DÜNYA - 01 Ekim 2025 Çarşamba 19:49 | Son Güncelleme : 01 Ekim 2025 Çarşamba 19:52

Tatar'dan GKRY'nin askeri törenine sert tepki: "Rum tahakkümüne bu topraklarda yer yoktur"

A
A
A
Tatar'dan GKRY'nin askeri törenine sert tepki: "Rum tahakkümüne bu topraklarda yer yoktur"

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) başkent Lefkoşa’da düzenlediği askeri geçit törenine tepki göstererek, "Geleceğe dair tek vizyonları, Kıbrıs Türk halkını boyunduruk altına almaktır. Barıştan söz ederken halkımıza karşı yeni silahlarını sergilemeleri, bu zihniyetin en net ifadesidir. Rum tahakkümüne bu topraklarda yer yoktur" dedi.

GKRY sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlık günü" nedeniyle Güney Lefkoşa’da askeri geçit töreni düzenledi. GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in katıldığı törende Rum siyasi ve askeri yetkililerin yanı sıra, Yunanistan Savunma Bakanı Yardımcısı Thanasis Davakis ve Yunanistan Meclis Başkanı Nikitas Kaklamanis de yer aldı. Törende Yunanistan’a ait F-16 tipi savaş uçaklarının uçması dikkat çekti.

"Tek vizyonları, Kıbrıs Türk halkını boyunduruk altına almak"

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, duruma sert tepki gösterdi. Tatar Hristodulidis’in törende yaptığı açıklamaları, "Rum tarafının uzun zamandır sürdürdüğü tahakküm ve dayatma siyasetinin en açık göstergesi" olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Tatar açıklamasında, Rum liderin sözlerinin yıllardır değişmeyen bir zihniyetin açık ilanı olduğunu belirterek, "Geleceğe dair tek vizyonları, Kıbrıs Türk halkını boyunduruk altına almak ve maksimalist hedeflerini bize zorla kabul ettirmektir. Yunan savaş uçaklarının törenlere katılması, bir taraftan barıştan söz ederken diğer taraftan halkımıza karşı yeni silahlarını sergilemeleri, bu zihniyetin en net ifadesidir. Buna rağmen hala bu niyeti görmezden gelenler var. Rum’un tahakkümünü halka çözüm diye pazarlamaya kalkanlar var. Ama herkes bilmelidir ki, Kıbrıs Türk halkı kendi iradesini asla başkasına teslim etmez" dedi.

"Kıbrıs Türk halkının iradesinin sembolü kendi devletidir"

Tatar, Kıbrıs Türk halkının yolunun kendi devletiyle çizildiğinin altını çizerek, "Kıbrıs Türk halkının iradesinin sembolü kendi devletidir. Bu vizyon, Türkiye’deki en üst makamların açıklamaları ve kararlarıyla en net şekilde desteklenmektedir. Milli Güvenlik Kurulu’nun dünkü bildirisi sadece vizyonumuza destek değil, aynı zamanda Rum ve Yunan tehditlerine verilmiş en güçlü cevaptır" ifadelerini kullandı.

"Kıbrıs’ta hala Helenizm propagandası yapılıyor"

Tatar, Kıbrıs’ta hala Helenizm propagandası yapıldığını, bu anlayışın Rum tarafında değişmeden varlığını sürdürdüğünü kaydetti. Bu zihniyetin, Kıbrıs Türk halkını yok saymaya ve kendi devletinden vazgeçirmeye yönelik olduğunu belirten Tatar, "Bu propagandanın karşısında halkımız, Anavatan Türkiye ile omuz omuza dimdik durmaktadır" açıklamasını yaptı.

Tatar, TBMM’nin kararı ve Erdoğan’ın BM çağrılarını hatırlattı
Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 18 Temmuz 2024 tarihli kararını da hatırlatarak, Türkiye’nin iki devletli çözüm vizyonuna verdiği güçlü desteğin altını çizdi. Ayrıca, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 4 yıldır Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmalarda uluslararası topluma KKTC’yi tanıma çağrısında bulunduğunu hatırlattı.

"Sürdürülebilir bir barış sahadaki gerçekler üzerine inşa edilebilir"

Uzlaşı ve iş birliği mesajı da veren KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs’ta adil ve sürdürülebilir bir barışın ancak sahadaki somut gerçekler üzerine inşa edilebileceğini söyledi. Tatar açıklamasında, "Kıbrıs’ta iki devletin, iki halkın ve iki demokrasinin varlığını kimse inkar edemez. Bu gerçekler kabul edilirse adamız barış, huzur ve refah adası olur. Ancak Rum tarafı silahlanmaya devam eder, izolasyonu muhafaza etmek için agresif abluka siyaseti sürdürür ve tek yanlı faaliyetlerinden vazgeçmezse, halkımızın haklarını korumak için ne gerekiyorsa yapılır. Bu bizim anayasal görevimizdir" dedi.
Tatar, Kıbrıs Türk halkının, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğü altında yoluna güvenle devam ettiğini vurgulayarak, "Rum tahakkümüne bu topraklarda yer yoktur ve asla olmayacaktır" diye konuştu.

Gökçe Örnekal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Nazilli’de Çanakkale Zaferi’nin yıldönümü etkinlikleri düzenlendi 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü Nazilli’de kutlanarak kahraman şehitlerimiz dualarla anıldı. Nazilli’de, Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı ve Şehitleri Anma Günü kapsamında anlam yüklü bir program düzenlendi. Nazilli Kaymakamlığı öncülüğünde Nazilli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikler hem duygusal anlara sahne oldu hem de milli birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdi. İlk program, İstasyon Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Nazilli Kaymakamlığı, Garnizon Komutanlığı, Belediye Başkanlığı ve Şehit Aileleri Derneği’nin çelenkleri anıta bırakıldı. Protokol üyeleri ve vatandaşların katıldığı törende saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okundu. Etkinliğe CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Nazilli Kaymakamı Huriye Küpeli Kan, Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, Cumhuriyet Başsavcısı Murat Dilsiz, Baro temsilcisi Av. Emel Şahin, ilçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Ahmet Refik Ersoy, Garnizon Komutanı Ulaştırma Binbaşı Onur Özdemir, Şehit Aileleri Derneği Başkanı Jale Keskin, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Başkanı Hasan Karataş, siyasi parti temsilcileri, kurum amirleri, STK temsilcileri, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Törenin ardından katılımcılar, Eğriboyun Kabristanı’ndaki şehitliği ziyaret ederek dualar etti. "Çanakkale Geçilmez" Anma programı, Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi’nde devam etti. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Nazilli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Faruk Al, 18 Mart’ın yalnızca bir zafer değil, milletin inanç ve kararlılığının simgesi olduğunu vurguladı. Al konuşmasında 1915 yılında dünyanın en güçlü donanmalarına karşı verilen mücadelede, Türk askerinin imkânsızlıklar içinde gösterdiği direnişle "Çanakkale Geçilmez" sözünü tarihe kazıdığı ifade etti. Konuşmasında toplumun her kesiminin cephede ve cephe gerisinde büyük fedakârlık gösterdiğini hatırlatan Al, Seyit Onbaşı’nın insanüstü bir güçle top mermisini sırtlayarak savaşın seyrini değiştirmesi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün cephede gösterdiği liderlik örneklerini anlatırken Atatürk’ün askerlerine verdiği "Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum" sözünün savaşın dönüm noktalarından biri olduğu vurguladı. Faruk Al, Türk Askerinin savaş sırasında dahi merhametini kaybetmediğini, yaralı düşman askerlerine yardım ederek insanlık dersleri verdiği ifade etti. Ödüller verildi, oratoryo sahnelendi Program kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Etkinlik, öğrenciler ve öğretmenler tarafından hazırlanan "Çanakkale Panoraması" adlı oratoryonun sahnelenmesiyle sona erdi.
Antalya Antalya’da esnaf kavgasındaki cinayet zanlısı: "Böyle olsun istemezdim" Antalya’da komşu esnaflar arasında çıkan tartışma sonucu 22 yaşındaki gence kurşun yağdırıp ölümüne ve 2 kişinin de yaralanmasına neden olan cinayet şüphelisi polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, gazetecilere "Böyle olsun istemezdim" dedi. Olay, geçtiğimiz pazartesi günü Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi Şelale Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, oto yıkamacı Mustafa O. (41) ile yan komşusu market işletmecisi Mustafa D. (51) arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine Mustafa O., yanındaki silahla markette bulunanlara kurşun yağdırdı. Saldırıda, Mustafa Deveci (22) ve akrabaları Şevket D. (24) Mustafa D. (51) yaralandı. 22 yaşındaki genç kurtarılamadı Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 22 yaşındaki Mustafa Deveci, doktorların tüm çabalarına rağmen hayata tutunamadı. Amca Mustafa D. ve diğer yaralı Şevket D.’nin ise hastanedeki kritik tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Yaya olarak kaçmaya çalışırken yakalandı Olaydan sonra otomobiliyle kayıplara karışan şüpheliyi yakalamak için Antalya Emniyeti geniş çaplı arama başlattı. Akşam saat 21.30 sıralarında Kepez’de rutin devriye atan ekipler, durumundan şüphelendikleri bir şahsa "dur" ihtarında bulundu. Yaya olarak kaçmaya çalışan şüpheli, kısa süreli kovalamacanın ardından kıskıvrak yakalandı. Gözaltına alınan şahsın, cinayet şüphelisi Mustafa O. olduğu tespit edildi. "Böyle olacağını bilsem kaçardım" Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı sağlık kontrolü sonrasında gazetecilerin ’neden yaptınız?’ sorusu üzerine "Çok pişmanım, böyle olsun istemezdim. Böyle olacağını bilsem oradan kaçardım" dedi.
Yozgat Çanakkale Zaferi şehitleri Yozgat Şehitliği’nde anıldı Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü dolayısıyla Yozgat Şehitliği’nde program düzenlendi. Programa Vali Mehmet Ali Özkan, il protokolü, şehit yakınları ve vatandaşlar katıldı. Şehitlik anıtına çelenk sunumu ile başlayan program İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Günün anlam ve önemini anlatan konuşmanın ardından şiir okundu. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan şeref defterini imzaladıktan sonra yaptığı konuşmada, "Türk’ün Türk milletinin eşsiz kahramanlığıyla tarihin sayfalarına ‘Çanakkale Geçilmez’ diye derç ettiği peşi sıra gelen Kurtuluş Savaşı’yla perçinleşen ve üzerine cumhuriyetimizin kuruluşuyla taçlanan Çanakkale Zaferi’mizin 111.yıl dönümünde başta büyük önder Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi gazilerimizi rahmet ve minnetle yad ediyor, gerek aklı gerek ilmi gerekse bedeniyle ülkesine hizmet etmiş bütün vatan erlerini selamlıyor, Türk’ün Türk milletinin eşsiz kahramanlığıyla destanlaşan bu günde başta ilimiz ülkemiz olmak üzere tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyor, Allah milletimizden birliği, devletimizden dirliği eksik eylemesin diyor hepinizi saygıyla selamlıyorum" ifadelerine yer verdi. Saygı atışının ardından Kuran-ı Kerim okunarak dualar edildi. Şehitlerin kabirlerini ziyaret eden Vali Özkan, kabirlere karanfil bıraktı. Anma programı İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Halk Kütüphanesi’nde Atatürk Anadolu Lisesi’nin düzenlediği programla sona erdi.
Muş Muş’ta tatlıcıların yoğun bayram mesaisi Muş’ta tatlıcılar bayram öncesi siparişlere yetişmek için yoğun mesai harcarken, çeşit çeşit baklavalar ise tezgâhları süsledi. Muş’ta yaklaşan Ramazan Bayramı baklavaya olan talebi artırırken, kent genelindeki tatlı imalathanelerinde yoğunluk yaşanıyor. Ustalar bayram sofralarını süsleyecek tatlıları hazırlamak için gece gündüz çalışıyor. Siparişlere yetişmeye çalışan tatlı ustaları, özenle hazırladıkları baklava ve kadayıf çeşitlerini tezgâhlarda satışa sundu. Cevizli, fıstıklı ve özel karışımlı baklavalar vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, işletmelerde üretim kapasitesi de artırıldı. Hijyen kurallarına dikkat ederek üretim yaptıklarını belirten baklava ustası Yakup Büdüş, kaliteli malzeme kullanımıyla lezzeti ön planda tuttuğunu söyledi. Büdüş, merdiven altı üretim yapan işletmelere karşı vatandaşları uyararak, güvenilir yerlerden alışveriş yapılması gerektiğini vurguladı. Baklava ustası, "Yaklaşık 35 yıldır bu sektördeyim. 10 yıldır Muş’ta hizmet vermekteyiz. Kaliteli hizmet sunuyoruz; kalite tesadüf değildir, öncelikle bunu belirtmek isterim. Merdiven altı ve benzeri yerlerde üretilen ürünlere itibar etmeyelim, sağlığımızı düşünelim. Biz tüm ürünlerimizi testten geçiriyoruz. Ramazan ayı boyunca yoğun bir süreç geçirdik. Aldığımız siparişleri yetiştirmek için gece gündüz demeden çalıştık. Yaklaşık 22 çeşit tatlımızı tezgâha çıkardık. İsterseniz gelip alabilirsiniz, isterseniz aradığınızda biz adresinize teslim edebiliriz. Tepsi bazında, kilo bazında ve paket olarak her türlü satışımız hazırdır. Tatlı fiyatlarımız yaklaşık 750 ile bin 400 TL arasında değişmektedir. Herkese şimdiden iyi bayramlar diliyoruz. Bayram vesilesiyle trafik yoğunluğu yaşanacaktır; lütfen herkes dikkatli olsun, emniyet kemeri takalım ve hız kurallarına uyalım. Bayrama girerken olumsuz durumlarla karşılaşmayalım" dedi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır" dedi. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’nci yıl dönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Bahçeli, Çanakkale’nin yalnızca bir şehir adı değil, tarih ve coğrafyanın şühedayla kenetlenmesinin timsali ve vatan savunmasının nice kahramanlık sahneleriyle birleşmesinin aziz nişanesi olduğunu belirtti. Birinci Dünya Savaşı’nın zaman ve mekan içindeki güç dengelerini temelinden değiştiren unsurun 111 yıl önceki Çanakkale ruhu olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bu ruh Türk milletinin çağlar ve zamanlar üstü kudretiyle eklemlenerek muhasara altında tutulan vatan topraklarına can vermiş, nitekim müstevli emel ve hedefler iman ve irade duvarına çarparak püskürtülmüştür. Çanakkale Zaferi beka onuruna ve istiklal şerefine sahip çıkma azim ve dirayetini fedakârca gösteren büyük bir milletin hak edilmiş mükâfatı olarak tezahür etmiştir. Bu kapsamda küresel siyasetin akış yatağı, tarihin ilerleyiş yönü, çoklu ve çok boyutlu stratejik ilişkilerin yörüngesi müessir şekilde değişime uğramıştır" dedi. "Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir" Türk milletinin Anadolu coğrafyasında teslim olmayacağını Çanakkale’de dökülen şehit kanlarıyla ispat ve ibra ettiğini aktaran Bahçeli, "Asırlara sari milli akıl ve ahlakın terkibiyle; sabrın ve şükrün teşekkülüyle, aynı zamanda ustalıkla belirlenen savunma stratejisinin imanla yanıp tutuşan gönüllerle tekleşmesiyle Çanakkale geçilemez, ele geçirilemez olmuş; böylelikle süregelen savaşın seyri ve serencamı derinden etkilenmiştir. Çanakkale yaşanmış bir destandan çok daha ötesidir. Bunun yanında Çanakkale bir şuurdur, bir duruştur, bir duyuştur, bir inanıştır. Kökeni ve yöresi ne olursa olsun aziz millet varlığında kaynaşmış ve kucaklaşmış muhterem bir neslin milli birlik ve kardeşlik hissiyatında anıtlaşmasıdır. Nihayet anıtlaşan bu mücadele mirası tam bağımsızlığın harcını karmıştır" ifadelerini kullandı. "İç cephe sağlam tutulunca dış kaynaklı hiçbir hainin sonuç alamadığı Çanakkale’nin her karışında teyit edilmiştir" Çanakkale’de körüklenen var oluş meşalesinin milli ömrü aydınlattığı müddetçe hiçbir odağın Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti’ne zincir vuramayacağına değinen Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: "Yan yana, yüz yüze, el ele, omuz omuza siper siper büyüyen, tabyalardan yükselen, mevzilerden taşıp ehli salibin işgal projelerini söndüren elbette milli birliğimizin eşsiz direnci, milli kardeşliğimizin emsalsiz kuvvetidir. İç cephe sağlam tutulunca dış kaynaklı hiçbir hain ve hayasız saldırının işe yaramadığı, sonuç alamadığı ve alamayacağı Çanakkale’nin her karışında tevsik ve teyit edilmiştir. Dünyanın en büyük şehitliğinde koyun koyuna yatan kahraman şehitlerimiz, esasen bizlere çok şeyler öğretmişler, en başta da aynı safa girerek etten duvar örmenin, biri düşerken diğerinin nasıl yükseldiğinin hayranlık uyandıran fazilet ve feragatini göstermişlerdir. Düşmansız Türkiye’den Terörsüz Türkiye’ye geçen uzun seneler boyunca gıpta edilecek tarihsel seciyemiz, öz ve kök değerlerimizi, birlik ve bütünlüğümüzü daha da tahkim ve takviye etmiş, içimiz bir olduktan sonra dışımızın ne kadar karışık ve kaotik olmasının herhangi bir ehemmiyet arz etmeyeceğini tescillemiştir."