DÜNYA - 02 Ekim 2025 Perşembe 12:22 | Son Güncelleme : 02 Ekim 2025 Perşembe 12:25

Tatar: "Seçilirsek imar planlarını ve benzer çalışmalarla Maraş'ı yeni bir hale sokacağız"

A
A
A
Tatar: "Seçilirsek imar planlarını ve benzer çalışmalarla Maraş'ı yeni bir hale sokacağız"

 KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Türk basın mensuplarına yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden göreve gelmesi durumunda Kapalımaraş'ın yeniden imar edileceğini belirterek, "Seçilirsek imar planları ve benzer çalışmalarla Maraş'ı yeni bir hale sokacağız. Oradaki okullar açılacak, tiyatro binaları açılacak, bazı inşaatlar yapılacak. Saha ve futbol sahası, onu açacağız" dedi.

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, 19 Ekim'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Türk Hava Yolları'nın "Ada Kıbrıs" kültür turu kapsamında adaya gelen Türk basın mensuplarına gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Seçimlerin Türkiye'nin KKTC'ye yaptığı yatırımlar açısından önemine değinen Tatar, "Türkiye buraya çok önem vermiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanıyan bir devlet olarak buradaki halkın geleceğe umutla bakabilmesi için Türkiye büyük fedakarlık yapmıştır. Geçen haftaki Birleşmiş Milletler zirvesinde sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, artık KKTC'nin tanınması gerektiğini, federasyon çözüm modelinin geride kaldığını ve iki devletli siyasetle çözüm olabileceğini açıklamıştır" dedi.

"Artık iki devletli siyaset yegane çözüm modelidir"

Türkiye'de yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantısında benzer bir karar çıktığını kaydeden Tatar, "Artık iki devletli siyaset yegane çözüm modelidir" dedi. "KKTC halkının egemenliği, bağımsızlığı, hürriyeti ve yaşam hakkı olduğu mesajını verdik" diyen Tatar, "Türkiye'mizin de desteğiyle buraya kazandırdığımız egemenliğimiz ve bağımsızlığımızın sembolü olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti bu devletin arkasındadır. Türkiye Cumhuriyeti her zaman Kıbrıs Türk halkını, kendi soydaşlarını yalnız bırakmaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bağımsız bir Türk devleti olarak huzurunun, güveninin, refahının, istikrarının devam edebilmesi için anahtar rolündedir" ifadelerini kullandı.
KKTC'de açılan yeni Ercan Havalimanı'nda THY ve Ajet ile KKTC'nin dünyaya bağlandığını aktaran KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Türkiye'mizin desteği çok önemli. Birtakım ambargolar olmasına rağmen buraya 100'den fazla ülkeden turist ve öğrenci geliyor. KKTC ambargolara rağmen çok büyüdü, gelişti, yatırımlarımız var" dedi.
Tatar açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"KKTC, Türkiye üzerinden bütün dünyaya bağlanıyor. TEKNOFEST günlerinde de büyük bir heyecan duydum. 1-4 Mayıs'ta 225 bin kişi, bu bizim nüfusumuza göre çok önemli bir rakamdır. Yani her iki kişiden biri TEKNOFEST'i ziyaret etmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanıtımı için de çok güzel bir etkinlik oldu. Dijital dönüşüm de oluyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bilişim adası olacak. Çünkü ortam bunun için müsait, üniversitelerimiz var. Üniversitelerle iş dünyası ve sanayi bölgelerindeki bazı çalışmalarla burası bilişim adası olma potansiyeline sahip. Türkiye'den getiren su, tarım ve ziraatın gelişmesi için büyük bir değerdir. Türkiye'den getirilen su için 'asrın projesi' dedik ve bunu başardık. Tabii bütün bunlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteği büyüktür. 2010 yılında Anamur'da projenin temelleri atıldı, suyun tazyikini alacak borular için fabrika kuruldu. O borularla bu suyu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne getirdik."

KKTC'nin kurum ve kuruluşları, demokrasisiyle, alt yapısıyla, modern düzenlemeleriyle bağımsız bir Türk devleti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Tatar, "Türkiye'de Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu'yu unutamayız. Bu iki isim 1960 anlaşmasından önce Türk Mukavemet Teşkilatı'nın kurulmasına yardımcı olmuştur. Buradaki mücadelesiyle 1960 kuruluş anlaşmalarında Türkiye Cumhuriyeti'nin tek taraflı müdahale hakkını kazanıyoruz. Bu çok önemlidir. Menderes ve Zorlu'nun büyük katkısı vardır" ifadelerini kullandı.

"Güney Kıbrıs bana göre boyundan büyük işlere karışmıştır"

Basın mensuplarının Güney Kıbrıs'ın silahlanmasına ilişkin sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Tatar, "Güney Kıbrıs bana göre boyundan büyük işlere karışmıştır. Çünkü gerçekten o tarafta halk da rahatsız bu münasebetten. Güney Kıbrıs hedef tahtası yapmıştır. Güney'de İngiliz üsleri var. İngilizler orada uçak kaldırıyor, bir bakıma Orta Doğu'ya müdahale ediyor ve Güney Kıbrıs'ın huzuru için bunlar olumsuz şeyler. Bu olaylar sonrasında Rum basını Amerika ve Fransa'nın da Güney'de üs sahibi olduğunu yazıyor. Havalimanlarını ve imkanlarını kullanabiliyorlar. Bunlar bir günde bitmez. Bu insanlar oraya daha da yerleşecek. Kıbrıs kritik noktada ve Kıbrıs'ın limanı da, havalimanı da her türlü lojistik üst. Hizmeti çok değerlidir, çünkü onbinlerce kilometre uzaktan bir geminin üstüne kalkamayacakları için böyle bir yer aradılar, girdiler" ifadelerini kullandı.

"Dünya bu kadar acımasız ama Güney Kıbrıs olarak sen kimle dans ediyorsun?"

Tatar, geçtiğimiz hafta New York'ta gerçekleştirilen BM 80. Genel Kurulu'nda ABD'lilerin bile İsrail'e karşı nefretini gördüğünü vurguladı. ABD'lilerin hem İsrail'e tepki gösterdiğini hem de Gazze konusunda İsrail'e destek verdiğini sözlerin ekleyen Tatar, "Gazze'de katliamlar devam ediyor. Dünya bu kadar acımasız ama Güney Kıbrıs olarak sen kimle dans ediyorsun? Güney Kıbrıs olarak sen İsrail ile bu şekilde ilişkilere girmişsen acaba bu seni nereye götürecek?" dedi.

"(Anlaşma yapan) Bu devletler kendi Orta Doğu'ya, Gazze'ye yakınlığı dolayısıyla Güney'de lojistik üs kazanmak peşinde"

İsrail ile yaptığı silah anlaşması dikkate alındığında Güney Kıbrıs'ın diğer devletlerle ilişkilerinin nasıl gelişeceğine değinen Tatar, İsrail'in tüm bunları Türkiye'ye karşı yapması ihtimaline dikkat çekerek, aslında bu devletlerin Türkiye ile bir derdi olmadığını vurguladı. Diğer devletlerin İsrail ile ilişkisinin çıkar gözettiğine işaret eden KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Yani bu devletler kendi Orta Doğu'ya, Gazze'ye yakınlığı dolayısıyla Güney'de lojistik üs kazanmak peşinde. Türkiye ile kavgalarının olacağını düşünmüyorum. Bunu neden göze alsınlar. Bunun zararı herkese olur" ifadelerini kullandı.

"Hristodulidis hep gerilime oynuyor"

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile yaşanan sınır kapı sorunlarının tek nedeninin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis olduğunu vurguladı. Tatar, "Hristodulidis hep gerilime oynuyor. Belki seçime de oynadı. Bunu BM'de de söyledim. Çok yanlış hesap yaptın. Ben ilk kez ilk kez iki kapı önerdim. Biri Haspolat, biri Akıncılar'da. Üç senedir iki kapı önerim duruyor. Hristodulidis, kapıları açmıyor ve karşılığında bu iki kapının açılabilmesi için bizden toprak talebi oldu" dedi.

New York'ta gerçekleştirilen 5+1 formatındaki toplantı sırasında Hakan Fidan'ın da bu konuda müdahale ederek iki kapının KKTC, iki kapının da Rum tarafından açılabileceği önerisini getirdiğini hatırlatan Tatar, sınır kapılarına ilişkin sözlerini şöyle sürdürdü:

"İki kapıyı açtığında teknik bir şey belki ama ara bölgeden geçiş istiyor. Ara bölgeden geçiş kendisine o toprağı iade etmesi anlamındadır. Biz toprak vermeyiz. Kapı açılmaz, toprakta vermeyiz. Dolayısıyla ben normal şartlarda iki kapı önerdim. O iki kapı açılabilirdi. Kendisi açmadı ve Metehan'ın içinde zaman zaman halkı bana karşı kışkırtmak için buradaki görevli sayısını azaltıyor ki kuyruklar uzasın, halk bana dönsün diye. Böyle bir sinsi siyaset vardır karşı tarafta. Ama ben milletime güveniyorum, halkıma güveniyorum. Herkes neyin olduğunu bilir ve bilmesi gerekir diye düşünüyorum."
Kapının açılmasının Kıbrıs Türk halkının faydasına olduğu kadar Rum tarafının da faydasına olduğunu belirten Tatar, "Hristodulidis'e sen siyasetinle kendi vatandaşlarını da cezalandırıyorsun dedim" ifadelerini kullandı.

"6 Ekim 2020'de Maraş'ı açtık. Bu çok önemli bir adımdır"

Seçime sayılı günler kala son 5 yılda neler başardığına ilişkin bir değerlendirme yapan Cumhurbaşkanı Tatar, "Çok adımlar attım. Yani bunu milletin görmüştür herhalde. Bak ben başbakandım. Maraş açılımını yaptım ve o zaten tarihi bir adımdı. Tabii yine sayın Cumhurbaşkanı teşekkür ediyorum. Şimdi ben Türkiye'de istişare etmeden Maraş'ı açamazdım. İstişâre ettik. Sayın Rauf Denktaş'ın 1997 yılında videosunda '23-24 sene oldu. Bize Maraş'ı açtırmıyorlar. Güvenlik Konseyi kararı varmış' demişti. Rauf Denktaş, Maraş'ı açamadık diye yakınıyor. Ama o zaman anlaşma olacak ve Maraş'ı bize iade edecekler diye bir düşünce vardı. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a 'Anlaşma olacağı yok, Rum'un niyeti yok. Masadan kaçtılar. Anlaşmanın umudu yok. Maraş'ı açalım, sonra konuşuruz' dedim. Türkiye de kendi kurumlarıyla istişare etti ve 6 Ekim 2020'de Maraş'ı açtık. Bu çok önemli bir adımdır. O günden bu yana 3 milyon insan Maraş'ı ziyaret etmiştir. Türkiye'den gelen turist grupları, dünyanın farklı yerlerinden sırf Maraş'ı görmek için gelenler var. Çünkü Maraş 100 senelik bir yer, 50 sene kapalı, oradaki o yapı ve tarih var" dedi.

Kapalımaraş'ın imar planı

Yeniden seçilmesi durumunda Maraş'a ilişkin planını açıklayan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "Seçilirsek imar planları ve benzer çalışmalarla Maraş'ı yeni bir hale sokacağız. Oradaki okullar açılacak, tiyatro binaları açılacak, bazı inşaatlar yapılacak. Saha ve futbol sahası, onu açacağız. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığına giden yolda bu benim büyük bir başarımdı" dedi.

"İki devletli siyaset en doğru siyaset"

Cumhurbaşkanı seçilirken federasyon görüşmelerinin olmayacağını ifade ettiğini hatırlatan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "İki devletli siyasete inanıyorum. Ben 5 sene önce bunu söylediğimde daha bunun ne anlama geldiğini çoğu insan bilmiyordu. Ondan sonra sayın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bana sahip çıktı. Sayın Mevlüt Çavuşoğlu sahip çıktı ve Türkiye de ‘Tatar haklıdır. Artık federasyonun görüşmemesi lazım' dedi. İki devletli siyaset en doğru siyaset. Hakan Fidan bey şu anda tam arkamızda ve bu siyaset milli siyaset haline gelmiştir" ifadelerini kullandı.
"18 Temmuz 2024'te Türkiye Büyük Millet Meclisi oybirliğiyle karar almıştır. Federasyon çözümü de kapanmıştır, geride kalmıştır" diyen Tatar, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:

"Artık bundan sonra iki devletli meselesi çözüm. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün dünyaya iki devletli çözümü anlatması ve bunu gerekçeleriyle ortaya koyması, federasyon defterini kapandığını, artık bundan sonra Kıbrıs Türkü'nün egemenlik hakları ancak iki devlet çözümde Kıbrıs'ta bir anlaşmaya ulaşabilecek şeklinde kesinlikle net ifadelerinin dün yine TBMM'de bir karara bağlanması benim siyasetimin halk arasında kabul görmesi bu dönemin en büyük başarısıdır."
Cumhurbaşkanlığı döneminde yapılan yeni Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bir başarı olduğunu belirten Tatar, "Burası artık Kuzey Kıbrıs değil Kıbrıs'ın kalbi haline gelmiştir. Güney'de de yoktur böyle bir şey" dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, "Bu kadar yeni modern binalar, yüksek mahkeme binası karşıda camimiz, mili kütüphanemiz, amfi tiyatro, binlerce kişinin sosyal faaliyetlerde buluşabilecekleri yaşam alanları, tenis kortları, basketbol hastası, futbol sahası, yürüyüş yolları, bisiklet olarak ve buranın içerisine 10 binden fazla da ağaç, fidan dikilmiştir onun içerisine. Böylesine bir eserle buradaki hep mal fiyatları artmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti değer bulmuştur. Şimdi böylesine bir yatırıma ‘Demek ki bu devletin geleceğine güveniyoruz. Bu devlet yaşayacak, bu devlet güçlenecek' düşüncesiyle bakılıyor. Dolayısıyla ben bunları başardım" diye konuştu.

"Uyanın, Rum seni ne eşit görüyor ne ve öyle bir niyeti var"

Rum liderin politikalarını ve açıklamalarını ‘abuka siyaseti' olarak nitelendiren Tatar, "Ben bunu zaman zaman gündeme getiriyorum. Ve muhalefet çevrelerinden bir kez daha Rum'un zihniyetinin ne olduğunu tekrar samimiyetle değerlendirmelerini istiyorum. Çünkü bunlar hep Kıbrıs'ta illa federasyon modelinde bir anlaşma olsun diye çırpınıyorlar. Ya artık uyanın, Rum seni ne eşit görüyor ne de öyle bir niyeti var. Onun için yapıyor bunları. Çünkü onun yaptığı esasında bu gibi ambargolarla bizi çökertmek. Hellim bile aldırmamak için onların ticaret odaları dolaşıyor buralarda. Nerede bir açık kapı bulurlarsa gidip ‘Bunlar işgal altındadır, orası bizim toprağımızdır ama bunları işgal ettik. Oranın hellimini de almayın. Oranın hellimi de iyi değil zaten' ifadeleriyle hellimimizi bu şekilde tanıtmak suretiyle siyasi baskı da kuruyorlar ve aldırtmıyorlar. Hellimizin bile peşine düştüler" dedi.

Güney Kıbrıs'ın Fransa gibi ülkelerle görüşerek, Kuzey Kıbrıs ile ticaret yapmaması için baskı yaptığını sözlerine ekleyen Tatar, "Yani bizim nefes almamamızı istiyorlar. Neticede bizim çökmemizi ve burada birbirimize düşmemizi bekliyorlar. Türkiye'nin de ‘artık yeter' demesi ve bunlara teslim olmaması isteğimiz. Yine eğer gerçekten bu kadar yıldan sonra eşitlik temelinde bir federasyon niyetleri olsa bu ambargoların, bir hellimizin peşine düşme anlayışının hangi vicdanda yeri var? Niyet yok. Halbuki niyet olsa bize yardımcı bir değer olması lazım. Çünkü bir federasyonun çalışabilmesi, başarılabilmesi için iki tarafın bir denge içerisinde olması lazım. Eğer biri daha zayıfsa, biri daha güçlüyse o federasyon çalışmaz. Dünyada örnekleri çok iyi. Dolayısıyla abluka siyaseti dediğim yani bu. Federasyon, artık bunu bitirin. Gelin devlete sahip çıkın.Federasyon görüşüldüğünde, dünya diyor ki ‘Ya bitiriniz bu işi ondan sonra bakalım tanıyalım mı, tanımayalım mı.' Halbuki biz federasyon defterini kapattık ve iki devletli çözüme sarılıp, o zaman Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tanınmasını da daha samimi şekilde talep edeceğiz. Biz şimdi o yola girdik. Onun için Rumu o tarafta bırakın, biz kendi yolumuza bakalım demek istiyorum."

Yaprak Mutlu - Lokman Sarıkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Gülsoy: "Bayramlar, birlik ve beraberliğimizin en güçlü mührüdür" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda; "Sevgi, saygı ve dayanışma ruhuyla harmanlanan bayramlar; mesafeleri kısaltan, gönülleri birleştiren müstesna günlerdir. Paylaştıkça çoğalan mutluluklarımızın, şehrimize ve ülkemize bereket getirmesini diliyorum" dedi. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, bir ay boyunca sabır, ibadet ve kardeşlik duygularıyla ihya edilen Ramazan-ı Şerif’in ardından bayrama kavuşmanın sevincini paylaştı. Tüm İslam aleminin ve iş dünyasının bayramını tebrik eden Gülsoy, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif’i geride bırakırken, bayramın coşkusunu hep birlikte solumanın büyük mutluluğu içerisindeyiz. Her ne kadar zaman zaman çocukluğumuzun o eski bayramlarını özlemle ansak da bayramlar özünde; dini duyguların pekiştiği, yardımlaşma ve paylaşma kültürünün en zirve noktaya ulaştığı özel zamanlardır. Sahur ve iftarların bereketiyle taçlanan bu kutlu ayın sonunda, küslerin barıştığı, sevgi köprülerinin kurulduğu ve tüm dünyada çocukların yüzünün güldüğü bir bayram iklimi temenni ediyorum." Ekonomik ve ticari kalkınmanın temelinde birliğin yattığını vurgulayan Başkan Gülsoy, iş dünyasına yönelik mesajında şunları kaydetti: "Kayseri iş dünyası olarak; dayanışma içerisinde üretmeye, istihdam sağlamaya ve güçlü bir Türkiye vizyonu için ülkemiz ekonomisine katma değer sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ticaretin de ruhunda var olan güven, doğruluk ve adalet anlayışını; bayramın bizlere hatırlattığı ahlaki değerlerle daha da pekiştirmeliyiz. Paylaşma kültürümüzü ticari hayatımızın da merkezine koyarak, omuz omuza daha büyük hedeflere yürüyeceğiz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta aziz milletimiz ve kıymetli hemşehrilerimiz olmak üzere tüm üyelerimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın tüm insanlığa sağlık, huzur ve barış getirmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyor; sevdiklerinizle birlikte nice mutlu bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Bayramımız mübarek olsun."
İstanbul "Karaciğer kanseri erken tanıyla kontrol altına alınabilir" Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğunu belirten Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, Hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Organ Nakli (Genel Cerrahi) Uzmanı Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğer kanserinin çoğu zaman siroz zemininde geliştiğini belirterek, düzenli takip ve korunma yöntemleriyle hastalığın önlenebileceğine dikkat çekti. Karaciğer kanserinin önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şinasi Sevmiş, karaciğerde görülen tümörlerin büyük bölümünün başka organlardan yayılan kanserler olduğunu belirtti. Prof. Dr. Sevmiş, "Karaciğer tümörlerinin büyük kısmı mide, bağırsak, pankreas, meme ve akciğer gibi organlardan yayılım sonucu ortaya çıkar. Karaciğerin kendi kaynaklı tümörleri ise tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturur" Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1 milyon kişiye karaciğer kanseri tanısı konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Ne yazık ki yine yaklaşık 1 milyon kişi her yıl bu hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu veriler, karaciğer kanserinin ne kadar ciddi bir sorun olduğunu açıkça ortaya koyuyor" şeklinde konuştu. "Karaciğer kanserine yol açan etkenler" Karaciğer kanserinin en sık siroz zemininde geliştiğini dile getiren Prof. Dr. Sevmiş, "Vakaların yaklaşık yüzde 80’i siroz hastalarında görülmektedir. Özellikle Hepatit B ve hepatit C’ye bağlı siroz önemli risk faktörüdür. Bunun dışında bazı genetik geçişli hastalıklar, metabolik hastalıklar ve aflatoksin gibi toksik maddelere maruziyet de karaciğer kanserine yol açabilmektedir" diye konuştu. "Belirtiler sinsi ilerleyebiliyor" Karaciğer kanserinin erken dönemde belirti vermeyebileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevmiş, "Hastalık genellikle yorgunluk, iştahsızlık ve kilo kaybı gibi genel şikâyetlerle kendini gösterebilir. Karnın sağ üst kısmında ağrı ve siroz hastalarında ani genel durum bozulması da önemli uyarı işaretleridir" dedi. "Düzenli kontroller aksatılmamalı" Risk grubundaki kişilerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Özellikle siroz hastaları ultrasonografi ile düzenli olarak takip edilmelidir. Bilgisayarlı tomografi, MR ve bazı kan testleri de tanıda kullanılmaktadır. AFP adlı tümör belirtecinin takibi, erken evrede tümör saptanmasına yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi edilmezse sonuçları ağır olabilir" Tedavi edilmeyen karaciğer kanserinin seyrinin oldukça kötü olduğunu belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Belirti vermeye başlayan tümörlerin büyük kısmı cerrahi olarak çıkarılabilecek evreyi geçmiş oluyor. Cerrahi uygulanabilen hastalarda ortalama yaşam süresi uzarken, tedavi edilemeyen hastalarda bu süre ne yazık ki aylarla sınırlı kalabiliyor" diye konuştu. "Karaciğer nakli en etkili yöntem" Karaciğer kanserinde en etkili tedavi yöntemlerinden birinin karaciğer nakli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sevmiş, "Siroz zemininde gelişen tümörlerde karaciğer nakli, hem sirozu hem de kanseri aynı anda tedavi etme şansı sunar. Nakil şansı olmayan hastalarda ise tümörün cerrahi olarak çıkarılması veya girişimsel yöntemlerle kontrol altına alınması hedeflenir" dedi. Cerrahiye uygun olmayan hastalarda farklı yöntemlerin devreye girdiğini ifade eden Prof. Dr. Sevmiş, "Kemoembolizasyon, radyoembolizasyon, radyofrekans ablasyon ve alkol enjeksiyonu gibi girişimsel yöntemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve yaşam süresi uzatılabilir" açıklamasında bulundu. "Karaciğer kanseri önlenebilir" Karaciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sevmiş, "En önemli hedef siroz gelişimini engellemektir. Bunun için alkol tüketiminden kaçınılmalı, hepatit B ve C enfeksiyonlarına karşı önlem alınmalıdır. Hepatit B aşısı bu noktada son derece etkilidir" dedi. Genetik geçişli bazı hastalıkların erken tanınmasının da önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Sevmiş, "Aile bireylerinde tarama yapılması ve gerekli tedavilerin başlanması, ileride gelişebilecek karaciğer kanserinin önüne geçebilir" şeklinde konuştu. "Erken tanı haya kurtarıyor" Son olarak siroz hastalarının yakın takibinin önemine değinen Prof. Dr. Sevmiş, "Bu hastalarda düzenli kontroller sayesinde karaciğer kanseri erken evrede yakalanabilir. Erken tanı konulan hastalarda cerrahi veya karaciğer nakli ile yaşam süresi belirgin şekilde uzatılabilmektedir. Erken tanı, karaciğer kanserinde en etkili yöntemimizdir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı ile bayramlaştı, ’iftara 5 kala’ programına ve huzurevi gönül sofrasına katıldı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen bayramlaşma programına katıldı. Ramazan’ın paylaşma ruhunu "İftara 5 Kala" etkinliğiyle sahaya taşıyan Büyükkılıç, iftarda ise huzurevinde büyüklerle aynı sofrayı paylaşarak gönüllere dokundu. Başkan Büyükkılıç, mübarek Ramazan ayının manevi atmosferinde şehrin her kesimini kucaklayan programlara imza attı. Cumhurbaşkanı İle Bayramlaşma Programı Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, AK Parti Kayseri İl Başkanlığı’nda düzenlenen programda, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiği bayramlaşma programına katıldı. Programa milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatları ile belediye başkanları da eşlik etti. Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunun hissedildiği programda, teşkilat mensuplarıyla bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Büyükkılıç, millete hizmet yolunda omuz omuza çalışmanın önemine vurgu yaptı. "İftara 5 Kala" ile Paylaşmanın En Güzel Örneği Başkan Büyükkılıç, Ramazan ayının manevi atmosferini sahaya yansıtan çalışmalar kapsamında AK Parti Kayseri İl Gençlik Kolları ile birlikte "İftara 5 Kala" etkinliğine katıldı. İftara yetişemeyen vatandaşlara iftariyelik ikramında bulunan Büyükkılıç, şehir genelinde dayanışma örneği sergiledi. Ramazan’ın paylaşmak, birlik olmak ve dayanışmayı artırmak anlamına geldiğini ifade eden Başkan Büyükkılıç, bu mübarek ayı Kayserililerle birlikte huzur içerisinde idrak ettiklerini belirtti. Huzurevinde Gönül Sofrası Günün son programında ise Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi’nde kalan yaşlılarla iftar yaptı. Büyüklerin dualarıyla manevi bir atmosferde gerçekleşen programda, samimi sohbetler ve sıcak anlar yaşandı. Huzurevi sakinlerinin ilgisi ve sevgisiyle karşılanan Büyükkılıç, büyüklerin hayır dualarının kendileri için en kıymetli destek olduğunu ifade etti. İftarda ulu çınarlara hitap eden Başkan Büyükkılıç, nice Ramazan ve bayramlara erişmek dua ve temennisinde bulunarak, "Her şeyden önce dualarınızı bekliyoruz. Hakkınızı helal edin. Gönlümüz ister ki her gün burada olalım" dedi. Büyükkılıç, Ramazan ayı boyunca her gün Kayseri’nin başka bir köşesinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini ifade ederek, iftarda ulu çınarları yalnız bırakmayan AK Parti Kayseri İl Teşkilatı ve Gençlik Kolları Teşkilatı’na teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi’nde çalışan personele de ayrıca teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, "Aynı zamanda burada sizlerin duasını almamıza vesile olan mesai arkadaşlarıma, emeği geçen kardeşlerime de ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Kayseri’mizin Dua Kaynağısınız, İyi ki Varsınız" Konuşmasında birlik, beraberlik mesajı veren Başkan Büyükkılıç, "Cenab-ı Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi bozmasın, bozmak isteyenlere de fırsat vermesin. Ay yıldızlı Türk bayrağımızın altında vatanına, milletine, devletine, dinine bağlı yaşamayı lütfetsin. Tekrar her birinizin ellerinden öpüyorum. Dualarınızı bekliyorum. Huzur içerisinde daha nice Ramazanlara erişmenizi de temenni ediyorum. Kayseri’mizin dua kaynağısınız, iyi ki varsınız. Allah hepinizden razı olsun" şeklinde konuştu. Başkan Büyükkılıç’ın gün boyu programları, Ramazan ayının ruhuna uygun şekilde birlik, beraberlik ve paylaşma vurgusuyla tamamlandı.
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, ülkemizin batı kesimlerinin genelinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara (Edirne ve Çanakkale hariç), Ege, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu ile Düzce, Zonguldak ve Bolu çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Marmara’da kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. Sabah ve gece saatlerinde kuzey ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı ile birlikte sis ve pus hadisesi tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz’in iç kesimlerinin yüksekleri ile Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun yüksek kar örtüsüne sahip eğimli kesimlerinde çığ tehlikesi ile kar erimesi tehlikesi bulunmaktadır. Hava sıcaklığı: Hava sıcaklıklarının yurdun kuzey ve batı kesimlerinde mevsim normalleri civarında, iç kesimlerde normallerinin üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgar: Genellikle kuzeyli, yurdun doğu kesimlerinde güney ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’da kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı, yer yer çok bulutlu 18 İstanbul: Parçalı ve bulutlu, hafif sağanak yağışlı 8 İzmir: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 18 Adana: Parçalı, yer yer çok bulutlu, gece saatlerinden itibaren yerel sağanak yağışlı 23 Antalya: Parçalı, yer yer çok bulutlu, yerel sağanak yağışlı 19 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu 11 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu 12 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu 6 Diyarbakır: Parçalı ve çok bulutlu 16