan malzeme vesaire bazı tahminler var ama erken açıklama yapmamak gerekiyor. O konuda biz biraz tedbirliyiz biliyorsunuz."
"Saldırıyı kimin yaptığı konusunda acele bir ifade kullanmayalım" dedi.

Atalay, ''Saldırının terör örgütü PKK'nın eylemsizlik kararının son gününe denk gelmesini zamanlama açısından nasıl buluyorsunuz?'' sorusu üzerine, olayla ilgili henüz bir açıklık olmadığını belirterek, ''Olayın sonucunu, açıklığa kavuşmasını bekliyoruz. Olayın aydınlatılması lazım. Olay aydınlatmada emniyet başarılıdır. Eminim gecikmeden bu konuda biraz daha netlik olacak. Ben yaralılara Allah'tan şifa diliyorum. Yaralıların tedavisi üzerinde çalışılıyor'' dedi.

SALDIRIYI KİMSE ÜSTLENMEDİ

Uluslararası haber ajansları patlamayı flaş haber olarak duyurdu.

Saldırının pazar sabahı erken saatlerde gerçekleşmesi olası can kaybı ve yaralı sayısını azalttı. Bu arada saldırıyı hiçbir örgüt üstlenmedi.

İSTANBUL'DA KIRMIZI ALARM


Patlamanın ardından çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis, Vatan Caddesi’ndeki 29 Ekim törenleri için de kırmızı alarm verdi.

Patlamada 10'u polis 12'si sivil olmak üzere 22 yaralı  var. Yaralılardan 2'sinin durumu ağır.

Patlama sonrası polisin düzenlediği operasyonlara 6 polis helikopteri de havadan destek veriyor.

Patlamanın şiddetiyle civardaki işyerleri, oteller ve kafeteryaların camları kırıldı.

Polis ekiplerinin olay yerine kimseyi yaklaştırmazken, bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi.

Taksim Meydanı'ndaki intihar saldırıları

Bu sabah düzenlenen saldırı son 11 yılda Taksim Meydanı'nda polise yönelik gerçekleştirilen üçüncü canlı bombalı saldırısı oldu.

Taksim Meydanı'nda 27 Mart 1999 yılında Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğüne bağlı otobüsler ile bir panzerin beklediği yerde meydana gelen olayda, canlı bomba eylemcisi terörist üzerindeki bombayı patlatmıştı. Saldırıda 3'ü polis memuru 10 kişi yaralanmıştı.

Bir diğer canlı bombalı saldırı ise 10 Eyül 2001 tarihinde Gümüşsuyu Çevik Kuvvet bekleme noktasına meydana gelmişti. Bu saldırıda da 2 polis memuru şehit olmuş, 2'si ağır 13 polis memuru ve 7 vatandaş yaralanmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da iki gün süren ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesine ilişkin, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesini değerlendirdi. Zirveye, 21 ülkeden üst katılımcıyla beraber 13 farklı ülkeden bakanlar katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük zirvenin en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın zirveye teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız" Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı Zirvesi’nde katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli" diye konuştu. Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukları dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Hâlihazırda TBMM Genel Kurulu’nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor." "Bu zirvemiz, uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu" Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirerek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi. Amaçlarının, çocukları dijital dünyada faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşıda tedbirler almak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukları ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler ‘keşke burada olsaydık’ diyerek önerilerini iletti" dedi. Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu iş birliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Muş Muş’ta "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi hayata geçirildi Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan proje, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından kabul edildi. Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanarak hayata geçirildi. Proje kapsamında Muş İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Asliye Kılıç başkanlığında dernek ile iş birliği protokolü imzalandı. Projenin gençlerin uyuşturucu ile mücadele konusunda bilinçlendirilmesi ve aile bağlarının güçlendirilmesini hedefleniyor. İmzalanan protokol ile birlikte proje resmen uygulamaya alınırken, çalışmalar Muş genelinde çeşitli etkinliklerle sürdürülecek. Projenin özellikle gençlerin sosyal farkındalığını artırmayı ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlamayı amaçladığını ifade eden Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği başkanı Alparslan Bingöl, "Aile temelli önleme ve bilinçlendirme stratejilerine odaklanan proje; aileyi merkeze alan, kadını ve anneyi güçlendiren, toplumu bütüncül bir yaklaşımla sürece dahil eden ve bilimsel ile kültürel temellere dayanan bir model ortaya koymayı amaçlıyor. Öte yandan proje kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, ‘Maddeden Manaya Yolculuk’ mottosu ile sahaya yansıtılıyor. Bu yaklaşım, gençlerin içe dönük dünyasına dokunmayı ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflerken; yürütülen faaliyetlerin yalnızca bir sosyal sorumluluk çerçevesinde kalmayıp, zorluklarla mücadele eden gençler ve aileler için umut olmasını hedefliyoruz. Projelerin hayata geçirilmesinde devlet desteği önemli bir rol oynuyor. Başta Valimiz Sayın Avni Çakır olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi.
İstanbul Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında 5 sanık tahliye edildi Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 5 sanığın tahliyesine karar verdi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik davada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın aralarında bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 16’sı tutuklu 200 sanığın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan salonda görülen duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat savunma yaptı. İddianamenin, "Rıza Akpolat 2019 yılına kadar hiçbir ticari iş yapmamış, geliri, kazancı olmamış, tüm geliri başkanlıktan sonra kazanmış" iddiası üzerine kurulduğunu dile getiren Akpolat, "Bu varsayım üzerinden suçlamalar yöneltilmiştir. 2 gün önce avukatlarım mahkemeye 500 sayfalık rapor sundular. 2019 yılından önceki 20 seneye dair benim ve ailemin yapmış olduğu tüm işler mevcut. Belgelerin hepsini bulabilirsiniz. Sözde Beşiktaş’ta rüşvet havuzu kurulmuş otel ve rezervasyon biletlerini bu havuzdan almışım. Bu ödemelerin tamamı, benim yaptığım projedeki bir daire parası etmez. Bunu söylemekten hicap duyuyorum. Ben neden ailemin malvarlığını açıklamak zorunda kalıyorum? Adalete olan inancımızdan burada sağlam duruyoruz" dedi. Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ise savunmasında, "Yerel seçimlere 39 gün kala adaylığım açıklandı ve açıklanana kadar hangi ilçeye aday olacağımı bilmiyordum. Açıklandıktan sonra sahaya indim. Tek bir amacım vardı, seçim kazanmak. Sadece tek başıma aday değilim, 34 meclis üyesi arkadaşım var benim. Yüzlerce partili arkadaşım var. Ne rüşvet aldım, ne icbarın bir parçası oldum. Soruşturma süreci yaşadık. Hakkımda toplanacak delil kalmamıştır, 12 aydır tutukluyum. Türkiye’nin bir elin parmağını geçmeyen en genç belediye başkanlarındanım. Güzel hayallerle yola çıktım. 13 ay belediye başkanlığı yaptım, 12 aydır tutukluyum. Sizden sadece adalet ve tahliyemi talep ediyorum" şeklinde konuştu. Duruşmada tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın da bulunduğu tutuklu sanıkların avukatları tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, tutukluluk değerlendirmesi yapmak üzere duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkeme, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi, Beşiktaş Belediyesi Personeli Gülşah Ocak, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri eski müdürü Gülal Erdovan Anıl hakkında tahliye kararı verdi. Diğer 11 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma tanıkların dinlenmesi ile devam edilmek üzere 27 Nisan Pazartesi gününe ertelendi.