GÜNDEM - 16 Eylül 2020 Çarşamba 10:20

Tarihe tanıklık eden ailenin anıları sergileniyor

A
A
A
Tarihe tanıklık eden ailenin anıları sergileniyor

Osmanlı'nın bir dönemine tanıklık eden Köpe ailesinin kişisel arşivlerinde muhafaza edilen belgelerin bulunduğu ‘İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde’ sergisi SALT Beyoğlu'nda açıldı.

1830’lu yıllarda İstanbul’a gelen Köpe ailesinin kişisel arşivlerinden oluşan; 2. Meşrutiyet, 1. Dünya Savaşı ve mütareke dönemine ait görüntü, ses kayıtları ve fotoğrafların sergilendiği ‘İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde’ isimli sergi SALT Beyoğlu’nda açıldı. Sergide, Köpe ailesinin tarihin önemli olaylarına tanıklık ederek derlediği günümüze kadar muhafaza edilen fotoğraf, görüntü ve ses kayıtlarıyla bu arşivden ciltler dolusu anı ve karikatürler bulunuyor.

Sergide ziyaretçilere sunulan eserler hakkında bilgi veren SALT Araştırma ve Programlar Yardımcı Direktörü Lorans Tanatar Baruh, “Bu sergi James Madison Üniversitesi’nden Nefin Dinç ve Işık Üniversitesi’nden Erol Ülker ile birlikte yaptığımız bir sergi. Sergide Macar kaynaklarından bilgi desteği aldık ve sergi İstanbul’daki Macar Kültür Merkezi tarafından desteklenmektedir. Bu sergide 2. Meşrutiyetten 1920’li yıllara kadar arşiv belgeleri bulunuyor. Bu belgeler 1830’lu yıllarda İstanbul’a gelen Köpe ailesinin anılarından toparlandı. Bu sergide 2. Meşrutiyet, 1. Dünya Savaşı ve Mütareke Dönemi’nden pek çok arşiv nitelikli belge bulunuyor. Bu dönemlerde yaşanan önemli olaylardan fotoğraflar, karikatürler, çekilmiş olan filmler ve ses kayıtları sergileniyor. Sergide İstanbul’un havadan çekilen ilk fotoğraflarını görmek mümkün. Bunun yanında sergide, Haydarpaşa yangınının anlatıldığı ses kayıtları, Avusturya-Macaristan İmparatoru’nun İstanbul’a gelişi ve işgal yıllarında İstanbul’a gelen ve mütareke dönemi sonrası İstanbul’dan gitmek zorunda kalan yabancı askerlerin fotoğrafları mevcut” şeklinde konuştu.

Köpe ailesinin hikayesi, Romanya’nın Braşov şehrinde büyüyen Andras Köpe ile Fransa Bölgesi’nden bir aileden olan Leocadie Tallibart’ın İstanbul’da yollarının kesişmesi ve evlenmesine dayanıyor.

Ailenin o dönemden nesilden nesile muhafaza edilen eserlerinden oluşturulan sergi 27 Aralık’a kadar ziyaretçileri bekliyor olacak.

Murat Ergin - Uğur Çetin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.