TEKNOLOJİ - 19 Kasım 2011 Cumartesi 11:44

Teknopark için bir adım daha

A
A
A
Teknopark için bir adım daha

Türkiye'nin en büyük teknoparkının Ar-Ge binaları için ilk harç, Kurtköy'de Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ün katılımıyla düzenlenen törenle konuldu.

Türkiye'nin en büyük, Avrupa'nın sayılı teknoparklarından biri olması hedeflenen ve Anadolu yakasında 2 milyon 500 bin metrekarelik alanda kurulan Teknopark İstanbul için en somut adımlardan biri daha atıldı. Teknoparkın Ar-Ge binalarının Kurtköy'deki temel atma töreninde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, buranın Türkiye'nin önemli teknoloji merkezlerinden biri haline geleceğini, belki de en önemlilerinden biri olacağını vurgulayarak, ''25 yıl önce tasarlanmıştı, bugüne nasip oldu.

 
Maalesef ülkemizde bazen oluyor. 25 yıl önce tasarlanıp bugüne kadar geciken işlerimiz var. 25 yıl önce gecikmeden yapabilmiş olsaydık bugün burada ve başka yerlerde çok daha muhteşem gelişmelere şahit olabilirdik. Ama olsun, geç de olsa bunlar gerçekleşti'' diye konuştu.
 
"AR-GE MERKEZLERİ VE TEKNOPARKLAR YAYGINLAŞTIRILMALI"
 
Türkiye'nin istikametinin bilim ve teknolojiyi geliştirmek, üniversite-sanayi iş birliğini artırmak, yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünler üretmek olduğunu, bunun da ancak Ar-Ge merkezleri ve teknoparkları yaygınlaştırmak, bütün şirketleri Ar-Ge ve teknoloji geliştirmeye yöneltmekle mümkün olabileceğini belirten Ergün, şöyle devam etti: ''10 yıl evvel sadece 2 tane teknoparkı olan Türkiye, bugün 40'dan fazla teknoparkı olan bir Türkiye haline geldi. İstanbul Teknoparkı bunlardan bir tanesi.
 
Firmalarımız sürekli Ar-Ge merkezi açılışlarını sürdürüyorlar. Yakın bir gelecekte özellikle bilgi ve iletişim teknolojileriyle büyük bir teknoloji bölgesini Muallim Köy'de (Gebze) hayata geçirmiş olacağız. Şimdiden onun da çalışmaları devam ediyor. Böylece 2023'ün Türkiye'si her açıdan ilerlemiş, her açıdan bilimi teknolojiyi geliştirmiş, milli gelirini 2 trilyon dolara, ihracatını 500 milyar dolara çıkarmış bir Türkiye olacaktır. Bu üretim, bu Milli Gelir alelade bir milli gelir olmayacaktır. Bu ihracat, alelade ürünlerin dünyaya satıldığı bir ihracat olmayacaktır. Yüksek teknolojili, yüksek katma değerli ürünlerin üretildiği bir ekonomi ve ihracatla o zaman karşılaşıyor olacağız.''
 
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Vekili Şekib Avdagiç de kamu, özel sektör ve akademik dünyanın oluşturduğu sacayağının Teknopark İstanbul'u başarıya götürecek kilit konuyu oluşturduğunu belirterek, küresel alanda aktif ve rekabetçi oyuncu olarak kalabilmenin, geliştirilen inovatif teknoloji ile altyapı değerleriyle mümkün olacağını söyledi.
 
İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Hasan Büyükdede'nin katıldığı törende söz alan Teknopark İstanbul Genel Müdürü Turgut Şenol ise, projenin Savunma Sanayi Müsteşarlığı tarafından başlatılıp sürdürülen teknoloji ve Endüstri Parkı ile Havaalanı İTEP Projelerinin son adımı olduğunu söyledi.
 
Projede yer alması planlanan firmalar için yakın bölgedeki 7 nitelikli üniversite ile İstanbul ili sınırları içindeki 44 üniversite arasındaki iş birliği potansiyellerinin titizlikle incelendiğini anlatan Şenol, bunun sonucunda gerçek anlamda üniversite-sanayi iş birliği zemininin oluşturulacağını belirtti.
 
"ÜNİVERSİTELER ÖNEMLİ"
 
Törende konuşan Milli Savunma Bakanlığı Sanayi Müsteşarı ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Murad Bayar, proje sahası olarak oldukça geniş bir imkanın söz konusu olduğunu söyledi. Bu çerçevede, bölgede yer alan 200 bin metrekarelik özel yatırım bölgesinin, yüksek nitelikli teknoloji barındıran üretimler için büyük ölçekli teknoloji devlerine ayrıldığı belirtildi.
 
Bayar, projede İTO yanında küçük ortak olarak İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin yer almasının önemine dikkat çekerek, "İTO, özel sektörün ilgisinin çekilmesinde lokomotif rol oynuyor. Üniversite ise araştırma merkezlerinin kurulmasında rol oynayacak" dedi. İTİCÜ ortaklığı yanında araştırma merkezleri boyutuyla Sabancı, Özyeğin, Okan Üniversitelerinin de yer alacağını kaydeden Bayar, "Böylece teknoloji odaklı tüm projelerin geliştirilmesi ve paylaşılması için çok büyük bir imkan sunulmuş olacak. Türkiye'nin en iyi teknopark projesi bu proje olacak" diye konuştu.
 
SANAYİCİYE AÇIK DAVET
 
Projeyi değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Hasan Büyükdede de İTİCÜ'nün proje ortağı olmasının, üniversitenin gelecekteki yatırımları konusunda önemli ipuçları verdiğini söyledi, Büyükdede, "Bu devasa proje sadece İTİCÜ'nün değil, İstanbul'da araştırma ve ARGE yatırımlarına öncelik veren her üniversitenin yer alabileceği bir proje. Ayrıca İTO üyesi olan 65 bine yakın sanayicimizin de teknopark projesine katılmasını arzu ediyoruz" şeklinde konuştu.
 
Teknopark İstanbul'a başvuruların devam ettiğine dikkat çeken Dedeoğlu, "Proje ilk açıklandığında müracaat eden firma sayısı 70'ti. Şimdi 400'ü geçti. Detaylı incelemelerin ardından projede yeni yeni firmalar yer alacak. Sanayicilerimizin, özel teşvik imkanlarının sunulduğu, her yönden büyük avantajları barındıran bu projeyi dikkate almalarını öneririm" dedi.
 
YILLIK 6-7 MİLYON DOLARLIK İŞ HACMİ ÖNGÖRÜLÜYOR
 
2012 yılının son çeyreğinde tamamlanması planlanan ve ilk aşamada yaklaşık 100 firmaya yer verebilecek kapasiteye sahip bloklar için, halihazırda 450'ye yakın firma başvuruda bulundu.
Teknopark İstanbul'da 12-15 yılda toplam 2 milyar doların üzerinde yatırım, yaklaşık 950 bin metrekare kapalı ofis alanı, 30 bin yüksek nitelikli personel istihdamı, bine yakın ileri teknoloji şirketi ve yıllık 6-7 milyon dolarlık toplam iş hacmi öngörülüyor.
 
Teknoloji geliştirme bölgesinde ihtiyaç duyulan çok sektörlü yapılanmayı bir bütünlük içinde sağlamak amacıyla Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) ana ortaklığında kurulan; İstanbul Ticaret Üniversitesi, Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri AŞ ile Savunma Teknolojileri Mühendislik AŞ'nin de ortaklar arasında yer aldığı Teknopark İstanbul için 2 milyar dolarlık yatırım yapılması planlanıyor.
 
Teknopark İstandf0unu söyledi.
 
Projede bul projesi kapsamında, bine yakın firmanın 30 bin nitelikli personeliyle cirosu en az 7 milyar dolar olan teknolojik altyapıyı oluşturması hedefleniyor. Projeyle birlikte, Anadolu yakasının en büyük kongre merkezi hayata geçirilecek. Ayrıca AR-GE, akademi ve iş dünyasının buluştuğu, yaratıcılığın ürüne dönüştürüldüğü bir merkez kazanılacak.
 
TEM otoyolunun Pendik girişine 2 kilometre mesafede, Sabiha Gökçen Havaalanı'na bitişik, tren yoluna, Pendik Limanı'na ve D-100 karayoluna 7 kilometre uzaklıkta bulunan Teknopark İstanbul'da odaklanılacak sektörler ise havacılık ve uzay, savunma sanayii , denizcilik, ileri teknoloji, ileri malzemeler ve endüstriyel yazılımlar olarak açıklandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İletişim Başkanı Duran: "ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi, kabul edilemez bir durumdur" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Son dönemde ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi ve diğer bölge ülkelerini de etkilemesi, kabul edilemez bir durumdur. Bölgemiz ve küresel barış açısından ciddi bir endişe kaynağıdır" dedi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail ile İran arasında tırmanan geriliminin sıcak çatışmaya dönüşmesinin ve diğer bölge ülkelerini de etkilemesinin kabul edilemez bir durum olduğunu belirterek, "Bölgemiz ve küresel barış açısından ciddi bir endişe kaynağıdır. Yaşanan gelişmeler, sadece taraf ülkeleri değil, geniş bir coğrafyada istikrarı ve sivillerin güvenliğini tehdit etmektedir. Bu çerçevede diyalog ve müzakere mekanizmalarının ivedilikle yeniden devreye alınması gerekmektedir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, ilkesel olarak her zaman kalıcı barıştan, bölgesel istikrardan ve uluslararası hukuka dayalı çözüm arayışlarından yana olmuştur. Türkiye, gerilimin düşürülmesi, sivillerin korunması ve diplomatik kanalların etkin biçimde işletilmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir. Devletimiz bütün kurumlarıyla bölgedeki gelişmeleri yakından takip etmekte ve vatandaşlarımızın güvenliği için gerekli önlemleri almaktadır. İletişim Başkanlığı olarak bu süreçte, yapılmak istenen provokasyonlar ve yayılmak istenen dezenformasyonlarla mücadelemizi sürdürüyoruz. Medyamızın da süreci her zaman olduğu gibi objektif ve Türkiye merkezli ele alacağına yönelik inancımız tamdır. Vatandaşlarımızın bu süreçte başta dijital medya alanında olmak üzere yapılan provokasyonlara ve dezenformasyonlara karşı daha duyarlı olması; teyit edilmemiş bilgileri dikkate almaması ve resmi kurumlarımızın açıklamalarına itibar etmesini önemsiyoruz" dedi.
Bartın BARÜ’de düzenlenen çalıştayda siber güvenliği vurgu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen çalıştayda dijital dolandırıcılık yöntemleri, bölgesel riskler ve farkındalık eğitimleri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) ev sahipliğinde "Bölgesel ve Ulusal Perspektifte Siber Güvenlik: Mevcut Durum, Riskler ve Çözüm Önerileri" başlıklı çalıştay düzenlendi. Bartın İl Emniyet Müdürlüğü, Bartın İl Jandarma Komutanlığı, Bartın İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Sakarya Üniversitesi, Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) paydaşlığında gerçekleştirilen etkinlikte dijitalleşme ve siber tehditler çok boyutlu olarak ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız, "Eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine kadar pek çok işlemimizi dijital ortamda gerçekleştiriyoruz. Bu dönüşüm, kurumlarımızın ve bireylerin dijital dünyada daha bilinçli ve hazırlıklı olmasını gerekli kılmaktadır. Verilerin korunması, sistemlerin güvenli bir şekilde çalışması ve özellikle kritik altyapıların saldırılara karşı dayanıklı olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü siber güvenlik, ülkemizin güvenliği ve geleceği ile doğrudan ilgilidir." dedi. Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Handan Ucun Özel ise "Dijital çağ, bizlere büyük avantajlar sunuyor ancak bunun yanında riskler barındıran bir ortam içindeyiz. Teknolojik gelişmelerin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde en stratejik kaynaklardan biri veri güvenliğidir. Bu noktada siber güvenlik artık bir tercih değil bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Bu anlamda çalıştayın akademik birikimi sektör ve kamuyla birleştirerek bölgemizde güvenli dijital altyapının güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum." diye konuştu. Çalıştay kapsamında "Ulusal ve Bölgesel Siber Güvenlik: Mevcut Durum ve Fırsatlar" başlıklı ilk oturum BARÜ Mühendislik, Mimarlık ve Tasarım Fakültesinden Doç. Dr. Eyüp Burak Ceyhan moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu, Sakarya Üniversitesi Siber Güvenlik Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. İbrahim Özçelik, BAKKA Bartın Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Şahin Baş konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda siber güvenlik alanında genç girişimcilere sunulan devlet destekleri, yerli ve millî güvenlik uygulamaları, gençlere yönelik mentörlük ve inovasyon programları anlatıldı. BARÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Ümmühan Avcı moderatörlüğündeki "Çözüm Önerileri ve Gelecek Yol Haritası" başlıklı oturumda ise BAKKA Siber Vatan Program Koordinatörleri Kadir Kağan İnaloğlu ve Muhammed Temli ile Bartın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’nden Necati Hamarat katılımcılara bilgiler verdi. Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu çerçevesinde yürütülen projeleri aktarılırken siber suçlarla mücadelede güncel tehditler ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Çalıştay soru-cevap bölümünün ardından sonuçların özetlenmesiyle sona erdi.