ASAYİŞ - 06 Kasım 2022 Pazar 11:19

Terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Ayn İsa eyalet sorumlusu Sulayva etkisiz hale getirildi

A
A
A
Terör örgütü PKK/YPG'nin sözde Ayn İsa eyalet sorumlusu Sulayva etkisiz hale getirildi

MİT, terör örgütü PKK/YPG’nin sözde Ayn İsa eyalet sorumlusu 'Azad' kod adlı Kays Berho Sulayva'yı Suriye’de etkisiz hale getirdi.

Edinilen bilgilere göre, terör örgütü PKK/YPG’nin sözde Ayn Isa Eyaleti sorumlusu 'Azad' kod adlı Kays Berho Sulayva, yapılan operasyonla etkisiz hale getirildi. PKK/YPG kadrolarına Irak'tan 2013'te katılan Sulayva, TSK tarafından 2019'da gerçekleştirilen Barış Pınarı Harekatı'na yönetici düzeyde bizzat katılması, Barış Pınarı Harekat Bölgesi'nde görevli güvenlik güçlerine yönelik eylemleri organize etmesi nedeniyle MİT tarafından takibe alınmıştı.

MİT’in gerçekleştirdiği operasyonlarda örgütün üst üste yöneticilerini etkisiz hale getirmesi üzerine PKK/YPG'nın Sulayva’yı Tel Tamir eyaletinden Ayn İsa eyaletine gönderdiği öğrenildi. Örgütün Suriye yapılanmasında sorumlu düzeyde Iraklı bir örgüt mensubunun etkisiz hale getirilmesi ile örgütün Suriye'de sadece yerel unsurların faaliyet gösterdiği yönündeki tezi bir kez daha deşifre edilmiş oldu.

MİT'in Suriye'deki operasyonları

PKK/YPG'nin sözde Diplomasi Sorumlusu 'Mazlum Kobani/Şahin Cilo' kod adlı Ferhad Abdi Şahin, kısa süre önce bir mecraya yağtığı açıklamada, Türkiye'nin SİHA’lar ile son iki yılda PKK/YPG'nin en iyi askeri liderlerini hedef alan 70 hava saldırısı düzenlediğini ifade etmişti. Diğer yandan güvenlik uzmanları, PKK elebaşlarından 'Cemal' kod adlı Murat Karayılan'ın, "Biraz vicdanlı olun, durun artık, bu PKK size ne yapmış" şeklinde bir süre önceki ifadeleri dikkate alındığında, örgütün MİT'in son dönemde yaptığı operasyonlardan ciddi şekilde etkilendiğini gösterdiğini belirtti.

Evren Doğru
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara YÖK Başkanı Özvar: "Müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz" dedi. YÖK, Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’nın 263.’sünü gerçekleştirdi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekti. Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca Özvar, Türkiye’nin ve dünyanın kalkınma önceliklerini yükseköğretimde ele almak zorunda olduklarını vurguladı. "Üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir" Organize Sanayi Bölgelerinde Kurulan Meslek Yüksekokulları’nın (OSB-MYO) kapasitesini artırmayı hedeflediklerini ve böylece yükseköğretimdeki hedeflerine kapsamlı bir şekilde ulaşacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, "Toplantının temel amacı; OSB-MYO sayısını artırmak, mevcut olanların etkinliğini güçlendirmek ve bu modeli ülke geneline yaygınlaştırmak için neler yapabileceğimizi istişare etmekti. Burada gayemiz yalnızca yeni okullar açılması değildir. Bunun yanında, mevcut okullarımızın altyapısını güçlendirecek, müfredatların teknoloji dönüşümüne uyumunu hızlandıracak, işletmelerin eğitim süreçlerine katılımını artıracak ve öğrenci-işletme eşleşmesini daha isabetli hale getirecek mekanizmaları kurmayı hedefliyoruz. Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum" diye konuştu. "Hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" Dünya üniversiteleri sıralamasında Türkiye’den 6 üniversitenin ilk 500’e girmesinin önemli bir başarı olduğunun altını çizen Özvar, "Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca ‘listeye girme’ meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir. Somut sıralama verilerine geldiğimizde, QS 2026 Dünya Sıralamasında 6 üniversitemizin ilk 500’e, 11 üniversitemizin ilk 1000’e girmesi; 9 üniversitemizin sıralamasını yükseltmesi ve hiçbir üniversitemizin gerileme göstermemesi son derece kıymetlidir" ifadelerine yer verdi.